bugün
- çok açık giyinen kadınların evlilik hayali kurması31
- yazarların en malımsı özellikleri12
- yazarların fobileri15
- mazot fiyatlarının suçlusu19
- kendin hakkında bir gerçek bırak5
- barbara palvin gelse reddedecek sözlük erkeği6
- erkeklerin birbirine amk demesi6
- sözlükteki kaliteli yazarlar31
- barbara palvin mi güzel ben mi diyen sevgili5
- sözlük yazarlarının normal kombinleri23
- sözlük yazarlarının saatleri15
- kedi göbeği4
- bu saatte hala uyumama sebebi3
- gelecekteki sevgiliye not5
- ioçk'nın müziği7
- borsa istanbul5
- nick vermeden bir yazara seslen10
- ince parmaklı erkek4
- sözlüğe video yükleyebilmek5
- gitar sevgisi3
- pislik yazarlar3
- türkiye tarihinin en yüksek asgari maaşı13
- kütüğü mut olan bir erkeği eve damat getirmek4
- acıtan çocukluk hatıraları2
- git2
- 174 kaslı mühendis9
- en başarılı türkiye'nin 2026 rte türkiyesi olması11
- şeytanın bile israil'e karşı olması8
- barbara palvin'i yıldız tilbe ile aldatmak3
- avrupa'nın en ucuz akaryakıt fiyatları24
- ismet gürbüz5
- turşu limonla mı olur sirkeyle mi anketi5
- almanya da yaşayan yazarlar8
- gabar'dan petrol buldukça üzülen chp liler5
- gecenin müslüm gürses şarkısı3
- 195 kaslı pilot10
- tarihi ciğerci bahri bey2
- hoşlanılan kızın 0 9 uç istemesi2
- islamda namaz yoktur37
- yakışıklı erkeklerin muhabbetinin pok gibi olması2
- fiat ın en iyi arabası4
- heidinin dedesi5
- zorunlu eğitim2
- heidinin terörist olma ihtimali5
- sözlüğün reisi kim anketi19
- şeftali11
- bik bik'in jeopolitik ve stratejik önemi15
- padişahların aşk şiiri yazma samimiyetsizliği6
- iblis'in sesini duymak4
- beni eğlendirin3
az önce yakın bir arkadaşla üzerine tartıştığımız ancak ikimizin de hakkında farklı düşüncelere sahip olduğu kavramı irdeleyen soru. yine farklı tabii bir şey değişmedi orası ayrı.
ona göre sevgi sürekli onu taşıyıcı konumda bir varlığı ve onunla daimi bir fiziksel etkileşimi gerektiren, en önemlisi de mutlaka olumlu karşılık görmesi gereken bir şey. "görmesi gerek çünkü ortada çok büyük bir emek var ve pozitif bir his bu" diyor. etki-tepki prensibini örnek veriyor üstüne. düşünemediği şey karşılıksızlık, hesaba katmadığı şey ise zaman ve mekan algısı. kimse kimseyle aynı hayatı yaşamıyor. dolayısıyla sen birini severken birinin de seni sevmesi için benzer süreçlere sebep olacak olay veya olaylar yaşaması gerek. kendiliğindenlik gerek. özellikle fiziki varlığın gerekliliği ve verilen emeğin miktarıyla doğru orantılı karşılık görme zorunluluğu kısmına katılmıyorum. dediğim gibi bu çok bencilce bir sevgi anlayışı. ancak ona göre bencillikten çok olması gereken bu. doğru olan bu. aksi durum ise aptallık ve gereksiz bir hareket. dönüp dolaşıp geldiği yer yine burası oluyor.
gelelim fiziki varlık kısmına. bir insanın ellerini sevmek ile düşüncelerini sevmek arasında çok büyük bir fark var. saf sevgi soyut olana duyulandır. bu genellikle düşünce/düşünceler veya daha ileri boyutta direkt sevginin kendisine karşı olabilir. örnek vererek açıklamam gerekirse john lennon ile yoko ono arasındaki sevgi tam olarak böyle bir şeydi mesela. john lennon bildiğimiz gibi dünyada sevgi ile anılan bir adamdı. sevgiyi ondan daha iyi özümseyen fazla kişi olmasa gerekti. john ise yoko'ya değil onun fikirlerine aşıktı. bunu anlamayacak insan yok sanırım. yine de anlamamışlar belli ki. çünkü insanların çoğu yoko'nun fiziğine bakıp "neden bu kadınla beraber ki bu adam" diye düşünüyordu. sanırım anlatabiliyorum. saf sevgi en güçlü sevgidir. en güçlü sevgi ise insanın görüntüsüne değil taşıdığı düşüncelere karşı hissedilir. bedenler yok olsa da fikirlere kurşun işlemeyeceği gibi saf sevgiye de işlemez. derin ve baki kalır. mantıkla sorgulamaz. karşılık beklemez. sadece hiç düşünmeden tecrübe eder.
işin ilginç yanı benim gibi rasyonel ve aşk meşk işlerine uzak bir adam sevgi hakkında bunları düşünürken malum arkadaşın benden daha romantik ve duygusal olması ancak sevginin bahsettiğim yönünü kavrayamaması. açıkçası bu fikirleri ve hatta daha derinini onun düşünmesi gerekirdi. hisli ve bununla ilgili bir sürü kitap okumuş olan o çünkü. bu konuda hala kendisine şaşırıyorum.
ona göre sevgi sürekli onu taşıyıcı konumda bir varlığı ve onunla daimi bir fiziksel etkileşimi gerektiren, en önemlisi de mutlaka olumlu karşılık görmesi gereken bir şey. "görmesi gerek çünkü ortada çok büyük bir emek var ve pozitif bir his bu" diyor. etki-tepki prensibini örnek veriyor üstüne. düşünemediği şey karşılıksızlık, hesaba katmadığı şey ise zaman ve mekan algısı. kimse kimseyle aynı hayatı yaşamıyor. dolayısıyla sen birini severken birinin de seni sevmesi için benzer süreçlere sebep olacak olay veya olaylar yaşaması gerek. kendiliğindenlik gerek. özellikle fiziki varlığın gerekliliği ve verilen emeğin miktarıyla doğru orantılı karşılık görme zorunluluğu kısmına katılmıyorum. dediğim gibi bu çok bencilce bir sevgi anlayışı. ancak ona göre bencillikten çok olması gereken bu. doğru olan bu. aksi durum ise aptallık ve gereksiz bir hareket. dönüp dolaşıp geldiği yer yine burası oluyor.
gelelim fiziki varlık kısmına. bir insanın ellerini sevmek ile düşüncelerini sevmek arasında çok büyük bir fark var. saf sevgi soyut olana duyulandır. bu genellikle düşünce/düşünceler veya daha ileri boyutta direkt sevginin kendisine karşı olabilir. örnek vererek açıklamam gerekirse john lennon ile yoko ono arasındaki sevgi tam olarak böyle bir şeydi mesela. john lennon bildiğimiz gibi dünyada sevgi ile anılan bir adamdı. sevgiyi ondan daha iyi özümseyen fazla kişi olmasa gerekti. john ise yoko'ya değil onun fikirlerine aşıktı. bunu anlamayacak insan yok sanırım. yine de anlamamışlar belli ki. çünkü insanların çoğu yoko'nun fiziğine bakıp "neden bu kadınla beraber ki bu adam" diye düşünüyordu. sanırım anlatabiliyorum. saf sevgi en güçlü sevgidir. en güçlü sevgi ise insanın görüntüsüne değil taşıdığı düşüncelere karşı hissedilir. bedenler yok olsa da fikirlere kurşun işlemeyeceği gibi saf sevgiye de işlemez. derin ve baki kalır. mantıkla sorgulamaz. karşılık beklemez. sadece hiç düşünmeden tecrübe eder.
işin ilginç yanı benim gibi rasyonel ve aşk meşk işlerine uzak bir adam sevgi hakkında bunları düşünürken malum arkadaşın benden daha romantik ve duygusal olması ancak sevginin bahsettiğim yönünü kavrayamaması. açıkçası bu fikirleri ve hatta daha derinini onun düşünmesi gerekirdi. hisli ve bununla ilgili bir sürü kitap okumuş olan o çünkü. bu konuda hala kendisine şaşırıyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar