bugün
- türklerin ileri olduğu konular21
- en gey özelliğiniz9
- burçlara inanan erkek15
- en son alınan hediye7
- soğuğu sıcağından daha iyi olan şeyler7
- yazarların çektiği manzara fotoğrafları9
- çırçıplak yatmak9
- nervio yu çok seviyorum ne yapmalıyım7
- bir kadının en güzel bölgesi8
- dinsize inanır mısın17
- sözlük kavgalarındaki avamlık5
- sokakta gocu ile karşılaşmak5
- dünyanın en güzel tatlısı8
- eski seni özlüyor musun6
- caner taslaman7
- bugün sağlığın için ne yaptın7
- abd vizesi5
- mohamed salah'ın beşiktaş'a transferi2
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı5
- sözlükte kadınlara sararak tatmin olan incel5
- arkadaşlar bakar mısınız11
- her başlığın altında biten sözlük paraziti5
- vantilatörü kendine çevirmek6
- bir gün öleceğini unutmak10
- özlenen hissiyatlar6
- ruh hastası olan yazarlar6
- seninle şurada olabilirdik5
- uysaljakoben gocu'nun fake hesabı mı5
- deri ceketli serseri4
- geceye acı ama gerçek bir cümle bırak3
- bir insanın daraldığında sığınabileceği yerler5
- salak yazarlar7
- kültürün bireyi boğması4
- evdeki alkolün bittiği anda yapılacaklar5
- gocu pandela barışı4
- chatgptye penis fotoğrafını atmak18
- sözlüğün kalitesindeki artış4
- nasuh mahruki2
- ayak sevecek kadar abaza olmak3
- ioçke'nin elleri4
- film izlerken ağlayanlara gülmek3
- pandela6
- sevgiliyle karşılıklı ağlamak3
- mauro icardi3
- kasiyer kızdan hoşlanmak4
- geceye bir şarkı bırak23
- kültür seviyesi yüksek esprilerin havada kalması4
- gocu31
- ak saçlı klavye delikanlısı3
- gocu meme ucu5
nuh gönültaş'ı üstad edinmiş bir kimsece istifra edilmiş olması çok da şaşırtmadı beni bu temel fıkrasının.
müşarünileyh, şuncağız yazıda azami surette ne kadar çelişkiye düşülebilir ve "cehalet ehli" olmak ne demektir, mezkur bahisler üzerine hakkıyla ehl-i ilm kılıyor bizleri sağolsun. eeeh osmanlıcadan tiksindirdin.
geçelim ata yalçın kardeşimizle müzakere eylemeye, yıkmaya perdeyi eylemeye viran, varın sahibine haber verin heman!(işten atsın deyu)
şimdi efendim, atacığıma öncelikli tavsiyem şu ki: bir insan evladı; bir gruba, zümreye, kitaba, makaleye ya da kişiye -düşünsel temelde- bir saldırı düzenlemeyi düşündüğü vakit, ilgili hedefle alakalı bilgisini, donanımını tartmalı, argüman ve donelerini kendiyle çelişmeyecek ya da çelişik olmasa dahi suizan ile hareket edip boka batmayacak şekilde teşkil etmeli ki böyle ağzına ağzına zumzuğu çarpmasınlar.
birincisi uludağ sözlük üzerinden "sözlük olgusu"na atıfta bulunmamız gerekirse, bu interaktif yapıların homojen, hadi senin öykündüğün üslup ile icra edelim, "mütecanis" olmadığının farkında değilsin. birader, bu kadar adam manyak mı bir mahlas ile erdoğan'a giydirecek öbür mahlası ile övüp baş tacı edecek? toplanıp ortak kararlar alınarak mı bu entrylerin zuhur ettirildiğini sanıyorsun? adı geçen interaktif yapının var olma sebebi ve süreğenliğini sağlayacak başat olgunun "çok seslilik" olduğunu düşünemeyecek, bilmeyecek kadar meczup olduğunu düşünmek istemesem dahi en baba puntolarla yazıp post-it gibi çakmaktasın alıncağızımıza. anlamadıysan özetleyeyim, dolaylı yoldan sana cahil ve meczup diyorum.
"Eh yıllarca tek tip insan yetiştirmeye koşullandırılmış bir doktrinin..." diyerek sinsice atıfta bulunduğun cumhuriyetin kuruluş ideolojisiyle alakalı söylemlerin ise "kemalizm" ya da "atatürkçülük" adı altında yalnızca bir "posa" bırakılmış; gazi'nin salt kahraman, yiğit ve yakışıklı; kısacası kişisel ve seküler özelliklerinin önplana alındığı, ideolojik ve inkişaf ettirilebilir temelinin görmezden gelinmesinin sağlandığı, sözde düşmanlık beslediğiniz emperyalizmin basit bir maşası olan 12 eylül darbecilerinin dayattığı orta okul tarih kitabı atatürkçülüğü olduğunun farkında olmaman yoluyla acı bir ironiye tekabül ederken, adı geçen darbenin sen ve senin gibi kolpa milliyetçi/muhafazakar kadro ve anlayışları yücelttiği/muktedir kıldığının ve yine ne acı ki senin, hitap ettiğin kitlenin aynı darbenin ekmeğini yediğinin farkında olmayacak kadar da acınacak haldesin bebeğim.
ilgili yazının sahibi sevgili ata yalçın'ın yazınsal üslubu da bende hayret uyandırdı açıkçası. bakınız, şahsen sosyolojik ve tarihsel birikimlerin meydana getirdiği doğu ve batı ayrımının halklar/kitleler bağlamında iki taraftan da bir şeyler götürdüğünün, mamafih iki tarafta da kendine özgü artılar doğurduğuna inanan, hal böyleyken düşünsel dünyamda da toplumların siyasi, ideolojik, iktisadi ve iptidai şekillenmelerinde de bu artıların hakkıyla sindirilmesi taraftarı olmuşumdur. bunu ben, "doğulu gibi düşünüp, batılı gibi icra etmek" olarak tanımlıyorum. son tahlilde ata yalçın da gerçekten bir doğu-batı sentezi oluşturmuş, fakat tam tersinden: "batılı gibi düşünüp, doğulu gibi icra etmek"
"batılı gibi düşünüp, doğulu gibi icra etmek" kavramını kısaca açalım. batının; tepeden bakan, despot temayülü bariz bir "aydınlık", oryantalist ve kerameti kendinden menkul elitist/entelektüel bakış açısıyla düşünmeye çalışırken, doğulu gibi gözü kapalı, hırslı ve saldırgan bir üslup belirliyor, bu şekilde yazıyor. bu da balolarda birbirlerinin ayağına basarak vals eden, ismet inönü yaratımı dağlı entelijansiya görünümü veriyor yalnızca, maalesef ve ne yazık ki.
ayrıca sevgili kardeşimiz yazısında ona buna götüyle güldüğünü ifade ediyor. çok ilginç, arkadaşımız belli ki götünü sıçmak dışında her işte kullanıyor, götüyle gülüyor, götüyle yazıyor, götüyle anlıyor, götüyle vesaire vesaire...
velhasılı kelam, uludağ sözlük'ü homojen bir yapı olarak görüp dolaylısıyla istisnasız ben dahil her yazarını lümpenlikle suçlayan dostumuza entelektüel olmanın şartlarını bizzat öğreteceğimin garantisini verir, tam da zemininde bulunup arsızca dem vurduğu dogmatik şartlanmışlığa dair thomas aquinas'ın "timeo hominem unius libri/tek kitabı olan kimseden korkarım" sözünü hatırlatır, hücre çeperlerinden öperim.
atarım, yalarım, çınarım, meşe odunum, çatalkaram, çingenem, pırt...
müşarünileyh, şuncağız yazıda azami surette ne kadar çelişkiye düşülebilir ve "cehalet ehli" olmak ne demektir, mezkur bahisler üzerine hakkıyla ehl-i ilm kılıyor bizleri sağolsun. eeeh osmanlıcadan tiksindirdin.
geçelim ata yalçın kardeşimizle müzakere eylemeye, yıkmaya perdeyi eylemeye viran, varın sahibine haber verin heman!(işten atsın deyu)
şimdi efendim, atacığıma öncelikli tavsiyem şu ki: bir insan evladı; bir gruba, zümreye, kitaba, makaleye ya da kişiye -düşünsel temelde- bir saldırı düzenlemeyi düşündüğü vakit, ilgili hedefle alakalı bilgisini, donanımını tartmalı, argüman ve donelerini kendiyle çelişmeyecek ya da çelişik olmasa dahi suizan ile hareket edip boka batmayacak şekilde teşkil etmeli ki böyle ağzına ağzına zumzuğu çarpmasınlar.
birincisi uludağ sözlük üzerinden "sözlük olgusu"na atıfta bulunmamız gerekirse, bu interaktif yapıların homojen, hadi senin öykündüğün üslup ile icra edelim, "mütecanis" olmadığının farkında değilsin. birader, bu kadar adam manyak mı bir mahlas ile erdoğan'a giydirecek öbür mahlası ile övüp baş tacı edecek? toplanıp ortak kararlar alınarak mı bu entrylerin zuhur ettirildiğini sanıyorsun? adı geçen interaktif yapının var olma sebebi ve süreğenliğini sağlayacak başat olgunun "çok seslilik" olduğunu düşünemeyecek, bilmeyecek kadar meczup olduğunu düşünmek istemesem dahi en baba puntolarla yazıp post-it gibi çakmaktasın alıncağızımıza. anlamadıysan özetleyeyim, dolaylı yoldan sana cahil ve meczup diyorum.
"Eh yıllarca tek tip insan yetiştirmeye koşullandırılmış bir doktrinin..." diyerek sinsice atıfta bulunduğun cumhuriyetin kuruluş ideolojisiyle alakalı söylemlerin ise "kemalizm" ya da "atatürkçülük" adı altında yalnızca bir "posa" bırakılmış; gazi'nin salt kahraman, yiğit ve yakışıklı; kısacası kişisel ve seküler özelliklerinin önplana alındığı, ideolojik ve inkişaf ettirilebilir temelinin görmezden gelinmesinin sağlandığı, sözde düşmanlık beslediğiniz emperyalizmin basit bir maşası olan 12 eylül darbecilerinin dayattığı orta okul tarih kitabı atatürkçülüğü olduğunun farkında olmaman yoluyla acı bir ironiye tekabül ederken, adı geçen darbenin sen ve senin gibi kolpa milliyetçi/muhafazakar kadro ve anlayışları yücelttiği/muktedir kıldığının ve yine ne acı ki senin, hitap ettiğin kitlenin aynı darbenin ekmeğini yediğinin farkında olmayacak kadar da acınacak haldesin bebeğim.
ilgili yazının sahibi sevgili ata yalçın'ın yazınsal üslubu da bende hayret uyandırdı açıkçası. bakınız, şahsen sosyolojik ve tarihsel birikimlerin meydana getirdiği doğu ve batı ayrımının halklar/kitleler bağlamında iki taraftan da bir şeyler götürdüğünün, mamafih iki tarafta da kendine özgü artılar doğurduğuna inanan, hal böyleyken düşünsel dünyamda da toplumların siyasi, ideolojik, iktisadi ve iptidai şekillenmelerinde de bu artıların hakkıyla sindirilmesi taraftarı olmuşumdur. bunu ben, "doğulu gibi düşünüp, batılı gibi icra etmek" olarak tanımlıyorum. son tahlilde ata yalçın da gerçekten bir doğu-batı sentezi oluşturmuş, fakat tam tersinden: "batılı gibi düşünüp, doğulu gibi icra etmek"
"batılı gibi düşünüp, doğulu gibi icra etmek" kavramını kısaca açalım. batının; tepeden bakan, despot temayülü bariz bir "aydınlık", oryantalist ve kerameti kendinden menkul elitist/entelektüel bakış açısıyla düşünmeye çalışırken, doğulu gibi gözü kapalı, hırslı ve saldırgan bir üslup belirliyor, bu şekilde yazıyor. bu da balolarda birbirlerinin ayağına basarak vals eden, ismet inönü yaratımı dağlı entelijansiya görünümü veriyor yalnızca, maalesef ve ne yazık ki.
ayrıca sevgili kardeşimiz yazısında ona buna götüyle güldüğünü ifade ediyor. çok ilginç, arkadaşımız belli ki götünü sıçmak dışında her işte kullanıyor, götüyle gülüyor, götüyle yazıyor, götüyle anlıyor, götüyle vesaire vesaire...
velhasılı kelam, uludağ sözlük'ü homojen bir yapı olarak görüp dolaylısıyla istisnasız ben dahil her yazarını lümpenlikle suçlayan dostumuza entelektüel olmanın şartlarını bizzat öğreteceğimin garantisini verir, tam da zemininde bulunup arsızca dem vurduğu dogmatik şartlanmışlığa dair thomas aquinas'ın "timeo hominem unius libri/tek kitabı olan kimseden korkarım" sözünü hatırlatır, hücre çeperlerinden öperim.
atarım, yalarım, çınarım, meşe odunum, çatalkaram, çingenem, pırt...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar