bugün
- kız arkadaşının giyimine karışmayan erkek11
- 15 haziran 2026 belçika mısır maçı7
- true'ya arkadan sahip olmak10
- bir erkekte kabul edilemez 250 özellik7
- erkek arkadaşının giyimine karışmayan kız5
- 15 haziran 2026 ispanya yeşil burun adaları maçı10
- lüle kebabı4
- tanga neden giyilir10
- açık giyinebilmek özgürlüktür9
- kullanmak zorunda kalınan en kötü tuvalet3
- ankaralıların melih gökçeği arıyoruz demesi8
- 15 haziran azerbaycan milli kurtuluş günü3
- nesrin cavadzade9
- kadın olsaydım çok açık giyerdim22
- slip mayo giyen erkeğin namusu3
- hayatın renginin kalmaması7
- evlenmemeyi başarı olarak görmek8
- sohbet edilen kişinin sürekli telefonla uğraşması7
- ece irtem8
- azerbaycan kktc'yi devlet olarak tanımalı2
- yalnız yaşamak6
- yahudi fıkraları6
- belçika mısır maçı saat 22 de trt 1 de3
- slip mayonun namusu2
- yeşil burun adaları7
- arapçada ene mi denir ana mı denir3
- geceye bir söz bırak2
- slip mayo giyen kedi besleyen erkek2
- enpara.com2
- erkek arkadaşının mayo giymesine karışmayan kadın2
- koklayarak öpen erkek5
- the old stories moses2
- aylık 282 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- kimsesizlerin kimsesi zall'a açık mektuptur15
- regl dönemi çirkinliği8
- dinlerin geldiği günden beri kan dökmesi20
- namus takıntısı olan erkek17
- kızımın ismini teresa koymak istiyorum10
- badelenmiş sözlük yazarları7
- pornoda hoşlanılan kıza benzer kız aramak9
- erecto birader biraderdir hedesi3
- sürekli kendine hatırlatmak zorunda olduğun o söz9
- ispanya2
- aktroller9
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı58
- kesit ötesi ziya2
- idealize ettiğin kadının beklediğin gibi çıkmaması3
- özgürlükçü eğitim paradoksu2
- burçlara inanacak kadar gerizekalı olmak4
- hangi manifest kızısın7
ihsan yüce, sen ne güzel bir insanmışsın. O sigaradan sararmış bıyıklarınla ve çatallı sesinle bu şiiri bize canlı canlı okuyabilseydin ya.
“ekmek şarap sen ve ben
bir de sabahın dördü
dışarda kar
odamız ılık
gözlerin ılık ılık damlarken boş kadehe
anlattın bana ağzı sarımsak kokan bir çocukla yattığını
aşkı tattığını, karım dediğini ve aldattığını
kıskandım gogen'i tahitilim
terlemiş vücudunu silerken
cüzzam mikrobunu ve yaktığı kulübesini
saçların bağlamıştı ellerimi muz kokulum
güneşi doğurmuştu ölü cisim
martı çığlıklarıyla bir sahil kayalığında
nefesin vücudumu yakıyordu yer yer
sam yelim sahra-i kebirim
kahrettim her şeye o gün
babanın şarap çanağına,
gogen',
kadere,
sana,
bana ,
bir de gittiğin arabanın tekerine
ne diyordum arkadaş...
diyordum ki ben bu zıkkımı içmek için içerim
ama içerken düşünmem neden içiyorum diye
daha sonra yaparım hayatın felsefesini
sırayla olurum fatih, selim, kanuni
bazen kadın hamamında tellak...
bazen christoph colomb
napolyon'ken düşünürüm elbe'de geçen günleri
timur'ken beyazıt'ı yenişimi...
bir kere aristo'nun hocası olmuştum
ona verdiğim dersle gurur duymuştum
bazen jan dark'ı kurtarmak için çalışan bir kahraman
bazen odunun ateşleyen bir cellat olurum
eğer daha da içersem
shakespare halt etmiş derim karşımda
salyalı dudaklarımdan yayık sesimi dinlerim de
işte mozart'ın aradığı melodi bu diye gülerim
enayiymiş be platon...
bir içsin de görsün...ne felsefesi varmış bu hayatın
anlasın geçmişi kınalı dünyanın kaç bucak olduğunu
ıslak kaldırımlarda yürürken acırım
önde yalpa vuran sarhoşun zavallı haline
ukalalık işte derim neme lazım senin
kendine bak; sende bir serserin bir sarhoş....
ve yavaş yavaş kaybolur acı kahkalarım
şehrin izbe sokaklarında
yavaş yavaş kaybolur benliğim...”
“ekmek şarap sen ve ben
bir de sabahın dördü
dışarda kar
odamız ılık
gözlerin ılık ılık damlarken boş kadehe
anlattın bana ağzı sarımsak kokan bir çocukla yattığını
aşkı tattığını, karım dediğini ve aldattığını
kıskandım gogen'i tahitilim
terlemiş vücudunu silerken
cüzzam mikrobunu ve yaktığı kulübesini
saçların bağlamıştı ellerimi muz kokulum
güneşi doğurmuştu ölü cisim
martı çığlıklarıyla bir sahil kayalığında
nefesin vücudumu yakıyordu yer yer
sam yelim sahra-i kebirim
kahrettim her şeye o gün
babanın şarap çanağına,
gogen',
kadere,
sana,
bana ,
bir de gittiğin arabanın tekerine
ne diyordum arkadaş...
diyordum ki ben bu zıkkımı içmek için içerim
ama içerken düşünmem neden içiyorum diye
daha sonra yaparım hayatın felsefesini
sırayla olurum fatih, selim, kanuni
bazen kadın hamamında tellak...
bazen christoph colomb
napolyon'ken düşünürüm elbe'de geçen günleri
timur'ken beyazıt'ı yenişimi...
bir kere aristo'nun hocası olmuştum
ona verdiğim dersle gurur duymuştum
bazen jan dark'ı kurtarmak için çalışan bir kahraman
bazen odunun ateşleyen bir cellat olurum
eğer daha da içersem
shakespare halt etmiş derim karşımda
salyalı dudaklarımdan yayık sesimi dinlerim de
işte mozart'ın aradığı melodi bu diye gülerim
enayiymiş be platon...
bir içsin de görsün...ne felsefesi varmış bu hayatın
anlasın geçmişi kınalı dünyanın kaç bucak olduğunu
ıslak kaldırımlarda yürürken acırım
önde yalpa vuran sarhoşun zavallı haline
ukalalık işte derim neme lazım senin
kendine bak; sende bir serserin bir sarhoş....
ve yavaş yavaş kaybolur acı kahkalarım
şehrin izbe sokaklarında
yavaş yavaş kaybolur benliğim...”
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar