bugün
- birine geç kalmak9
- yazarların on üzerinden komiklikleri47
- seni ne mutlu eder sorusu6
- cayır cayır yanan kız13
- üstteki yazar gözünde nasıl canlanıyor7
- m r e r e c t o12
- larisalisa10
- insanlardan nefret etmek8
- eşime sormam lazım kadınları3
- aşkım daha önce hiç patlıcan yemedim diyen kız3
- güvenli bir omuz arar bazen insan4
- chery2
- zall in yaptigi gammaz anketi15
- beyazsemsiyeliyabanci48
- uludağ sözlük discord grubu7
- satranç haram yasaklansın17
- yer sofrası5
- eve atılan kızın ekşici çıkması4
- gir içime hünharca12
- bruce lee4
- yalnızlık güç değildir4
- çocuğum olmuyor ne yapmalıyım4
- neden bu kadar sevildiği anlaşılamayan şeyler7
- güzel bir kadını terk etmek5
- afganistan islam emirliği4
- ezandan rahatsız olan kadın sanatçı12
- arkadaşlar bakar mısınız8
- sözlükte erkekleri istemiyoruz18
- 7 haziran 2026 büyük sözlük ifşası32
- park sorunu6
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle63
- şişman kezoyu eskrim hamleleri ile zayıflatmak4
- çocukken alınamayan şeyleri büyüyünce almak10
- filmlerde dövülen adamın güçlenip geri dönmesi3
- 2014 öncesinde feto'ya küfretmek8
- timsah4
- escort2
- gocu43
- yorgun mermi22
- 1 milyar tl loto ikramiyesi çıkan şanslı vatandaş3
- kürt mutfağı7
- dul kalmak4
- yeşilçam'da çocukken travma yaşattığınız sahneler9
- anayasa değişiklik paketi3
- kaslı erkek isteyen şişman kız4
- tarihte kürşad diye birinin hiç yaşamaması2
- en sevilen meyveler8
- müzik haramdır5
- togg'a lpg taktırmak11
- sinir krizi geçirmek2
Bu kurallar toplumdan topluma değişir. Haliyle öyle görgü kuralı mı olur dediğimiz kural bir toplumda genelgeçer kural olabilir. Bilemeyiz. Ki bu lanet olası kurallar bütünün 1950 sonrası basılan kitabı belki 300-500 sayfaydı. Sonra üzerine neler eklenmiştir. Bilmiyorum. Gerçi hem tarih hem de sayfa sayısını feci attım. Şimdi biri çıkıp bir yerlerinden uydurmak görgü kurallarına çok ters dese, bir şey diyemem.
- yürürken yaşlı birinin önüne geçilmez. Arkasından takip edilir. Hâlâ bunu çocuklarına öğreten aileler vardır. Misal, 10 yaşında ufaklık ile yürüyorum. Önümüzde çok yaşlı, yürüdüğünü zanneden ancak olduğu yerde sabit duruyor gibi gözüken yaşlı bir amca vardır. Ufaklık amcanın arkasında durmaktadır. Ben ve yanımda duran kişi ise onun arkasında durmaktayızdır. Kaldırımda insanlar geçecek yer bulamıyordur. hadisene kız denir, amcanın önüne geçemem der. Kültürel bir kural olduğu için bir şey denemez, amcanın arkasında can çekişilir.
- karşıdan yaşlı biri geliyorsa durup beklenir. O geçince yola devam edilir. Bu sanıyorum eski türk kültüründe olan bir saygı kuralı çünkü bazıları oooo yapar, durur tanışır, aile bilgisi alır, kutlar, yanaklara pat pat vurur.
- masamızda büyük varsa kalktığı zaman en azından yarım kalkmak gerekir. Çerkes erkegi ile yemek yiyorsun, 7 kez masadan kalkiyorsun, o da kalkıyor, geri dönüyorsun, kalkıyor, sen oturunca oturuyor. Çünkü bunun üzerine çocukluktan eğitim almaya başlıyorlar. eski tip türk erkeğinde devam ediyor bu hoşluk. 19 senelik hanımı masadan kalkınca beyi onunla beraber kalkıyor, hoşuma gidiyor.
- bazı topluluklar kız çocuğu için bile ayağa kalkar. Bu, toplumun gözüne, bu kız çocuğuna hepiniz saygı duyacaksınız gerçeğini hem sokmaktır hem de çocuğa duyulan saygının bir getirisidir. Çocuğun babası bile ayağa kalkarak karşılar çocuğunu. Toplumda en saygı duyulan kişiler önce kız çocukları, sonra erkek çocukları ve yaşlılardır.
Bunun yanında masaya gelen kişi oturarak karşılanmaz. Ayakta beklenir, oturduğu ya da gittiği zaman tekrar oturulur. Bir kişi otururken diğeri ayakta durup sohbet etmez. kadınlar yabancı ve yaşlı olmayan erkekler için ayağa kalkmaz, oturduğu yerden tanışabilir ancak kişi yaşlı ise kalkması gerekir.
- bazı kültürlerde el öpmek yoktur, hiç olmayacaktır. Yaşlı insanlar çocukların, gençlerin burnuna elini sokmaz. Genç olan ayağa kalkar, selamını verir, başı ile selamlar biter bu mevzu. Ben dedemin elini bir kez öpemedim, hiç tanımadığım insan elini ağzıma sokuyor.
- bir ortama girince önce yaşlı olanın hatrı sorulur, sonra çocuk olanın gönlü alınır.
- hizmet sektöründe çalışanlar kendini tanıtır, sonra hizmet alan kendisini tanıtır. Basit bir çağrı merkezi görüşmesi için bile bu böyledir. Merhaba elif hanım, ben kezban sugetirmezoğlu, nasılsınız? Merhaba kendini tanıtan garson bekir, ben de elif, memnun oldum.
- misafire aç mısın diye sorulmaz. Sürekli gelip giden birisi değilse, masaya davet edilmez. Eve gelir gelmez öncelikle sohbet edilir, içecek tercihi sorulur, en fazla 2 saat içinde ikramlar oturduğu yere getirilir. El boş gelmeyeceği için getirdiği bir kurabiye ya da tatlı gibi bir şey varsa mutlaka ikram edilir, onun getirdiği şeyden herkes yer. Evde tatlı yapılmış olsa bile öncelik misafirin getirdiği tatlıdır. Misafir rahat yiyemiyor gibi görünüyorsa bir bahane ile bir süre yalnız bırakılmalı.
- misafir yatılı olarak kalmaya karar verdi ise temiz bir havlu, yeni bir çorap ve çamaşır kendisi için katlı bir şekilde bir kenara bırakılır, kullanmak için hazırlanan bazı şeyler olduğu söylenir, detay verilmez.
- yemek servisi, başlarım fransızlara, büyükten başlar. Yaşlı ve çocuk yemeğin en güzel yerini paylaşır. Eski türk kültüründe her zaman çocuk etin en güzel kısmını alırdı. Dışarıda yemek yerken bile çocuğa özel bir ilgi olurdu. Çocuğa verilen et mekan sahibi abi tarafından anlatılırdı. O çocuk bir anda onu yiyince boy atacakmış, şifa bulacakmış gibi davranırlardı. Çocuğa gösterdikleri hürmet başkaydı. Şimdi çok kalmadı. Bu nefis kültürü ziyan ettiniz gençler. Bence kendinize gelip çocuğunuzu türk kültürü ve türk görgü kuralları ile büyütmeye başlayın. Türklerin kendilerine has çok hoş kuralları vardı. Aralara avrupalıların kuralları eklenmişti. Şimdi hiçbiri kalmadı.
- eşler başkalarının yanında birbirlerine isimleri ile hitap etmezler. Başka insanların yanında vıcık vıcık ilişkilerini yaşamazlar. Birbirleriyle çok konuşmadan sevmelere devam ederler. (sebebi etrafınızda olan insanların ilişkinize karışacak haddi bulmasını engellemektir. Saygı duymak zorunda hissederler, çerkeslerde yaygindir)
Ben şimdi çorba içerken tabak karşı tarafa doğru kaldırılır, dirsekler masaya koyulmaz vs yazarım da bunlar toplumu düzenleyen kurallar olmuyor. Bireyin toplum karşısında sadece daha hoş görünmesini sağlıyor. Oysa toplum olarak hoş görünmüyoruz.
O yüzden biraz daha saygıyı öne almak, çocukları sevmek, bunları kural olarak algılamak lazım diye düşünüyorum.
- yürürken yaşlı birinin önüne geçilmez. Arkasından takip edilir. Hâlâ bunu çocuklarına öğreten aileler vardır. Misal, 10 yaşında ufaklık ile yürüyorum. Önümüzde çok yaşlı, yürüdüğünü zanneden ancak olduğu yerde sabit duruyor gibi gözüken yaşlı bir amca vardır. Ufaklık amcanın arkasında durmaktadır. Ben ve yanımda duran kişi ise onun arkasında durmaktayızdır. Kaldırımda insanlar geçecek yer bulamıyordur. hadisene kız denir, amcanın önüne geçemem der. Kültürel bir kural olduğu için bir şey denemez, amcanın arkasında can çekişilir.
- karşıdan yaşlı biri geliyorsa durup beklenir. O geçince yola devam edilir. Bu sanıyorum eski türk kültüründe olan bir saygı kuralı çünkü bazıları oooo yapar, durur tanışır, aile bilgisi alır, kutlar, yanaklara pat pat vurur.
- masamızda büyük varsa kalktığı zaman en azından yarım kalkmak gerekir. Çerkes erkegi ile yemek yiyorsun, 7 kez masadan kalkiyorsun, o da kalkıyor, geri dönüyorsun, kalkıyor, sen oturunca oturuyor. Çünkü bunun üzerine çocukluktan eğitim almaya başlıyorlar. eski tip türk erkeğinde devam ediyor bu hoşluk. 19 senelik hanımı masadan kalkınca beyi onunla beraber kalkıyor, hoşuma gidiyor.
- bazı topluluklar kız çocuğu için bile ayağa kalkar. Bu, toplumun gözüne, bu kız çocuğuna hepiniz saygı duyacaksınız gerçeğini hem sokmaktır hem de çocuğa duyulan saygının bir getirisidir. Çocuğun babası bile ayağa kalkarak karşılar çocuğunu. Toplumda en saygı duyulan kişiler önce kız çocukları, sonra erkek çocukları ve yaşlılardır.
Bunun yanında masaya gelen kişi oturarak karşılanmaz. Ayakta beklenir, oturduğu ya da gittiği zaman tekrar oturulur. Bir kişi otururken diğeri ayakta durup sohbet etmez. kadınlar yabancı ve yaşlı olmayan erkekler için ayağa kalkmaz, oturduğu yerden tanışabilir ancak kişi yaşlı ise kalkması gerekir.
- bazı kültürlerde el öpmek yoktur, hiç olmayacaktır. Yaşlı insanlar çocukların, gençlerin burnuna elini sokmaz. Genç olan ayağa kalkar, selamını verir, başı ile selamlar biter bu mevzu. Ben dedemin elini bir kez öpemedim, hiç tanımadığım insan elini ağzıma sokuyor.
- bir ortama girince önce yaşlı olanın hatrı sorulur, sonra çocuk olanın gönlü alınır.
- hizmet sektöründe çalışanlar kendini tanıtır, sonra hizmet alan kendisini tanıtır. Basit bir çağrı merkezi görüşmesi için bile bu böyledir. Merhaba elif hanım, ben kezban sugetirmezoğlu, nasılsınız? Merhaba kendini tanıtan garson bekir, ben de elif, memnun oldum.
- misafire aç mısın diye sorulmaz. Sürekli gelip giden birisi değilse, masaya davet edilmez. Eve gelir gelmez öncelikle sohbet edilir, içecek tercihi sorulur, en fazla 2 saat içinde ikramlar oturduğu yere getirilir. El boş gelmeyeceği için getirdiği bir kurabiye ya da tatlı gibi bir şey varsa mutlaka ikram edilir, onun getirdiği şeyden herkes yer. Evde tatlı yapılmış olsa bile öncelik misafirin getirdiği tatlıdır. Misafir rahat yiyemiyor gibi görünüyorsa bir bahane ile bir süre yalnız bırakılmalı.
- misafir yatılı olarak kalmaya karar verdi ise temiz bir havlu, yeni bir çorap ve çamaşır kendisi için katlı bir şekilde bir kenara bırakılır, kullanmak için hazırlanan bazı şeyler olduğu söylenir, detay verilmez.
- yemek servisi, başlarım fransızlara, büyükten başlar. Yaşlı ve çocuk yemeğin en güzel yerini paylaşır. Eski türk kültüründe her zaman çocuk etin en güzel kısmını alırdı. Dışarıda yemek yerken bile çocuğa özel bir ilgi olurdu. Çocuğa verilen et mekan sahibi abi tarafından anlatılırdı. O çocuk bir anda onu yiyince boy atacakmış, şifa bulacakmış gibi davranırlardı. Çocuğa gösterdikleri hürmet başkaydı. Şimdi çok kalmadı. Bu nefis kültürü ziyan ettiniz gençler. Bence kendinize gelip çocuğunuzu türk kültürü ve türk görgü kuralları ile büyütmeye başlayın. Türklerin kendilerine has çok hoş kuralları vardı. Aralara avrupalıların kuralları eklenmişti. Şimdi hiçbiri kalmadı.
- eşler başkalarının yanında birbirlerine isimleri ile hitap etmezler. Başka insanların yanında vıcık vıcık ilişkilerini yaşamazlar. Birbirleriyle çok konuşmadan sevmelere devam ederler. (sebebi etrafınızda olan insanların ilişkinize karışacak haddi bulmasını engellemektir. Saygı duymak zorunda hissederler, çerkeslerde yaygindir)
Ben şimdi çorba içerken tabak karşı tarafa doğru kaldırılır, dirsekler masaya koyulmaz vs yazarım da bunlar toplumu düzenleyen kurallar olmuyor. Bireyin toplum karşısında sadece daha hoş görünmesini sağlıyor. Oysa toplum olarak hoş görünmüyoruz.
O yüzden biraz daha saygıyı öne almak, çocukları sevmek, bunları kural olarak algılamak lazım diye düşünüyorum.
güncel Önemli Başlıklar
