bugün
- arkadaşlar öldünüz mü7
- chatgpt varken bir sevgiliye ihtiyaç duymak18
- sabah menemen yaparken kış güneşi dinlemek3
- anal ilişki yaparsak hemoroid olur muyuz7
- yapay zekayı destekleyen mallar3
- müslüm gürses'i herkesin sevmesi3
- sikerim böyle hayatı deyip kırklareli ne yerleşmek12
- nemlendirici krem19
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri13
- clio klitorisin kısaltılmışıdır5
- src belgesi2
- kadir mısıroğlunun yezid hayranlığı2
- güne jelatinli ananas suyu ile başlamak2
- dabbe2
- mustafa sarıgül'ün babanızla arkadaş olması2
- öğretmenlerin teneffüse ihtiyacı olması5
- nissan micra kullanan erkek11
- kudüs üç semavi din için önemlidir3
- herkes hakkını helal etsin sözlüğü bırakıyorum6
- mony tontana birader2
- nev18
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın9
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat41
- zorunlu askerlik ve liberteryan itiraz2
- disco disco gezen insan8
- türkiyenin insan haklarında dünya 143üncüsü olması17
- kedi tırnağı kesmek5
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- katatespizartmasi12
- borsa 10 000 lere gidebilir mi2
- israil alpen2
- cinler6
- sözlükte özel mesaj ile fotoğraf gönderememek24
- fon vurgunu56
- suavi yle çorba içmeye gitmek2
- erlik4
- hırsıza verilmeyen ceza hırsızı teşviktir2
- askerde özlenen şeyler8
- fon skandalının akp tabanındaki yankısı12
- ab'nin birliğe almadan önce 15 yıl deneme süresi2
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- haklısın özür dilerim seni seviyorum diyen kadın4
- çocukluk arkadaşlığı11
- sadrazam torununun izmir'in üçte ikisini istemesi7
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı55
- günaydın arkadaşlar bugün nasılsınız11
- 2006'nın 20 sene önce olması8
- oflamak3
- from gold from dust34
- şu an ne isterdin14
Turhan Feyzioğlu gibi Atatürkçülüğü özüne kadar doğru anlamış ve yaşamış olan eşsiz bir dedenin eşsiz bir torunu.
Kendisi de aynı dedesi gibi Ulu Önder Atatürk'ün izlerinden gitmekte ve ilkelerine son derece uymaktadır.
Hayatı fetö ouroboros çocuğu yılanlarıyla mücadeleyle geçmiş ve de bunun üstüne o yılanın zehrine panzehir bulunduktan sonra yargıdaki öteki mezhepçi tahakkümü bitirmeye ant içmiş bir isimdir.
Sırf bu yüzden bile mezhebi konusunda yargıdaki arkadaşları tam olarak ne olduğunu bilmez.
Lakin kendisi yargıdaki ilk kadrolaşma mezhepçi 'alevi' tahakkümünün destekçisi değildir.
Çünkü kendisi alevi değildir. Burada bazıları konuyu çarpıtmak için böyle bir şey yazmışlar kendisi hakkında benim yazdıklarımın üstüne ki, kendisi var olan bir alevi tahakkümü mevcudiyeti var ise bunu desteklediği için yürüyüşe katılmamış izlenimi oluştursun. Çok güldüm açıkçası.
Tam aksine, kendisi böyle bir yargıda ilk kadrolaşma olan mezhepçi alevi tahakkümüne karşı olduğu için bu yürüyüşe katılmamıştır.
Neden mi söz ediyorum?
Biliyorsunuz şu an baro başkanları Ankara'ya doğru bir yürüyüşte bulunuyor. Büyük bir kısmı bilinçli bir şekilde taraflı ve küçük bir kısmı manipüle edilen temiz yüreklilerin katıldığı bir yürüyüş...
Peki Metin Feyzioğlu neden bu insanlarla yan yana değil?
Uzun uzun anlatayım...
ülkemizde seyfi oktay ve mehmet moğultay zamanında, yargıda mezhepçi bir kadrolaşma, alevi tahakkümü başlamıştı.
ben de bir savcının oğlu olarak bu durumdan oldukça mağdur oldum çünkü babam türkçü olduğu ve oruç tuttuğu için tayini hep şırnak, van, hakkari gibi bölgelere çıkarken alevi arkadaşları istanbul, izmir, ankara dışında yerinden kıpırdamıyordu...
ayrıca bu kemal kılıçdaroğlu'nun kankası olan mehmet moğultay'ın bir ara çalışma bakanıyken işçi emeklilerine maaşlarını geciktirmesi olayı vardı ramazan-kurban bayramlarında ve açıklaması direkt "kurbanlık alırsınız diye ödeme yok" olurdu.
görsel
görsel
görsel
kendisinin yargıda mezhepçi alevi tahakkümü ve kadrolaşmasını başlattığına ve kendi mezhebi dışında herkesi kadro dışı bıraktığına inanmıyorsanız lütfen bu yollayacağım aşağıdaki video'yu izleyin.
https://www.youtube.com/watch?v=7DPxEJxD8jM
ne diyor kendisi?
"eskiden sınavlar olurdu. sınavların yapılacağı tarih kimseye bildirilmezdi. bilinmedik gazetelerde ilanlar yapılırdı. örgütün sınava girmesini sağlamışız! yanlış mı yapıyoruz!"
"yapılacak en akıllı hareket kendi devr-i iktidarında örgütleneceksin... kadrolaşacaksın ve bu kadrolar günün birinde gelecek, büyüyecek ve sizin yolunuzu açacak!"
"bu örgüte kadro vermeyecekler, kime verecekler? mhp'ye mi verecekler?"
arkadaşlar örgüt dediği kim?
örgüt dediği shp.
shp aslında neydi bilir misiniz peki? hiç merak ettiniz mi? hani hep diyoruz ya, shp'leşen chp diye...
ya da shp'lileşen chp diye... her neyse.
shp aslında mezhep odaklı bir parti olup, sadece belli bir mezhebe tabi olanların etrafında toplandığı bir parti olmuştu zaman içerisinde.
ayrıca başka bir konuşmasında "örgütteki bizden olan chp'lileri almayıpta, ülkücüleri mi alalım, sünni şeriatçıları mı alalım?" demişti.
şimdi bu nasıl oluyor yahu diyeceksiniz biliyorum.
zaman içerisinde shp darbe sonrası chp'nin içinde filizlenip, bu mezhepçi anlayışıyla kök salmıştır.
bugün bunun en somut kanıtı kemal kılıçdaroğlu, canan kaftancıoğlu, eren erdem, sera kadıgil, sezgin tanrıkulu, veli ağbaba, barış yarkadaş, şerdil dara odabaşı gibi ve sayamayacağım pek çok ismin chp'nin en yüksek mevkilerinde yer almasıdır.
ayrıca bu olay tarihimize yargıda ilk ve en büyük haksız, hukuksuz kadrolaşma olarak geçmiştir.
hala da etkisinden kurtulamadık görüldüğü üzere ne yazık ki...
aslında şuan seyfi oktay ve mehmet moğultay'ın çok sevdiği arkadaşları hala ırkını, mezhebini gizleyerek ve atatürkçülük maskesi altında ülkenin huzurunu kaçırarak, tamamiyle siyasi olarak taraflı bir biçimde insanları ayrıştırıyor, kutuplaştırıyor ve sizin tertemiz duygularınızla oynayarak ülkede hak-hukuk olmadığına dair söylemlerle manipüle ediyor gibi iddialar var anlayacağınız.
ayrıca diyanet işleri başkanı ali erbaş'ın kur'an'da eşcinsellikle ilgili geçen yasaklayıcı cümleleri söylediği an büyük bir kısmı alevi vatandaşlarımızdan oluşan ankara barosu'nun halkı diyanet'e karşı kışkırtması olayı da buna dayandırılıyor bazı insanlardan tarafından.
ha bu arada, hüsoyeka'nın içindeki 7 kişiden 5'i alevi kökenlidir. bunun haricinde devlet sırlarını açığa çıkaran eren erdem ve terör sempatizanı selehattin demirtaş'a 50.000 tl'yi tazminat olarak devlete ödetecek kararı veren ayöme'nin başındaki isim de zamanında mehmet moğultay ve seyfi oktay'ın çok sevdiği adamlardandır. Bir şekilde yükseklere getirilmiş bir isimdir.
(bkz: yargıda alevi tahakkümü/#43255242)
(bkz: mehmet moğultay/#43256117)
yani uzun lafı kısası anlayacağınız, fetö denilen ouroboros çocuğu yılanlara panzehir bulduk ama şu an çok daha büyük bir yılanın başını ezmeye çalışıyor birileri. çünkü hüsoyeka ve ayeme hala bu mezhepçi tahakkümü dayatanların elinde diye midir? Öyle bir şey var mıdır? Düşünün...
Kendisi de aynı dedesi gibi Ulu Önder Atatürk'ün izlerinden gitmekte ve ilkelerine son derece uymaktadır.
Hayatı fetö ouroboros çocuğu yılanlarıyla mücadeleyle geçmiş ve de bunun üstüne o yılanın zehrine panzehir bulunduktan sonra yargıdaki öteki mezhepçi tahakkümü bitirmeye ant içmiş bir isimdir.
Sırf bu yüzden bile mezhebi konusunda yargıdaki arkadaşları tam olarak ne olduğunu bilmez.
Lakin kendisi yargıdaki ilk kadrolaşma mezhepçi 'alevi' tahakkümünün destekçisi değildir.
Çünkü kendisi alevi değildir. Burada bazıları konuyu çarpıtmak için böyle bir şey yazmışlar kendisi hakkında benim yazdıklarımın üstüne ki, kendisi var olan bir alevi tahakkümü mevcudiyeti var ise bunu desteklediği için yürüyüşe katılmamış izlenimi oluştursun. Çok güldüm açıkçası.
Tam aksine, kendisi böyle bir yargıda ilk kadrolaşma olan mezhepçi alevi tahakkümüne karşı olduğu için bu yürüyüşe katılmamıştır.
Neden mi söz ediyorum?
Biliyorsunuz şu an baro başkanları Ankara'ya doğru bir yürüyüşte bulunuyor. Büyük bir kısmı bilinçli bir şekilde taraflı ve küçük bir kısmı manipüle edilen temiz yüreklilerin katıldığı bir yürüyüş...
Peki Metin Feyzioğlu neden bu insanlarla yan yana değil?
Uzun uzun anlatayım...
ülkemizde seyfi oktay ve mehmet moğultay zamanında, yargıda mezhepçi bir kadrolaşma, alevi tahakkümü başlamıştı.
ben de bir savcının oğlu olarak bu durumdan oldukça mağdur oldum çünkü babam türkçü olduğu ve oruç tuttuğu için tayini hep şırnak, van, hakkari gibi bölgelere çıkarken alevi arkadaşları istanbul, izmir, ankara dışında yerinden kıpırdamıyordu...
ayrıca bu kemal kılıçdaroğlu'nun kankası olan mehmet moğultay'ın bir ara çalışma bakanıyken işçi emeklilerine maaşlarını geciktirmesi olayı vardı ramazan-kurban bayramlarında ve açıklaması direkt "kurbanlık alırsınız diye ödeme yok" olurdu.
görsel
görsel
görsel
kendisinin yargıda mezhepçi alevi tahakkümü ve kadrolaşmasını başlattığına ve kendi mezhebi dışında herkesi kadro dışı bıraktığına inanmıyorsanız lütfen bu yollayacağım aşağıdaki video'yu izleyin.
https://www.youtube.com/watch?v=7DPxEJxD8jM
ne diyor kendisi?
"eskiden sınavlar olurdu. sınavların yapılacağı tarih kimseye bildirilmezdi. bilinmedik gazetelerde ilanlar yapılırdı. örgütün sınava girmesini sağlamışız! yanlış mı yapıyoruz!"
"yapılacak en akıllı hareket kendi devr-i iktidarında örgütleneceksin... kadrolaşacaksın ve bu kadrolar günün birinde gelecek, büyüyecek ve sizin yolunuzu açacak!"
"bu örgüte kadro vermeyecekler, kime verecekler? mhp'ye mi verecekler?"
arkadaşlar örgüt dediği kim?
örgüt dediği shp.
shp aslında neydi bilir misiniz peki? hiç merak ettiniz mi? hani hep diyoruz ya, shp'leşen chp diye...
ya da shp'lileşen chp diye... her neyse.
shp aslında mezhep odaklı bir parti olup, sadece belli bir mezhebe tabi olanların etrafında toplandığı bir parti olmuştu zaman içerisinde.
ayrıca başka bir konuşmasında "örgütteki bizden olan chp'lileri almayıpta, ülkücüleri mi alalım, sünni şeriatçıları mı alalım?" demişti.
şimdi bu nasıl oluyor yahu diyeceksiniz biliyorum.
zaman içerisinde shp darbe sonrası chp'nin içinde filizlenip, bu mezhepçi anlayışıyla kök salmıştır.
bugün bunun en somut kanıtı kemal kılıçdaroğlu, canan kaftancıoğlu, eren erdem, sera kadıgil, sezgin tanrıkulu, veli ağbaba, barış yarkadaş, şerdil dara odabaşı gibi ve sayamayacağım pek çok ismin chp'nin en yüksek mevkilerinde yer almasıdır.
ayrıca bu olay tarihimize yargıda ilk ve en büyük haksız, hukuksuz kadrolaşma olarak geçmiştir.
hala da etkisinden kurtulamadık görüldüğü üzere ne yazık ki...
aslında şuan seyfi oktay ve mehmet moğultay'ın çok sevdiği arkadaşları hala ırkını, mezhebini gizleyerek ve atatürkçülük maskesi altında ülkenin huzurunu kaçırarak, tamamiyle siyasi olarak taraflı bir biçimde insanları ayrıştırıyor, kutuplaştırıyor ve sizin tertemiz duygularınızla oynayarak ülkede hak-hukuk olmadığına dair söylemlerle manipüle ediyor gibi iddialar var anlayacağınız.
ayrıca diyanet işleri başkanı ali erbaş'ın kur'an'da eşcinsellikle ilgili geçen yasaklayıcı cümleleri söylediği an büyük bir kısmı alevi vatandaşlarımızdan oluşan ankara barosu'nun halkı diyanet'e karşı kışkırtması olayı da buna dayandırılıyor bazı insanlardan tarafından.
ha bu arada, hüsoyeka'nın içindeki 7 kişiden 5'i alevi kökenlidir. bunun haricinde devlet sırlarını açığa çıkaran eren erdem ve terör sempatizanı selehattin demirtaş'a 50.000 tl'yi tazminat olarak devlete ödetecek kararı veren ayöme'nin başındaki isim de zamanında mehmet moğultay ve seyfi oktay'ın çok sevdiği adamlardandır. Bir şekilde yükseklere getirilmiş bir isimdir.
(bkz: yargıda alevi tahakkümü/#43255242)
(bkz: mehmet moğultay/#43256117)
yani uzun lafı kısası anlayacağınız, fetö denilen ouroboros çocuğu yılanlara panzehir bulduk ama şu an çok daha büyük bir yılanın başını ezmeye çalışıyor birileri. çünkü hüsoyeka ve ayeme hala bu mezhepçi tahakkümü dayatanların elinde diye midir? Öyle bir şey var mıdır? Düşünün...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar