bugün
- yakıştırdığım çiftler serisi 144
- whatsapp telegram discord grupları sözlüğü bitirdi16
- sözlük çiftleştirme servisi11
- ya bi siktirin gidin15
- erkeklerin sohbet muhabbet edememesi5
- nick vermeden bir yazara seslen13
- sözlükte sevgili yazar eksikliği9
- ulu sözlük telegram grubu12
- sözlük yazarlarının eski sevgiliyi unutma süresi11
- hangi yazarla çift olursunuz6
- şapka takar mısınız13
- arkadaşlar ben de hesabımı siliyorum11
- 2026 lisans kpss sonuçları8
- istanbul12
- amerikan demokrasisi3
- berna laçin'in gözaltına alınması41
- sümüklü böcek çiftleşmesi6
- karton toblayan cocuga arkadan sımsıkı sarılmak5
- uludağ sözlük sertleşme veritabanı4
- sarapci koala hatayi12
- sinek as5
- hesabı siliyorum sözlük bir şey diyor musun19
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı16
- bir erkeğe ilk adım nasıl atılır18
- ne sağcıyım sen solcu kartoncuyum kartoncu3
- rüzgarlı havaları seven tip4
- diğer sözlük4
- sözlükte eleştiri kaldıramayan küçük krallık19
- bakıp bakıp adım atmayan erkek17
- kartoncunun halil güneşli olması3
- aslan burcu erkeği aslan burcu kadını ilişkisi9
- bakalım erkeğim beni kıskanacak mı ergensiliği2
- roman karakteri olsaydınız hangisi olurdunuz16
- arkadaşlar sizce neyimi düşüreyim14
- bir kadına hatunum demek3
- 8 ekim 2026 afyon vali yardımcısının vurulması2
- aşıksan vur gaza şoförsen bas saza2
- yemek yedikten sonra kusmak9
- cemal paşa'nın bölücü torunu2
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı7
- ucan tekme atan hipopotam43
- tanıdık mod arkadası olan yazarlar3
- sezen taş6
- bipolar bozukluk3
- karton toplayan bambi2
- nervionun beni engellemesi10
- özelden aktifim ben diyen yazar4
- friedrich hegel la bi cay icek6
- kosta rika3
- sevilme duygusu3
Bayram özel haftası, hakkaten bayram şenliği gibiydi.
Sahra Hanım'a hem kızdım, hem de bu durumu hak etti diye düşündüm kendi kendime. ilk yarışmada, (Daha kendi evine gidilmeden önce) ailesi balıkçı olan genç çocuğa, servis sanatının inceliklerini anlattığında, takdirimi kazanmış "Vay be bu kadın hakkaten güngörmüş" diye düşünmüştüm. Amma velakin, evindeki ziyafet onun sonu oldu. Hele de bayram yarışmasındaki performansı çok kötüydü. Yemekten çıkan kıllar konusunda pek yorum yapmak istemiyorum. Gerçekten, onun adına üzüldüm. (Bence kıllar, sofraya gelin duvağı gibi olsun diye örttüğü örtüden kaynaklandı)
Tabi ki bu bir yemek yarışması. Eşya yarışması değil. Ama ben yine de bale yapan, az buçuk sanatla iştigal eden bir insana, böyle bir evi yakıştıramadım. Eski Türk filmlerinde zengin göstersin diye kullanılan kenarı tahta oymalı rüküş koltuklar ve büfe çok sıradandı. Türkiye'de herhangi bir ev hanımının evi gibiydi.(Bunun parayla da ilgisi yok. Benim eşyalarım da nuh nebiden kalma. Ama işin içine estetik kavramı girince eskilik değil, farklılık ve hoşluk öne çıkıyor.)
Buzdolabını söylemiyorum. (Alt kapak elinde kaldı. Buzluk kısmını ise bıçakla kanırtarak açtı resmen) Herneyse bunu da geç, belki kadıncağız kazanacağı parayla yeni bir buzdolabı alacaktı.
Gelelim sofrasına... Herkese şık sofra aklı veren kadın, çorbayı, porselen çorba kasesinde değil, basit, çukur cam kapta servis etti. Üstelik çorba kaseleri de porselen değil, camdı. Masyı Türk bayrağı gibi düzenleyip, şark kurnazlığı yaparak puan toplamak istedi. (Güzelim bayrağımızı her yerde kullanıp bu kadar ucuzlaştırmanın anlamı yok. Biz Amerikalı değiliz. Onlar, bayraklarını don olarak bile giyiyor) Peçeteler yine çok kötüdü. Köy düğünlerindeki sağdıç mendili gibi. Bu arada su istendiğinde de sürahi yerine pet şişeyi masaya koydu.
Yemekleri, ellerini her birşeye daldıra daldıra yapması çok kötüdü. Ama, Kurban Bayramı'nda kavurma fena bir fikir değildi.
Nil'i geçen yarışmada kenar mahalle kızı Kezbana benzetmiş, ama sonradan (Umduğumdam iyi çıkıp) beni şaşırttı demiştim. Bayram yarışmasında gerçek yüzünü gösterdi.
Bir de benim anlamadığım, insanlar kafayı mı yemiş nedir bilmiyorum, yeni tanıdığı insanın boynuna sarılıyor. Çüş yani. Sanki kırk yıllık ahbabı. Çok yapmacık.
Nil'in koca poposu ve eğri büğrü slikonlu dudakları da feciydi. En çok da ne olursa olsun annesi yaşındaki Sahra Hanım'a yaptığı terbiyesizliğe kızdım. Kadını resmen yalnız bıraktılar Ümit'in evinde. Terbiyesizceydi. Umarım kendisine de benzer şekilde davranırlar. Böylece, ne kadar kötü bir şey yaptığını anlamış olur.
Nil ve Şenginar kırıta kırıta Ümit'e yardım etti. Bu yardım talebinde bulunan bir kadın olsaydı.Kırk kere laf ederlerdi. Ümit'e her türlü yalakalığı yapıp, ondan sonra da, 3 puan verdiler. Kötü Naim bile onlardan dürüst çıktı.
Bu arada Nil, Ümit'e bariz bir şekilde asıldı. Yüz bulamayınca da "Ümit'i abi gibi görüyorum" muhabbetine girdi. Biz de bunu yemedik. Damak tadımıza uymadı. Sıfır puan.
Sahra Hanım'a hem kızdım, hem de bu durumu hak etti diye düşündüm kendi kendime. ilk yarışmada, (Daha kendi evine gidilmeden önce) ailesi balıkçı olan genç çocuğa, servis sanatının inceliklerini anlattığında, takdirimi kazanmış "Vay be bu kadın hakkaten güngörmüş" diye düşünmüştüm. Amma velakin, evindeki ziyafet onun sonu oldu. Hele de bayram yarışmasındaki performansı çok kötüydü. Yemekten çıkan kıllar konusunda pek yorum yapmak istemiyorum. Gerçekten, onun adına üzüldüm. (Bence kıllar, sofraya gelin duvağı gibi olsun diye örttüğü örtüden kaynaklandı)
Tabi ki bu bir yemek yarışması. Eşya yarışması değil. Ama ben yine de bale yapan, az buçuk sanatla iştigal eden bir insana, böyle bir evi yakıştıramadım. Eski Türk filmlerinde zengin göstersin diye kullanılan kenarı tahta oymalı rüküş koltuklar ve büfe çok sıradandı. Türkiye'de herhangi bir ev hanımının evi gibiydi.(Bunun parayla da ilgisi yok. Benim eşyalarım da nuh nebiden kalma. Ama işin içine estetik kavramı girince eskilik değil, farklılık ve hoşluk öne çıkıyor.)
Buzdolabını söylemiyorum. (Alt kapak elinde kaldı. Buzluk kısmını ise bıçakla kanırtarak açtı resmen) Herneyse bunu da geç, belki kadıncağız kazanacağı parayla yeni bir buzdolabı alacaktı.
Gelelim sofrasına... Herkese şık sofra aklı veren kadın, çorbayı, porselen çorba kasesinde değil, basit, çukur cam kapta servis etti. Üstelik çorba kaseleri de porselen değil, camdı. Masyı Türk bayrağı gibi düzenleyip, şark kurnazlığı yaparak puan toplamak istedi. (Güzelim bayrağımızı her yerde kullanıp bu kadar ucuzlaştırmanın anlamı yok. Biz Amerikalı değiliz. Onlar, bayraklarını don olarak bile giyiyor) Peçeteler yine çok kötüdü. Köy düğünlerindeki sağdıç mendili gibi. Bu arada su istendiğinde de sürahi yerine pet şişeyi masaya koydu.
Yemekleri, ellerini her birşeye daldıra daldıra yapması çok kötüdü. Ama, Kurban Bayramı'nda kavurma fena bir fikir değildi.
Nil'i geçen yarışmada kenar mahalle kızı Kezbana benzetmiş, ama sonradan (Umduğumdam iyi çıkıp) beni şaşırttı demiştim. Bayram yarışmasında gerçek yüzünü gösterdi.
Bir de benim anlamadığım, insanlar kafayı mı yemiş nedir bilmiyorum, yeni tanıdığı insanın boynuna sarılıyor. Çüş yani. Sanki kırk yıllık ahbabı. Çok yapmacık.
Nil'in koca poposu ve eğri büğrü slikonlu dudakları da feciydi. En çok da ne olursa olsun annesi yaşındaki Sahra Hanım'a yaptığı terbiyesizliğe kızdım. Kadını resmen yalnız bıraktılar Ümit'in evinde. Terbiyesizceydi. Umarım kendisine de benzer şekilde davranırlar. Böylece, ne kadar kötü bir şey yaptığını anlamış olur.
Nil ve Şenginar kırıta kırıta Ümit'e yardım etti. Bu yardım talebinde bulunan bir kadın olsaydı.Kırk kere laf ederlerdi. Ümit'e her türlü yalakalığı yapıp, ondan sonra da, 3 puan verdiler. Kötü Naim bile onlardan dürüst çıktı.
Bu arada Nil, Ümit'e bariz bir şekilde asıldı. Yüz bulamayınca da "Ümit'i abi gibi görüyorum" muhabbetine girdi. Biz de bunu yemedik. Damak tadımıza uymadı. Sıfır puan.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar