bugün
- habire1212
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek38
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri23
- şeyhine sakso çekip şeriat isteyen tip6
- ben sizin anonim11
- vexillarius the slayer6
- slip mayo giyen erkek5
- sözlükte en çok kıskandığınız yazar9
- şeriatçıların konserleri yasaklatması6
- sabetay sevi4
- kıskançlık krizi geçiren kadına yapılacak müdahale8
- sevgiliyle girilmiş en saçma tartışmalar7
- insan olmaya ceyrek kala15
- hz isa'nın fiziksel annesi ve babası yoktu7
- naz yapan erkek3
- ahmet davutoğlu'na soruşturma açılması10
- sözlük kadınlarının birbirini çekememesi8
- motorine 8 24 tl zam gelmesi2
- enayimiknatisii12
- ahlak duygunuzu nerden alıyorsunuz24
- akpartililerin apo sevdası2
- sarapci koala60
- arkadaşlar neden beni kıskanıyorsunuz6
- olduğunuz yerde kuyu kazarsanız nerede çıkarsınız3
- diz üstü şort giyen erkek3
- sonbaharda yapılacak en iyi şey4
- pkklı anaları3
- arkadaşlar döner mi yesem schnitzel mi9
- s'i l v'e r m'i s t19
- sözlükte kıskançlık oluyor hissi6
- hiç kimse fikirleri yüzünden hapis yatmasın4
- sözlükteki kıskanç teyzeler6
- kolay gelsin denilen esnafın cevap vermemesi13
- bik bik'in usuldan herkese sallaması6
- sevgiliyle aynı iş yerinde çalışmak8
- mantı5
- hz isa'yı yaratan yumurta ve sperm yoktu4
- kombin atıp kudurmamızı bekleyen kadın yazar6
- lev tolstoy denilince akla gelenler3
- o kadar uğraşıp bir kavga çıkaramamak4
- guendouzi ve greenwooda uefa disiplin süreci4
- masklavi'nin biraz gergin olması10
- rakipleri gözaltına alıp seçim kararı almak12
- escort bakmaya gideceklere tavsiyeler5
- fondöteni sakala bulaştırmama sanatı2
- sözlük kızlarını kıskanan asosyal tipler5
- kombin atılınca kuduran erkek yazar5
- fondoten süren erkek2
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı5
- şarkı isimlerinden dizi yapmak2
Kuzgun
Edgar Allan Poe
Evvel zaman önce ürkünç bir gecede,
Eski kitaplardaki yitik hikmeti,
Düşünüyordum güçsüz ve bitkin.
Başım öne düşmüş, uyumak üzereyken,
Nazik vuruşlarla kapı çaldı birden.
"Bir misafir" dedim "çalıyor kapımı"
"Bir misafir, başkası değil."
Açık seçik hatırımda, bir Aralık günüydü,
Yerde bir hayalet gibi şöminenin ışığı.
Çaresiz sabahı istedim, kitaplardan diledim
Istırabın bitişini - Lenore'u kaybetmenin ıstırabı.
Meleklerin Lenore dediği o bakire, nurlu ve eşsiz,
Artık ebediyyen isimsiz.
ipeksi mor perdelerin süzgün hışırtısıyla,
Garip bir dehşet kapladı, hiç yaşamadığım.
Yineleyip durdum yatıştırmak için kalbimi,
"Odamın kapısında bekleyen kişi bir misafir,
Odamın kapısındaki gecikmiş bir misafir,
Başkası değil."
Canlandım birdenbire, daha fazla beklemeden,
"Bayım" dedim "ya da bayan, affınızı diliyorum.
Gerçek şu ki uyukluyordum, usulca kapıya vurdunuz,
Usulca geldiniz, kapıma dokundunuz.
Emin olamadım işittiğimden."
Sonra ardına kadar açtım kapıyı,
Karanlıktı, sadece karanlık.
Merak ve endişeyle baktım karanlığa uzun uzun,
Hiçbir faninin cüret edemediği hayaller içinde.
Sessizlik bozulmadı, ne de bir işaret karanlıktan,
Orada tek kelime "Lenore" idi, fısıldadığım.
Ve karanlıktan yankılandı bir mırıltı: "Lenore,"
Sadece bu, başka bir şey değil.
Ruhum alevler içinde döndüm odama,
Ardından yine bir tıkırtı, daha da şiddetli.
"Eminim" dedim "birşeyler var penceremde,
Gidip ne olduğuna bakayım, gizem çözülsün,
Kalbim sükun bulsun, bu gizem çözülsün.
"Rüzgardır, başka bir şey değil."
Tam kepengi açacakken, kanat şakırtılarıyla
Heybetli bir kuzgun belirdi, kutsal günlerden kalma
Hiçbir şey söylemedi, ne bekledi ne durdu
Bir saygın kişi edasıyla, kapının üstüne tünedi,
Oda kapımın üzerinde, bir Pallas büstüne tünedi,
Tünedi ve oturdu, sadece bu
Cezbederek, takındığı ağır ve şiddetli tavırlarıyla
Üzgün ruhumu gülümsetti, çehresi bu siyah kuşun
"Sorgucun kırpılmış olsa da" dedim "Değilsin namert,
Karanlık kıyılardan gelen, korkunç ve gaddar kuzgun.
Söyle nedir, cehennemi gecenin kıyılarındaki saygın ismin"
Dedi kuzgun "Hiçbir zaman"
Şaştım bu hantal kuşun konuşmasına böyle açık,
Pek anlamlı, pek ilgili olmasa da söylediği;
Çünkü hiçbir şanslı insan yoktur, ki biliriz hepimiz
Oda kapısının üzerine tünemiş bir kuşla karşılaşsın
Kapının üstündeki büste tünemiş bir kuş ya da canavar,
Adı "Hiçbir zaman" olsun
Tek bir söz söyledi o dingin büstteki kuzgun
Taştı sanki bütün ruhu o tek kelimeden
Ne bir söz ekledi, ne bir tüyü kımıldadı
Acıyla mırıldandım: "Diğerleri uçup gittiler,
Sabah o da terkedecek beni, umutlarım gibi"
Dedi kuş "Hiçbir zaman"
irkildim tam yerinde söylenen bu sözle,
"Şüphesiz" dedim "bu söz, tek sermayesi,
Üzgün bir sahipten miras, zalim belaların
Şarkıları tek bir nakarata düşünceye dek kovaladığı
Umutsuz ve hüzünlü bir ağıt gibi tekrarlanan
"Asla---hiçbir zaman"
Kuzgun beni hala cezbedip gülümsetirken,
Yöneldim koltuğa, kapının, büstün ve kuşun önündeki
Gömülürken koltuğuma, düşünüyordum
Eski zamanlardan kalma bu uğursuz kuşun
Bu gaddar, hantal, korkunç, ve kasvetli kuşun
Neydi kastettiği, derken "Hiçbir zaman"
Tahmin yürütmeye koyuldum, tek ses etmeden
Ateşli gözleriyle sinemi dağlayan kuşa
Devam ettim düşünmeye, uzatıp başımı
Lambanın aydınlattığı kadife yastığın üzerine
Lambanın gözlerini diktiği kadife ve mor yastık ki
Ah, "hiçbir zaman" yaslanamayacak o!
Sonra görünmez bir tütsünün kokusuyla ağırlaştı hava
Yüce meleklerin ayak sesleri çınladı tüylü zeminde.
"Ey Sefil" diye haykırdım "Bir ferahlık verdi sana Tanrın"
Lenore'un hatıralarından kurtulasın diye bir ilaç,
iç bu iksiri kana kana ve sil Lenore'u aklından
Dedi kuzgun "Hiçbir zaman"
"Kahin" dedim "şeytani birşey! --kahin yine de, kuş ya da iblis"
Kışkırtıcı mıydı yoksa bir fırtına mı seni bu sahile atan
Kimsesiz ama gözüpek - bu afsunlu çöl toprağında
Bu perili evde - bana gerçeği söyle, yalvarıyorum
Var mı - günahların ilacı? Söyle bana - söyle, yalvarıyorum
Dedi kuzgun "Hiçbir zaman"
"Kahin" dedim "şeytani birşey! --kahin yine de, kuş ya da iblis”
Üstümüzde kıvrılan gökler ve yücelttiğimiz Tanrı adına
Söyle bu hüzünlü ruh, uzaktaki cennette, sarılabilecek mi
Meleklerin Lenore adını verdiği kutsal bir bakireye
Meleklerin Lenore dediği o eşsiz, nurlu bakireye
Dedi kuzgun "Hiçbir zaman"
"Bu söz ayrılık imimiz olsun ey kuş, ya da iblis"
"Dön artık fırtınaya, ve cehennemi kıyılara,
Söylediğin yalana nişan tek tüy bırakma.
Yalnızlığıma dokunma, terket o büstü,
Çek gaganı kalbimden, çek suretini kapımdan"
Dedi kuzgun "Hiçbir zaman"
Uçmuyor kuzgun, oturuyor orada, hala orada
Oda kapımın üzerindeki o süzgün büstte
Rüya gören bir iblisin bakışı gözlerinde
Gölgesi akıyor zemine yüksekteki lambadan
Ve bu gölgeden, yerde uzanmış yatan,
Yükselecek mi ruhum? - "hiçbir zaman"
Edgar Allan Poe
Evvel zaman önce ürkünç bir gecede,
Eski kitaplardaki yitik hikmeti,
Düşünüyordum güçsüz ve bitkin.
Başım öne düşmüş, uyumak üzereyken,
Nazik vuruşlarla kapı çaldı birden.
"Bir misafir" dedim "çalıyor kapımı"
"Bir misafir, başkası değil."
Açık seçik hatırımda, bir Aralık günüydü,
Yerde bir hayalet gibi şöminenin ışığı.
Çaresiz sabahı istedim, kitaplardan diledim
Istırabın bitişini - Lenore'u kaybetmenin ıstırabı.
Meleklerin Lenore dediği o bakire, nurlu ve eşsiz,
Artık ebediyyen isimsiz.
ipeksi mor perdelerin süzgün hışırtısıyla,
Garip bir dehşet kapladı, hiç yaşamadığım.
Yineleyip durdum yatıştırmak için kalbimi,
"Odamın kapısında bekleyen kişi bir misafir,
Odamın kapısındaki gecikmiş bir misafir,
Başkası değil."
Canlandım birdenbire, daha fazla beklemeden,
"Bayım" dedim "ya da bayan, affınızı diliyorum.
Gerçek şu ki uyukluyordum, usulca kapıya vurdunuz,
Usulca geldiniz, kapıma dokundunuz.
Emin olamadım işittiğimden."
Sonra ardına kadar açtım kapıyı,
Karanlıktı, sadece karanlık.
Merak ve endişeyle baktım karanlığa uzun uzun,
Hiçbir faninin cüret edemediği hayaller içinde.
Sessizlik bozulmadı, ne de bir işaret karanlıktan,
Orada tek kelime "Lenore" idi, fısıldadığım.
Ve karanlıktan yankılandı bir mırıltı: "Lenore,"
Sadece bu, başka bir şey değil.
Ruhum alevler içinde döndüm odama,
Ardından yine bir tıkırtı, daha da şiddetli.
"Eminim" dedim "birşeyler var penceremde,
Gidip ne olduğuna bakayım, gizem çözülsün,
Kalbim sükun bulsun, bu gizem çözülsün.
"Rüzgardır, başka bir şey değil."
Tam kepengi açacakken, kanat şakırtılarıyla
Heybetli bir kuzgun belirdi, kutsal günlerden kalma
Hiçbir şey söylemedi, ne bekledi ne durdu
Bir saygın kişi edasıyla, kapının üstüne tünedi,
Oda kapımın üzerinde, bir Pallas büstüne tünedi,
Tünedi ve oturdu, sadece bu
Cezbederek, takındığı ağır ve şiddetli tavırlarıyla
Üzgün ruhumu gülümsetti, çehresi bu siyah kuşun
"Sorgucun kırpılmış olsa da" dedim "Değilsin namert,
Karanlık kıyılardan gelen, korkunç ve gaddar kuzgun.
Söyle nedir, cehennemi gecenin kıyılarındaki saygın ismin"
Dedi kuzgun "Hiçbir zaman"
Şaştım bu hantal kuşun konuşmasına böyle açık,
Pek anlamlı, pek ilgili olmasa da söylediği;
Çünkü hiçbir şanslı insan yoktur, ki biliriz hepimiz
Oda kapısının üzerine tünemiş bir kuşla karşılaşsın
Kapının üstündeki büste tünemiş bir kuş ya da canavar,
Adı "Hiçbir zaman" olsun
Tek bir söz söyledi o dingin büstteki kuzgun
Taştı sanki bütün ruhu o tek kelimeden
Ne bir söz ekledi, ne bir tüyü kımıldadı
Acıyla mırıldandım: "Diğerleri uçup gittiler,
Sabah o da terkedecek beni, umutlarım gibi"
Dedi kuş "Hiçbir zaman"
irkildim tam yerinde söylenen bu sözle,
"Şüphesiz" dedim "bu söz, tek sermayesi,
Üzgün bir sahipten miras, zalim belaların
Şarkıları tek bir nakarata düşünceye dek kovaladığı
Umutsuz ve hüzünlü bir ağıt gibi tekrarlanan
"Asla---hiçbir zaman"
Kuzgun beni hala cezbedip gülümsetirken,
Yöneldim koltuğa, kapının, büstün ve kuşun önündeki
Gömülürken koltuğuma, düşünüyordum
Eski zamanlardan kalma bu uğursuz kuşun
Bu gaddar, hantal, korkunç, ve kasvetli kuşun
Neydi kastettiği, derken "Hiçbir zaman"
Tahmin yürütmeye koyuldum, tek ses etmeden
Ateşli gözleriyle sinemi dağlayan kuşa
Devam ettim düşünmeye, uzatıp başımı
Lambanın aydınlattığı kadife yastığın üzerine
Lambanın gözlerini diktiği kadife ve mor yastık ki
Ah, "hiçbir zaman" yaslanamayacak o!
Sonra görünmez bir tütsünün kokusuyla ağırlaştı hava
Yüce meleklerin ayak sesleri çınladı tüylü zeminde.
"Ey Sefil" diye haykırdım "Bir ferahlık verdi sana Tanrın"
Lenore'un hatıralarından kurtulasın diye bir ilaç,
iç bu iksiri kana kana ve sil Lenore'u aklından
Dedi kuzgun "Hiçbir zaman"
"Kahin" dedim "şeytani birşey! --kahin yine de, kuş ya da iblis"
Kışkırtıcı mıydı yoksa bir fırtına mı seni bu sahile atan
Kimsesiz ama gözüpek - bu afsunlu çöl toprağında
Bu perili evde - bana gerçeği söyle, yalvarıyorum
Var mı - günahların ilacı? Söyle bana - söyle, yalvarıyorum
Dedi kuzgun "Hiçbir zaman"
"Kahin" dedim "şeytani birşey! --kahin yine de, kuş ya da iblis”
Üstümüzde kıvrılan gökler ve yücelttiğimiz Tanrı adına
Söyle bu hüzünlü ruh, uzaktaki cennette, sarılabilecek mi
Meleklerin Lenore adını verdiği kutsal bir bakireye
Meleklerin Lenore dediği o eşsiz, nurlu bakireye
Dedi kuzgun "Hiçbir zaman"
"Bu söz ayrılık imimiz olsun ey kuş, ya da iblis"
"Dön artık fırtınaya, ve cehennemi kıyılara,
Söylediğin yalana nişan tek tüy bırakma.
Yalnızlığıma dokunma, terket o büstü,
Çek gaganı kalbimden, çek suretini kapımdan"
Dedi kuzgun "Hiçbir zaman"
Uçmuyor kuzgun, oturuyor orada, hala orada
Oda kapımın üzerindeki o süzgün büstte
Rüya gören bir iblisin bakışı gözlerinde
Gölgesi akıyor zemine yüksekteki lambadan
Ve bu gölgeden, yerde uzanmış yatan,
Yükselecek mi ruhum? - "hiçbir zaman"
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar