bugün
- ceset sikmek10
- ak parti'nin cemil tugay paylaşımı12
- gammazlar göreve5
- bursa da kadın katiline sosyal medya ilgisi5
- sabahları sevilen şeyler5
- parcalandim toparlanamiyorum310
- çocuğa israil diye isim koymak5
- bir kadını keko gösteren detaylar17
- dünyanın en tehlikeli cümlesi3
- ucan tekme atan hipopotam28
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet20
- from gold from dust29
- 6 ekim 2026 istanbul imam hatip bıçaklı kavgası28
- fatma betül sayan kaya'nın tmsf'ye iadesi33
- netanyahu8
- bacılar çabuk bakın15
- ulıdağ sözlük'ün geleceği20
- recep tayyip erdoğan17
- nervio'nun erkek olması31
- iltica41
- gotik hatun gorunumlu siradan kiz2
- sözlükteki sapık ergenler2
- arkadaşlar sizce bu mont nasıl13
- babuş diyen kız10
- sözlük kavgasını en iyi anlatacak yönetmen14
- bu sözlük çok kötüymüş ben de pembe götlüyüm9
- kırmızı tuborg içerken dağdan aşağı yuvarlanmak2
- sözlük yazarlarının bebeksi kombinleri15
- izmir büyükşehir belediye başkanı akp'ye geçiyor9
- kızlar bi bakın bişe göstercem9
- queen feristah10
- beraber kavgaya gidilecek yazarlar7
- husiler'in aden havalimanı nı vurması2
- arkadaşlar güldük eğlendik7
- kızınız sözlükte yazabilir mi10
- her gün blazer ceket giyen kadın7
- 7 ekim'in üçüncü yılında türkiye israil ilişkileri2
- leopar desen giyinen kadının amacı10
- fatma betül sayan kaya36
- bacılar koşun yanıyorum6
- sözlük kızlarının seksi çorapları9
- kızlar bakın başlıkları birleştirilsin6
- arkadaşlar sözlükten ayrılıyorum6
- sözlük kızlarının kekleri5
- nervionun hala sözlüğe gelmemiş olması7
- heyt bea10
- 6 ekim büyük ulu sözlük olayı14
- sözlükte kim kimle aşk yaşıyor veritabanı4
- yazarların severek okuduğu yazarlar9
- flört uygulamalarında eşleşme algoritması7
dün odtü cozone'daydım. teknokent bünyesinde bir yer bu, serbest çalışanlara veya çalışma yeri arayanlara yönelik. herkes okumuş yazmış, serbest meslek sahibi, yazılımcı, tasarımcı, mühendis, böyle şeyler. "smart casual'lıktan" ortalık yıkılıyor.
işte oradaki bir ton çalışma alanının içinde çocuklar için de bir köşe var. ikea'nın çocuk masası, renkli yastıklar, peluş hayvanlar falan.
tam göremedim ama en fazla 4 yaşında bir kız çocuğu, o köşenin dibinde tek başına uyumuş, uyurken de kendi boyundaki bir aslan mıydı fil mıydı hatırlamıyorum ona sarılmış. allahım delirten bir tatlılık.
derken bu sabah,
operasyon savaş bilmem ne bir ton manasız haberle uyandık. "olan çocuklara olacak yine allahım sen koru..." diye izlediğim haberlerde soma'ya geçildi.
kıdem tazminatlarını alamayan maden işçileri ankara'ya yürüyüşe geçti fakat birkaç kilometre sonra durduruldu. duymuşsunuzdur. işte o işçiler, durduruldukları yerden dönmeyip orada çadırlar kurdular. ankara'ya gidemiyorsak geri de dönmüyoruz diyerek çadırlarda sabahlıyorlar.
onlardan birinin kızı. kaç yaşında olduğunu söylemişlerse de hatırlamıyorum dikkat etmedim.
yol kenarında, yağmur altında, bir çadırın içinde, sözlük anlamıyla 3 kuruşun peşinde, annesi tarafından, elinde oyuncak bebeğiyle uyutulacak yaştaydı.
çocuğunu teknokent'te uyutan ailenin de, bir ekim gecesi yağmur altında bir çadır köşesinde uyutanın da yapacak başka bir şeyi yoktu.
fakat? ailelerin yapacak başka bir şeyleri olmama eşiğinin arasındaki fark nasıl böyle olabiliyor?
teknokent'te büyüyen çocuğu karaya vuran kardeşinden daha önemli kılan bir şey mi var?
haber izlerken yediğim börekten utandım. tam şu anlarda, 9 yaşında bir çocuk kendini mezarlık girişine asmayı tasarlıyor olabilirdi.
ya bak gerçekten, ama gerçekten, allah peygamber aşkına, lütfen, artık gerçekten "kahrolsun bağzı şeyler."
işte oradaki bir ton çalışma alanının içinde çocuklar için de bir köşe var. ikea'nın çocuk masası, renkli yastıklar, peluş hayvanlar falan.
tam göremedim ama en fazla 4 yaşında bir kız çocuğu, o köşenin dibinde tek başına uyumuş, uyurken de kendi boyundaki bir aslan mıydı fil mıydı hatırlamıyorum ona sarılmış. allahım delirten bir tatlılık.
derken bu sabah,
operasyon savaş bilmem ne bir ton manasız haberle uyandık. "olan çocuklara olacak yine allahım sen koru..." diye izlediğim haberlerde soma'ya geçildi.
kıdem tazminatlarını alamayan maden işçileri ankara'ya yürüyüşe geçti fakat birkaç kilometre sonra durduruldu. duymuşsunuzdur. işte o işçiler, durduruldukları yerden dönmeyip orada çadırlar kurdular. ankara'ya gidemiyorsak geri de dönmüyoruz diyerek çadırlarda sabahlıyorlar.
onlardan birinin kızı. kaç yaşında olduğunu söylemişlerse de hatırlamıyorum dikkat etmedim.
yol kenarında, yağmur altında, bir çadırın içinde, sözlük anlamıyla 3 kuruşun peşinde, annesi tarafından, elinde oyuncak bebeğiyle uyutulacak yaştaydı.
çocuğunu teknokent'te uyutan ailenin de, bir ekim gecesi yağmur altında bir çadır köşesinde uyutanın da yapacak başka bir şeyi yoktu.
fakat? ailelerin yapacak başka bir şeyleri olmama eşiğinin arasındaki fark nasıl böyle olabiliyor?
teknokent'te büyüyen çocuğu karaya vuran kardeşinden daha önemli kılan bir şey mi var?
haber izlerken yediğim börekten utandım. tam şu anlarda, 9 yaşında bir çocuk kendini mezarlık girişine asmayı tasarlıyor olabilirdi.
ya bak gerçekten, ama gerçekten, allah peygamber aşkına, lütfen, artık gerçekten "kahrolsun bağzı şeyler."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar