bugün
- rafine zevkleri olan erkek12
- yeter be yeter ulan6
- salon erkeği9
- tuvalet kağıdını renkli alan insan7
- lüks araba istemeyen erkek9
- sözlükte kız olduğunu sanan mal5
- sözlükte 1 erkeğe düşen kız sayısı6
- ekşi sözlük8
- ilker başbuğ6
- bir kıza saklama kabı hediye etmek5
- üniversiteli kızlar5
- ters takılmış tuvalet kağıdı6
- 2008 ekonomik krizi7
- bir kadının bana hükmetmesini istiyorum6
- beyaz pasta7
- sözlük kızlarıyla pijama partisi yapmak21
- ruffles ketçaplı7
- nickiniz fransızca olsaydı ne olurdu11
- kuki gel oğlum3
- bir kadın tarafından domine edilmek5
- ilişkide lider olmayı seven kadın5
- sıcak su torbası getirecek beyler4
- anın görüntüsü11
- giysi fiyatlarının uçması5
- izlenmiş bir filmi tekrar izlemek6
- geceleri şam tatlısı diye ağlayan pezevenk4
- orta sınıfın yok olduğu an3
- mesajlaşırken noktalama işareti kullanmak2
- ayrıldıktan sonra deccale dönen kadın4
- 2026 da ki tek güzel şey2
- lüks araba isteyen türk kızları4
- giresunlu olmanın zorlukları10
- hayattaki en kötü duygu4
- şeker hastalığı3
- cumhuriyetten rahatsız olan insan19
- yemek getiren kızın yemeğini başka kızla yemek2
- ölmeden önce son isteğiniz sorulsa4
- i robot2
- amedspor9
- soda şişesine oturup ölümü beklemek2
- yallah arabistan a diyen tip11
- trabzonspor17
- dalaman çayı3
- kuranı arapça okuyup anlamını bilmemek5
- esra'yı aç esra'yı5
- gençlik ve güzellik bitince kızlar ne yapıyor7
- silme dolu sürahi2
- oğlumu tutuklayacak adam anasından doğmadı3
- karışık kızartma7
- halloween kutlayan dejenere tip7
Bir garip adamdır, evet..
Dengesizdir. Davranışları kimi zamanlarda değişiklik gösterir. Bir bakarsınız; tamamen hayat dolu, uçuk kaçık, yüzü her daim gülümseyen (ya da gülümsemeye çalışan...), mutlu olan (ya da mutlu olmaya çalışan...) bir adamdır. Bir bakarsınız; köküne kadar depresyon ve melankoliye batmış, hayattan soğumuş, sönmüş roldeki bir tiyatrocu. Her şeyden vazgeçmiş, boşvermiş... Kendince boş bir sahnede oturur halde.. Bir bakarsınız; iki gün sonraki vizesine çalışmaya başlamıştır. Bir bakarsınız; yarına üç tane vizesi olduğu halde çalışmaz, umursamaz. Bir bakarsınız; pireyi deve yapan, en küçük şeyi bile büyüten, kalbinin dakikada atma rekoru kırdığı o abartıcı yapısı kaybolmuştur, hiçbir şeyi düşünmez, sonunu aklına getirmez, olabildiğince rahat olur.
Gönlünü kaptırır. Belki zor, belki kolay... Ama kaptırdığında tam kaptırmaktadır. Belki iyi, belki kötü... Düşünür.. Geleceğe yönelik hayaller kurar.. Bağlar kendini.. Gece gündüz gönlünü kaptırdığı kişiyi kafasından çıkaramaz. Hep o'nu düşünür; o, kendini düşünülmüyor sansa da.. Fakat bunların sonu hep aynıdır. Hep hüsran, hep acı, hep üzüntü.. Şanssızlığından mı diyelim, bahtsızlığından mı, bir türlü istediği mutluluğu bulamaz. Bulduğunu sandığı anda, puf diye elinden uçup gider; bir hayal misali. Sürekli ıskalamıştır mutluluğu, bir türlü yakalayamamıştır onu..
Lanet eder bazen.. "Nasıl yapmışım bu hatayı ?", "Nasıl kaptırmışım kalbimi ?" diye.. Bazen de; "Neden olmadı ?", "Neresi yanlıştı ?", "Nasıl böyle oldu ?", "Niçin ?" gibi sorulara bir girdap misali bağlanır ve kaybolur gider...
Kendince bilir.. Mutluluğu en çok hak edenlerdendir.
Bilir.. Mutluluğu bir bulsa, onu o kadar çok el üstünde tutacaktır ki..
Bilir.. Umut etmeyi.. Ama edilen her umudun sonunda elbet bir üzüntü olduğunu da...
Her seferinde olduğu gibi, yine geç farkına varır...
Ona yalan söylediler.
Dengesizdir. Davranışları kimi zamanlarda değişiklik gösterir. Bir bakarsınız; tamamen hayat dolu, uçuk kaçık, yüzü her daim gülümseyen (ya da gülümsemeye çalışan...), mutlu olan (ya da mutlu olmaya çalışan...) bir adamdır. Bir bakarsınız; köküne kadar depresyon ve melankoliye batmış, hayattan soğumuş, sönmüş roldeki bir tiyatrocu. Her şeyden vazgeçmiş, boşvermiş... Kendince boş bir sahnede oturur halde.. Bir bakarsınız; iki gün sonraki vizesine çalışmaya başlamıştır. Bir bakarsınız; yarına üç tane vizesi olduğu halde çalışmaz, umursamaz. Bir bakarsınız; pireyi deve yapan, en küçük şeyi bile büyüten, kalbinin dakikada atma rekoru kırdığı o abartıcı yapısı kaybolmuştur, hiçbir şeyi düşünmez, sonunu aklına getirmez, olabildiğince rahat olur.
Gönlünü kaptırır. Belki zor, belki kolay... Ama kaptırdığında tam kaptırmaktadır. Belki iyi, belki kötü... Düşünür.. Geleceğe yönelik hayaller kurar.. Bağlar kendini.. Gece gündüz gönlünü kaptırdığı kişiyi kafasından çıkaramaz. Hep o'nu düşünür; o, kendini düşünülmüyor sansa da.. Fakat bunların sonu hep aynıdır. Hep hüsran, hep acı, hep üzüntü.. Şanssızlığından mı diyelim, bahtsızlığından mı, bir türlü istediği mutluluğu bulamaz. Bulduğunu sandığı anda, puf diye elinden uçup gider; bir hayal misali. Sürekli ıskalamıştır mutluluğu, bir türlü yakalayamamıştır onu..
Lanet eder bazen.. "Nasıl yapmışım bu hatayı ?", "Nasıl kaptırmışım kalbimi ?" diye.. Bazen de; "Neden olmadı ?", "Neresi yanlıştı ?", "Nasıl böyle oldu ?", "Niçin ?" gibi sorulara bir girdap misali bağlanır ve kaybolur gider...
Kendince bilir.. Mutluluğu en çok hak edenlerdendir.
Bilir.. Mutluluğu bir bulsa, onu o kadar çok el üstünde tutacaktır ki..
Bilir.. Umut etmeyi.. Ama edilen her umudun sonunda elbet bir üzüntü olduğunu da...
Her seferinde olduğu gibi, yine geç farkına varır...
Ona yalan söylediler.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar