bugün
- beyaz keten iç çamaşırı belli ediyor12
- en köylü özelliğiniz4
- çomar müzikleri3
- tiroidli hanım3
- nervio ile travertenlere gitmek4
- sidretü l münteha4
- zorunlu eğitim7
- yanık akrep dumanı çekmek5
- türk ateisti7
- slip mayo giyen erkek2
- organize suç örgütü2
- kanal 72
- sözlük çok bozdu2
- mayışı çekmek2
- sözlük yazarlarının çok kültürlü olması2
- yunanistan29
- saç traşı olmuyorum hadi bakalım5
- şimdi mokv olacaktı4
- seferihisar2
- z kuşağı8
- sözlükten birinden hoşlanmak5
- dünüşü4
- hastalığın kader parametrelerinin dışında olması3
- en son aldığınız iltifat14
- sevişirken video çekmek11
- hurafe dolu islam vs kur an islam ı10
- şımarık insan belirtileri2
- ali vefa6
- la ilahe illallah3
- tekne turu14
- sabahın köründe denize girmek3
- bik bik'in mutfağına konuk olmak27
- abd ve israil'in iran'ı vurma planı3
- 53 bin düzensiz göçmenin geri dönüşü3
- ismet efendi'nin yurdumuza ziyareti3
- dekolteye bakar mısınız15
- eğitimin anlamsızlığı3
- irmik helvası vs un helvası18
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin22
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak30
- japonya23
- bezaz'a gidip bir top basma ve pazen alan kezo2
- zengin yuzırlar2
- dünüşüyle evlenen adam2
- gavurlarla kadın erkek karışık hamama gitmek2
- ofisteki kadınların yazın dekolte işini abartması17
- mokv'u kulaklarından tutup tavana asmak2
- muslettin amca ile sinagoga gidiyoruz zirvesi2
- gürcistan26
- 2026 temmuz ayı nasıl geçti16
görsel
çiçek pasajı...
allah'ın cezası covid pandemisi yüzünden hasret kaldığımız, istanbul'un, hatta türkiye'nin sembol mekanlarından biri...
çiçek pasajı'nın asıl adı, cite de pera'dır.
galata'da bankerlik yapan hristaki zagrafos tarafından "biraz da müteahhitlik yapıp parayı vuralım" diyerekten, geçirdiği yangın sonrası harabe haline dönen naum tiyatrosunun yıkılması üzerine kazanılan arsada inşa edilmiştir.
bu yüzden buraya hristaki'nin hanı da denilmekteydi...
çok şeyler görmüş, çok şeyler geçirmiştir bu mekan.
tabi ki işgal yıllarını da...
işgal yıllarında beyoğlu'nun sakinleri arasında ekim devrimi nedeniyle rusya'dan kaçıp istanbul'a sığınan beyaz ruslar da vardı...
çarlık rusyasında her biri iyi bir konumda, rahat ve ferah bir hayat yaşayan bu mülteci zevat, istanbul'da bulundukları zamanlarda geçimlerini sağlamak için çalışmak zorundaydı.
kadınıyla, erkeği ile her biri çalışmaktaydı.
işte günlük nafakasını kazanmak için çalışan beyaz ruslar arasında cadde-i kebir'de çiçek satan rus hanımlar da vardı...
bunlar hristaki'nin hanındaki çiçekçi dükkanlarından çiçek alır, çeşitli şirinlikler ve işve naz hünerlerini kullanarak caddede satarlardı...
kimisi birkaç sene öncesine kadar kontesti, kimisi opera sanatçısı, kimisi general kızı...
hayat onlara acımasız davranmış, o eski hayatlarını ellerinden alıp üç kuruş paraya sabahtan akşama çalışmak zorunda bırakmıştı...
görsel
her biri de birbirinden güzel tabi...
o yıllarda beyoğlu'nun başka yabancı sakinleri de vardı.
işgal kuvvetleri askerleri...
kimi ingiliz, kimi fransız, kimi hindu, kimi yamyam, kimi bilmem ne bela...
işte memleketinden uzakta yabancı diyarda mülteci hayatı yaşayan ve üç kuruş nafaka kazanmak için sabahtan akşama çiçek satmaya çalışan bu rus kadınlara tebelleş olmuştu işgal kuvvetlerinin askerleri...
kadınları sokakta sıkıştırıyor, elliyor, mıncıklıyor, taciz ediyor, hatta kucaklayıp götürmeye çalışanlar bile oluyordu içlerinde.
bu güzel kadınlar da bu azgın ve vahşi yaratıklardan kurtulabilmek için her seferinde cite de pera'ya sığınıyorlar, dertlerini buradaki esnaf ile paylaşıp onlardan yardım görüyorlardı.
mülteci kadınları taciz eden sarkıntılık eden sapık işgalci askerler kadınlara esnafın yakınlık gösterip sahip çıktığını görüklerinde yapacakları pislikten vazgeçiyorlardı...
işte, işgal yılları boyunca çiçek satan beyaz rus kadınların sığınağı olan bu pasaj, işgal askerlerinin mağdur ettiği rus dilberlerinden dolayı zamanla "çiçek pasajı" olarak anılır olmuş, "hristaki'nin hanı" yahut "cite de pera" isimleri bir kenara bırakılıp buraya bu sebeple çiçek pasajı denilmeye başlanmış ve bu isimle günümüze gelmiştir...
**********************
not: işgal yıllarında karakol cemiyeti namına çalışıp milli mücadeleye destek olan beyaz rus kontesi vera hanım'ın hikayesini okumak isteyenler için;
(bkz: karakol cemiyeti üyesi rus kontesi vera hanım/#41093460)
#tarih
çiçek pasajı...
allah'ın cezası covid pandemisi yüzünden hasret kaldığımız, istanbul'un, hatta türkiye'nin sembol mekanlarından biri...
çiçek pasajı'nın asıl adı, cite de pera'dır.
galata'da bankerlik yapan hristaki zagrafos tarafından "biraz da müteahhitlik yapıp parayı vuralım" diyerekten, geçirdiği yangın sonrası harabe haline dönen naum tiyatrosunun yıkılması üzerine kazanılan arsada inşa edilmiştir.
bu yüzden buraya hristaki'nin hanı da denilmekteydi...
çok şeyler görmüş, çok şeyler geçirmiştir bu mekan.
tabi ki işgal yıllarını da...
işgal yıllarında beyoğlu'nun sakinleri arasında ekim devrimi nedeniyle rusya'dan kaçıp istanbul'a sığınan beyaz ruslar da vardı...
çarlık rusyasında her biri iyi bir konumda, rahat ve ferah bir hayat yaşayan bu mülteci zevat, istanbul'da bulundukları zamanlarda geçimlerini sağlamak için çalışmak zorundaydı.
kadınıyla, erkeği ile her biri çalışmaktaydı.
işte günlük nafakasını kazanmak için çalışan beyaz ruslar arasında cadde-i kebir'de çiçek satan rus hanımlar da vardı...
bunlar hristaki'nin hanındaki çiçekçi dükkanlarından çiçek alır, çeşitli şirinlikler ve işve naz hünerlerini kullanarak caddede satarlardı...
kimisi birkaç sene öncesine kadar kontesti, kimisi opera sanatçısı, kimisi general kızı...
hayat onlara acımasız davranmış, o eski hayatlarını ellerinden alıp üç kuruş paraya sabahtan akşama çalışmak zorunda bırakmıştı...
görsel
her biri de birbirinden güzel tabi...
o yıllarda beyoğlu'nun başka yabancı sakinleri de vardı.
işgal kuvvetleri askerleri...
kimi ingiliz, kimi fransız, kimi hindu, kimi yamyam, kimi bilmem ne bela...
işte memleketinden uzakta yabancı diyarda mülteci hayatı yaşayan ve üç kuruş nafaka kazanmak için sabahtan akşama çiçek satmaya çalışan bu rus kadınlara tebelleş olmuştu işgal kuvvetlerinin askerleri...
kadınları sokakta sıkıştırıyor, elliyor, mıncıklıyor, taciz ediyor, hatta kucaklayıp götürmeye çalışanlar bile oluyordu içlerinde.
bu güzel kadınlar da bu azgın ve vahşi yaratıklardan kurtulabilmek için her seferinde cite de pera'ya sığınıyorlar, dertlerini buradaki esnaf ile paylaşıp onlardan yardım görüyorlardı.
mülteci kadınları taciz eden sarkıntılık eden sapık işgalci askerler kadınlara esnafın yakınlık gösterip sahip çıktığını görüklerinde yapacakları pislikten vazgeçiyorlardı...
işte, işgal yılları boyunca çiçek satan beyaz rus kadınların sığınağı olan bu pasaj, işgal askerlerinin mağdur ettiği rus dilberlerinden dolayı zamanla "çiçek pasajı" olarak anılır olmuş, "hristaki'nin hanı" yahut "cite de pera" isimleri bir kenara bırakılıp buraya bu sebeple çiçek pasajı denilmeye başlanmış ve bu isimle günümüze gelmiştir...
**********************
not: işgal yıllarında karakol cemiyeti namına çalışıp milli mücadeleye destek olan beyaz rus kontesi vera hanım'ın hikayesini okumak isteyenler için;
(bkz: karakol cemiyeti üyesi rus kontesi vera hanım/#41093460)
#tarih
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar