bugün
- buddy dude'nin fotosunun yapay zeka çıkması28
- kadınların erkeklerde aradıkları şeyler8
- 40 yaşını aşmış bunaklar kulübü7
- ofis dedikodular6
- yaşlanınca cumaya gitmeye başlamak8
- ktç'nin hala hayatta olması10
- uyuşturucu kullanan oğlunu öldüren baba17
- beklentiyi çok yüksek tutmak6
- 450 bin konutun maketini bile yapamazlar3
- sözlük yazarlarının düşünme biçimi3
- kemal kılıçdaroğlu40
- çayı kaç şekerli içiyorsunuz13
- muhittin böcek'in yeni ifadesi3
- gençler iş beğenmiyor11
- market poşetlerini tekte taşımak7
- abazanlık insana neler yaptırır6
- almancıları aşağılayan lanet millet10
- ilşkisini herkese anlatan kızlar9
- türkiye ekonomisi2
- süresiz nafaka3
- üzerinde şu an ne var terör örgütü3
- zamanla azalan şeyler5
- etol3
- sağ eli sol cebe sokmaya çalışmak3
- özgür özel5
- okulda yüzme dersi9
- patronu görünce hızlanan çalışan4
- terli terli soğuk su içmek3
- selahattin demirtaş4
- avradı olmayan bir erkeğe ne söylersiniz2
- çaya şeker atan erkek4
- mısır4
- pampin2
- üniversite öğrencilerinin işe başlaması3
- birazdan bira içecek olmam2
- günün şiiri9
- nervio5
- ayı saldırınca yapılması gerekenler13
- ben aquila bicipite sorularınızı yanıtlıyorum27
- samsun'da elektrik akımına kapılan 3 işçinin ölümü12
- iremga6
- türkiye a milli futbol takımı4
- her evde bulunan bozuk para biriktirme alanı4
- fenerbahçe 2026-2027 sezon formaları2
- sessiz insanların gizemli sanılması6
- ekonomi çok iyi10
- özgürlük ile güvenlik arasındaki sahte ikilem2
- sözlük botlarının artık abartması2
- kılıçdaroğlu'nun siyasi ahlakı2
- sadettin saran2
görsel
bir ilişkiye başlarken genelde
erkek; olsa da olur olur, olmasa da olur kafasındadır, ilişkiye çok değer atfetmez, kutsiyet yüklemez, çoğu zaman başlangıcında bir ilişki onun için bir takım sorumluluk ve sadakat duygusuyla da yüklenmiş fuckbuddylik müessesinden farksızdır,
kadın; onun için aklında erkek profili ile başlanan ilişki hayatın amacının kısmen yerine getirilmesi, "ultimate goal"un bir şekilde gerçekleşmesi demektir, gözleri dünyayı toz pembe görür, erkeğe sonsuz bir sevgi ve bağlılık duyar, bu süreçte ortalama bağlılıkta bir kadın bile eğer sevdiği bir adamla beraberse brad pitt gelse gözü görmeyebilir (tamam, abarttım biraz ama yakınsar bir durum var),
adından zaman ilerledikçe işler tersine dönmeye başlar. erkek tanıdıkça, alıştıkça seven bir varlıkken, kadın alıştıkça sıkılan, yeni arayışlara yelken açan bir varlıktır. bu aşamada bir kısım ucuz kadını bir kenara bırakırsak geneli kendince etik bir tutum takınarak erkeği aldatmak ya da terketmek yerine, ilişkiyi yıpratarak sona ermesini sağlayacak argümanların taşlarını döşemeye başlarlar. bu noktadan sonra dırdır, tırıvırı meselelerden kavga çıkarma, karşısındakini her türlü şeyle suçlama gibi davranışlar başlar.
ilişkinin başında; "sen beni neden kıskanmıyorsun", "kısa etek giymeme neden karışmıyorsun", "sen beni hiç özlemiyorsun" gibi sitemlerle karşılaşan bir takım erkeğin, ilişkinin ilerleyen süreçlerinde; "özgürlüğümü kısıtlıyorsun", "kendimi ifade etmemi engelliyorsun", "hep senin istediğin oluyor" gibi çıkışlarla karşılaştığına dair ampirik bulgular mevcut. doğada gözlemlenmiş böyle erkekler.
ilişkinin başında; "bana aşık mısın", "sen bana aşık değilsin, sadece seviyosun" söylemleriyle erkeğini darlayan dişi, ilerleyen zamanlarda aşık olmak ya da olmamak meselesi ile birden o kadar da ilgili olmamaya başlayabilir.
özetle; aşağıdaki grafikte gösterildiği şekilde;
bir erkeğin ilişkiye yönelik heyecanı t=0 anında 3 birimden başlayıp ilişkinin 9. ayının sonunda 87 birime ulaşıyorken, kadın için bu değer t=0 anında 132 birim ile başlayıp, ilişkinin 9. ayının sonunda 36 birime inmektedir. grafikteki hiperbolik eğrileri ifade eden fonksiyonların türevleri alındığında ise erkek ve kadın için ayrı ayrı ilişkinin "marjinal köpek çekme eğilimi (mkçe)" değerine ulaşılmaktadır.
grafikten edinilebilecek sonuç ise; bir ilişkinin yalnızca 274. günü (31 çeken aylar dahil edilirse ve ilişkinin şubat ayını içeren bir periyotta geçmediği varsayılırsa) iki tarafın birbirini eşit miktarda sevdiği, ilişkide dengenin (equilibrium) yalnızca bu tek bir günde sağlandığı görülebilmektedir.
uzun ilişkilerinizi gözden geçirirseniz 274. gününde hayvan gibi seks yaptığınızı anımsarsınız.
tüm bu sebeplerle; sokayım her türlü biçimdeki ilişkiye. mutlu ilişkiye diye birşey olamaz. vurun geçin aga.
bir ilişkiye başlarken genelde
erkek; olsa da olur olur, olmasa da olur kafasındadır, ilişkiye çok değer atfetmez, kutsiyet yüklemez, çoğu zaman başlangıcında bir ilişki onun için bir takım sorumluluk ve sadakat duygusuyla da yüklenmiş fuckbuddylik müessesinden farksızdır,
kadın; onun için aklında erkek profili ile başlanan ilişki hayatın amacının kısmen yerine getirilmesi, "ultimate goal"un bir şekilde gerçekleşmesi demektir, gözleri dünyayı toz pembe görür, erkeğe sonsuz bir sevgi ve bağlılık duyar, bu süreçte ortalama bağlılıkta bir kadın bile eğer sevdiği bir adamla beraberse brad pitt gelse gözü görmeyebilir (tamam, abarttım biraz ama yakınsar bir durum var),
adından zaman ilerledikçe işler tersine dönmeye başlar. erkek tanıdıkça, alıştıkça seven bir varlıkken, kadın alıştıkça sıkılan, yeni arayışlara yelken açan bir varlıktır. bu aşamada bir kısım ucuz kadını bir kenara bırakırsak geneli kendince etik bir tutum takınarak erkeği aldatmak ya da terketmek yerine, ilişkiyi yıpratarak sona ermesini sağlayacak argümanların taşlarını döşemeye başlarlar. bu noktadan sonra dırdır, tırıvırı meselelerden kavga çıkarma, karşısındakini her türlü şeyle suçlama gibi davranışlar başlar.
ilişkinin başında; "sen beni neden kıskanmıyorsun", "kısa etek giymeme neden karışmıyorsun", "sen beni hiç özlemiyorsun" gibi sitemlerle karşılaşan bir takım erkeğin, ilişkinin ilerleyen süreçlerinde; "özgürlüğümü kısıtlıyorsun", "kendimi ifade etmemi engelliyorsun", "hep senin istediğin oluyor" gibi çıkışlarla karşılaştığına dair ampirik bulgular mevcut. doğada gözlemlenmiş böyle erkekler.
ilişkinin başında; "bana aşık mısın", "sen bana aşık değilsin, sadece seviyosun" söylemleriyle erkeğini darlayan dişi, ilerleyen zamanlarda aşık olmak ya da olmamak meselesi ile birden o kadar da ilgili olmamaya başlayabilir.
özetle; aşağıdaki grafikte gösterildiği şekilde;
bir erkeğin ilişkiye yönelik heyecanı t=0 anında 3 birimden başlayıp ilişkinin 9. ayının sonunda 87 birime ulaşıyorken, kadın için bu değer t=0 anında 132 birim ile başlayıp, ilişkinin 9. ayının sonunda 36 birime inmektedir. grafikteki hiperbolik eğrileri ifade eden fonksiyonların türevleri alındığında ise erkek ve kadın için ayrı ayrı ilişkinin "marjinal köpek çekme eğilimi (mkçe)" değerine ulaşılmaktadır.
grafikten edinilebilecek sonuç ise; bir ilişkinin yalnızca 274. günü (31 çeken aylar dahil edilirse ve ilişkinin şubat ayını içeren bir periyotta geçmediği varsayılırsa) iki tarafın birbirini eşit miktarda sevdiği, ilişkide dengenin (equilibrium) yalnızca bu tek bir günde sağlandığı görülebilmektedir.
uzun ilişkilerinizi gözden geçirirseniz 274. gününde hayvan gibi seks yaptığınızı anımsarsınız.
tüm bu sebeplerle; sokayım her türlü biçimdeki ilişkiye. mutlu ilişkiye diye birşey olamaz. vurun geçin aga.
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
