bugün
- cansever9
- şort giyen genç kıza saldıran yaşlı kadın31
- victor osimhen2
- gece sokakta freddy krueger ile karşılaşmak4
- gocu'nun solak olması4
- çirkef galatasaray2
- kupa kızı ve sinek valesi2
- dünyanın 10 da birinin solak olması4
- kadınlar neden kötü araba kullanır sorunsalı14
- behlül ün bihter den ayrılma nedenleri6
- domdomusa3
- galatasaray11
- yorgun mermi19
- insan doğru olanı seçerek mutlu olabilir mi6
- g o k u2
- sözlük yazarlarının tatlıları14
- dünyanın tersine dönmesi5
- galatasaray neden transfer yapamıyor16
- dinozor döner3
- türk mutfağının en uyduruk kaydırık yemeği7
- favori diziniz2
- ben geldim laleler3
- futbol7
- tavuk sevmemek5
- gece iki de tam ekmek tavuk döner ve bira yemek3
- sol elle osbir çekmek2
- etek giyen erkek10
- öfkeli genç adamlar kuşağı3
- para5
- sözlük yazarlarını evlendirmek12
- hangi manifest kızısın4
- sürekli dizi6
- 8 ağustos 2026 wolfsburg kaiserslautern maçı3
- gıyasettin nerede sorusu3
- meltem mi daha güzel gönül mü sorunsalı6
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları12
- oğlum o senin yengen yengen2
- superman ile venom birleşse3
- birader yazar beyler bay bey biraderdirler3
- yeni zelanda ya gitmek5
- 8 ağustos 2026 galatasaray villarreal maçı2
- fairuz3
- 9 ağustos uluslararası dünya yerli halklar günü2
- altın şafak hermetik cemiyeti2
- yemek yapmayı bilmeyen kadın8
- devalüasyon yakın mı9
- gece gece arayan dolandırıcı3
- bikbik hanfendi3
- laptop4
- günlük tutan erkek9
dün odtü cozone'daydım. teknokent bünyesinde bir yer bu, serbest çalışanlara veya çalışma yeri arayanlara yönelik. herkes okumuş yazmış, serbest meslek sahibi, yazılımcı, tasarımcı, mühendis, böyle şeyler. "smart casual'lıktan" ortalık yıkılıyor.
işte oradaki bir ton çalışma alanının içinde çocuklar için de bir köşe var. ikea'nın çocuk masası, renkli yastıklar, peluş hayvanlar falan.
tam göremedim ama en fazla 4 yaşında bir kız çocuğu, o köşenin dibinde tek başına uyumuş, uyurken de kendi boyundaki bir aslan mıydı fil mıydı hatırlamıyorum ona sarılmış. allahım delirten bir tatlılık.
derken bu sabah,
operasyon savaş bilmem ne bir ton manasız haberle uyandık. "olan çocuklara olacak yine allahım sen koru..." diye izlediğim haberlerde soma'ya geçildi.
kıdem tazminatlarını alamayan maden işçileri ankara'ya yürüyüşe geçti fakat birkaç kilometre sonra durduruldu. duymuşsunuzdur. işte o işçiler, durduruldukları yerden dönmeyip orada çadırlar kurdular. ankara'ya gidemiyorsak geri de dönmüyoruz diyerek çadırlarda sabahlıyorlar.
onlardan birinin kızı. kaç yaşında olduğunu söylemişlerse de hatırlamıyorum dikkat etmedim.
yol kenarında, yağmur altında, bir çadırın içinde, sözlük anlamıyla 3 kuruşun peşinde, annesi tarafından, elinde oyuncak bebeğiyle uyutulacak yaştaydı.
çocuğunu teknokent'te uyutan ailenin de, bir ekim gecesi yağmur altında bir çadır köşesinde uyutanın da yapacak başka bir şeyi yoktu.
fakat? ailelerin yapacak başka bir şeyleri olmama eşiğinin arasındaki fark nasıl böyle olabiliyor?
teknokent'te büyüyen çocuğu karaya vuran kardeşinden daha önemli kılan bir şey mi var?
haber izlerken yediğim börekten utandım. tam şu anlarda, 9 yaşında bir çocuk kendini mezarlık girişine asmayı tasarlıyor olabilirdi.
ya bak gerçekten, ama gerçekten, allah peygamber aşkına, lütfen, artık gerçekten "kahrolsun bağzı şeyler."
işte oradaki bir ton çalışma alanının içinde çocuklar için de bir köşe var. ikea'nın çocuk masası, renkli yastıklar, peluş hayvanlar falan.
tam göremedim ama en fazla 4 yaşında bir kız çocuğu, o köşenin dibinde tek başına uyumuş, uyurken de kendi boyundaki bir aslan mıydı fil mıydı hatırlamıyorum ona sarılmış. allahım delirten bir tatlılık.
derken bu sabah,
operasyon savaş bilmem ne bir ton manasız haberle uyandık. "olan çocuklara olacak yine allahım sen koru..." diye izlediğim haberlerde soma'ya geçildi.
kıdem tazminatlarını alamayan maden işçileri ankara'ya yürüyüşe geçti fakat birkaç kilometre sonra durduruldu. duymuşsunuzdur. işte o işçiler, durduruldukları yerden dönmeyip orada çadırlar kurdular. ankara'ya gidemiyorsak geri de dönmüyoruz diyerek çadırlarda sabahlıyorlar.
onlardan birinin kızı. kaç yaşında olduğunu söylemişlerse de hatırlamıyorum dikkat etmedim.
yol kenarında, yağmur altında, bir çadırın içinde, sözlük anlamıyla 3 kuruşun peşinde, annesi tarafından, elinde oyuncak bebeğiyle uyutulacak yaştaydı.
çocuğunu teknokent'te uyutan ailenin de, bir ekim gecesi yağmur altında bir çadır köşesinde uyutanın da yapacak başka bir şeyi yoktu.
fakat? ailelerin yapacak başka bir şeyleri olmama eşiğinin arasındaki fark nasıl böyle olabiliyor?
teknokent'te büyüyen çocuğu karaya vuran kardeşinden daha önemli kılan bir şey mi var?
haber izlerken yediğim börekten utandım. tam şu anlarda, 9 yaşında bir çocuk kendini mezarlık girişine asmayı tasarlıyor olabilirdi.
ya bak gerçekten, ama gerçekten, allah peygamber aşkına, lütfen, artık gerçekten "kahrolsun bağzı şeyler."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar