bugün
- uludağ sözlüğün hacklenmesi14
- kolye142
- bik bik'in hacker'a yalakalık yapması5
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi5
- sözlük elden gidiyor3
- erlik5
- cep telefonu17
- nokia16
- günün sözü6
- pazarları çizgi film izlemek için erken uyanmak3
- rüzgar12
- türkiye'nin kıymeti bilinmemiş şarkıcıları4
- bal10
- pizza bira ikilisi4
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- lale14
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı22
- abd de futbol sahasına kamyonet dalması2
- var olmak için ne yaptınız13
- pazar günleri ekmek almak3
- asla evlenilmeyecek erkekler5
- pazar günü erken kalkmak3
- sevgiliye uzaktan bakmak3
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver10
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- evi ev yapan şeyler14
- kaplan17
- bileklik19
- kader4
- fil9
- yogartiksen39
- aslan15
- billie eilish'in memeleri7
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- kuş5
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek48
- at6
- sevgili nedir7
- başka birinin ayağını yalamış erkekle evlenmek7
- eskortluk yapan sözlük yazarı25
- gül7
- brezilya7
- kim kimi neden sevmiyor14
- galatasaray19
- duayı bencil bir iş haline getirmek5
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı84
- ankara8
- galatasaray balı2
ben büyümek kelimesinin anlamını 13 yaşında, yatılı okul köşelerinde öğrendim. çocuk kalmak zordur o soğuk yatakhanelerden, kalabalık yemekhanelere inerken umutsuzca. ama ben içimdeki çocuğun büyümesini elimden geldiği kadar geciktirdim.
çok farklı evrelerden geçirdi dünya beni, pes edip büyümeyi kabullenmem için. kimi zaman, ben ölümden korktum; kimi zaman ölüm benden korktu. öyle zamanlar geldi ki uçurumdan kendimi atmamak için sebep bulamaz oldum, öyle zamanlar da geldi ki sımsıkı tuttum hayatın elini; hiç bırakmak istememişçesine.
aslında çok da fazla zaman geçmedi ben bu savaşa başlayalı. yani 14 kasım 1990'da ağlayarak ilk silahımı öğrendiğimden bu yanı alt tarafı 18 sene geçmiş. ama dünya, bu 18 seneyi içimdeki çocuk için çok gördü belki. durmadan savaştı, yorulmadan, tükenmeden. çok hayal kurdum, bazılarını daha tamamlanmadan kefene sardım kendi ellerimle. çok rüya gördüm, kabuslarımın yanında bir hiç kaldılar bazen. çok dala tutundum, daha ben tutunmadan kırıldı hepsi. ama en güçlü fırtınaya karşı bile usanmadan kanat çırpmaya devam ettim.
en karanlık anda bile gülümsemeyi becerebilim ben.
çok kişi gördü sessizce ağlarken beni, ama hiçbiri somradı gözyaşlarımın sebebini. soranlar da gülüp geçti belki zaman geldiğinde. gülüp geçenler de gün gelince pişman oldu, yüzsüzce geri döndü bazen. dost diyecek çok az kişi buldum, ama yetinmeyi bildim o bulduğum öz dostlarla.
ama ne zaman anladım ki, doğruları doğru yapan aslında sadece yanlışlarmış; o zaman anladım ki büyüme vaktim gelmiş artık. zaten 18 sene ne verdi ki bana çocukluğum. belki de pes etme vakti çoktan gelmiştir.
18. kata 3 basamak kala, çocukluğuma elveda....
kınıx \ sibino
Eylül 2008
çok farklı evrelerden geçirdi dünya beni, pes edip büyümeyi kabullenmem için. kimi zaman, ben ölümden korktum; kimi zaman ölüm benden korktu. öyle zamanlar geldi ki uçurumdan kendimi atmamak için sebep bulamaz oldum, öyle zamanlar da geldi ki sımsıkı tuttum hayatın elini; hiç bırakmak istememişçesine.
aslında çok da fazla zaman geçmedi ben bu savaşa başlayalı. yani 14 kasım 1990'da ağlayarak ilk silahımı öğrendiğimden bu yanı alt tarafı 18 sene geçmiş. ama dünya, bu 18 seneyi içimdeki çocuk için çok gördü belki. durmadan savaştı, yorulmadan, tükenmeden. çok hayal kurdum, bazılarını daha tamamlanmadan kefene sardım kendi ellerimle. çok rüya gördüm, kabuslarımın yanında bir hiç kaldılar bazen. çok dala tutundum, daha ben tutunmadan kırıldı hepsi. ama en güçlü fırtınaya karşı bile usanmadan kanat çırpmaya devam ettim.
en karanlık anda bile gülümsemeyi becerebilim ben.
çok kişi gördü sessizce ağlarken beni, ama hiçbiri somradı gözyaşlarımın sebebini. soranlar da gülüp geçti belki zaman geldiğinde. gülüp geçenler de gün gelince pişman oldu, yüzsüzce geri döndü bazen. dost diyecek çok az kişi buldum, ama yetinmeyi bildim o bulduğum öz dostlarla.
ama ne zaman anladım ki, doğruları doğru yapan aslında sadece yanlışlarmış; o zaman anladım ki büyüme vaktim gelmiş artık. zaten 18 sene ne verdi ki bana çocukluğum. belki de pes etme vakti çoktan gelmiştir.
18. kata 3 basamak kala, çocukluğuma elveda....
kınıx \ sibino
Eylül 2008
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar