bugün

evlenemeden ölmek

Keşke başıma gelmiş olsaydı.

Bilen bilir, evliyim. Hem proje yöneticiliği yapıyorum hem de destek eğitimi veriyorum. Bazen eve saat 21.30 civarı geliyorum.

Evde bir şey var. Saat 17.30 gibi çıkıyor, ev ile iş arası 12 dakika. Ben 500t ile eve geliyorum diyeyim, siz hesap edin yolu. Bir bakıyorum, koltuğun şeklini almış. Evli kadınlar bilir ne demek istediğimi. Eş su haline gelir, koltuğun şeklini alır. Hiç değişmez bakın. Uzanmış, elinde kumanda, gözler televizyona sabitlenmiş, ağız hafif açık, üzerinde içlik.

Ah nefesim kesiliyor içlik diyince.

Hiç selam bile vermiyoruz birbirimize. Yok gibi gelsin istiyorum. Psikolojik bir mevzu, kendimi olmadığına inandırıyorum. Annesine evliliğin 3. Haftası anahtar vermişti, kokumuzdan çözüyor işi. Eğer 8 gündür asılmadan kenara bırakılmış çamaşır gibi koku geliyorsa annesi olduğunu anlayıp öyle gözünü televizyondan çekiyor. Parfüm kokusu geliyorsa anlıyor, benim, hiç bozmuyor kendini.

Üzerimi değiştirmeye fırsat bulamadan mutfağa geçiyorum, yemek yapıyorum. Öyle. Taze yemek yiyeceğiz. Eğer yemek dünden kalmışsa bir şey demeden kalkıyor masadan, arıyor annesini. Zaten annesiyle aynı sokakta oturuyoruz. Annesi 3 dakika içinde bizim evde. Ben apartmanda oturup oğlunun aramasını beklediğini düşünüyorum. Çünkü ben onlara zorla götürüldüğüm zaman dakika tuttum, 6 dakika sürüyor yol.

Sonra bulaşık yıkama. Dağıttığı evi toplama. Toz alma. Çamaşır yıkama. Çamaşır asma. Ütü. Saat oluyor 24.00.

Uyku. Saat 05.30 uyanış.

Boşansam toplum ayıplar. Evliyim, onunla evliyim diye kendimi ayıplıyorum. Bilmiyorum nolecek.

Tüm evde kalmışlar kalp ben. Çok özeniyorum size.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© copyright 2005 - 2026