bugün
- laikliğin halka sorulmadan getirilmesi16
- özel'in talebiyle zeyrek'e 950 bin euro verdim5
- chp'nin en kötü genel başkanı5
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle24
- bu ülkede pezevenkler kemalisttir12
- gelmiş geçmiş en iyi stoper7
- göt deliği yalatmak11
- üniversite hayatı5
- erkeklerin giderek kadınsı olması6
- nervionun kedisi5
- günü gününe uymamak3
- mühürsüz oylar geçersiz sayılsaydı3
- uludağ sözlük yapay zeka moderatör prompt'u15
- çirkin bakınca sapık yakışıklı bakınca çapkın3
- uzak mesafe ilişkisi6
- sevgiliyle bir hafta geçirmek5
- özgür özel'in sızmış fotoğrafı2
- evlilik masrafları14
- mourinho'nun türkiye'yi aihm'ye şikayet etmesi6
- ali cabbar2
- satılık kafa topu 2 hesabı2
- bu dünyaya çocuk getirmek17
- yazar alımları kapatılsın önerisi7
- kemalistler2
- ankara echoes5
- enayimiknatisii5
- sssilvermist18
- öğretmen dayağı5
- selahattin demirtaş9
- yakışıklı olmanın zararları3
- hiç bitmeyen mutsuzluk3
- krizi atlattık5
- süt taşması5
- yazarları şu an heyecanlandıran şeyler3
- dinleri de insan yarattı8
- güllü dondurma6
- benim başaklarımı görmek ister misiniz4
- mardin de iki aile arasında kavga2
- iki dizelik şiirler3
- insan olmaya ceyrek kala16
- izmir alsancak çimler3
- dem ve parti ve pkk omurgasızlığı3
- en sevilen şiir mısraları5
- ege üniversitesi4
- en gey özelliğiniz5
- ünlemek5
- mayıs3
- her gün mastürbasyon yapmak hastalıklı mıdır4
- site bahçesinde tavşan görmek4
- gül gibi kız olma kriterleri4
ne çok şey yaşanmış güne gelene kadar...
her birinin bir getirisi de var bu güne...
hiç biri yaşandığı yerde ve günde kalmamış...
hatırlamıyoruz çoğunu elbette...
ama...
bu günü yaşamakta etkisi var, yaşama şeklini belirliyorlar...
bu etkiyi yapan şeyler; ilk kez karşılaşılanlardır, "aa...!" ya da "yaa...!!" gibi ünlemlere neden olan hayretler, yeni öğrenilenlerdir.
bazen de, bir sorunun çözümünde izlenen yoldur; birinin hakkının bertarafı ile elde edilen menfaattir ya da maddi kayba rağmen kazanılan manevi hazzı yaşatan durumdur...
okunan kitapta, yerine koyulan kahramanın düşündükleri, mücadelesi, sevgisini/düşmanlığını yaşaması, vs.
anne ve baba kişilikleridir en fazla etkileyen; tavırları, tutumları, konuşma tarzları, ne zaman güldükleri/ağladıkları, nelere kızdıkları, öfkelerini ne kadar kontrol edebildikleri, sevgilerini ne zaman/ne şekilde/ne kadar gösterebildikleri...
yetiştirdikleri evladın ne kadar dengeli ya da ne kadar dengesiz olacağını belirlemekte...
tüm bunların yanında, evladın/kişinin fıtratının gücüne inanıyorum. güçlü bir fıtrat bu etkilerden olabilecek en az şekilde etkilenecektir. fakat zayıf fıtratlar, teslimiyeti kolay yaşayanlar olabildiğince etki altında kalacaktır. iyi/olumlu etki altındayken olabildiğince iyi/dengeli olurken, kötü/olumsuz/dengesiz etki ise karşımıza kötü olmakla kalmayıp kötülükten zevk alan sapık/cani gibi adlandırmaları alabilecek kişilikler de çıkabilecektir.
burada şöyle bir tezat da vardır; güçlü fıtratı illa ki "iyi" algılama olur nedense... oysa güçlü fıtratlarda "kötü" öz olması da söz konusu...
aynı anne babanın evlatlarıdırlar, aynı ocağın çocuklarıdırlar lakin farklı etkileşimler ve sonuçta farklı kişilikler olur çıkarlar...
notumsu: yazının başı ile sonu çelişti sanmayın. çünkü başındakiler de doğrudur/geçerlidir, sonundakiler de... bunu arif birinin sözü özde açıklayacaktır: "alimden zalim, zalimden alim doğar."
her birinin bir getirisi de var bu güne...
hiç biri yaşandığı yerde ve günde kalmamış...
hatırlamıyoruz çoğunu elbette...
ama...
bu günü yaşamakta etkisi var, yaşama şeklini belirliyorlar...
bu etkiyi yapan şeyler; ilk kez karşılaşılanlardır, "aa...!" ya da "yaa...!!" gibi ünlemlere neden olan hayretler, yeni öğrenilenlerdir.
bazen de, bir sorunun çözümünde izlenen yoldur; birinin hakkının bertarafı ile elde edilen menfaattir ya da maddi kayba rağmen kazanılan manevi hazzı yaşatan durumdur...
okunan kitapta, yerine koyulan kahramanın düşündükleri, mücadelesi, sevgisini/düşmanlığını yaşaması, vs.
anne ve baba kişilikleridir en fazla etkileyen; tavırları, tutumları, konuşma tarzları, ne zaman güldükleri/ağladıkları, nelere kızdıkları, öfkelerini ne kadar kontrol edebildikleri, sevgilerini ne zaman/ne şekilde/ne kadar gösterebildikleri...
yetiştirdikleri evladın ne kadar dengeli ya da ne kadar dengesiz olacağını belirlemekte...
tüm bunların yanında, evladın/kişinin fıtratının gücüne inanıyorum. güçlü bir fıtrat bu etkilerden olabilecek en az şekilde etkilenecektir. fakat zayıf fıtratlar, teslimiyeti kolay yaşayanlar olabildiğince etki altında kalacaktır. iyi/olumlu etki altındayken olabildiğince iyi/dengeli olurken, kötü/olumsuz/dengesiz etki ise karşımıza kötü olmakla kalmayıp kötülükten zevk alan sapık/cani gibi adlandırmaları alabilecek kişilikler de çıkabilecektir.
burada şöyle bir tezat da vardır; güçlü fıtratı illa ki "iyi" algılama olur nedense... oysa güçlü fıtratlarda "kötü" öz olması da söz konusu...
aynı anne babanın evlatlarıdırlar, aynı ocağın çocuklarıdırlar lakin farklı etkileşimler ve sonuçta farklı kişilikler olur çıkarlar...
notumsu: yazının başı ile sonu çelişti sanmayın. çünkü başındakiler de doğrudur/geçerlidir, sonundakiler de... bunu arif birinin sözü özde açıklayacaktır: "alimden zalim, zalimden alim doğar."
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
