bugün
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması20
- iskilipli atıf hoca8
- handjob3
- millette manyak para var21
- zenci uşağın aniden içeri girmesi5
- anın görüntüsü32
- yere düşen araba anahtarı3
- nar tanelemek5
- neden herkes sabah erken kalkmayı erdem sanıyor3
- nar2
- koltukaltını maymun gibi kaşımak3
- erken uyanmak4
- papatya çayı içen erkek11
- quentin tarantino nun en iyi filmi3
- kardeşlik2
- boşandığı eşine araba alan adam7
- tbmm de sanayi ve teknoloji bakanlığı bütçesi3
- kezoya baştan aşağı hayır duaları yağdırmak2
- sözlük kürdü54
- kuzey buz denizi3
- birader de biraderilyö3
- 6 yaşındaki kızını satan anne10
- platon un mağara alegorisi2
- cuckold2
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler31
- fon krizi kimin üstüne yıkılacak19
- cadılar bayramı kutlamayan geri zekalılar13
- insan olmaya çeyrek kala tarzı entry girmek10
- yazılımcının flört edememesi2
- çaykur'un türk çayı ibaresini kaldırması13
- 33 ülkenin stok yapın çağrısı2
- ilkokulda dayak yemiş efsanevi nesil14
- 30 liraya satılan tavuk döner13
- abd arabuluculuğunda ukrayna rusya müzakereleri2
- ben tevratı da okudum incili de12
- traveler of secret moments tarzı enrty girmek8
- ananı mı dinlersin karıyı mı11
- volkswagen passat10
- pankek yiyen erkek6
- yaşıyor musunuz uludağ sözlük7
- traş olmaya üşenmek7
- kale3112'deki 3112'nin anlamı nedir sorunsalı5
- türkiyeli kahvesi8
- 007 tarzı entry girmek4
- ismail kartal19
- evde kalmış 30 yaşında kız22
- osman pamukoğlu14
- 20075
- sözlükteki kızların bilgisiz olması23
- devlet bahçeli'nin il olmasını önerdiği 19 ilçe10
Tanrı, bir an için paçavradan bebek olduğumu unutup
can vererek beni ödüllendirse, aklımdan geçen
her şeyi dile getiremeyebilirdim ama en azından dile
getirdiklerimi ayrıntısıyla aklımdan geçirir ve düşünürdüm.
Eşyaların maddi yönlerine değil, anlamlarına değer verirdim.
Az uyur, çok rüya görür, gözümü yumduğum her dakikada,
60 saniye boyunca ışığı yitirdiğimi düşünürdüm.
insan aşktan vazgeçerse yaşlanır...
Başkaları durduğu zaman yürümeye devam ederdim.
Başkaları uyurken uyanık kalmaya gayret ederdim.
Başkaları konuşurken dinler,
çikolatalı dondurmanın tadından zevk almaya bakardım.
Eğer, Tanrı bana birazcık can verse, basit giyinir,
yüzümü güneşe çevirir, sadece vücudumu değil,
ruhumu da tüm çıplaklığıyla açardım.
Tanrım, eğer bir kalbim olsaydı nefretimi
buzun üzerine kazır ve güneşin göstermesini beklerdim.
Gökyüzündeki aya, yıldızlar boyunca
Van Gogh resimleri çizer,
Benedetti şiirleri okur ve serenatlar söylerdim.
Gözyaşlarımla gülleri sular, vücuduma batan
dikenlerinin acısını hissederek
dudak kırmızısı taç yapraklarından öpmek isterdim.
Tanrım bir yudumluk yaşamım olsaydı...
Gün geçmesin ki, karşılaştığım tüm insanlara
onları sevdiğimi söylemeyeyim.
Tüm kadın ve erkekleri,
en sevdiğim insanlar oldukları konusunda
birer birer ikna ederdim ve aşk içinde yaşardım.
Erkeklere, yaşlandıkları zaman aşkı bırakmalarının
ne kadar yanlış olduğunu anlatırdım. Çünkü;
insan aşkı bırakınca yaşlanır.
Çocuklara kanat verirdim. Ama uçmayı
kendi başlarına öğrenmelerine olanak sağlardım.
Yaşlılara ise ölümün yaşlanma ile değil
unutma ile geldiğini öğretirdim.
Ey insanlar! Sizlerden ne kadar da çok şey öğrenmişim.
Tüm insanların, mutluluğun
gerçekleri görmekte saklı olduğunu bilmeden,
dağların zirvesinde yaşamak istediğini öğrendim.
Yeni doğan küçük bir bebeğin, babasının parmağını sıkarken
aslında onu kendisine sonsuza dek
kelepçeyle mahkûm ettiğini öğrendim.
Sizlerden çok şey öğrendim.
Ama bu öğrendiklerim pek işe yaramayacak.
Çünkü hepsini bir çantaya kilitledim.
Mutsuz bir şekilde... Artık ölebilir miyim?"
Johnny Welch
can vererek beni ödüllendirse, aklımdan geçen
her şeyi dile getiremeyebilirdim ama en azından dile
getirdiklerimi ayrıntısıyla aklımdan geçirir ve düşünürdüm.
Eşyaların maddi yönlerine değil, anlamlarına değer verirdim.
Az uyur, çok rüya görür, gözümü yumduğum her dakikada,
60 saniye boyunca ışığı yitirdiğimi düşünürdüm.
insan aşktan vazgeçerse yaşlanır...
Başkaları durduğu zaman yürümeye devam ederdim.
Başkaları uyurken uyanık kalmaya gayret ederdim.
Başkaları konuşurken dinler,
çikolatalı dondurmanın tadından zevk almaya bakardım.
Eğer, Tanrı bana birazcık can verse, basit giyinir,
yüzümü güneşe çevirir, sadece vücudumu değil,
ruhumu da tüm çıplaklığıyla açardım.
Tanrım, eğer bir kalbim olsaydı nefretimi
buzun üzerine kazır ve güneşin göstermesini beklerdim.
Gökyüzündeki aya, yıldızlar boyunca
Van Gogh resimleri çizer,
Benedetti şiirleri okur ve serenatlar söylerdim.
Gözyaşlarımla gülleri sular, vücuduma batan
dikenlerinin acısını hissederek
dudak kırmızısı taç yapraklarından öpmek isterdim.
Tanrım bir yudumluk yaşamım olsaydı...
Gün geçmesin ki, karşılaştığım tüm insanlara
onları sevdiğimi söylemeyeyim.
Tüm kadın ve erkekleri,
en sevdiğim insanlar oldukları konusunda
birer birer ikna ederdim ve aşk içinde yaşardım.
Erkeklere, yaşlandıkları zaman aşkı bırakmalarının
ne kadar yanlış olduğunu anlatırdım. Çünkü;
insan aşkı bırakınca yaşlanır.
Çocuklara kanat verirdim. Ama uçmayı
kendi başlarına öğrenmelerine olanak sağlardım.
Yaşlılara ise ölümün yaşlanma ile değil
unutma ile geldiğini öğretirdim.
Ey insanlar! Sizlerden ne kadar da çok şey öğrenmişim.
Tüm insanların, mutluluğun
gerçekleri görmekte saklı olduğunu bilmeden,
dağların zirvesinde yaşamak istediğini öğrendim.
Yeni doğan küçük bir bebeğin, babasının parmağını sıkarken
aslında onu kendisine sonsuza dek
kelepçeyle mahkûm ettiğini öğrendim.
Sizlerden çok şey öğrendim.
Ama bu öğrendiklerim pek işe yaramayacak.
Çünkü hepsini bir çantaya kilitledim.
Mutsuz bir şekilde... Artık ölebilir miyim?"
Johnny Welch
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar