bugün
- hep kendini suçlamak9
- havalar da ısındı9
- son 20 yılın en gıcık lafı13
- kılıçdarı destekleyen sanatçılar5
- kız arkadaşının giyimine karışmayan erkek22
- türkçe ezana kuduran türk3
- maaşla çalışıp ben alfayım diyen erkek2
- araplaşmış türkler2
- kıyametin yaklaşıyor olduğu gerçeği6
- yalnız yaşamak12
- güne bir şarkı bırak5
- adolf hitler'in 6 milyon yahudi öldürdüğü yalanı3
- yanlız o hareketi yalnış yapıyorsun4
- superman rolünü oynayan kişiler2
- hangi manifest kızısın8
- sadece bayan entrylerini okumak5
- uysaljakoben11
- true'ya arkadan sahip olmak16
- 15 haziran 2026 ispanya yeşil burun adaları maçı13
- vazgeçmek3
- ona bir şey söyle17
- sigarayı tersten yakmak2
- wp hesabını silmek2
- çekyat kanepe kaplatma4
- iyi bakalım4
- kız arkadaşının her bokuna karışan erkek2
- bir avukatın suçlu olduğu bilinen kişiyi savunması3
- pizzanın kenarını yememek4
- bir limon yarım dolar avrupadan pahalı4
- 10 yıl sonraki haline bir mesaj bırak3
- hazır mantı4
- herşeyi boş verip pastör olmak3
- 16 haziran 2026 iran yeni zelanda maçı10
- götü büyük kadın2
- aipac'tan iran müzakelerinde israil saldırı hakkı2
- kadın olsaydım çok açık giyerdim22
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı58
- dandik üniversite mezunlarının ortak özellikleri3
- evlenmeyi başaramamış erkek5
- eşek sucuğu3
- hayatımın özeti3
- en son ne aldınız5
- kahvede muhabbet etmek3
- kısa saçlı hatun çekiciliği7
- varoşluk göstergesi küçük detaylar5
- 15 haziran 2026 belçika mısır maçı9
- bornova2
- sohbet edilen kişinin sürekli telefonla uğraşması8
- namus takıntısı olan erkek17
- naber lan filozof denilen ülke2
Malumunuz üzere Öğrencinin Velisi; o öğrencinin akranı ve sınıf veya sokaktaki arkadaşı değildir.
Aksine; o öğrenciyi koruyan, kollayan, terbiye eden, yetiştiren, yönlendiren, yol gösteren, üzerinde hak ve söz sahibi olan; babası, annesi, amcası, abisi.. gibi bir büyüğüdür.
Dolayısı ile velayet de dostluk, arkadaşlık ve ahbaplık anlamında değildir.
Aksine; insanların üzerinde söz sahibi olmak; onlara liderlik, yöneticilik ve rehberlik etmek, yol göstermek anlamındadır.
islami ıstılahta ise Velayet Ayeti diye anılan Maide Suresi 55. ayet kasdedilir.
"Sizin veliniz ancak Allah, O'nun peygamberi ve namaz kılıp rükû halinde iken zekât veren müminlerdir."
Ayetteki Rükû ederken Zekat veren mümin ise Hazreti imam Ali'dir. Ayetin sebeb-i nüzulu da şu olaydır:
Sahabeden Hz Ebu Zer Gıfari (r.a) şöyle diyor: “Bir gün Hz. Resulullah ile birlikte öğle namazı kıldığımız bir sırada, bir dilenci mescittekilerden sadaka istedi, fakat ona kimse bir şey vermedi. Bu sırada Hz. Ali rükû halindeydi. Elinin küçük parmağını dilenciye doğru uzattı, o parmağında yüzük vardı. Dilenci gidip yüzüğü parmağından çıkarıp aldı. Bunu gören Hz. Resulullah Allah’a yakararak, “Allahım! Kardeşim Musa sana, “Rabbim! Gönlümü aç, işimi kolaylaştır ve dilimdeki düğümü çöz ki, sözümü anlasınlar. Ailemden bana bir yardımcı ver. Kardeşim Harun’u. Onunla kuvvetimi arttır. Onu işime ortak et ki, seni çokça tespih edelim. Şüphesiz sen bizi görensin” diye dua etti. Sen de ona, “Senin isteklerin sana verildi, Ey Musa!” diye vahyettin. Allah’ım! Ben de senin kulun ve peygamberinim, benim de gönlümü aç, işimde kolaylık sağla, ailemden Ali’yi, bana yardımcı kıl, onunla kuvvetimi arttır.”
Ebu Zer diyor ki: “And olsun Allah’a, henüz Hz. Resulullah sözünü tamamlamadan Cebrail “Sizin veliniz ancak Allah, onun peygamberi ve de namaz kılan ve rükû halinde iken zekat veren müminlerdir” ayetini indirdi.
Aksine; o öğrenciyi koruyan, kollayan, terbiye eden, yetiştiren, yönlendiren, yol gösteren, üzerinde hak ve söz sahibi olan; babası, annesi, amcası, abisi.. gibi bir büyüğüdür.
Dolayısı ile velayet de dostluk, arkadaşlık ve ahbaplık anlamında değildir.
Aksine; insanların üzerinde söz sahibi olmak; onlara liderlik, yöneticilik ve rehberlik etmek, yol göstermek anlamındadır.
islami ıstılahta ise Velayet Ayeti diye anılan Maide Suresi 55. ayet kasdedilir.
"Sizin veliniz ancak Allah, O'nun peygamberi ve namaz kılıp rükû halinde iken zekât veren müminlerdir."
Ayetteki Rükû ederken Zekat veren mümin ise Hazreti imam Ali'dir. Ayetin sebeb-i nüzulu da şu olaydır:
Sahabeden Hz Ebu Zer Gıfari (r.a) şöyle diyor: “Bir gün Hz. Resulullah ile birlikte öğle namazı kıldığımız bir sırada, bir dilenci mescittekilerden sadaka istedi, fakat ona kimse bir şey vermedi. Bu sırada Hz. Ali rükû halindeydi. Elinin küçük parmağını dilenciye doğru uzattı, o parmağında yüzük vardı. Dilenci gidip yüzüğü parmağından çıkarıp aldı. Bunu gören Hz. Resulullah Allah’a yakararak, “Allahım! Kardeşim Musa sana, “Rabbim! Gönlümü aç, işimi kolaylaştır ve dilimdeki düğümü çöz ki, sözümü anlasınlar. Ailemden bana bir yardımcı ver. Kardeşim Harun’u. Onunla kuvvetimi arttır. Onu işime ortak et ki, seni çokça tespih edelim. Şüphesiz sen bizi görensin” diye dua etti. Sen de ona, “Senin isteklerin sana verildi, Ey Musa!” diye vahyettin. Allah’ım! Ben de senin kulun ve peygamberinim, benim de gönlümü aç, işimde kolaylık sağla, ailemden Ali’yi, bana yardımcı kıl, onunla kuvvetimi arttır.”
Ebu Zer diyor ki: “And olsun Allah’a, henüz Hz. Resulullah sözünü tamamlamadan Cebrail “Sizin veliniz ancak Allah, onun peygamberi ve de namaz kılan ve rükû halinde iken zekat veren müminlerdir” ayetini indirdi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar