bugün
- ruh sağlığı için uzak durulması gereken şeyler4
- evliliği kurtarmak için çocuk yapmak11
- badem dolgulu kruvasan3
- kabızlık nasıl geçer3
- ingiltere8
- fransa7
- bir kız tecavüze uğrarken onu izleyen tanrı4
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri3
- 19 temmuz 2026 fransa ingiltere maçı6
- trakya ve istanbul da çekirge istilası3
- bugün sağlığın için ne yaptın9
- dünya9
- 2026 dünya kupası13
- futbol3
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı12
- bugün ispanya arjantin maçı saat 22 de trt 1 de3
- dünyanın en güzel tatlısı11
- vantilatörü kendine çevirmek10
- michael olise2
- geceye hayatta öğrendiğin bir şey bırak5
- kalp kırmak2
- iyiliğe sormuşlar nereye gidiyorsun diye3
- türklerin ileri olduğu konular21
- antipanik hanımın elleri2
- thomas tuchel6
- ürdün de iki abd askerinin öldürülmesi3
- dinsize inanır mısın17
- yunan adalarına tatile gidenin vatan haini olması3
- en gey özelliğiniz8
- haluk levent bahis yazışmaları2
- chatgptye penis fotoğrafını atmak18
- yazarların çektiği manzara fotoğrafları9
- çırçıplak yatmak9
- bilgisayardan anlıyorum hareketleri2
- kahvaltı2
- burçlara inanan erkek15
- en son alınan hediye7
- soğuğu sıcağından daha iyi olan şeyler7
- bir kadının en güzel bölgesi8
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı17
- true nickli yazar11
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları30
- erkeksii bayan buse'nin elleri2
- nervio yu çok seviyorum ne yapmalıyım7
- gol bağıra bağıra geliyordunun ingilizcesi2
- ressam tatiana kirillova barış manço tablosu2
- bir insanda en sevilen özellik4
- caner taslaman7
- ufo2
- yaz günü çay içme saçmalığı11
101. ey iman edenler! size açıklandığı takdirde sizi üzecek olan şeylere dair soru sormayın. eğer kur'an indirilirken bunlara dair soru sorarsanız size açıklanır. (halbuki) allah onları bağışlamıştır. allah çok bağışlayandır, halimdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir.)
102. sizden önceki bir millet o tür şeyleri sordu da sonra o yüzden kafir oldu.
103. allah ne "bahîre" ne "sâibe", ne "vasîle" ne de "hâm" diye bir şey meşru kılmamıştır. fakat, inkar edenler allah'a karşı yalan uyduruyorlar. zaten çoklarının aklı da ermez.
104. onlara, "allah'ın indirdiğine (kur'an'a) ve peygamber'e gelin" denildiğinde onlar, "babalarımızı üzerinde bulduğumuz din bize yeter" derler. peki ya babaları bir şey bilmiyor ve doğru yolu bulamamış olsalar da mı?
105. ey iman edenler! siz kendinizi düzeltin. siz doğru yolda olursanız yoldan sapan kimse size zarar veremez. hepinizin dönüşü allah'adır. o zaman allah size yaptıklarınızı haber verecektir.
106. ey iman edenler! birinizin ölümü yaklaştığı zaman vasiyet sırasında aranızda şahitlik (edecek olanlar) sizden adaletli iki kişidir. yahut; seferde olup da başınıza ölüm musibeti gelirse, sizin dışınızdan başka iki kişi şahitlik eder. eğer şüphe ederseniz, onları namazdan sonra alıkorsunuz da allah adına, "akraba da olsa, şahitliğimizi hiçbir karşılığa değişmeyiz. allah için yaptığımız şahitliği gizlemeyiz. gizlediğimiz takdirde şüphesiz günahkârlardan oluruz" diye yemin ederler.
107. (eğer sonradan) o iki kişinin günaha girdikleri (yalan söyledikleri) anlaşılırsa, o zaman, bu öncelikli şahitlerin zarar verdiği kimselerden olan başka iki adam, onların yerine geçer ve "allah'a yemin ederiz ki, bizim şahitliğimiz onların şahitliğinden elbette daha gerçektir. biz hakkı da çiğneyip geçmedik. çünkü o takdirde biz elbette zalimlerden oluruz" diye yemin ederler.
108. bu (usul), şahitliği layıkıyla yerine getirmeleri ve yeminlerinden sonra başka yeminlere başvurulacağından endişe etmelerini sağlamak için en uygun çaredir. allah'a karşı gelmekten sakının ve dinleyin. allah fasık toplumu doğruya iletmez.
109. allah'ın, peygamberleri toplayıp "siz(den sonra davetiniz)e ne derece uyuldu?" diyeceği, onların da, "bizim hiçbir bilgimiz yok. gaybleri hakkıyla bilen ancak sensin" diyecekleri günü hatırlayın.
110. o gün allah şöyle diyecek: "ey meryem oğlu isa! senin üzerindeki ve annen üzerindeki nimetimi düşün. hani, seni ruhu'l-kudüs (cebrail) ile desteklemiştim. beşikte iken de, yetişkin iken de insanlara konuşuyordun. hani, sana kitabı, hikmeti, tevrat'ı, incil'i de öğretmiştim. hani iznimle çamurdan kuş şekline benzer bir şey yapıyordun da içine üflüyordun, benim iznimle hemen bir kuş oluyordu. yine benim iznimle doğuştan körü ve alacalıyı iyileştiriyordun. hani benim iznimle ölüleri de (hayata) çıkarıyordun. hani sen, israiloğullarına açık mucizeler getirdiğin zaman ben seni onlardan kurtarmıştım da onlardan inkar edenler, "bu ancak açık bir büyüdür" demişlerdi.
111. hani bir de, "bana ve peygamberime iman edin" diye havarilere31 ilham etmiştim. onlar da "iman ettik. bizim müslüman olduğumuza sen de şahit ol" demişlerdi.
112. hani havariler de, "ey meryem oğlu isa! rabbin bize gökten bir sofra indirebilir mi?" demişlerdi. isa da, "eğer mü'minler iseniz allah'a karşı gelmekten sakının" demişti.
113. onlar, "istiyoruz ki ondan yiyelim, kalplerimiz yatışsın. senin bize doğru söylediğini bilelim ve ona, (gözü ile) görmüş şahitlerden olalım" demişlerdi.
114. meryem oğlu isa, "ey allahım! ey rabbimiz! bize gökten bir sofra indir ki; önce gelenlerimize (zamanımızdaki dindaşlarımıza) ve sonradan geleceklerimize bir bayram ve senden (gelen) bir mucize olsun. bizi rızıklandır. sen rızıklandıranların en hayırlısısın" dedi.
115. allah da, "ben onu size indireceğim. ama ondan sonra sizden her kim inkar ederse artık ben ona kainatta hiçbir kimseye etmeyeceğim azabı ederim" demişti.
116. allah kıyamet günü şöyle diyecek: "ey meryem oğlu isa! sen mi insanlara allah'ı bırakarak beni ve anamı iki ilah edinin dedin?" isa da şöyle diyecek: "seni bütün eksikliklerden uzak tutarım. hakkım olmayan bir şeyi söylemem benim için söz konusu olamaz. eğer ben onu söylemiş olsaydım elbette sen bunu bilirdin. sen benim içimde olanı bilirsin, ama ben sende olanı bilemem. şüphesiz ki yalnızca sen gaybları hakkıyla bilensin."
117. "ben onlara, sadece bana emrettiğin şeyi söyledim: benim de rabbim, sizin de rabbiniz olan allah'a kulluk edin (dedim.) aralarında bulunduğum sürece onlara şahit idim. ama beni içlerinden aldığında, artık üzerlerine gözetleyici yalnız sen oldun. sen her şeye hakkıyla şahitsin."
118. "eğer onlara azap edersen, şüphe yok ki onlar senin kullarındır. eğer onları bağışlarsan, yine şüphe yok ki sen mutlak güç sahibisin, hüküm ve hikmet sahibisin."
119. allah şöyle diyecek: "bugün, doğrulara, doğruluklarının yarar sağlayacağı gündür." onlara içinden ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetler vardır. allah onlardan razı olmuş, onlar da allah'dan razı olmuşlardır. işte bu büyük başarıdır.
120. göklerin, yerin ve bunlardaki her şeyin hükümranlığı yalnızca allah'ındır. o her şeye hakkıyla gücü yetendir.
kaynak:http://www.kuran.gen.tr
102. sizden önceki bir millet o tür şeyleri sordu da sonra o yüzden kafir oldu.
103. allah ne "bahîre" ne "sâibe", ne "vasîle" ne de "hâm" diye bir şey meşru kılmamıştır. fakat, inkar edenler allah'a karşı yalan uyduruyorlar. zaten çoklarının aklı da ermez.
104. onlara, "allah'ın indirdiğine (kur'an'a) ve peygamber'e gelin" denildiğinde onlar, "babalarımızı üzerinde bulduğumuz din bize yeter" derler. peki ya babaları bir şey bilmiyor ve doğru yolu bulamamış olsalar da mı?
105. ey iman edenler! siz kendinizi düzeltin. siz doğru yolda olursanız yoldan sapan kimse size zarar veremez. hepinizin dönüşü allah'adır. o zaman allah size yaptıklarınızı haber verecektir.
106. ey iman edenler! birinizin ölümü yaklaştığı zaman vasiyet sırasında aranızda şahitlik (edecek olanlar) sizden adaletli iki kişidir. yahut; seferde olup da başınıza ölüm musibeti gelirse, sizin dışınızdan başka iki kişi şahitlik eder. eğer şüphe ederseniz, onları namazdan sonra alıkorsunuz da allah adına, "akraba da olsa, şahitliğimizi hiçbir karşılığa değişmeyiz. allah için yaptığımız şahitliği gizlemeyiz. gizlediğimiz takdirde şüphesiz günahkârlardan oluruz" diye yemin ederler.
107. (eğer sonradan) o iki kişinin günaha girdikleri (yalan söyledikleri) anlaşılırsa, o zaman, bu öncelikli şahitlerin zarar verdiği kimselerden olan başka iki adam, onların yerine geçer ve "allah'a yemin ederiz ki, bizim şahitliğimiz onların şahitliğinden elbette daha gerçektir. biz hakkı da çiğneyip geçmedik. çünkü o takdirde biz elbette zalimlerden oluruz" diye yemin ederler.
108. bu (usul), şahitliği layıkıyla yerine getirmeleri ve yeminlerinden sonra başka yeminlere başvurulacağından endişe etmelerini sağlamak için en uygun çaredir. allah'a karşı gelmekten sakının ve dinleyin. allah fasık toplumu doğruya iletmez.
109. allah'ın, peygamberleri toplayıp "siz(den sonra davetiniz)e ne derece uyuldu?" diyeceği, onların da, "bizim hiçbir bilgimiz yok. gaybleri hakkıyla bilen ancak sensin" diyecekleri günü hatırlayın.
110. o gün allah şöyle diyecek: "ey meryem oğlu isa! senin üzerindeki ve annen üzerindeki nimetimi düşün. hani, seni ruhu'l-kudüs (cebrail) ile desteklemiştim. beşikte iken de, yetişkin iken de insanlara konuşuyordun. hani, sana kitabı, hikmeti, tevrat'ı, incil'i de öğretmiştim. hani iznimle çamurdan kuş şekline benzer bir şey yapıyordun da içine üflüyordun, benim iznimle hemen bir kuş oluyordu. yine benim iznimle doğuştan körü ve alacalıyı iyileştiriyordun. hani benim iznimle ölüleri de (hayata) çıkarıyordun. hani sen, israiloğullarına açık mucizeler getirdiğin zaman ben seni onlardan kurtarmıştım da onlardan inkar edenler, "bu ancak açık bir büyüdür" demişlerdi.
111. hani bir de, "bana ve peygamberime iman edin" diye havarilere31 ilham etmiştim. onlar da "iman ettik. bizim müslüman olduğumuza sen de şahit ol" demişlerdi.
112. hani havariler de, "ey meryem oğlu isa! rabbin bize gökten bir sofra indirebilir mi?" demişlerdi. isa da, "eğer mü'minler iseniz allah'a karşı gelmekten sakının" demişti.
113. onlar, "istiyoruz ki ondan yiyelim, kalplerimiz yatışsın. senin bize doğru söylediğini bilelim ve ona, (gözü ile) görmüş şahitlerden olalım" demişlerdi.
114. meryem oğlu isa, "ey allahım! ey rabbimiz! bize gökten bir sofra indir ki; önce gelenlerimize (zamanımızdaki dindaşlarımıza) ve sonradan geleceklerimize bir bayram ve senden (gelen) bir mucize olsun. bizi rızıklandır. sen rızıklandıranların en hayırlısısın" dedi.
115. allah da, "ben onu size indireceğim. ama ondan sonra sizden her kim inkar ederse artık ben ona kainatta hiçbir kimseye etmeyeceğim azabı ederim" demişti.
116. allah kıyamet günü şöyle diyecek: "ey meryem oğlu isa! sen mi insanlara allah'ı bırakarak beni ve anamı iki ilah edinin dedin?" isa da şöyle diyecek: "seni bütün eksikliklerden uzak tutarım. hakkım olmayan bir şeyi söylemem benim için söz konusu olamaz. eğer ben onu söylemiş olsaydım elbette sen bunu bilirdin. sen benim içimde olanı bilirsin, ama ben sende olanı bilemem. şüphesiz ki yalnızca sen gaybları hakkıyla bilensin."
117. "ben onlara, sadece bana emrettiğin şeyi söyledim: benim de rabbim, sizin de rabbiniz olan allah'a kulluk edin (dedim.) aralarında bulunduğum sürece onlara şahit idim. ama beni içlerinden aldığında, artık üzerlerine gözetleyici yalnız sen oldun. sen her şeye hakkıyla şahitsin."
118. "eğer onlara azap edersen, şüphe yok ki onlar senin kullarındır. eğer onları bağışlarsan, yine şüphe yok ki sen mutlak güç sahibisin, hüküm ve hikmet sahibisin."
119. allah şöyle diyecek: "bugün, doğrulara, doğruluklarının yarar sağlayacağı gündür." onlara içinden ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetler vardır. allah onlardan razı olmuş, onlar da allah'dan razı olmuşlardır. işte bu büyük başarıdır.
120. göklerin, yerin ve bunlardaki her şeyin hükümranlığı yalnızca allah'ındır. o her şeye hakkıyla gücü yetendir.
kaynak:http://www.kuran.gen.tr
Gündemdeki Haberler