bugün
- aleksey batrakov4
- dem'in bize elektriği parayla satamazsınız demesi19
- kurtar bizi müsavat16
- sözlükte kafa açıcı başlık olmaması9
- nervio17
- ellerim bos gonlum hos11
- kızlar çaylak olunca nickaltında ağıt yakan tipler9
- hiç olmayacak bir insana aşık olmak3
- sürekli övgüden rahatsız olmak3
- marmara üniversitesi göztepe kampüsü2
- güç zehirlenmesi yaşamamak için yapılması gereken8
- şener şen vs kemal sunal3
- baharın uzayıp yazın gelmemesi4
- neden tüm iyi fikirler tuvallette akla gelir4
- cin musallatı3
- korkusuz korkak filmindeki herif2
- pilav yapmak3
- engelli kızı kaçırıp 4 kişinin istismar etmesi10
- devran dönecek8
- ahmet baran yazgan10
- sevilen kızın abi demesi3
- sevgilinizin vajinasını yalar mısınız7
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorumspor maçı25
- meleklerin ifade ettiği anlamı sorgulamak4
- galatasaray14
- butlancıların birbirine girmesi5
- bağlama büyüleri3
- aralıksız 14 dakika boyunca osurmak5
- babaların acayip huyları5
- yedi büyük günah2
- sözlük yazarlarının doğaüstü güçleri2
- monica bellucci bakışı5
- yaratılmışların en üstünü4
- nickli başlık açanlara pandik atılacak2
- devran dönüyor mu2
- victor osimhen18
- atla gel şaban filminde şaban olmaması2
- osurmandan önce ortanın akustiğine dikkat etmek2
- tas kafa traşlı hırt sorunu3
- idam cezasının geri gelmesi6
- garip başlıklar5
- şark bülbülü filmindeki zafer işareti2
- ülke gündemini umursamamak6
- alevi kızların alev alev yanması11
- bencillik2
- meme gerdirme operasyonu8
- sabah yürüyüşü8
- kader2
- bilinçaltı düzeyde etkileşime geçen varlıklar2
- süt ısıtıp içine kahve ve şeker katmak6
murathan mungan şiiri.
biliyorsun sen bunu
en son duyulan ayak sesi ve üzrine kapanan demir kapı
çıkıyor musun bu sefer, yeniden mi giriyorsun içeri
anlaşılmıyor şarkıdan
anlaşılmıyor joe
gençliğimizin polisiye günleri
kendi romanlarımız içinde uydurduğumuz adlar
sanki o romanlar sahi de yaşadıklarımız yalan
unuttuğum adların gece parklarında kaç kez aldattım seni
ben ihanetle öğrendim sadakati
kaç kez korkunun gözleriyle bakıştım bıçağının yüzünde
artık kimse öldüremez beni
çok zaman geçti herşeyin, herkesin üstünden
hayat ödünç tenha uzak biz birbirimizin şarkılarının mirasıyız joe
şimdi kaç kişi kaldık
göğe bakma durağında el ele tutuştuğumuz gençlikten
ben yine de bir yola çağırıyorum seni
ister inanç de buna ister çaresizlikten
dudaklarımı kanatırdı ıslığın
hiç unutmadım hiç unutmadım
ne zaman karanlığa düşsem senin ıslığını çalarım
ben seni en çok dizlerin titrerken sevdim joe
çık saklandığın yerden joe
nerdeysen çık, ölmek değilse bu, bak kayboluyorum
yoruldum seni beklerken vakit geçirdiğim dublörlerinden
sana yazdığım
hikayeyi yanlış okuyorlar her seferinde
ah şimdi joe burda olsaydı diyorum
joe şimdi burda olacaktı ki diyorum
bazen sarhoşken kalabalığın içinde yüksek sesle söylüyorum adını ya da birinin kollarındayken, bazen pencereyi açıp sokaktan geçiyormuşsun gibi ardından sesleniyorum, hep başkaları bakıyor yukarıya. ben gülümseyerek, gitti, diyorum, yakalayamadım, gitti. sahi gittin mi joe? yoksa hiç mi olmadın?
çık ortaya saklandığın yerden
yoruldum, azaldım beklemekten
bazen düşünüyorum da
var mıydın sahiden, yoksa bir şarkının anısı mı uydurdu seni
hiç bir şey benzemiyor değil mi, şimdi geçmişten daha çok bizim olan gençliğimize
bilmem ki, karşılaşsak bile birbirimizi hatırlayabilir miyiz yeniden
ikimiz de artık bir başkasıyken
gene de sen bilirsin joe, sen bilirsin
öyle iyiydik, bir düşün istersen.
biliyorsun sen bunu
en son duyulan ayak sesi ve üzrine kapanan demir kapı
çıkıyor musun bu sefer, yeniden mi giriyorsun içeri
anlaşılmıyor şarkıdan
anlaşılmıyor joe
gençliğimizin polisiye günleri
kendi romanlarımız içinde uydurduğumuz adlar
sanki o romanlar sahi de yaşadıklarımız yalan
unuttuğum adların gece parklarında kaç kez aldattım seni
ben ihanetle öğrendim sadakati
kaç kez korkunun gözleriyle bakıştım bıçağının yüzünde
artık kimse öldüremez beni
çok zaman geçti herşeyin, herkesin üstünden
hayat ödünç tenha uzak biz birbirimizin şarkılarının mirasıyız joe
şimdi kaç kişi kaldık
göğe bakma durağında el ele tutuştuğumuz gençlikten
ben yine de bir yola çağırıyorum seni
ister inanç de buna ister çaresizlikten
dudaklarımı kanatırdı ıslığın
hiç unutmadım hiç unutmadım
ne zaman karanlığa düşsem senin ıslığını çalarım
ben seni en çok dizlerin titrerken sevdim joe
çık saklandığın yerden joe
nerdeysen çık, ölmek değilse bu, bak kayboluyorum
yoruldum seni beklerken vakit geçirdiğim dublörlerinden
sana yazdığım
hikayeyi yanlış okuyorlar her seferinde
ah şimdi joe burda olsaydı diyorum
joe şimdi burda olacaktı ki diyorum
bazen sarhoşken kalabalığın içinde yüksek sesle söylüyorum adını ya da birinin kollarındayken, bazen pencereyi açıp sokaktan geçiyormuşsun gibi ardından sesleniyorum, hep başkaları bakıyor yukarıya. ben gülümseyerek, gitti, diyorum, yakalayamadım, gitti. sahi gittin mi joe? yoksa hiç mi olmadın?
çık ortaya saklandığın yerden
yoruldum, azaldım beklemekten
bazen düşünüyorum da
var mıydın sahiden, yoksa bir şarkının anısı mı uydurdu seni
hiç bir şey benzemiyor değil mi, şimdi geçmişten daha çok bizim olan gençliğimize
bilmem ki, karşılaşsak bile birbirimizi hatırlayabilir miyiz yeniden
ikimiz de artık bir başkasıyken
gene de sen bilirsin joe, sen bilirsin
öyle iyiydik, bir düşün istersen.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar