uludağ felsefe

Az önce mitoloji dersinden çıktım kameraları zorla açtıran tek hoca. Masama oturdum arkam kütüphanenin köşesini çekiyor. Dergiler kısmını. Adam birkaç isim saydı ben dahil. O kütüphaneleri gösteriş için doldurmayın okuyun diyor. Ne salak adam torpille mi gelmiş ne olmuş. Sana niye akramdaki kitapları gösterme çabam olsun ki. Oturdum ders dinliyorum. Okuduğu kitap da hesiodos işler günler ve eski ahit. Eski ahit’i 17 yaşındayken okumaya başladım. işler günler’i 19 yaşımda. Arada siz zaten soru sorsanız şaşırırım diye aşağılıyor. 2. Sınıfım hep temel kitapların çoğunu ve bazı filozofların eserlerini okumuş olarak geldim ve filozoflar hakkında az da olarak işlediklerimizin hepsiyle ilgili bilgim vardı. Ama bu okul benim felsefeye olan arzularımı dindiriyor. Bazılarına soru sorup bilgilerine muhtaç olma fikri beni delirttiğinden hiçbir şey sormuyorum. bilgim ve kafamda dünya soru olsa dahi sormuyorum kendim araştırıyorum. Lanet olsun bunlara. 5 senedir kendi çapımda okumalar yapıyorum. Çok isteyerek geldim bölüme. Sorulardan düşüncelerden yol gösterenler ile dolup taşacağım zannediyordum şu an tek hissettiğim pişmanlık.

Saygı işe, mesleğe, ünvana duyulmaz. Ben bana saygı gösterene saygı duyarım. Kız hocanın odasına gitmiş kovmuş onu ben bunu duydum ve bu kadına soru sorma isteğinde olamıyorum. Özgüvensizlikten asla değil böyle çirkin karakterli insanlar benim hevesimi alıp götürüyor. Sorulan her şey kafamda bir şeyler oluşturuyor ama bu uludağ bendeki tartışma ve dışavurma isteğini yok etti bu sene yatay geçiş için çabalayacağım. Lanet olsun uludağ felsefeye.
© copyright 2005 - 2026