bugün
- nickten isim tahmini yapmak43
- arkadaşlar ben yarım akıllı mıyım ya9
- japon denince akla gelenler9
- g'i l d'e d l'i l y24
- bursalı erkekler15
- yazarların aylık gelirleri5
- sözlük kızlarının kombinleri13
- erkek erkeğe dudaktan öpüşmek3
- 30 dakika bilgi içerikli entry girelim kampanyası10
- ben sivaslıyım2
- homofobik erkek3
- kahve içelim mi4
- sözlüğün kralı olmak5
- manyak mısınız nesiniz7
- türkiye ekonomi modeli3
- tai lung'un erkeklerden hoşlanması6
- türklerin soykırım yaptığı gerçeği2
- kemalist erkekler gizli eşcinsel midir3
- enayimiknatisii16
- tarla ortasında yalnız ağaç2
- diamond bosphorus23
- anın görüntüsü18
- on üçüncü nesil yazarlara hoş geldin diyoruz4
- slavko vincic2
- velvet56
- habire12 adamdır37
- vatan hainleri3
- manitaya miyavlamak2
- karın ağrısına mekikli çözüm3
- evde kalmış erkek kurusu2
- tai lung24
- az yakar diye dizel araba alan memur4
- kavga etmekten korkan erkek8
- kıbrıs4
- ak parti merkez yürütme kurulu toplantısı8
- hashimoto tiroiditi4
- free bird2
- şeyh olmak için gerekenler3
- habire1259
- nervio hamferdi6
- kuşların temiz arabalara sıçması6
- akıl hastaneleri2
- dincileri akıl hastanesine yollamak2
- çomar alayları2
- evde yapabileceğiniz şeyler2
- yunan adaları6
- en sevilen su markası7
- mikronezya da savaş çıksa türkiyenin etkilenmesi3
- insan kaynakları6
- 27 temmuz 20262
''Sezgi, bilgi kaynakları birbirinden tamamen farklı olan, içgüdü ile karıştırılır. içgüdüler insana özgü olmayıp, tüm canlıların temel yaşamsal işlevlerini koruyabilmeleri için gerekliliklerini hatırlatan bir uyarı mekanizmasıdır. Sezginin kaynağı ise, yaşamsal kaygılardan daha derinlerdedir. Sezgi, sözde bilinmeyenden gelen bilgidir. Bu bilgi ne kadar bilinç seviyesine ulaştırılırsa o kadar mantıklı, inanılır ve güvenilir olur. Yaklaşamadığı durumlarda ise, sezgiyi değerlendirenler için bir soru işaretine dönüşür. insanlar iç ve dış dünyayla bağlantılarını bilgi aracılığıyla yaparlar. Bilgi ise, beyin sistemimiz içinde şu ya da bu yöntemlerle toparladığımız veriler yığınıdır. Unutmamak gerekir ki, beynin tamamını kullanmıyoruz. Beynimizin bu kullanmadığımız ve yönetmediğimiz, yani farkındalığımızın olmadığı alanlarda da bilgiler toplanmaya ve dönüştürülmeye devam eder. Beynimiz bu işlemleri yapadursun, bizler beynimizin bu alanından gelen bilgilerin farkına varmayız. Bilinç seviyemizi bu bilgileri değerlendirebilecek düzeye ulaştıramadıktan sonra, bu durum bizde, yansımasını, hissetmek şeklinde gösterir. Bizlerin tekamülünü sağlayacak olan, sezmekten öte, sezgilerin değerlendirilmesi ve sonuçlarının alınması sürecidir. sezgi, zihnin derin tefekkür halidir ancak bu yol tuzaklarla dolu bir yoldur. En büyük tuzak ise nefsimizdir. Kendimize karşı dürüst olmayı kaybettiğimiz noktada, tuzaklara birbiri ardınca düşmeye başlarız. Ta ki nefsin hile yöntemlerinin farkına varıncaya kadar. Sezgi, iyi eğitildiğinde ve yöntemleri bilindiğinde, insanoğlunun en büyük güçlerinden biridir. Sezgilerimiz sayesinde evrene uyumlanma ve evrenin yasalarını çözme sürecimizi hızlandırabiliriz. işte bu yüzden zaman zaman sanki olacakları önceden bilir gibi oluruz. Aldığımız kararlar o anki beyin koşullarında ve bilgi seviyesinde sanki saçma ya da hatalı gibi gözükür. Oysaki herşey sadece olması gerektiği gibidir. Yani bizlerin öğrenmeyi seçtiği şey gibi. Bizlerin yaşamak istediği deneyimler gibi. Hayat denen seçim skalasında, hepimiz yaptığımız seçimlerin deneyimlerini yaşarız ve her an öğreniriz. Farkına vararak ya da varmayarak...'' *
(bkz: farkındalık)
(bkz: farkındalık)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar