bugün

yazarların hayatlarında çıktığı en elit seviye

Masada 3 farklı boy çatal ve bıçak vardı. Suyu kadehte servis ediyorlardı. O tuzluk ve karabiberliğin boyunu gördüğümde anlamalıydım zaten! Aman dedim n'oluyor böyle, hesabı geçirmeseler bari. Neyse biraz elitlikten zarar gelmez dedim, et söyledim. "Etiniz az mı yoksa çok mu pişmiş olsun?" sorusuyla bir çağ kapandı bir çağ açıldı! "onu et bilir, ona soralım" demekle dememek arasında kaldım. Etin ortamda bir ağırlığı var sonuçta! Sonra şarap sordu, dedim merlot olsun. Nasıl coşmuşsam artık... Neyse sonra şef geldi, "yemeği nasıl buldunuz" dedi. Ben o kısımda bayılmışım, gerisini hatırlamıyorum.
© copyright 2005 - 2026