bugün
- taze fasülye sevenin kendisine saygısı yoktur8
- erzurum'da 150 tl'ye satılan serpme kahvaltı12
- kolye142
- usualsuspects'in ayağı6
- misafir gelince odaya kacmak4
- usualsuspects aslan parçası4
- ismet gürbüz'ün sözlüğü hacklemesi7
- 18 ekim 2026 uludağ sözlük resim problemi2
- bik bik'in kraliçe olması10
- sarı tekerin yazar olamaması9
- bik bik'in hacker'a yemek yapması20
- karton toplayan çocuğun aslında zengin olması2
- kostas mitroglou nun akhisarspor a attığı gol2
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi19
- türk esnafı2
- asla evlenilmeyecek kızlar11
- türk kızı'nın hırt suçlu fetişi6
- peynir dolgulu jalapeno5
- 18 ekim 2026 ktc plakalı araç görmem2
- ıpkis'in bir işe yaramaması10
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı23
- kafasına haç düşen rahibin ölmesi5
- ford mondeo vs volkswagen passat2
- hacker saldırısı gazileri8
- cep telefonu22
- bik bik moderatör olmasın kampanyası6
- fransa9
- nokia20
- hitler dönemi fenerbahçe dominasyonu7
- olmadık yerde kalkan penis2
- beni seviyor musun canım sözlük2
- doğu türkistan2
- uzun süre bir uçuruma bakmak4
- uludağ sözlük'ü yıkamayacaksınız7
- uludağ sözlüğün hacklenmesi14
- sözlüğe yeni bir moderatör alınsın kampanyası5
- futbol19
- kalktı2
- usualsuspectsin mod olması6
- zall'ın makara yapması6
- süper lig8
- bik bik'in hacker'a yalakalık yapması11
- göztepe8
- kocaelispor2
- usualsuspects'e ödül ayağı atmak4
- türkiye20
- semih kılıçsoy4
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- cami2
- arkadaşınızın sizi övmesi3
türk zihniyeti sorunudur.
burada kendimizi suçlamak, ya da "gelin itiraf edelim" tadında cümlecikler dökmek değil niyetim.
tabularla mâlûl bir rejim inşa ettiğimiz ve bu rejimi, tabuları saran duvarları yükselterek ve yeni tabular üretmeye programlanarak kurtarabileceği şeklinde yanlış bir bilince eriştirilen genç bir nüfusu matah bir şey sandığımız için bu ve benzeri sorunlarla yüzleşmekteyiz.
her fikri konuşacak, tartışacak, gerekirse pratik anlamda bu fikir etrafında örgütlenecek politika ya da siyaset oluşturacak özgüvene sahip olmadığımız için bu sorunla yüzleşmekteyiz.
"kırmızı çizgi"ler vatandaşlarımızın önüne çizildiği için bu sorunla yüzleşmekteyiz. vatandaşlarımızın önemsiz addedilemeyecek bir kısmının lahasümüt olmanın nıspî rahatlığıyla sırtını devlete yaslamış bir tavırla bu "kırmızı çizgi"lere delicesine sarılması sonucu bu sorunla yüzleşmekteyiz. bu "kırmızı çizgi"ler kimisi için kültürel anlamda ölüm olmasına rağmen hatrı sayılır bir kesimimiz bunları sorgulamaktan kaçtığı ya da bu çizgilerden ekmek yediği için bu sorunla yüzleşmekteyiz.
kimlikleri önemli kılan dünya konjonktürünün yanında* bu devlet yapısı içinde uzun vadeli homojenleştirme, asimilasyon ya da segregasyon çalışmalarını görünmez kılan ve olayları sorgulamaktan delicesine korkutulan bir nüfusa sahip olduğumuz için bu sorunla yüzleşmekteyiz.
yıllarca bastırılan kimliklerin türkiye'nin içinden geçtiği nıspî özgürleşme rüzgârında pıtrak çiçeği gibi çıktığını iddia ederken verili olarak kendinde uzunca bir süredir olan kimi hakları, herkes yasaklıyken kendi aslında sakat kalmış özgürlüğünü görmek istemyen insanlarla dolu bir ülkede yaşadığımız için bu sorunla yüzleşmekteyiz.
"türk olduğumuzu söylemeye utanır olduk" derken bu topraklarda bugüne kadar ve hâlâ insanların ermeni, yahudi, alevi, kürt, vs. olduklarını îmâ etme gibi bir seçeneklerinin olmaması gerçeğini göz ardı etme aymazlığına tamah eden insanlarla dolu bir ülkede yaşadığımız için bu sorunla yüzleşmekteyiz.
anayasal anlamda türklüğün herkesi kapsadığı söylenirken bu ülkenin diğer bütün kimlikleri sanki yükmüş, kurtuluş savaşı denen mücadelede köstek olmuş gibi davranabilen, resmî tarihi birebir kabul edebilen fotosentez düşkünleri ile dolu bir ülkede doğduğumuz ve onu değiştirme iradesinde olduğumuz halde "o mavi gözlü adamın" mezarından çıkıp ülkeyi kurtarmasını bekleyecek kadar naif olduğumuz için bu sorunla yüzleşmekteyiz.
yani bugün kendimizle, suyun üzerindeki aksimizle yüzleşmekteyiz.
burada kendimizi suçlamak, ya da "gelin itiraf edelim" tadında cümlecikler dökmek değil niyetim.
tabularla mâlûl bir rejim inşa ettiğimiz ve bu rejimi, tabuları saran duvarları yükselterek ve yeni tabular üretmeye programlanarak kurtarabileceği şeklinde yanlış bir bilince eriştirilen genç bir nüfusu matah bir şey sandığımız için bu ve benzeri sorunlarla yüzleşmekteyiz.
her fikri konuşacak, tartışacak, gerekirse pratik anlamda bu fikir etrafında örgütlenecek politika ya da siyaset oluşturacak özgüvene sahip olmadığımız için bu sorunla yüzleşmekteyiz.
"kırmızı çizgi"ler vatandaşlarımızın önüne çizildiği için bu sorunla yüzleşmekteyiz. vatandaşlarımızın önemsiz addedilemeyecek bir kısmının lahasümüt olmanın nıspî rahatlığıyla sırtını devlete yaslamış bir tavırla bu "kırmızı çizgi"lere delicesine sarılması sonucu bu sorunla yüzleşmekteyiz. bu "kırmızı çizgi"ler kimisi için kültürel anlamda ölüm olmasına rağmen hatrı sayılır bir kesimimiz bunları sorgulamaktan kaçtığı ya da bu çizgilerden ekmek yediği için bu sorunla yüzleşmekteyiz.
kimlikleri önemli kılan dünya konjonktürünün yanında* bu devlet yapısı içinde uzun vadeli homojenleştirme, asimilasyon ya da segregasyon çalışmalarını görünmez kılan ve olayları sorgulamaktan delicesine korkutulan bir nüfusa sahip olduğumuz için bu sorunla yüzleşmekteyiz.
yıllarca bastırılan kimliklerin türkiye'nin içinden geçtiği nıspî özgürleşme rüzgârında pıtrak çiçeği gibi çıktığını iddia ederken verili olarak kendinde uzunca bir süredir olan kimi hakları, herkes yasaklıyken kendi aslında sakat kalmış özgürlüğünü görmek istemyen insanlarla dolu bir ülkede yaşadığımız için bu sorunla yüzleşmekteyiz.
"türk olduğumuzu söylemeye utanır olduk" derken bu topraklarda bugüne kadar ve hâlâ insanların ermeni, yahudi, alevi, kürt, vs. olduklarını îmâ etme gibi bir seçeneklerinin olmaması gerçeğini göz ardı etme aymazlığına tamah eden insanlarla dolu bir ülkede yaşadığımız için bu sorunla yüzleşmekteyiz.
anayasal anlamda türklüğün herkesi kapsadığı söylenirken bu ülkenin diğer bütün kimlikleri sanki yükmüş, kurtuluş savaşı denen mücadelede köstek olmuş gibi davranabilen, resmî tarihi birebir kabul edebilen fotosentez düşkünleri ile dolu bir ülkede doğduğumuz ve onu değiştirme iradesinde olduğumuz halde "o mavi gözlü adamın" mezarından çıkıp ülkeyi kurtarmasını bekleyecek kadar naif olduğumuz için bu sorunla yüzleşmekteyiz.
yani bugün kendimizle, suyun üzerindeki aksimizle yüzleşmekteyiz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar