bugün
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri40
- eskiden arkadaşlar genelevde aynı kadına gitmezdi2
- kadınlar nasıl giyinmeli sorunsalı14
- terhis oluyorum sözlük21
- abd'nin irana atom bombası saldırısı ihtimali2
- queen ravenna sözlüğün kraliçesidir14
- coca cola3
- bir erkeğin bir kadınla lahmacun yemesi14
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı92
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- silik sayınız7
- fatma betül sayan kaya28
- bir sözlük yazarına kahve ısmarlamak12
- masklavi'yi ehonomi çoh eyi derken görmek20
- cumaya gitmeyen yazarlar ifşa platformu21
- gece gelen yemek yapma isteği6
- ilk sıra arkadaşınız ne yapıyor6
- emecek bor çift göğüs bile bulamamak7
- kombiler açıldı mı arkadaşlar8
- chatgpt'nin bir erkeği mutlu etmesini bilmesi12
- akıllı telefon kullanan erkek9
- gece 2 de yatıp sabah 6 da kalkmak5
- futbol16
- camilerdeki ayak kokusu11
- trafikte korna çalmanın işlevi7
- münafık11
- fon vurgununu eleştiren imama erişim engeli5
- victor osimhen9
- kale3112'nin çalıştığı binaya saldırı düzenlemek5
- yanıyorum diye mesaj atan sözlük kızı4
- çok yorgun geçirilen bir günün ardından6
- vajinanın tatsız tuzsuz olması6
- online yazarlar nasıl görünür4
- fatma betülüm yapmaz13
- daha favlamadan zaten favladınız uyarısı4
- mekke anlaşması'nın tbmm den geçmesi6
- 22 yıllık kocam gözüme çirkin geldi kaçtım9
- akşama kadar entry giren torpilli memur12
- sözlükten buluştuğu kızın göğüslerini çalan adam5
- nasıl açık oylarız4
- 19 yaşındaki oğlum üvey annesiyle kaçtı6
- isparta'ya gidip nervio ile kahve içmek11
- ünlüler bim a101 şok'a gidiyor mu sorunsalı7
- 20078
- bizde arkadaşın karısına yanlış olmaz4
- gecenin şarkısı4
- iyi menemenin sırrı22
- bitlis'te oğluna filistin ismini koyan adam28
- 5 kasım 2026 uludağ sözlük ara yüzünün değişmesi12
- en güzel geçen yıllar4
aklından geçenler bunun gibi olabilendir:
--spoiler--
iki ayrılık arasında bir yerlerde kaybettim kalbimi... Çok özledim çocukluğumdaki gibi sebepsiz ve sonsuz sevilmeyi. Bıkmadı serinliğe susuz kalmış şu yüreğim, bıkmadı sevmenin kendisinden de daha bencilce sevmeyi. Bıkmadı sırtımdaki adrese teslim ayrılık yükünün altında ezilmeye...
Ben zavallı bir sokak köpeğiyim aslında. Bir türlü sevilemeyen bir zavallı işte.. ruhumun açlığından olsa gerek ki her insan sandığından sevgi dilenen, kaybettiği evinin yolunu bulamayan, bulması gerektiğinin de farkında bile olmayan aciz bir zavallı.
En çok ta dalgalanmasını sevdim içimdeki kuşların kanadı gibi. Yüreğim boş yere hopladı durdu hep... Vazgeçtim aslında aslıdan, sevdadan, şirinden... aslını da iki çöl arasında bir yerlerde kaybettim... ya da belimi kıran bir kalpsizin hasretine kaptırdım, ve şimdi garip bir fakirlik var içimde... tek umudumdur bütün varlığım... yandım durdum... kül oldum... duruldum duman oldum...
Pas tutmuş saatlerde öğütledim kendimi, ya zaman çok hızlıydı yada hep ben geç kalıyordum... ve öyle hasretim ki sevilmeyi dilenmeye insan bildiklerimin ellerinden... Öyle hasretim ki sevdanın başı omuzlarımdayken, tersliğimden dişlerimi gıcırdattığım zamanlarımla alay etmelerime. parmaklarımda kalan ve unuttuğum kokunu koklamaya, emanet ettiğin günahın bedelini ödemeye... ve öyle hasretim ki renkli elleri olan özleyenlerime...
Ben bir sokak köpeğiyim... sevindir beni, sevdir, sev, sevdiğini bildir... ruhum çok aç doyur beni. Al yanına, temizle korkularımdan... sığınacak bir umut ver bana yüreğinde ve ben de koşabildiğim kadar koşayım. içimdeki acılardan kalan ne varsa rüzgara bırakayım...
Ama... ama... ben bir sokak köpeğiyim... Ruhu için sevgi dilenen, her sabah güneşi batan, uykuları karanlık ve renkleri korkak olan... akşamı hiç olamayan... ve bir caddenin iki kenarı arasında kaybolup gidecek olan, adı bile hatırlanmayan. bir hiçim ben... unutulmaya kuşanmış aşklarını... bilinen bir yolu olmayan sevdaların varlığıyım ben... unutulduğunu fark eden ve unutmayı hatırlayanım. Sahte ışıklar altında, aradan çıkartıldığı yerde unutulmuş ve yüzü, bütün kıymetlerini alan toprağa bezmiş zaruri bir sokak köpeği işte... unutulduğu bile unutulmuş...
Geldim. Nice kıyılar arasından geçtim de geldim. Nice boğuldum insan sandıklarımdan dilendiğim yalan sevdalardan... nice kırıklıklarım kaldı yol kenarlarında... ama yinede geldim... buradayım işte...
işte böyle biçimsizim ben... içimdeki çocuğu da iki çöplük arasında kaybetmişim... yandı her bir yanım... canım koptu gitti... yine de geldim ben bakışlarının ayazına... al beni yanına... toprak sür, hayat sür, sevgi sür yüzüme. Sana yaklaşıyorum. Kalbime emanet ediyorum seni...
ama... ama ben. hav hav...
--spoiler--
--spoiler--
iki ayrılık arasında bir yerlerde kaybettim kalbimi... Çok özledim çocukluğumdaki gibi sebepsiz ve sonsuz sevilmeyi. Bıkmadı serinliğe susuz kalmış şu yüreğim, bıkmadı sevmenin kendisinden de daha bencilce sevmeyi. Bıkmadı sırtımdaki adrese teslim ayrılık yükünün altında ezilmeye...
Ben zavallı bir sokak köpeğiyim aslında. Bir türlü sevilemeyen bir zavallı işte.. ruhumun açlığından olsa gerek ki her insan sandığından sevgi dilenen, kaybettiği evinin yolunu bulamayan, bulması gerektiğinin de farkında bile olmayan aciz bir zavallı.
En çok ta dalgalanmasını sevdim içimdeki kuşların kanadı gibi. Yüreğim boş yere hopladı durdu hep... Vazgeçtim aslında aslıdan, sevdadan, şirinden... aslını da iki çöl arasında bir yerlerde kaybettim... ya da belimi kıran bir kalpsizin hasretine kaptırdım, ve şimdi garip bir fakirlik var içimde... tek umudumdur bütün varlığım... yandım durdum... kül oldum... duruldum duman oldum...
Pas tutmuş saatlerde öğütledim kendimi, ya zaman çok hızlıydı yada hep ben geç kalıyordum... ve öyle hasretim ki sevilmeyi dilenmeye insan bildiklerimin ellerinden... Öyle hasretim ki sevdanın başı omuzlarımdayken, tersliğimden dişlerimi gıcırdattığım zamanlarımla alay etmelerime. parmaklarımda kalan ve unuttuğum kokunu koklamaya, emanet ettiğin günahın bedelini ödemeye... ve öyle hasretim ki renkli elleri olan özleyenlerime...
Ben bir sokak köpeğiyim... sevindir beni, sevdir, sev, sevdiğini bildir... ruhum çok aç doyur beni. Al yanına, temizle korkularımdan... sığınacak bir umut ver bana yüreğinde ve ben de koşabildiğim kadar koşayım. içimdeki acılardan kalan ne varsa rüzgara bırakayım...
Ama... ama... ben bir sokak köpeğiyim... Ruhu için sevgi dilenen, her sabah güneşi batan, uykuları karanlık ve renkleri korkak olan... akşamı hiç olamayan... ve bir caddenin iki kenarı arasında kaybolup gidecek olan, adı bile hatırlanmayan. bir hiçim ben... unutulmaya kuşanmış aşklarını... bilinen bir yolu olmayan sevdaların varlığıyım ben... unutulduğunu fark eden ve unutmayı hatırlayanım. Sahte ışıklar altında, aradan çıkartıldığı yerde unutulmuş ve yüzü, bütün kıymetlerini alan toprağa bezmiş zaruri bir sokak köpeği işte... unutulduğu bile unutulmuş...
Geldim. Nice kıyılar arasından geçtim de geldim. Nice boğuldum insan sandıklarımdan dilendiğim yalan sevdalardan... nice kırıklıklarım kaldı yol kenarlarında... ama yinede geldim... buradayım işte...
işte böyle biçimsizim ben... içimdeki çocuğu da iki çöplük arasında kaybetmişim... yandı her bir yanım... canım koptu gitti... yine de geldim ben bakışlarının ayazına... al beni yanına... toprak sür, hayat sür, sevgi sür yüzüme. Sana yaklaşıyorum. Kalbime emanet ediyorum seni...
ama... ama ben. hav hav...
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com