bugün
- karton toplayan prenses ve yedi penisler7
- laikliğin halka sorulmadan getirilmesi25
- mokv geldi mi7
- kadınların aradığı erkek modeli11
- bu ülkede pezevenkler kemalisttir18
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle31
- özel'in talebiyle zeyrek'e 950 bin euro verdim15
- kendi değerini başkalarının gözünden ölçen insan8
- güne iyi başlatan şeyler3
- emlak katılım'ın halka arzı ve banka birleşmesi2
- gül gibi kız olma kriterleri9
- haça gerilmek3
- sözlükte kaos2
- 7 haziran 2026 venezuela türkiye maçı6
- feyza civelek2
- 5 haziran 2026 san marino bangladeş maçı2
- bakir yazarlar2
- her gün mastürbasyon yapmak hastalıklı mıdır7
- penis deliğinden içeri giren kene10
- üniversite hayatı8
- deniz görmeden yaşayamam insanı2
- en gey özelliğiniz10
- kürtlerin vatan haini olmakla haklı olması4
- otomatik vites araba kullanan erkek3
- mesai bittiği gibi çıkmanın ayıp sayılması8
- tatile çıkılmayacak arkadaş tipleri4
- sevgilinin en yakın arkadaşı ile yatmak5
- memurların asgari ücret alması5
- nivea caring beauty3
- yakışıklı olmanın zararları5
- bir hatunu kıvama getirip yatağa atmak7
- göt deliği yalatmak11
- ilk buluşmada sakso çekmeye yeltenen kız7
- bütün davranışların şaklabanlık olması2
- ali cabbar5
- anın görüntüsü27
- admin de insan3
- ilişkilerin flörte dönüşememe sebebi3
- bu dünyaya çocuk getirmek17
- 50 bin dolara götünü açarak çarşıda koşar mısın4
- tinder'dan hatun düşürmek4
- sokakta kedi görünce akla nervio'nun gelmesi3
- günü gününe uymamak5
- evlilik masrafları14
- gocu ve ktç'yi üst üste koymak4
- 5 haziran 20264
- chp'nin en kötü genel başkanı6
- gelmiş geçmiş en iyi stoper7
- altın bozdurup araba alınır mı2
- kürdistan kurulursa huzurun geleceği gerçeği3
Turhan Feyzioğlu gibi Atatürkçülüğü özüne kadar doğru anlamış ve yaşamış olan eşsiz bir dedenin eşsiz bir torunu.
Kendisi de aynı dedesi gibi Ulu Önder Atatürk'ün izlerinden gitmekte ve ilkelerine son derece uymaktadır.
Hayatı fetö ouroboros çocuğu yılanlarıyla mücadeleyle geçmiş ve de bunun üstüne o yılanın zehrine panzehir bulunduktan sonra yargıdaki öteki mezhepçi tahakkümü bitirmeye ant içmiş bir isimdir.
Sırf bu yüzden bile mezhebi konusunda yargıdaki arkadaşları tam olarak ne olduğunu bilmez.
Lakin kendisi yargıdaki ilk kadrolaşma mezhepçi 'alevi' tahakkümünün destekçisi değildir.
Çünkü kendisi alevi değildir. Burada bazıları konuyu çarpıtmak için böyle bir şey yazmışlar kendisi hakkında benim yazdıklarımın üstüne ki, kendisi var olan bir alevi tahakkümü mevcudiyeti var ise bunu desteklediği için yürüyüşe katılmamış izlenimi oluştursun. Çok güldüm açıkçası.
Tam aksine, kendisi böyle bir yargıda ilk kadrolaşma olan mezhepçi alevi tahakkümüne karşı olduğu için bu yürüyüşe katılmamıştır.
Neden mi söz ediyorum?
Biliyorsunuz şu an baro başkanları Ankara'ya doğru bir yürüyüşte bulunuyor. Büyük bir kısmı bilinçli bir şekilde taraflı ve küçük bir kısmı manipüle edilen temiz yüreklilerin katıldığı bir yürüyüş...
Peki Metin Feyzioğlu neden bu insanlarla yan yana değil?
Uzun uzun anlatayım...
ülkemizde seyfi oktay ve mehmet moğultay zamanında, yargıda mezhepçi bir kadrolaşma, alevi tahakkümü başlamıştı.
ben de bir savcının oğlu olarak bu durumdan oldukça mağdur oldum çünkü babam türkçü olduğu ve oruç tuttuğu için tayini hep şırnak, van, hakkari gibi bölgelere çıkarken alevi arkadaşları istanbul, izmir, ankara dışında yerinden kıpırdamıyordu...
ayrıca bu kemal kılıçdaroğlu'nun kankası olan mehmet moğultay'ın bir ara çalışma bakanıyken işçi emeklilerine maaşlarını geciktirmesi olayı vardı ramazan-kurban bayramlarında ve açıklaması direkt "kurbanlık alırsınız diye ödeme yok" olurdu.
görsel
görsel
görsel
kendisinin yargıda mezhepçi alevi tahakkümü ve kadrolaşmasını başlattığına ve kendi mezhebi dışında herkesi kadro dışı bıraktığına inanmıyorsanız lütfen bu yollayacağım aşağıdaki video'yu izleyin.
https://www.youtube.com/watch?v=7DPxEJxD8jM
ne diyor kendisi?
"eskiden sınavlar olurdu. sınavların yapılacağı tarih kimseye bildirilmezdi. bilinmedik gazetelerde ilanlar yapılırdı. örgütün sınava girmesini sağlamışız! yanlış mı yapıyoruz!"
"yapılacak en akıllı hareket kendi devr-i iktidarında örgütleneceksin... kadrolaşacaksın ve bu kadrolar günün birinde gelecek, büyüyecek ve sizin yolunuzu açacak!"
"bu örgüte kadro vermeyecekler, kime verecekler? mhp'ye mi verecekler?"
arkadaşlar örgüt dediği kim?
örgüt dediği shp.
shp aslında neydi bilir misiniz peki? hiç merak ettiniz mi? hani hep diyoruz ya, shp'leşen chp diye...
ya da shp'lileşen chp diye... her neyse.
shp aslında mezhep odaklı bir parti olup, sadece belli bir mezhebe tabi olanların etrafında toplandığı bir parti olmuştu zaman içerisinde.
ayrıca başka bir konuşmasında "örgütteki bizden olan chp'lileri almayıpta, ülkücüleri mi alalım, sünni şeriatçıları mı alalım?" demişti.
şimdi bu nasıl oluyor yahu diyeceksiniz biliyorum.
zaman içerisinde shp darbe sonrası chp'nin içinde filizlenip, bu mezhepçi anlayışıyla kök salmıştır.
bugün bunun en somut kanıtı kemal kılıçdaroğlu, canan kaftancıoğlu, eren erdem, sera kadıgil, sezgin tanrıkulu, veli ağbaba, barış yarkadaş, şerdil dara odabaşı gibi ve sayamayacağım pek çok ismin chp'nin en yüksek mevkilerinde yer almasıdır.
ayrıca bu olay tarihimize yargıda ilk ve en büyük haksız, hukuksuz kadrolaşma olarak geçmiştir.
hala da etkisinden kurtulamadık görüldüğü üzere ne yazık ki...
aslında şuan seyfi oktay ve mehmet moğultay'ın çok sevdiği arkadaşları hala ırkını, mezhebini gizleyerek ve atatürkçülük maskesi altında ülkenin huzurunu kaçırarak, tamamiyle siyasi olarak taraflı bir biçimde insanları ayrıştırıyor, kutuplaştırıyor ve sizin tertemiz duygularınızla oynayarak ülkede hak-hukuk olmadığına dair söylemlerle manipüle ediyor gibi iddialar var anlayacağınız.
ayrıca diyanet işleri başkanı ali erbaş'ın kur'an'da eşcinsellikle ilgili geçen yasaklayıcı cümleleri söylediği an büyük bir kısmı alevi vatandaşlarımızdan oluşan ankara barosu'nun halkı diyanet'e karşı kışkırtması olayı da buna dayandırılıyor bazı insanlardan tarafından.
ha bu arada, hüsoyeka'nın içindeki 7 kişiden 5'i alevi kökenlidir. bunun haricinde devlet sırlarını açığa çıkaran eren erdem ve terör sempatizanı selehattin demirtaş'a 50.000 tl'yi tazminat olarak devlete ödetecek kararı veren ayöme'nin başındaki isim de zamanında mehmet moğultay ve seyfi oktay'ın çok sevdiği adamlardandır. Bir şekilde yükseklere getirilmiş bir isimdir.
(bkz: yargıda alevi tahakkümü/#43255242)
(bkz: mehmet moğultay/#43256117)
yani uzun lafı kısası anlayacağınız, fetö denilen ouroboros çocuğu yılanlara panzehir bulduk ama şu an çok daha büyük bir yılanın başını ezmeye çalışıyor birileri. çünkü hüsoyeka ve ayeme hala bu mezhepçi tahakkümü dayatanların elinde diye midir? Öyle bir şey var mıdır? Düşünün...
Kendisi de aynı dedesi gibi Ulu Önder Atatürk'ün izlerinden gitmekte ve ilkelerine son derece uymaktadır.
Hayatı fetö ouroboros çocuğu yılanlarıyla mücadeleyle geçmiş ve de bunun üstüne o yılanın zehrine panzehir bulunduktan sonra yargıdaki öteki mezhepçi tahakkümü bitirmeye ant içmiş bir isimdir.
Sırf bu yüzden bile mezhebi konusunda yargıdaki arkadaşları tam olarak ne olduğunu bilmez.
Lakin kendisi yargıdaki ilk kadrolaşma mezhepçi 'alevi' tahakkümünün destekçisi değildir.
Çünkü kendisi alevi değildir. Burada bazıları konuyu çarpıtmak için böyle bir şey yazmışlar kendisi hakkında benim yazdıklarımın üstüne ki, kendisi var olan bir alevi tahakkümü mevcudiyeti var ise bunu desteklediği için yürüyüşe katılmamış izlenimi oluştursun. Çok güldüm açıkçası.
Tam aksine, kendisi böyle bir yargıda ilk kadrolaşma olan mezhepçi alevi tahakkümüne karşı olduğu için bu yürüyüşe katılmamıştır.
Neden mi söz ediyorum?
Biliyorsunuz şu an baro başkanları Ankara'ya doğru bir yürüyüşte bulunuyor. Büyük bir kısmı bilinçli bir şekilde taraflı ve küçük bir kısmı manipüle edilen temiz yüreklilerin katıldığı bir yürüyüş...
Peki Metin Feyzioğlu neden bu insanlarla yan yana değil?
Uzun uzun anlatayım...
ülkemizde seyfi oktay ve mehmet moğultay zamanında, yargıda mezhepçi bir kadrolaşma, alevi tahakkümü başlamıştı.
ben de bir savcının oğlu olarak bu durumdan oldukça mağdur oldum çünkü babam türkçü olduğu ve oruç tuttuğu için tayini hep şırnak, van, hakkari gibi bölgelere çıkarken alevi arkadaşları istanbul, izmir, ankara dışında yerinden kıpırdamıyordu...
ayrıca bu kemal kılıçdaroğlu'nun kankası olan mehmet moğultay'ın bir ara çalışma bakanıyken işçi emeklilerine maaşlarını geciktirmesi olayı vardı ramazan-kurban bayramlarında ve açıklaması direkt "kurbanlık alırsınız diye ödeme yok" olurdu.
görsel
görsel
görsel
kendisinin yargıda mezhepçi alevi tahakkümü ve kadrolaşmasını başlattığına ve kendi mezhebi dışında herkesi kadro dışı bıraktığına inanmıyorsanız lütfen bu yollayacağım aşağıdaki video'yu izleyin.
https://www.youtube.com/watch?v=7DPxEJxD8jM
ne diyor kendisi?
"eskiden sınavlar olurdu. sınavların yapılacağı tarih kimseye bildirilmezdi. bilinmedik gazetelerde ilanlar yapılırdı. örgütün sınava girmesini sağlamışız! yanlış mı yapıyoruz!"
"yapılacak en akıllı hareket kendi devr-i iktidarında örgütleneceksin... kadrolaşacaksın ve bu kadrolar günün birinde gelecek, büyüyecek ve sizin yolunuzu açacak!"
"bu örgüte kadro vermeyecekler, kime verecekler? mhp'ye mi verecekler?"
arkadaşlar örgüt dediği kim?
örgüt dediği shp.
shp aslında neydi bilir misiniz peki? hiç merak ettiniz mi? hani hep diyoruz ya, shp'leşen chp diye...
ya da shp'lileşen chp diye... her neyse.
shp aslında mezhep odaklı bir parti olup, sadece belli bir mezhebe tabi olanların etrafında toplandığı bir parti olmuştu zaman içerisinde.
ayrıca başka bir konuşmasında "örgütteki bizden olan chp'lileri almayıpta, ülkücüleri mi alalım, sünni şeriatçıları mı alalım?" demişti.
şimdi bu nasıl oluyor yahu diyeceksiniz biliyorum.
zaman içerisinde shp darbe sonrası chp'nin içinde filizlenip, bu mezhepçi anlayışıyla kök salmıştır.
bugün bunun en somut kanıtı kemal kılıçdaroğlu, canan kaftancıoğlu, eren erdem, sera kadıgil, sezgin tanrıkulu, veli ağbaba, barış yarkadaş, şerdil dara odabaşı gibi ve sayamayacağım pek çok ismin chp'nin en yüksek mevkilerinde yer almasıdır.
ayrıca bu olay tarihimize yargıda ilk ve en büyük haksız, hukuksuz kadrolaşma olarak geçmiştir.
hala da etkisinden kurtulamadık görüldüğü üzere ne yazık ki...
aslında şuan seyfi oktay ve mehmet moğultay'ın çok sevdiği arkadaşları hala ırkını, mezhebini gizleyerek ve atatürkçülük maskesi altında ülkenin huzurunu kaçırarak, tamamiyle siyasi olarak taraflı bir biçimde insanları ayrıştırıyor, kutuplaştırıyor ve sizin tertemiz duygularınızla oynayarak ülkede hak-hukuk olmadığına dair söylemlerle manipüle ediyor gibi iddialar var anlayacağınız.
ayrıca diyanet işleri başkanı ali erbaş'ın kur'an'da eşcinsellikle ilgili geçen yasaklayıcı cümleleri söylediği an büyük bir kısmı alevi vatandaşlarımızdan oluşan ankara barosu'nun halkı diyanet'e karşı kışkırtması olayı da buna dayandırılıyor bazı insanlardan tarafından.
ha bu arada, hüsoyeka'nın içindeki 7 kişiden 5'i alevi kökenlidir. bunun haricinde devlet sırlarını açığa çıkaran eren erdem ve terör sempatizanı selehattin demirtaş'a 50.000 tl'yi tazminat olarak devlete ödetecek kararı veren ayöme'nin başındaki isim de zamanında mehmet moğultay ve seyfi oktay'ın çok sevdiği adamlardandır. Bir şekilde yükseklere getirilmiş bir isimdir.
(bkz: yargıda alevi tahakkümü/#43255242)
(bkz: mehmet moğultay/#43256117)
yani uzun lafı kısası anlayacağınız, fetö denilen ouroboros çocuğu yılanlara panzehir bulduk ama şu an çok daha büyük bir yılanın başını ezmeye çalışıyor birileri. çünkü hüsoyeka ve ayeme hala bu mezhepçi tahakkümü dayatanların elinde diye midir? Öyle bir şey var mıdır? Düşünün...
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
