bugün
- mazotun yarım litresi 50 tl17
- erkekler neden evlenmek ister8
- araba alınca yapılacak şımarıklıklar8
- kürdü sevin21
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya10
- boyun tutulması4
- güne almanca bir cümle bırak11
- hiç bir diktatör iç savaş çıkarmadan gitmez2
- saddam hüseyin8
- tavuk kanadı ne işe yarıyor sorunsalı11
- fren kaliperlerine baktır araçta ses var diyen kız3
- reddedilince brad pitt ten neyim eksik diyen erkek6
- yazarların öğle yemekleri3
- eksi karmalara meslek isimleri verilmesi4
- çakmak hırsızlığı2
- seri eksi veren ibne ye açık mektup3
- hava muhalefeti6
- karmamın bir gecede 15 puan birden düşmesi4
- çocukken en sevilen çizgi film2
- sözlük yazarlarının gerçek adları41
- hangi sözlük kızısın2
- vermio vs nervio3
- grup yorum uğurlama3
- gecenin korkunç yaratıkları7
- bakan gürlek borsa soruşturmasında dört tutuklama4
- ezik erkek psikolojisi2
- iblis'in sesini duymak14
- 28 bine çalışmak9
- cb külliyesinde türk bayrağı olmaması8
- kanadalı ünlüler10
- bik bik reis3
- mazotun litresi 101 lira35
- çağla idi22
- amerika5
- eski sevgilinin aylar sonra yazması17
- borsa faciasının ertesi günü ünlüler operasyonu3
- 17 eylül 2026 beşiktaş marsilya maçı15
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz46
- noldu bize sözlük2
- sabahları nefret edilen şeyler20
- aslan burcu6
- beni kaybettin diyen erkek14
- pipinin ortasında kıllar çıkması5
- arkadaşlar yeni işe başladım16
- arkadaşlar bir şey danışacağım11
- arkadaşlar nasılsınız3
- ekonomi iyiken de akpye oy vermeyenler26
- yazarların yapmayı düşündükleri çocuk sayısı15
- sözlükteki kaliteli yazarlar41
- bal tereyağ kaşar peynir ve çay4
Öncelikle şu konuda bir anlaşalım. Sinemadan mükemmel anlamıyorum, hatta nazarımda anlıyor bile sayılmam. Sadece anlamaya çalışıyorum. Bunun için de araştırmalar yapmaktayım. Benim için 2 saatlik filmin uzunluğu asla 2 saat değildir. Film bittikten sonra filmle ilgili araştırmalar yaparım. Bazısını 10 dakika araştırırım, bazısını günlerce. Alfred Hitchcock’un Psycho filmini izledikten sonra çok etkilenmiştim ve herhalde en uzun film uzunluğu benim için o filmdir. En uzun olmasa bile ilk 5'e girer. Filmi izlemeyi bitirdikten sonra yaklaşık 10 gün filmle ilgili araştırmalar yaptım. Freudyen bakış açılarından tutun uzun uzun çekim tekniklerine kadar her şeyi notlar aldım. Tabii bunu kişisel bir hobi olarak yapıyordum. Sonra dedim ki neden yazmıyorum ki bu notlarımı? Başlıktan da anlayacağınız üzere bu yazma olayına başladığım film ilgimi çok çeken bir sinema türü değil. Hatta çoğu insanın garipsediği, beğenmediği film. Bakalım ben nasıl buldum?
Filmin açılış sahnesinde, ana karakterimiz olan Ishaan’ı su oluğundaki balıkları yakalamaya çalışırken görüyoruz, üzerinde okul kıyafeti var. Okul servisindeki görevli ona bağırmasına ve korna sesine rağmen dikkati balıkta. Daha ilk sahneden çocukta zihinsel bir problem olduğu seyirciye anlatılmaya çalışılıyor. ilerleyen sahnelerde dikkatinin çok çabuk dağıldığını, çoğu konuda dikkat eksikliği çektiğini, okuldaki başarısızlıklarını, kimseyle anlaşamayıp otist bir yaklaşım sergilemesini, diğer çocuklarla kavga ettiğini, babasından şiddet gördüğünü görüyoruz. Fakat burada çok önemli bir ayrıntı var: Ağabeyi.
Yahu şu kısmı da atlamak istemiyorum: Çoğu sahnenin çekimi gerçekten kötü. Hayır, hayır merak etmeyin. Bu filmde klasik Hint filmlerinde olduğu gibi bir anda garip bir tonla başlayan müzik ve o müziğin etrafında dostuyla düşmanıyla dans eden insanlar yok. Bu filmde de müzik var fakat öyle iyi kotarılmış ki benim hoşuma gitti. Yani şöyle hoşuma gitti: illa müzikli sahne olacaksa böyle olsun. Yoksa hiç istemiyoruz böyle bir şey. Şaka şaka. Aslında çok da bilgim yok. Genelde izlediğim Hint filmleri gereksizce uzun ve Türk dizisi kıvamında uzun bakışmalar ve müzikle geçen dakikaları içeriyor. Bu filmde özellikle annenin evdeki 3 eril için nasıl didindiğini gösteren klip buna güzel örneklerden. Aamir kaptın buradan puan he. Haydi yine iyisin.
Neyse konumuza dönelim. Bu bizdeki çok çalışkan, çok zeki komşu çocuğu var ya bu filmde bu çocuk Ishaan’ın öz ağabeyi. işte burası çok kritik. Ağabeyi okuldaki başarıları, spor faaliyetlerindeki başarıyla ailesinin göğsünü kabartıyor iken Ishaan ağabeyinin tam tersi. Sürekli bir sorun, sürekli bir disiplinsizlik hali. Babanın da canına tak ediyor: Hop yatılı okula. Yatılı okulda da aynı şeyler falan fıstık. Ta ki nereye kadar: Aamir Khan is coming folks.
Zaten filmin yarısı bitti. Uzun bir süre çocuğun okulda yaşadığı sorunları izledik. Aamir Khan gelince çocuğu fark eder, disleksi olduğunu öğrenir, kendisi de disleksidir zaten, empati yapar, çocuğa yardımcı olur bla bla. Dur dur dur, ne yapıyorsun sen ya? Herhalde filmde herkesin sevdiği kısımlar bu kısımlar. Fakat ben şimdi bu kısımları bir cümleyle anlatınca sorun olabilir galiba. Ama bunu yapma sebebimi şimdi açıklıyorum.
Bir çırpıda bitmesi ve çocuğun bir hastalığı olduğundan itibaren zaten böyle bir olaylar silsilesinin yaşanacağını bilmemiz. Çocukların hayatını değiştiren öğretmenler gibi bir konu çerçevesinde güzelce ve uzunca işlenmiş. Bunu izleyip de heveslenmeyen öğretmen yoktur. Çünkü çok güzel bir duygu bir çocuğun hayatına pozitif bir katkıda bulunmak. Öğretmen değilim fakat zamanında özel ders vermişliğimiz vardır, bu da böyle biline. Çok goygoy yaptım, farkındayım. Hemen devam ediyorum.
Bizim insanımız tarafından beğenilmesinin sebebi ise toplumsal normlarımız olabilir. Küçüklükten itibaren ilerideki hayatı için yetiştirilmeye başlanan, çocukluğu hiçe sayılan, kafasını test kitaplarından kaldıramayan, aileleri tarafından sürekli yarıştırılmaya, ders çalıştırılmaya zorlanan bir nesiliz biz. Sadece bizim neslimiz değil, bizden öncekiler de bizden sonrakiler de öyle. Filmin anlattığı “ulan her şey matematik, fen değil, sanat var lan sanat”, “her çocuk özeldir” gibi şeyler aslında film kendi matematiğinde kotaramıyor. O çocuk yine matematik, fen öğrenmek zorunda kalıyor. Çünkü sistem onu gösteriyor. Film zaten bu konuları kör göze parmak şeklinde anlatıyor. Film bittikten sonra saatlerce psikolojik çıkarım yapacak derinlikte değil. Sosyolojik çıkarımlar yapılabilir ama zaten hali hazırda bilinen, film çıkmadan öncesinde de çoktandır bilinen konular filmin anlattığı konular. Mesele Türk yapımı Sınav diye bir film var. O da bu konulara farklı bir şekilde değiniyor. Şimdi düşünüce o film bu filmden iyi bence.
Yazı çok uzun oldu ve bir bok anlatmadım. Şuna da değinmek istiyorum. Resim yarışmasının sonunda Ishaan kazanıyor ve Aamir Ağabeyimizle sarılıyorlar ya, bitir işte şu filmi orada. Kardeşim neden mutluluk mastürbasyonu yapıyorsun? Ailesi Ishaan’ın durumunu öğrenmek için okula gelir, mutlu olurlar, tüm öğretmenleri mutludur, ailesi Aamir Khan’a karşı mahcuptur falan. Ne gerek var? Resim yarışmasının son hali zaten bize onların olacağını düşündürtüyor, tamam filmi uzatmak isteyebilirsin ama bu bildiğin mutluluk mastürbasyonu. Duygusallaşan seyirciyi filme daha da çok çekmek için. Seyirci zaten o sonda o tatmini alıyor. Bırak seyirci hayal etsin sonunu.
Aklıma gelmişken de yazayım. Matematik sınavındayken çocuğun hayal gücünün yansıtıldığı o sahne, o gezegenli sahne gerçekten güzeldi. 3x9'un nasıl 3 çıktığını çok güzel bir şekilde açıklıyor film. Şunu da es geçmeyeyim, çocuk uzaya aşık gibi bir şey. Hayalinde sürekli uzay, evinin odası gezegenler, yıldızlar. Film ilerledikçe ona dair bir şey bulmak istedim fakat ikinci yarısında ona dair hiçbir şey yoktu. Senin canın sağolsun Aamir Khan.
Filme puanım: Meeeeh!
https://medium.com/@rigga...%87ncelemesi-4a86e4752753
Filmin açılış sahnesinde, ana karakterimiz olan Ishaan’ı su oluğundaki balıkları yakalamaya çalışırken görüyoruz, üzerinde okul kıyafeti var. Okul servisindeki görevli ona bağırmasına ve korna sesine rağmen dikkati balıkta. Daha ilk sahneden çocukta zihinsel bir problem olduğu seyirciye anlatılmaya çalışılıyor. ilerleyen sahnelerde dikkatinin çok çabuk dağıldığını, çoğu konuda dikkat eksikliği çektiğini, okuldaki başarısızlıklarını, kimseyle anlaşamayıp otist bir yaklaşım sergilemesini, diğer çocuklarla kavga ettiğini, babasından şiddet gördüğünü görüyoruz. Fakat burada çok önemli bir ayrıntı var: Ağabeyi.
Yahu şu kısmı da atlamak istemiyorum: Çoğu sahnenin çekimi gerçekten kötü. Hayır, hayır merak etmeyin. Bu filmde klasik Hint filmlerinde olduğu gibi bir anda garip bir tonla başlayan müzik ve o müziğin etrafında dostuyla düşmanıyla dans eden insanlar yok. Bu filmde de müzik var fakat öyle iyi kotarılmış ki benim hoşuma gitti. Yani şöyle hoşuma gitti: illa müzikli sahne olacaksa böyle olsun. Yoksa hiç istemiyoruz böyle bir şey. Şaka şaka. Aslında çok da bilgim yok. Genelde izlediğim Hint filmleri gereksizce uzun ve Türk dizisi kıvamında uzun bakışmalar ve müzikle geçen dakikaları içeriyor. Bu filmde özellikle annenin evdeki 3 eril için nasıl didindiğini gösteren klip buna güzel örneklerden. Aamir kaptın buradan puan he. Haydi yine iyisin.
Neyse konumuza dönelim. Bu bizdeki çok çalışkan, çok zeki komşu çocuğu var ya bu filmde bu çocuk Ishaan’ın öz ağabeyi. işte burası çok kritik. Ağabeyi okuldaki başarıları, spor faaliyetlerindeki başarıyla ailesinin göğsünü kabartıyor iken Ishaan ağabeyinin tam tersi. Sürekli bir sorun, sürekli bir disiplinsizlik hali. Babanın da canına tak ediyor: Hop yatılı okula. Yatılı okulda da aynı şeyler falan fıstık. Ta ki nereye kadar: Aamir Khan is coming folks.
Zaten filmin yarısı bitti. Uzun bir süre çocuğun okulda yaşadığı sorunları izledik. Aamir Khan gelince çocuğu fark eder, disleksi olduğunu öğrenir, kendisi de disleksidir zaten, empati yapar, çocuğa yardımcı olur bla bla. Dur dur dur, ne yapıyorsun sen ya? Herhalde filmde herkesin sevdiği kısımlar bu kısımlar. Fakat ben şimdi bu kısımları bir cümleyle anlatınca sorun olabilir galiba. Ama bunu yapma sebebimi şimdi açıklıyorum.
Bir çırpıda bitmesi ve çocuğun bir hastalığı olduğundan itibaren zaten böyle bir olaylar silsilesinin yaşanacağını bilmemiz. Çocukların hayatını değiştiren öğretmenler gibi bir konu çerçevesinde güzelce ve uzunca işlenmiş. Bunu izleyip de heveslenmeyen öğretmen yoktur. Çünkü çok güzel bir duygu bir çocuğun hayatına pozitif bir katkıda bulunmak. Öğretmen değilim fakat zamanında özel ders vermişliğimiz vardır, bu da böyle biline. Çok goygoy yaptım, farkındayım. Hemen devam ediyorum.
Bizim insanımız tarafından beğenilmesinin sebebi ise toplumsal normlarımız olabilir. Küçüklükten itibaren ilerideki hayatı için yetiştirilmeye başlanan, çocukluğu hiçe sayılan, kafasını test kitaplarından kaldıramayan, aileleri tarafından sürekli yarıştırılmaya, ders çalıştırılmaya zorlanan bir nesiliz biz. Sadece bizim neslimiz değil, bizden öncekiler de bizden sonrakiler de öyle. Filmin anlattığı “ulan her şey matematik, fen değil, sanat var lan sanat”, “her çocuk özeldir” gibi şeyler aslında film kendi matematiğinde kotaramıyor. O çocuk yine matematik, fen öğrenmek zorunda kalıyor. Çünkü sistem onu gösteriyor. Film zaten bu konuları kör göze parmak şeklinde anlatıyor. Film bittikten sonra saatlerce psikolojik çıkarım yapacak derinlikte değil. Sosyolojik çıkarımlar yapılabilir ama zaten hali hazırda bilinen, film çıkmadan öncesinde de çoktandır bilinen konular filmin anlattığı konular. Mesele Türk yapımı Sınav diye bir film var. O da bu konulara farklı bir şekilde değiniyor. Şimdi düşünüce o film bu filmden iyi bence.
Yazı çok uzun oldu ve bir bok anlatmadım. Şuna da değinmek istiyorum. Resim yarışmasının sonunda Ishaan kazanıyor ve Aamir Ağabeyimizle sarılıyorlar ya, bitir işte şu filmi orada. Kardeşim neden mutluluk mastürbasyonu yapıyorsun? Ailesi Ishaan’ın durumunu öğrenmek için okula gelir, mutlu olurlar, tüm öğretmenleri mutludur, ailesi Aamir Khan’a karşı mahcuptur falan. Ne gerek var? Resim yarışmasının son hali zaten bize onların olacağını düşündürtüyor, tamam filmi uzatmak isteyebilirsin ama bu bildiğin mutluluk mastürbasyonu. Duygusallaşan seyirciyi filme daha da çok çekmek için. Seyirci zaten o sonda o tatmini alıyor. Bırak seyirci hayal etsin sonunu.
Aklıma gelmişken de yazayım. Matematik sınavındayken çocuğun hayal gücünün yansıtıldığı o sahne, o gezegenli sahne gerçekten güzeldi. 3x9'un nasıl 3 çıktığını çok güzel bir şekilde açıklıyor film. Şunu da es geçmeyeyim, çocuk uzaya aşık gibi bir şey. Hayalinde sürekli uzay, evinin odası gezegenler, yıldızlar. Film ilerledikçe ona dair bir şey bulmak istedim fakat ikinci yarısında ona dair hiçbir şey yoktu. Senin canın sağolsun Aamir Khan.
Filme puanım: Meeeeh!
https://medium.com/@rigga...%87ncelemesi-4a86e4752753
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar