bugün
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat11
- galatasaray vs akp8
- whatsapp grubundan çıkarılmak8
- kaçak çay14
- fon vurgunu53
- fon vurgununu unutturacak seks kaseti4
- borsa istanbul19
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- yılmaz erdoğan'ın ekin türkmen'e söylediği söz5
- mustafa sarıgüi'ün seks kaseti iddiası10
- kürk mantolu madonna3
- akp'nin gazze bağışını fonlara aktarması4
- kadınların erkeklere hiç çok yakışıklısın dememesi16
- tanga giyince osuramıyorsun5
- tavuklu pilav13
- iltica23
- villahermosa2
- sözlükten 19 yaşında hatun düşürmek isteyen erkek3
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı25
- from gold from dust34
- mekke kutsal mıdır sorunsalı10
- 25 ekim 2026 barcelona real madrid maçı2
- yulaf lapası vs tost8
- berat albayrak'a iftira atılması11
- naber lan ezikler4
- yılmaz erdoğanla çalışan oyuncular3
- galatasaray vs 11 tane sarı lacivert forma2
- arkadaşlar çok kötüyüm2
- meksika2
- horlayan birinin yanında uyuma rehberi10
- sözlük kızlarının bicepsleri18
- tütsü2
- kürt dizilerinin tutmaması11
- yalnızlığın muhteşem bir şey olması2
- arkadaşlar çok sıkıcısınız12
- aleyna tilki nin memeleri3
- fuhuştan yakalanan sınıf öğretmeni7
- mandalina çıkmış arkadaşlar6
- küçük memeli5
- ekonomi5
- ekmek için ekmeleddin6
- gocu nerede gocu6
- köylülük7
- eskiden 20 liraya yediğim kebabın 50 lira olması8
- tiktok2
- en iyi çakmak markası8
- halkını koruyan lidere küfür etmek2
- teoman'ın sakallı hali2
- deli6
- kürk mantolu madonna abartılmış tırt bir kitaptır6
''önemsemezsen yenilirsin'' dedi. hayatı önemsemeye çalıştık; düşüncelere daldık, irdeledik, kah konuştuk kah sustuk sonra yavaş yavaş idrak etmeye başladık ki hayatı fazla ciddiye aldık..
mulayim bu dünyaya ait olmayan bir mizaca sahiptir. bakar, duyar, görür sonra bambaşka anlatır karşısındakine. dersin bu benim bildiğim hikaye, bu benim gördüğüm çiçek mi..
yer etmek, kalıcı olmak, varlığını sadece şimdi için değil her daim hayata ispatlamak için uğraşan biridir o. tahminleri, hayata bakışı, hissettikleri, hissedemedikleri her şeyi ile mülayimdir.
evet insanları tanımak zordur. hele ki ''bu devir'' diye adlandırdığımız zaman diliminde.. gittikçe zorlaştırırken hayatı, duvarlar örerken çevremize ve ''güven'' noksanlığı ile sırt çevirirken insanlara; bu devirde ''ben anladım arkadaş'' lafı ütopya olur çıkar zihinlerde. ama ben gördüm, ben daha onun gözlerine bakmadan samimiyetine inandım. ve ben onu daha onu tanımadan tanıdığımı biliyordum.
çünkü; çok tanıdıktır aslında o. yıllardır konuştuğun iç ses gibi. gelir oturur karşına o konuşur sen incelersin. bakarsın mimikleri, konuşma tarzı, hareketleri, taklitleri hepsi birden içindeki tele dokunur. pıt eder ve anımsarsın geçmişini, kurguladıklarını, rüyalarını.. hani nasıl izlediğin filmde yahut okuduğun kitapta kahramanı kendine katıp bu benim dersin ya oysa bilirsin gerçek değildir; mülayim de öyledir. tek bir sözünde dahi kendini bulursun. evet mülayim budur, biraz senden biraz benden ama farklı bu dünyaya, sana, bana benzemeyen bir ruhtur.
Oysa; her daim siyah bir neskafede kendi yüzüme bakarken kendi iç sesini dinlemeye alışmış olan ben için, iç sesimmiş gibi mülayimin cümlelerini dinlemek ayrı bir zevkti benim için..
edit: aşağıdaki şiiri sana armağan edeyim derken; sen yazmışsın zaten sözlüğe.. diyecek sözüm yok; hep var ol mülayim..
Dinleyin !...
Bu yıldızları böyle
her gece
niçin yakarlar ?
Herhalde birisine gerekli diye?
Herhalde yanmalarını isteyen birisi var?
Ve herhalde birisi
bu balgam parçalarını
inci diye sayıklar?
Ve zorlayıp
bir öğle vakti kalkan toz borasını
Tanrı katına varır
geç kalmak korkusu yüreğinde
yalvarır
öper Tanrı'nın eline rahmet dilenerek
ağlar -
anlatır kendisine niçin bir yıldız
gerektiğini -
bu azaba yıldızsız katlanamayacağını
Ve sonra o birisi
gezdirir boğuntusunu diyar diyar
sakin gözükmeye çalışarak:
''Şimdi daha iyisin değil mi?''
diye sorar
yoluna ilk çıkana
''Korkmuyorsun artık
değil mi?''
Dinleyin !
Yaktıklarına göre bu yıldızları
böyle
her gece
Birisinin işine yaramaları şart
öyle değil mi
ve şart olsa gerek
gene her gece
hiç olmazsa bir yıldızın yanıp sönmesi ..
mayakovski
mulayim bu dünyaya ait olmayan bir mizaca sahiptir. bakar, duyar, görür sonra bambaşka anlatır karşısındakine. dersin bu benim bildiğim hikaye, bu benim gördüğüm çiçek mi..
yer etmek, kalıcı olmak, varlığını sadece şimdi için değil her daim hayata ispatlamak için uğraşan biridir o. tahminleri, hayata bakışı, hissettikleri, hissedemedikleri her şeyi ile mülayimdir.
evet insanları tanımak zordur. hele ki ''bu devir'' diye adlandırdığımız zaman diliminde.. gittikçe zorlaştırırken hayatı, duvarlar örerken çevremize ve ''güven'' noksanlığı ile sırt çevirirken insanlara; bu devirde ''ben anladım arkadaş'' lafı ütopya olur çıkar zihinlerde. ama ben gördüm, ben daha onun gözlerine bakmadan samimiyetine inandım. ve ben onu daha onu tanımadan tanıdığımı biliyordum.
çünkü; çok tanıdıktır aslında o. yıllardır konuştuğun iç ses gibi. gelir oturur karşına o konuşur sen incelersin. bakarsın mimikleri, konuşma tarzı, hareketleri, taklitleri hepsi birden içindeki tele dokunur. pıt eder ve anımsarsın geçmişini, kurguladıklarını, rüyalarını.. hani nasıl izlediğin filmde yahut okuduğun kitapta kahramanı kendine katıp bu benim dersin ya oysa bilirsin gerçek değildir; mülayim de öyledir. tek bir sözünde dahi kendini bulursun. evet mülayim budur, biraz senden biraz benden ama farklı bu dünyaya, sana, bana benzemeyen bir ruhtur.
Oysa; her daim siyah bir neskafede kendi yüzüme bakarken kendi iç sesini dinlemeye alışmış olan ben için, iç sesimmiş gibi mülayimin cümlelerini dinlemek ayrı bir zevkti benim için..
edit: aşağıdaki şiiri sana armağan edeyim derken; sen yazmışsın zaten sözlüğe.. diyecek sözüm yok; hep var ol mülayim..
Dinleyin !...
Bu yıldızları böyle
her gece
niçin yakarlar ?
Herhalde birisine gerekli diye?
Herhalde yanmalarını isteyen birisi var?
Ve herhalde birisi
bu balgam parçalarını
inci diye sayıklar?
Ve zorlayıp
bir öğle vakti kalkan toz borasını
Tanrı katına varır
geç kalmak korkusu yüreğinde
yalvarır
öper Tanrı'nın eline rahmet dilenerek
ağlar -
anlatır kendisine niçin bir yıldız
gerektiğini -
bu azaba yıldızsız katlanamayacağını
Ve sonra o birisi
gezdirir boğuntusunu diyar diyar
sakin gözükmeye çalışarak:
''Şimdi daha iyisin değil mi?''
diye sorar
yoluna ilk çıkana
''Korkmuyorsun artık
değil mi?''
Dinleyin !
Yaktıklarına göre bu yıldızları
böyle
her gece
Birisinin işine yaramaları şart
öyle değil mi
ve şart olsa gerek
gene her gece
hiç olmazsa bir yıldızın yanıp sönmesi ..
mayakovski
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar