bugün
- rica ediyorum arkamdan konuşmayın12
- dün gece ne oldu5
- silver ile evlenecek erkek52
- insan olmaya çeyrek kala5
- gocu35
- akepeli değilim ama akp'ye oy atıyorum saçmalığı15
- melekler insanlarla nasıl iletişim kuruyor4
- sözlükte linç yiyen insana karışır mısın16
- sapıklara empati kasan insan5
- fenerin türkiye'yi yine rezil etmesi5
- popeyes5
- g'i l d'e d l'i l y'nin dudakları8
- osmanlı haremi3
- sarapci koala60
- sırrı süreyya önder10
- çomar sahiplenme2
- resmine 31 çektim de yattım5
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası23
- götünü yıkamayan bir kızla evlenir misiniz4
- sözlükteki bayan azlığı6
- iki tas çorba3
- fikir değiştirmek döneklik midir8
- arkadaşlar fasfakirim ya5
- sözlük sapığı kim5
- hristiyanlık3
- araba sileceği2
- siyaset yüzünden çoğu arkadaşlığın bozulması6
- gammaz çetesi8
- melekenin balıkları kavurması3
- şarapçının mal varlığı5
- ellerim boş gönlüm hos2
- fetö mitolojisi3
- deniz gül3
- saadetler dilemek3
- friedrich hegel la bi cay icek6
- el chadaille bitshiabu9
- şarapçının nick değişerek tepkilerden kurtulacanı4
- annesine küfür edilmesinden hoşlanan yazar3
- cehennemde isyan çıkarmak2
- seraphim melekleri2
- kalyon nail polish2
- büyük insan3
- aslan boğa kartal ve insan başlı melekler2
- ellerim bos gonlum hos29
- teomancalmasur8
- carrefour3
- mitsubishi lancer2
- müdüre tamam aşkım diye mesaj atmak4
- rica etsem beni linçler misiniz13
- evgeny grinko3
bir kafka romanı.
öncelikle kafka'nın eserlerindeki "varoluş korkusu" kavramına aşina değilseniz romanın size sıkıcı geleceğini söyleyebilirim. ki kafka kendini "korku" üzerinden ifade eden bir yazar ve eserlerinde de bu duyguya oldukça ağırlık verir, dava'da olduğu gibi.
kitapta nedenini bilmediğimiz bir davada yargılanan joseph k.'nın yaşadığı varoluş korkusuna tanık oluyoruz aslında. çabalarına, hırsına, kararsızlığına, yasaya inanmamasına rağmen davayı kazanmak istemesine.
soyut bir kitap olduğu için herkesin yorumu farklı olacaktır. benim yorumum ise herkesin kendi hapishanesinde yaşadığı ve davanın da vicdanımız olduğu yönünde. çünkü bu davada gerçek aklanma yok, tıpkı vicdanlarımızda olduğu gibi. ve biz ömür boyu yargılanıyoruz/yargılıyoruz kendimizi, davanın yani ömrümüzün sonunu bildiğimiz halde.
aslında bu giriyi yazarken bile kafam karışık ve cümleleri toparlayamıyorum. çünkü kitap öyle bir kitap. ben kendi davamız olarak değerlendirdim ancak bir başka yazar bu kitap üzerinden günümüz adalet sistemini eleştirirse, ona da sonuna kadar katılırım.
kitaptan sevdiğim bir söz ile bitireyim:
"zan altındaki insanların bir şeyler peşinde koşması tembellik etmesinden daha hayırlıdır çünkü tembellik eden kişi farkında bile olmadan kendini terazinin kefesinde günahlarıyla tartılırken bulabilir"
öncelikle kafka'nın eserlerindeki "varoluş korkusu" kavramına aşina değilseniz romanın size sıkıcı geleceğini söyleyebilirim. ki kafka kendini "korku" üzerinden ifade eden bir yazar ve eserlerinde de bu duyguya oldukça ağırlık verir, dava'da olduğu gibi.
kitapta nedenini bilmediğimiz bir davada yargılanan joseph k.'nın yaşadığı varoluş korkusuna tanık oluyoruz aslında. çabalarına, hırsına, kararsızlığına, yasaya inanmamasına rağmen davayı kazanmak istemesine.
soyut bir kitap olduğu için herkesin yorumu farklı olacaktır. benim yorumum ise herkesin kendi hapishanesinde yaşadığı ve davanın da vicdanımız olduğu yönünde. çünkü bu davada gerçek aklanma yok, tıpkı vicdanlarımızda olduğu gibi. ve biz ömür boyu yargılanıyoruz/yargılıyoruz kendimizi, davanın yani ömrümüzün sonunu bildiğimiz halde.
aslında bu giriyi yazarken bile kafam karışık ve cümleleri toparlayamıyorum. çünkü kitap öyle bir kitap. ben kendi davamız olarak değerlendirdim ancak bir başka yazar bu kitap üzerinden günümüz adalet sistemini eleştirirse, ona da sonuna kadar katılırım.
kitaptan sevdiğim bir söz ile bitireyim:
"zan altındaki insanların bir şeyler peşinde koşması tembellik etmesinden daha hayırlıdır çünkü tembellik eden kişi farkında bile olmadan kendini terazinin kefesinde günahlarıyla tartılırken bulabilir"
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar