bugün
- ben aquila bicipite sorularınızı yanıtlıyorum25
- kızlara bişey soracağım erkekler gelmesin11
- ayı saldırınca yapılması gerekenler13
- sinirli kadını sakinleştirmenin yolları14
- uysaljakoben21
- gece yarısı çalan telefon7
- gammaz olmuşum13
- kadınların zeka seviyesi3
- denize sıfır bir ev sahibi olmak3
- koca2
- ilşkisini herkese anlatan kızlar7
- kızların sözlüğü erkek düşürmek için kullanması7
- kadın mı erkek mi belli olmayan yazarlar21
- aquila bicipite8
- çıplak ayakla misafir karşısına çıkmaya utanmak3
- reha muhtar25
- uyuşturucu kullanan oğlunu öldüren baba7
- geceye bir söz bırak3
- başımın tatlı tatlı dönmesi4
- yüzüklerin efendisi abartılmış boktan bi filmdir4
- eski dizileri izlemek3
- minyon kadın siniri5
- aşık olunca yapılan salaklıklar3
- osuruk kokusunun kalıcılık süresi6
- kel erkek3
- ankarada masaj yaptırmak2
- kadınların erkeklerde aradıkları şeyler2
- bir erkeğin instagram kullanma amacı2
- daha önce erkeklerle aynı ortamda oturmuş kız2
- hiç evlenemeyecek gibi hissetmek4
- samsun da elektrik akımına kapılan 3 işçinin ölümü2
- kemal kılıçdaroğlu35
- ona bir şey söyle16
- elit olmak için gerekenler13
- güzel ayaklar mevsiminin gelmesi9
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet11
- ekşi sözlükte 2 yıldır çaylak olmak2
- bir kadına alınabilecek en güzel hediye7
- yazarların 2005 yılı maaşları7
- toplu taşımaya binen kızın asıl amacı4
- bizim delilere bakayım4
- gocu26
- ikinci evliliği yapanları anlayamamak21
- yemek yemek mi güzel giyinmek mi5
- benim başaklarımı görmek ister misiniz3
- gençler iş beğenmiyor3
- gecenin şarkısı4
- 20'li yaşlarınızın başları nasıl geçti6
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz8
- semum3
kafası güzel insandır.
imparatorluktan hasta adamlığa geçen, sanayi devriminden nasibini almamış, hammadde ve pazar sıkıntısı olmayan, milliyetçiliğin kıskacındaki avusturya-macaristan gibi yıkılmaya mahkum çok uluslu devletin başında biridir. kaybedilen topraklar, milyonlarca altın dış borç, ayaklanmaları bastırma şekli ve bize miras bırakması gibi başarısızlıklarına rağmen, bizim arkaya bakarak ilerleyebileceğini sanan resmi tarih muhibleri, bu 33 yıllık diktatörün artı hanesinde yahudilere tüm dış borçlar karşılığında filistini vermemesi ve bunun israil'in resmi kuruluş tarihi olan 1948'e kadar 50 yıl geciktirildiğini söylerler.
gelin bulunduğunuz coğrafyaya göre değişen tarihle değil, herkesin üzerinde hemfikir olduğu tarih dedeyle biraz gezelim, ukelalık yapalım.
hiç düşündünüz mü israil, filistinde olması gereken yahudilerin ukrayna'da, hollanda'da ne işi var veya ne zaman ve ne için oralara gitmişler diye?
yahudiler, m.s. 70 yıllarında, yani bundan yaklaşık 2000 yıl önce, filistin ve civarının hakimi olan roma imparatorluğuna karşı ayaklandılar ve sonradan roma imparatoru olacak olan titus flavius vespasianus tarafından bastırılan bu ayaklanmadan sonra kudüs'e girmeleri yasaklandı. filistin hariç imparatorluğun o günkü sınırlarına sürgün edildiler. bugün ağlama duvarı dedikleri, ilkini babillilerin yıktığı süleyman tapınağının batı duvarıdır. as roma'nın kudüs presinden hatıradır.
sonra bu gurbet kuşları, gittikleri yerlerde toprak edinmeleri, askerlik yapmaları yasak olduğundan getto denilen mahallelerde kapalı bir hayat sürüp, kendilerine tarım haricinde kalan tek yol olan ticarette ustalaşıp, banker, bonker olduktan sonra, ''ulan madem paramız var, gidelim filistini alalım da tüm dünyada sığıntı, istenmeyen adam olacağımıza, ülkemizde kral olup kibbutz'da portakal yetiştirelim'' der. fikrin misyoneri theodor herzl'dir. tarih 1896. sonrasında aynı yılın nisan ayında istanbul'a gelir, yani hala 1896..
yüz binlerce insanın öldüğü reklam arası..
tarih 1917. ingilizler kudüsü ele geçirir.aynı yılın kasımında ingiliz dışişleri bakanı lord balfour, siyonizmin ve hatta bizim kırım savaşı'nın bile sponsoru rothschild ailesine bir mektup yazar. mektupta, artık ellerinde olan filistinde bir musevi devleti kurulmasına destek vereceklerini söyler ve 50 yıldır devam eden yahudi göçleriyle temeli osmanlı döneminde atılan planın icraatine geçerler.
1917'den itibaren zaten osmanlı fiilen yoktur filistinde. yani abdulhamit'e fikri söyleyip osmanlının kudüsü kaybetmesi arasında 20 yıl vardır. sonrasında osmanlı, gelişmeleri uzaktan izleyebilir ancak. 1948'e kadarki arap-yahudi savaşları her devirde yaşanabilecek ve hala yaşanan gecikmelerdir.
daha önemlisi, hatta en önemlisi; 1948'de israil ''resmen'' kurulana kadar filistin'e 5 büyük yahudi göçü olmuştur. 1881-1903, 1904-1919, 1919-1923, 1923-1929 ve 1929-1940. bunlardan ilk ikisi ulu hakan 2. abdulhamid han hazretlerinin zamanındadır. fiilen satmamıştır ama:
1850-1880: 25.000
1881-1903: 20-30.000
1904-1910: 20,300
1911-1914: 14.000 yahudi filistine göç etmiştir. bu göçlere ne karşılığında göz yumulmuştur acaba? bu satış değil de nedir? sonraki durumu meşrulaştırmaya yaramamış mıdır, siz gönül ve dünya gözü kapalı romalı senatörlerin takdirine bırakıyorum.
...................................................................................................
galatasarayın ilk renkleri kırmızı-beyazdır sayın cimbomlular. ama bu durum, ulu hakan abdulhamid han'ın hoşuna gitmez, çünkü türklüğün propagandasıdır bu ve sonradan azınlıklar aleyhine ayarı çok kötü bozulacak ''denge politikasınca'' cimbom renklerini sarı-kırmızı olarak değiştirilir. bunlar işin magazin tarafı ama kifayeti hakkında fikir verir.
bir devlet düşünün ki maliyesini tıpkı bugün gibi yabancı devletler yönetsin. 400.000.000(400 milyon) altın borca karşılık, ingilizlere izmir ve çevresinde 4000 km2 yer satmış ve ingilizler buraya yunanistan'dan rumları getirdiği için izmirin adı bizim tayyibin de dilindeki ''gavur izmir'' olmuştur. şimdi pasaportla gidilen filistini satmamış ama izmiri satarken eli titrememiştir.
önceki osmanlı padişahlarının şiir yazmayanına, bestesi olmayanına kız vermezlerken, abdulhamid han isa peygamberle meslektaşlığı seçip marangozluk yapmıştır. ne anlarsanız.
1898'de alman kayzerinin kudüs ziyaretinde kubbet us sahra'ya haçlı alman bayrağı çekilmiştir. şimdi, adını kayser denilen imparator sıfatından alan kayseri kalesinde, belgesel için bile haçlı bayrağına tahammül edemeyen torunlarına 110 yıllık kapaktır.
tüm ırak petrolleri ve demiryolu hakkını almanlara vermiş, bu şimdi torunlarınca marifetmiş gibi anlatlmıştır ve sanırım bir 50 yıl daha anlatılır.
hiç düşündünüz mü bu demiryolları neden dolanır durur da düz ovada zigzag çizer diye? sen almana ''demiryolunu yap, sağında solunda belli bir mesafedeki madenler, ormanlar senindir'' dersen o da önceden elinde hazır bulunan istihbarata uygun rota çizer ve sağ kulağını sol elinle gösterirsin. bu arada hattın sağındaki solundaki sanki vatan toprağı değildir de şimdi arap-yahudi kanıyla sulanan filistin toprağını satmamış diye övünülür bizim kısmi körlerce.
istanbul'un burnunun dibi olan yeşilköy'e gelen rus ordusuna karşı boğazlar ruslara geçmesin diye telaşlanan ingilizler olmasa, ruslarca taksimde sallandırılması içten bile değildir.
kendi vatandaşı kadın-çocuk diyorum aloo katliamların, toprak kayıplarının sorumlusu, suikast korkusundan saraydan o meşhur burnunu çıkaramayan da 2. abdulhamid han hazretleridir.
hiç mi iyi işi yok bu adamın? bozuk saat misali günde 2 kere doğruyu gösterse bile, 22 kere yanlıştır.
imparatorluktan hasta adamlığa geçen, sanayi devriminden nasibini almamış, hammadde ve pazar sıkıntısı olmayan, milliyetçiliğin kıskacındaki avusturya-macaristan gibi yıkılmaya mahkum çok uluslu devletin başında biridir. kaybedilen topraklar, milyonlarca altın dış borç, ayaklanmaları bastırma şekli ve bize miras bırakması gibi başarısızlıklarına rağmen, bizim arkaya bakarak ilerleyebileceğini sanan resmi tarih muhibleri, bu 33 yıllık diktatörün artı hanesinde yahudilere tüm dış borçlar karşılığında filistini vermemesi ve bunun israil'in resmi kuruluş tarihi olan 1948'e kadar 50 yıl geciktirildiğini söylerler.
gelin bulunduğunuz coğrafyaya göre değişen tarihle değil, herkesin üzerinde hemfikir olduğu tarih dedeyle biraz gezelim, ukelalık yapalım.
hiç düşündünüz mü israil, filistinde olması gereken yahudilerin ukrayna'da, hollanda'da ne işi var veya ne zaman ve ne için oralara gitmişler diye?
yahudiler, m.s. 70 yıllarında, yani bundan yaklaşık 2000 yıl önce, filistin ve civarının hakimi olan roma imparatorluğuna karşı ayaklandılar ve sonradan roma imparatoru olacak olan titus flavius vespasianus tarafından bastırılan bu ayaklanmadan sonra kudüs'e girmeleri yasaklandı. filistin hariç imparatorluğun o günkü sınırlarına sürgün edildiler. bugün ağlama duvarı dedikleri, ilkini babillilerin yıktığı süleyman tapınağının batı duvarıdır. as roma'nın kudüs presinden hatıradır.
sonra bu gurbet kuşları, gittikleri yerlerde toprak edinmeleri, askerlik yapmaları yasak olduğundan getto denilen mahallelerde kapalı bir hayat sürüp, kendilerine tarım haricinde kalan tek yol olan ticarette ustalaşıp, banker, bonker olduktan sonra, ''ulan madem paramız var, gidelim filistini alalım da tüm dünyada sığıntı, istenmeyen adam olacağımıza, ülkemizde kral olup kibbutz'da portakal yetiştirelim'' der. fikrin misyoneri theodor herzl'dir. tarih 1896. sonrasında aynı yılın nisan ayında istanbul'a gelir, yani hala 1896..
yüz binlerce insanın öldüğü reklam arası..
tarih 1917. ingilizler kudüsü ele geçirir.aynı yılın kasımında ingiliz dışişleri bakanı lord balfour, siyonizmin ve hatta bizim kırım savaşı'nın bile sponsoru rothschild ailesine bir mektup yazar. mektupta, artık ellerinde olan filistinde bir musevi devleti kurulmasına destek vereceklerini söyler ve 50 yıldır devam eden yahudi göçleriyle temeli osmanlı döneminde atılan planın icraatine geçerler.
1917'den itibaren zaten osmanlı fiilen yoktur filistinde. yani abdulhamit'e fikri söyleyip osmanlının kudüsü kaybetmesi arasında 20 yıl vardır. sonrasında osmanlı, gelişmeleri uzaktan izleyebilir ancak. 1948'e kadarki arap-yahudi savaşları her devirde yaşanabilecek ve hala yaşanan gecikmelerdir.
daha önemlisi, hatta en önemlisi; 1948'de israil ''resmen'' kurulana kadar filistin'e 5 büyük yahudi göçü olmuştur. 1881-1903, 1904-1919, 1919-1923, 1923-1929 ve 1929-1940. bunlardan ilk ikisi ulu hakan 2. abdulhamid han hazretlerinin zamanındadır. fiilen satmamıştır ama:
1850-1880: 25.000
1881-1903: 20-30.000
1904-1910: 20,300
1911-1914: 14.000 yahudi filistine göç etmiştir. bu göçlere ne karşılığında göz yumulmuştur acaba? bu satış değil de nedir? sonraki durumu meşrulaştırmaya yaramamış mıdır, siz gönül ve dünya gözü kapalı romalı senatörlerin takdirine bırakıyorum.
...................................................................................................
galatasarayın ilk renkleri kırmızı-beyazdır sayın cimbomlular. ama bu durum, ulu hakan abdulhamid han'ın hoşuna gitmez, çünkü türklüğün propagandasıdır bu ve sonradan azınlıklar aleyhine ayarı çok kötü bozulacak ''denge politikasınca'' cimbom renklerini sarı-kırmızı olarak değiştirilir. bunlar işin magazin tarafı ama kifayeti hakkında fikir verir.
bir devlet düşünün ki maliyesini tıpkı bugün gibi yabancı devletler yönetsin. 400.000.000(400 milyon) altın borca karşılık, ingilizlere izmir ve çevresinde 4000 km2 yer satmış ve ingilizler buraya yunanistan'dan rumları getirdiği için izmirin adı bizim tayyibin de dilindeki ''gavur izmir'' olmuştur. şimdi pasaportla gidilen filistini satmamış ama izmiri satarken eli titrememiştir.
önceki osmanlı padişahlarının şiir yazmayanına, bestesi olmayanına kız vermezlerken, abdulhamid han isa peygamberle meslektaşlığı seçip marangozluk yapmıştır. ne anlarsanız.
1898'de alman kayzerinin kudüs ziyaretinde kubbet us sahra'ya haçlı alman bayrağı çekilmiştir. şimdi, adını kayser denilen imparator sıfatından alan kayseri kalesinde, belgesel için bile haçlı bayrağına tahammül edemeyen torunlarına 110 yıllık kapaktır.
tüm ırak petrolleri ve demiryolu hakkını almanlara vermiş, bu şimdi torunlarınca marifetmiş gibi anlatlmıştır ve sanırım bir 50 yıl daha anlatılır.
hiç düşündünüz mü bu demiryolları neden dolanır durur da düz ovada zigzag çizer diye? sen almana ''demiryolunu yap, sağında solunda belli bir mesafedeki madenler, ormanlar senindir'' dersen o da önceden elinde hazır bulunan istihbarata uygun rota çizer ve sağ kulağını sol elinle gösterirsin. bu arada hattın sağındaki solundaki sanki vatan toprağı değildir de şimdi arap-yahudi kanıyla sulanan filistin toprağını satmamış diye övünülür bizim kısmi körlerce.
istanbul'un burnunun dibi olan yeşilköy'e gelen rus ordusuna karşı boğazlar ruslara geçmesin diye telaşlanan ingilizler olmasa, ruslarca taksimde sallandırılması içten bile değildir.
kendi vatandaşı kadın-çocuk diyorum aloo katliamların, toprak kayıplarının sorumlusu, suikast korkusundan saraydan o meşhur burnunu çıkaramayan da 2. abdulhamid han hazretleridir.
hiç mi iyi işi yok bu adamın? bozuk saat misali günde 2 kere doğruyu gösterse bile, 22 kere yanlıştır.
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
