bugün
- balık yanına en yakışan çorba9
- sinek as'ın sözlüğe vedası6
- bik bik'in mutfağına konuk olmak4
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın16
- chatgpt varken bir sevgiliye ihtiyaç duymak20
- ismail kartal vs okan buruk2
- sizin seksten başka derdiniz yok mu aq2
- müslüm gürses'i herkesin sevmesi6
- mustafa sarıgül'ün babanızla arkadaş olması3
- arkadaşlar öldünüz mü10
- kedi eti3
- askerde özlenen şeyler11
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri15
- anal ilişki yaparsak hemoroid olur muyuz10
- haklısın özür dilerim seni seviyorum diyen kadın6
- pazardan ananas aldırdım deyip gülen mal nesil2
- beslenme2
- 40 yaşında halen sürpriz yumurta alan insan4
- nemlendirici krem20
- 43 bin yaşlının ölümünde ağır ihmal4
- şaka maka bir ayda kilo vermek2
- nev19
- atatürk'ün en büyük düşmanı2
- 3000 yıldır uyuyan mumyayı uyandırmak2
- gocu nerede gocu9
- anın görüntüsü19
- keşke atatürk hiç doğmasaydı diye düşünen yobaz4
- sikerim böyle hayatı deyip kırklareli ne yerleşmek12
- atatürk'ün islam ile değil emevi diniyle savaşması4
- evli kadına bin lira verip ilişkiye girmek4
- fenerbahçe medyası2
- herkes hakkını helal etsin sözlüğü bırakıyorum7
- yapay zekayı destekleyen mallar4
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat41
- istanbul da gece hayatı2
- telefonlardaki görüntüler porno sitelere satılıyor3
- kobra takibi3
- cihangir ç2
- nissan micra kullanan erkek11
- kadir mısıroğlunun yezid hayranlığı3
- recep ivedik 84
- clio klitorisin kısaltılmışıdır5
- sabah menemen yaparken kış güneşi dinlemek3
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- sevgiliye gezme sözü vermek2
- öğretmenlerin teneffüse ihtiyacı olması5
- türkiyenin insan haklarında dünya 143üncüsü olması17
- chp osmanlı gibidir2
- fon vurgunu53
- sözlükte özel mesaj ile fotoğraf gönderememek24
emma ehapplin, asıl adı Marie-Ange chapelain. 19 mayıs 1974'de paris'in güney banliyölerinde doğdu. polis bir babanın ve sekreter bir annenin 3. çocuğuydu. çocukluğunun ilk yılları erkek çocuklarınkinden farksızdı. futbola ve ağaçlara tırmanmayı diğer kız çocuklarının oyunlarına tercih ediyordu. müzik ve şarkı söylemek ise ona çok uzak terimlerdi.
marie-ange'in hayatı, 14 yaşındayken bir arkadaşının onu müzik öğretmeniyle tanıştırmasıyla yön değiştirdi. aynı zamanda eski bir şarkıcı olan 70 yaşındaki bu öğretmen, marie-ange'e ders vermeye başladı. daha önce çok sıkıcı bulduğu için ders çalışmanın hiçbir formuna ilgi göstermemiş olan marie-ange, müziğe bir anda tutkuyla bağlandı. bütün boş zamanlarını sesini geliştirmek için harcayan genç marie-ange, öğretmeninin denetiminde yakın zamanda iyi bir soprano sese sahip oldu.
gerçekleştirdiği bu büyük ilerlemeye rağmen ailesinden beklediği desteği görmeyen marie-ange, aksine, aldığı derslerin 1 yılı aşması üzerine ailesinin aldığı dersleri durdurma ve onu, katıldığı okul korosundan aldırma kararıyla karşılaştı. bunun sebebi ise, ailesinin, anne mesleği olan sekreterlik gibi ciddi bir meslek dalında kariyer yapmasını istemeleri ve müzisyenliği yeterince ciddi bulmamalarıydı. bu dönem, genç marie-ange için oldukça sancılı bir dönem oldu. ailesinin karşı çıkmasına rağmen, profesyonel bir müzisyen olarak kariyer yapma isteğine sonuna kadar sahip çıktı. kendisini gizliden gizliye mozart'ın sihirli flüt operasında queen of the night aryasını söylerken düşlüyordu.
kariyerinin başlangıcı olarak aldığı ilk görev ise bu düşten oldukça uzaktı. marie-ange, yerel bir hard rock grubu olan north wind 'in solistlik teklifini hiç düşünmeden kabul etti. gruba katılmasını takip eden 3 yıl boyunca marie-ange, soprano ses özelliklerini tamamen bir kenara bırakarak, north wind 'in şarkı sözlerine daha uygun olan derinleştirilmiş ses yeteneklerini mükemmelleştirmeye başladı. ayrıca, ailesinin isteklerine sonunda dayanamayarak solistlikle eş zamanlı olarak sekreterlik okuluna gitmeye başladı. marie-ange, 18 yaşındayken girdiği sekreterlik sınavlarında başarılı olamadı, ama bu sonuç onu pek de üzmüşe benzemiyordu.lakin genç marie-ange'in varolduğunu düşlediği dünyada sekreterliğe yer yoktu.
marie-ange, 19 yaşına geldiğinde ailesiyle yaşadığı evden taşınıp paris'te kendi tuttuğu apartman dairesine taşındı. gruptayken sahne ismini emma olarak değiştirmişti. büyük bir şehirde yaşamanın zorlukları, herkesin olduğu kadar emma'nın en büyük problemlerinden biri oldu. geçimini sağlayabilmek için birçok düzensiz işde çalıştı. ama bunun emma'yı çok rahatsız ettiği söylenemezdi. artık kendi özgürlüğünü kazanmış biri olarak, yeniden müzisyenlik için çalışmalarına devam edebilirdi. gerçektende kısa bir süre sonra, paris konservatuvarı öğretmenlerinden müzik dersleri almaya başladı.
sesini eğitimle yeniden profesyonel standartlara getiren emma shapplin, ilk demo kaydını yaptı. bir arkadaşının arkadaşı sayesinde bu kaydı, ünlü fransız müzisyen jean-patrick capdevielle'e dinletmeyi başardı. capdevielle, emma'nın sesinden oldukça etkilendi. o da, tıpkı emma gibi, operaya tutku derecesinde bağlıydı. capdevielle, emma'ya bir albüm için söz yazmayı önerdi ve aralarındaki iş ilişkisi, böylece başlamış oldu. capdevielle ve emma, yapılacak olan bu ilk albümün hangi müzik türünden oluşacağını tartıştılar ve deneme kayıtları yaptılar. sonunda bu ilk albümünün türünün klasik müzik olmasında karar kıldılar.
jean-patrick capdevielle, oğlu jonathan'ın da yardımıyla hemen söz yazmaya girişti. emma'nın çıkarılacak bu ilk albümü için capdevielle, dokuz şarkı sözü yazdı. bunlardan dördüne emma da katkıda bulundu. fransızca yazılan bu şarkı sözleri, daha sonra bir ortaçağ tarihçisi tarafından latince'ye çevrildi. albümün düzenlemesi yapılırken, donizetti'den bellini'ye 19.yy italyan bestecilerinin albümleri temel alındı. böylece emma shapplin'in çıkış albümü carmine Meo, 1997'nin sonlarına doğru piyasaya çıktı.
bu albümün çıkış parçaları spente le stelle ve cuor senza sangue, onun daha yolun başında oldukça geniş bir dinleyici kitlesi edinmesini sağladı. bu parçaların başarısının ardından Carmine meo, fransız müzik listelerinin zirvesine çıkmayı başardı. üç ay gibi kısa bir sürede 100.000 kopya satma başarısını göstererek shapplin'e ilk altın plağını kazadırdı. kendi ülkesinde kazandığı bu olağanüstü başarı, yakın zamanda uluslararası pazarlarda da yankı buldu. carmine meo 'nun dış satışları, kısa zamanda fransa'daki satışları ile rekabet edebilir duruma geldi.
andréa bocelli ve andré rieu gibi klasik müzik temelli albüm çıkaran avrupalı sanatçıların elde ettiği başarılardan sonra, emma shapplin'in albümünün uluslararası müzik pazarlarında kısa sürede elde ettiği bu başarı, kimseyi çok fazla şaşırtmadı. dünya çapında beş kıtada birden toplam 26 ülkeye dağıtılan carmine meo, bu ülkelerin bir çoğunda müzik listelerinin en üst sıralarına çıkmayı başardı. dahası, genç fransız yıldız, erken yakaladığı bu şöhrete bir konser dahi vermeden ulaşmıştı.
eylül 2002'de ikinci albümü etterna piyasaya sürüldü. bu albümü de dünya çapında oldukça önemli bir dinleyici kitlesine ulaşmayı başardı. bundan bir yıl sonra, emma shapplin'in canlı konser kaydı olan le concert de caesarea, cd ve dvd formatında piyasaya sürüldü. emma shapplin, halen dünyanın beş kıtasında hayranlarıyla konserler vasıtasıyla buluşmaya devam etmektedir. * *
marie-ange'in hayatı, 14 yaşındayken bir arkadaşının onu müzik öğretmeniyle tanıştırmasıyla yön değiştirdi. aynı zamanda eski bir şarkıcı olan 70 yaşındaki bu öğretmen, marie-ange'e ders vermeye başladı. daha önce çok sıkıcı bulduğu için ders çalışmanın hiçbir formuna ilgi göstermemiş olan marie-ange, müziğe bir anda tutkuyla bağlandı. bütün boş zamanlarını sesini geliştirmek için harcayan genç marie-ange, öğretmeninin denetiminde yakın zamanda iyi bir soprano sese sahip oldu.
gerçekleştirdiği bu büyük ilerlemeye rağmen ailesinden beklediği desteği görmeyen marie-ange, aksine, aldığı derslerin 1 yılı aşması üzerine ailesinin aldığı dersleri durdurma ve onu, katıldığı okul korosundan aldırma kararıyla karşılaştı. bunun sebebi ise, ailesinin, anne mesleği olan sekreterlik gibi ciddi bir meslek dalında kariyer yapmasını istemeleri ve müzisyenliği yeterince ciddi bulmamalarıydı. bu dönem, genç marie-ange için oldukça sancılı bir dönem oldu. ailesinin karşı çıkmasına rağmen, profesyonel bir müzisyen olarak kariyer yapma isteğine sonuna kadar sahip çıktı. kendisini gizliden gizliye mozart'ın sihirli flüt operasında queen of the night aryasını söylerken düşlüyordu.
kariyerinin başlangıcı olarak aldığı ilk görev ise bu düşten oldukça uzaktı. marie-ange, yerel bir hard rock grubu olan north wind 'in solistlik teklifini hiç düşünmeden kabul etti. gruba katılmasını takip eden 3 yıl boyunca marie-ange, soprano ses özelliklerini tamamen bir kenara bırakarak, north wind 'in şarkı sözlerine daha uygun olan derinleştirilmiş ses yeteneklerini mükemmelleştirmeye başladı. ayrıca, ailesinin isteklerine sonunda dayanamayarak solistlikle eş zamanlı olarak sekreterlik okuluna gitmeye başladı. marie-ange, 18 yaşındayken girdiği sekreterlik sınavlarında başarılı olamadı, ama bu sonuç onu pek de üzmüşe benzemiyordu.lakin genç marie-ange'in varolduğunu düşlediği dünyada sekreterliğe yer yoktu.
marie-ange, 19 yaşına geldiğinde ailesiyle yaşadığı evden taşınıp paris'te kendi tuttuğu apartman dairesine taşındı. gruptayken sahne ismini emma olarak değiştirmişti. büyük bir şehirde yaşamanın zorlukları, herkesin olduğu kadar emma'nın en büyük problemlerinden biri oldu. geçimini sağlayabilmek için birçok düzensiz işde çalıştı. ama bunun emma'yı çok rahatsız ettiği söylenemezdi. artık kendi özgürlüğünü kazanmış biri olarak, yeniden müzisyenlik için çalışmalarına devam edebilirdi. gerçektende kısa bir süre sonra, paris konservatuvarı öğretmenlerinden müzik dersleri almaya başladı.
sesini eğitimle yeniden profesyonel standartlara getiren emma shapplin, ilk demo kaydını yaptı. bir arkadaşının arkadaşı sayesinde bu kaydı, ünlü fransız müzisyen jean-patrick capdevielle'e dinletmeyi başardı. capdevielle, emma'nın sesinden oldukça etkilendi. o da, tıpkı emma gibi, operaya tutku derecesinde bağlıydı. capdevielle, emma'ya bir albüm için söz yazmayı önerdi ve aralarındaki iş ilişkisi, böylece başlamış oldu. capdevielle ve emma, yapılacak olan bu ilk albümün hangi müzik türünden oluşacağını tartıştılar ve deneme kayıtları yaptılar. sonunda bu ilk albümünün türünün klasik müzik olmasında karar kıldılar.
jean-patrick capdevielle, oğlu jonathan'ın da yardımıyla hemen söz yazmaya girişti. emma'nın çıkarılacak bu ilk albümü için capdevielle, dokuz şarkı sözü yazdı. bunlardan dördüne emma da katkıda bulundu. fransızca yazılan bu şarkı sözleri, daha sonra bir ortaçağ tarihçisi tarafından latince'ye çevrildi. albümün düzenlemesi yapılırken, donizetti'den bellini'ye 19.yy italyan bestecilerinin albümleri temel alındı. böylece emma shapplin'in çıkış albümü carmine Meo, 1997'nin sonlarına doğru piyasaya çıktı.
bu albümün çıkış parçaları spente le stelle ve cuor senza sangue, onun daha yolun başında oldukça geniş bir dinleyici kitlesi edinmesini sağladı. bu parçaların başarısının ardından Carmine meo, fransız müzik listelerinin zirvesine çıkmayı başardı. üç ay gibi kısa bir sürede 100.000 kopya satma başarısını göstererek shapplin'e ilk altın plağını kazadırdı. kendi ülkesinde kazandığı bu olağanüstü başarı, yakın zamanda uluslararası pazarlarda da yankı buldu. carmine meo 'nun dış satışları, kısa zamanda fransa'daki satışları ile rekabet edebilir duruma geldi.
andréa bocelli ve andré rieu gibi klasik müzik temelli albüm çıkaran avrupalı sanatçıların elde ettiği başarılardan sonra, emma shapplin'in albümünün uluslararası müzik pazarlarında kısa sürede elde ettiği bu başarı, kimseyi çok fazla şaşırtmadı. dünya çapında beş kıtada birden toplam 26 ülkeye dağıtılan carmine meo, bu ülkelerin bir çoğunda müzik listelerinin en üst sıralarına çıkmayı başardı. dahası, genç fransız yıldız, erken yakaladığı bu şöhrete bir konser dahi vermeden ulaşmıştı.
eylül 2002'de ikinci albümü etterna piyasaya sürüldü. bu albümü de dünya çapında oldukça önemli bir dinleyici kitlesine ulaşmayı başardı. bundan bir yıl sonra, emma shapplin'in canlı konser kaydı olan le concert de caesarea, cd ve dvd formatında piyasaya sürüldü. emma shapplin, halen dünyanın beş kıtasında hayranlarıyla konserler vasıtasıyla buluşmaya devam etmektedir. * *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar