bugün
- true hanın gazabı9
- slavko vincic12
- bu mesajı 10 kişiye göndermeyelerin durumu7
- sözlük kızlarının kombinleri5
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması7
- üç cisim problemi4
- arjantin'in 115 dakika şut atamaması7
- kasiyer kızdan hoşlanmak11
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı57
- sözlük kimsenin tekelinde değildir9
- dune6
- tememda kenka nalaka11
- çingeneyle sevişmek6
- suya verilen en çok para3
- kadınlar şaire aşık olur müteahitle evlenir4
- nervio10
- küçük prensin yılanı ve özgürlük2
- trt'nin devre arası konserini göstermemesi4
- istanbul un çok pahalı olması7
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz2
- çift taraflı testis kanseri teşhisi8
- yasadışı bahisi bitirme yolları2
- allah başımızdan erdoğan'ı eksik etmesin7
- oğuzhan uğur13
- sözlükte flörtleşmek2
- zamanbaba mokv dir6
- flensburg hükümeti2
- düşünüyorum3
- kitap okumak3
- bir yıldız duruyordu aniden hareket edip gitti4
- truenun yetkili olması7
- sözlüğe fake nickle gelip yazarlara hakaret etmek5
- gammazlık8
- dhalsim9
- erdoğan giderse akepe bürokrasisi ne olacak7
- iphone 11'in yeni iphone 6 olması2
- eski eşin hesabı3
- bir kıza sevgilin var mı diye sormak7
- karaağaç meydanında çuçulara dikala diye bağırmak3
- arjantin'in 90 dakikada tek şutunun olmaması6
- true nickli yazar16
- uyku bozukluğu2
- gonulden bagli5
- messi uzaylı panpa goat amk2
- uysaljakoben16
- canim benim cok tatlisin4
- bot'un feyki olması2
- arkadaşlar görüşürüz2
- sigaranın son fırtını alırken ağzın yanması3
- 2990 tl tutan rakama düz 3000 çek demek2
peki felsefe günümüzde hala daha medeniyeti geliştirmemize yardımcı olur mu?
yunan felsefesi yeryüzünde bütün felsefi görüşlerin, ilerlemenin ve günümüz modern toplumunun kaynağı olarak gösterilir. peki gerçekten böyle midir?
tarihsel sürece baktığımız zaman devlet dediğimiz kavramın ilk olarak yunan felsefesi aracılığıyla ortaya çıkan yunan şehir devletlerinden meydana geldiğini görürüz. yunanistan topraklarından ortaya çıkan bu kavram kısa sürede tüm dünyaya yayılmış ve hızlı bir biçimde devletleşmeler meydana gelmiştir.
günümüzde dünyayı ve insanı algılamak için çaba gösterilen bütün bilim dallarının anası felsefe ve sosyolojidir. insanı ve toplumları anlamaya çabalayan bu iki bilim dalı elde ettiği sonuçlarla yeni bilim dallarının doğmasına sebep olmuştur.
derinlemesine bir felsefe bilgisine sahip olmayan kişiler genel olarak felsefenin yunanistan topraklarında doğduğu ve oradan tüm dünyaya yayıldığını düşünür. bildiğin filozofları say dediğimizde genellikle; yunan felsefesi temsilcileri sokrates, platon ve aristoteles isimlerini sayar. evet bunlar yunan filozoflarıdır. ancak ilk filozoflar değildir!
aslına bakarsanız yunanistan’dan önce felsefe yeryüzünde birçok noktada yapılan bir şeydi. ancak yine de bu dönemlerde ön plana çıkan birkaç bölge oldu. bugünkü mısır, iran ve hindistan bu bölgelere örnek gösterilebilir.
bu bölgelerle ticaret yapan yunanlılar oralarda ortaya çıkan felsefi düşünceleri almış ve yunanistan topraklarına taşımışlardır. böylelikle yunan felsefesinin ilk temelleri atılır. bu noktada ister istemez insanın aklına önemli bir soru geliyor; madem diğer bölgelerde felsefe çok daha önce başlamıştı, neden tüm dünya medeniyeti yunan felsefesinden hareketle oluştu?
işte tam burada devreye din giriyor! baştan söylemek isterim ki dinden kastım semavi dinler değil! o dönemde zaten semavi dinler ortada yok. fakat insanlığın doğumu ile birlikçe inanç ve din zaten dünyamızda var olmuştur.
filozofların derin düşüncelerin sonucunda elde ettikleri tezleri genellikle ilahi bir kudretin varlığı ile birleştirip, sonuca ulaşıyorlardı. yunanlı filozoflar ise fikirleri teolojik bir sonuca bağlamadan, doğa yasaları çerçevesinde üzerine düşünmeye ve modern bilimlerin temellerini atmaya devam ediyorlardı.
modern dünyanın temellerini yunan medeniyetinin atmış olmasında en büyük pay teolojik bir bakış açısı ile değerlendirme yapmamalarıdır. ikinci önemli neden ise felsefi görüşleri ilk olarak yazılı hale getirenlerin yunanlı filozoflar olmasıdır. böylelikle bu filozofların görüşleri günümüze kadar ulaşmıştır.
göreceğiniz üzere dünya medeniyetinin kurulmasında en büyük payı oynayan yunanlılar aslında yunan felsefesi görüşlerini sıfırdan ve kendilerinden üretmediler. ticaret vesilesi ile iletişim kurdukları kültürlerden etkilendiler. birkaç nokta onları bu işin ataları haline getirdi. unutmamak ve konunun devamına bağlayabilmek için maddeler halinde yazalım;
dış dünya ile iletişim
herhangi bir dinin ya da başka bir inanışın etkisi altında kalmamaları
fikirleri geliştirmeye odaklanmaları
yaptıkları çalışmaları yazılı hale getirerek nesillerden nesillere aktarmaları
tarihsel süreçteki bu örneği günümüze uyarlayarak ileri bir toplum olmanın stratejisini çizebiliriz. aslında yazının başından bu yana anlattıklarımı 4 madde ile özetlediğimiz zaman eminim hepinizin gözünde hatalarımız, eksiklerimiz ve yapmamız gerekenler canlanmıştır. aslına bakılırsa çözüm bu kadar basit!
yunan felsefesi medeniyeti geliştirmeye yardımcı olur mu?
(bkz: https://mehmetortac.com/y...irmek-icin-ornek-olur-mu/)
her fırsatta çevremdeki herkese, özellikle benden daha genç olanlara “dünya vatandaşı olun!” tavsiyesinde bulunurum. hayata çok dar bir çerçeveden bakan insanlara bu önerim yabancı özentiliği, türkiye’yi küçük görme gibi geliyor. hatta bu yüzden tartıştığım çok insan olmuştur. ancak konunun bunlarla hiçbir ilgisi yok.
tarihte kültürler nasıl birbirinden etkilenerek ve öğrenerek bugünkü medeniyeti inşa ettilerse, durum bugün de aynı. toplumlar birbirinden etkilenerek ve öğrenerek gelişiyorlar. teknoloji konusunda yüzümüzü amerika’ya dönmüş durumdayız. ancak amerika’dan öğrenen güney kore ve hindistan gibi ülkeler ciddi teknolojik atılımlar yapıyorlar.
israil ve almanya ise son zamanlarda yeni girişimcilerin merkezleri olmuş durumda. yeni teknoloji hamleleri bu ülkelerde adım adım geliştiriliyor. yakın bir zamanda bu girişimlerin meyvelerini toplayacaklarına eminim.
bizde ise durum o kadar parlak değil. biz genellikle teknolojilerin etkileneni ve öğreneni değil, kullanıcısıyız! yeni teknolojilere bizim kadar hızlı adapte olan ve yaygın kullanan başka ülke var mıdır bilmiyorum. ancak iş o teknolojilerin alt yapısını öğrenme ve geliştirme konusuna gelince ne yazık ki sınıfta kalıyoruz.
yunan felsefesi yeryüzünde bütün felsefi görüşlerin, ilerlemenin ve günümüz modern toplumunun kaynağı olarak gösterilir. peki gerçekten böyle midir?
tarihsel sürece baktığımız zaman devlet dediğimiz kavramın ilk olarak yunan felsefesi aracılığıyla ortaya çıkan yunan şehir devletlerinden meydana geldiğini görürüz. yunanistan topraklarından ortaya çıkan bu kavram kısa sürede tüm dünyaya yayılmış ve hızlı bir biçimde devletleşmeler meydana gelmiştir.
günümüzde dünyayı ve insanı algılamak için çaba gösterilen bütün bilim dallarının anası felsefe ve sosyolojidir. insanı ve toplumları anlamaya çabalayan bu iki bilim dalı elde ettiği sonuçlarla yeni bilim dallarının doğmasına sebep olmuştur.
derinlemesine bir felsefe bilgisine sahip olmayan kişiler genel olarak felsefenin yunanistan topraklarında doğduğu ve oradan tüm dünyaya yayıldığını düşünür. bildiğin filozofları say dediğimizde genellikle; yunan felsefesi temsilcileri sokrates, platon ve aristoteles isimlerini sayar. evet bunlar yunan filozoflarıdır. ancak ilk filozoflar değildir!
aslına bakarsanız yunanistan’dan önce felsefe yeryüzünde birçok noktada yapılan bir şeydi. ancak yine de bu dönemlerde ön plana çıkan birkaç bölge oldu. bugünkü mısır, iran ve hindistan bu bölgelere örnek gösterilebilir.
bu bölgelerle ticaret yapan yunanlılar oralarda ortaya çıkan felsefi düşünceleri almış ve yunanistan topraklarına taşımışlardır. böylelikle yunan felsefesinin ilk temelleri atılır. bu noktada ister istemez insanın aklına önemli bir soru geliyor; madem diğer bölgelerde felsefe çok daha önce başlamıştı, neden tüm dünya medeniyeti yunan felsefesinden hareketle oluştu?
işte tam burada devreye din giriyor! baştan söylemek isterim ki dinden kastım semavi dinler değil! o dönemde zaten semavi dinler ortada yok. fakat insanlığın doğumu ile birlikçe inanç ve din zaten dünyamızda var olmuştur.
filozofların derin düşüncelerin sonucunda elde ettikleri tezleri genellikle ilahi bir kudretin varlığı ile birleştirip, sonuca ulaşıyorlardı. yunanlı filozoflar ise fikirleri teolojik bir sonuca bağlamadan, doğa yasaları çerçevesinde üzerine düşünmeye ve modern bilimlerin temellerini atmaya devam ediyorlardı.
modern dünyanın temellerini yunan medeniyetinin atmış olmasında en büyük pay teolojik bir bakış açısı ile değerlendirme yapmamalarıdır. ikinci önemli neden ise felsefi görüşleri ilk olarak yazılı hale getirenlerin yunanlı filozoflar olmasıdır. böylelikle bu filozofların görüşleri günümüze kadar ulaşmıştır.
göreceğiniz üzere dünya medeniyetinin kurulmasında en büyük payı oynayan yunanlılar aslında yunan felsefesi görüşlerini sıfırdan ve kendilerinden üretmediler. ticaret vesilesi ile iletişim kurdukları kültürlerden etkilendiler. birkaç nokta onları bu işin ataları haline getirdi. unutmamak ve konunun devamına bağlayabilmek için maddeler halinde yazalım;
dış dünya ile iletişim
herhangi bir dinin ya da başka bir inanışın etkisi altında kalmamaları
fikirleri geliştirmeye odaklanmaları
yaptıkları çalışmaları yazılı hale getirerek nesillerden nesillere aktarmaları
tarihsel süreçteki bu örneği günümüze uyarlayarak ileri bir toplum olmanın stratejisini çizebiliriz. aslında yazının başından bu yana anlattıklarımı 4 madde ile özetlediğimiz zaman eminim hepinizin gözünde hatalarımız, eksiklerimiz ve yapmamız gerekenler canlanmıştır. aslına bakılırsa çözüm bu kadar basit!
yunan felsefesi medeniyeti geliştirmeye yardımcı olur mu?
(bkz: https://mehmetortac.com/y...irmek-icin-ornek-olur-mu/)
her fırsatta çevremdeki herkese, özellikle benden daha genç olanlara “dünya vatandaşı olun!” tavsiyesinde bulunurum. hayata çok dar bir çerçeveden bakan insanlara bu önerim yabancı özentiliği, türkiye’yi küçük görme gibi geliyor. hatta bu yüzden tartıştığım çok insan olmuştur. ancak konunun bunlarla hiçbir ilgisi yok.
tarihte kültürler nasıl birbirinden etkilenerek ve öğrenerek bugünkü medeniyeti inşa ettilerse, durum bugün de aynı. toplumlar birbirinden etkilenerek ve öğrenerek gelişiyorlar. teknoloji konusunda yüzümüzü amerika’ya dönmüş durumdayız. ancak amerika’dan öğrenen güney kore ve hindistan gibi ülkeler ciddi teknolojik atılımlar yapıyorlar.
israil ve almanya ise son zamanlarda yeni girişimcilerin merkezleri olmuş durumda. yeni teknoloji hamleleri bu ülkelerde adım adım geliştiriliyor. yakın bir zamanda bu girişimlerin meyvelerini toplayacaklarına eminim.
bizde ise durum o kadar parlak değil. biz genellikle teknolojilerin etkileneni ve öğreneni değil, kullanıcısıyız! yeni teknolojilere bizim kadar hızlı adapte olan ve yaygın kullanan başka ülke var mıdır bilmiyorum. ancak iş o teknolojilerin alt yapısını öğrenme ve geliştirme konusuna gelince ne yazık ki sınıfta kalıyoruz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar