bugün
- manisada okul saldırısı13
- erkeklerin artık kadınların peşinden koşmaması7
- sarı torbadan rahatsız olan kürt7
- sözlüğümde siyaset istemiyorum kampanyası4
- husiler yüzünden gemilerin 15 gün gecikmesi4
- türkiye bir kedi cumhuriyetine nasıl dönüştü6
- sözlükteki teroristler5
- atlet giymeyen insan6
- yapay zekaya entry yazdırmak4
- true nickli yazar7
- her şeye neden diye sorma alışkanlığı4
- z kuşağı6
- gocu bak bi7
- çıplakken buzdolabının kapağını açmak4
- oğuzhan koç'un seyirciyi azarlaması2
- husiler ve mekke ittifakı'nın ilk sınavı4
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok29
- evliliği ayakta tutan güçler6
- dünyanın en ölümcül terör örgütü hristiyan lra6
- baturay özdemir2
- türkler ile moğollar kardeştir18
- drew barrymore4
- mason greenwood6
- bugün ne oldu11
- orta asyadakilerin penis boyu3
- foşik törklörön liginde birinci amedspor17
- tavuk pilav yiyen erkek3
- s'i l v'e r m'i s t'in kullandığı ucuz parfüm17
- afrikalılar gariban avrupa emperyalist yalanı12
- yanlış yönde yürüdüğünü fark ettiğin an2
- 100tlnin hesabını yapan cimri3
- çayı karıştırdıktan sonra kaşığı yalamak2
- kedinin yanında kediyi çekiştirmek2
- umumi tuvalette telefonundan video izleyen insan2
- yumurtayı sivri tarafından kıran insan2
- motorinin 100 lirayı görmesi4
- musa anter10
- iş arayanların aslında para araması8
- akp'li tayyar'ın erdoğan'a sıra dayağı çağrısı4
- entry girmek için entry girmek2
- çamaşır makinasını çalışırken izlemek7
- göçmen karşıtı din düşmanı sosyal demokratlar18
- birini kırmadan nasıl iletişimi kesersiniz16
- ölümden korkuyor musunuz34
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı30
- claudian clouds43
- halk tv haberciliği2
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri51
- tulumba tatlısı6
- game of thrones taki kerhaneci17
aklından geçenler bunun gibi olabilendir:
--spoiler--
iki ayrılık arasında bir yerlerde kaybettim kalbimi... Çok özledim çocukluğumdaki gibi sebepsiz ve sonsuz sevilmeyi. Bıkmadı serinliğe susuz kalmış şu yüreğim, bıkmadı sevmenin kendisinden de daha bencilce sevmeyi. Bıkmadı sırtımdaki adrese teslim ayrılık yükünün altında ezilmeye...
Ben zavallı bir sokak köpeğiyim aslında. Bir türlü sevilemeyen bir zavallı işte.. ruhumun açlığından olsa gerek ki her insan sandığından sevgi dilenen, kaybettiği evinin yolunu bulamayan, bulması gerektiğinin de farkında bile olmayan aciz bir zavallı.
En çok ta dalgalanmasını sevdim içimdeki kuşların kanadı gibi. Yüreğim boş yere hopladı durdu hep... Vazgeçtim aslında aslıdan, sevdadan, şirinden... aslını da iki çöl arasında bir yerlerde kaybettim... ya da belimi kıran bir kalpsizin hasretine kaptırdım, ve şimdi garip bir fakirlik var içimde... tek umudumdur bütün varlığım... yandım durdum... kül oldum... duruldum duman oldum...
Pas tutmuş saatlerde öğütledim kendimi, ya zaman çok hızlıydı yada hep ben geç kalıyordum... ve öyle hasretim ki sevilmeyi dilenmeye insan bildiklerimin ellerinden... Öyle hasretim ki sevdanın başı omuzlarımdayken, tersliğimden dişlerimi gıcırdattığım zamanlarımla alay etmelerime. parmaklarımda kalan ve unuttuğum kokunu koklamaya, emanet ettiğin günahın bedelini ödemeye... ve öyle hasretim ki renkli elleri olan özleyenlerime...
Ben bir sokak köpeğiyim... sevindir beni, sevdir, sev, sevdiğini bildir... ruhum çok aç doyur beni. Al yanına, temizle korkularımdan... sığınacak bir umut ver bana yüreğinde ve ben de koşabildiğim kadar koşayım. içimdeki acılardan kalan ne varsa rüzgara bırakayım...
Ama... ama... ben bir sokak köpeğiyim... Ruhu için sevgi dilenen, her sabah güneşi batan, uykuları karanlık ve renkleri korkak olan... akşamı hiç olamayan... ve bir caddenin iki kenarı arasında kaybolup gidecek olan, adı bile hatırlanmayan. bir hiçim ben... unutulmaya kuşanmış aşklarını... bilinen bir yolu olmayan sevdaların varlığıyım ben... unutulduğunu fark eden ve unutmayı hatırlayanım. Sahte ışıklar altında, aradan çıkartıldığı yerde unutulmuş ve yüzü, bütün kıymetlerini alan toprağa bezmiş zaruri bir sokak köpeği işte... unutulduğu bile unutulmuş...
Geldim. Nice kıyılar arasından geçtim de geldim. Nice boğuldum insan sandıklarımdan dilendiğim yalan sevdalardan... nice kırıklıklarım kaldı yol kenarlarında... ama yinede geldim... buradayım işte...
işte böyle biçimsizim ben... içimdeki çocuğu da iki çöplük arasında kaybetmişim... yandı her bir yanım... canım koptu gitti... yine de geldim ben bakışlarının ayazına... al beni yanına... toprak sür, hayat sür, sevgi sür yüzüme. Sana yaklaşıyorum. Kalbime emanet ediyorum seni...
ama... ama ben. hav hav...
--spoiler--
--spoiler--
iki ayrılık arasında bir yerlerde kaybettim kalbimi... Çok özledim çocukluğumdaki gibi sebepsiz ve sonsuz sevilmeyi. Bıkmadı serinliğe susuz kalmış şu yüreğim, bıkmadı sevmenin kendisinden de daha bencilce sevmeyi. Bıkmadı sırtımdaki adrese teslim ayrılık yükünün altında ezilmeye...
Ben zavallı bir sokak köpeğiyim aslında. Bir türlü sevilemeyen bir zavallı işte.. ruhumun açlığından olsa gerek ki her insan sandığından sevgi dilenen, kaybettiği evinin yolunu bulamayan, bulması gerektiğinin de farkında bile olmayan aciz bir zavallı.
En çok ta dalgalanmasını sevdim içimdeki kuşların kanadı gibi. Yüreğim boş yere hopladı durdu hep... Vazgeçtim aslında aslıdan, sevdadan, şirinden... aslını da iki çöl arasında bir yerlerde kaybettim... ya da belimi kıran bir kalpsizin hasretine kaptırdım, ve şimdi garip bir fakirlik var içimde... tek umudumdur bütün varlığım... yandım durdum... kül oldum... duruldum duman oldum...
Pas tutmuş saatlerde öğütledim kendimi, ya zaman çok hızlıydı yada hep ben geç kalıyordum... ve öyle hasretim ki sevilmeyi dilenmeye insan bildiklerimin ellerinden... Öyle hasretim ki sevdanın başı omuzlarımdayken, tersliğimden dişlerimi gıcırdattığım zamanlarımla alay etmelerime. parmaklarımda kalan ve unuttuğum kokunu koklamaya, emanet ettiğin günahın bedelini ödemeye... ve öyle hasretim ki renkli elleri olan özleyenlerime...
Ben bir sokak köpeğiyim... sevindir beni, sevdir, sev, sevdiğini bildir... ruhum çok aç doyur beni. Al yanına, temizle korkularımdan... sığınacak bir umut ver bana yüreğinde ve ben de koşabildiğim kadar koşayım. içimdeki acılardan kalan ne varsa rüzgara bırakayım...
Ama... ama... ben bir sokak köpeğiyim... Ruhu için sevgi dilenen, her sabah güneşi batan, uykuları karanlık ve renkleri korkak olan... akşamı hiç olamayan... ve bir caddenin iki kenarı arasında kaybolup gidecek olan, adı bile hatırlanmayan. bir hiçim ben... unutulmaya kuşanmış aşklarını... bilinen bir yolu olmayan sevdaların varlığıyım ben... unutulduğunu fark eden ve unutmayı hatırlayanım. Sahte ışıklar altında, aradan çıkartıldığı yerde unutulmuş ve yüzü, bütün kıymetlerini alan toprağa bezmiş zaruri bir sokak köpeği işte... unutulduğu bile unutulmuş...
Geldim. Nice kıyılar arasından geçtim de geldim. Nice boğuldum insan sandıklarımdan dilendiğim yalan sevdalardan... nice kırıklıklarım kaldı yol kenarlarında... ama yinede geldim... buradayım işte...
işte böyle biçimsizim ben... içimdeki çocuğu da iki çöplük arasında kaybetmişim... yandı her bir yanım... canım koptu gitti... yine de geldim ben bakışlarının ayazına... al beni yanına... toprak sür, hayat sür, sevgi sür yüzüme. Sana yaklaşıyorum. Kalbime emanet ediyorum seni...
ama... ama ben. hav hav...
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar