bugün
- gece gelen açlık8
- alexander nübel7
- şimdi olsa da yesek denilen şeyler4
- iyi menemenin sırrı17
- sözlüğün yeni tasarımı13
- muslettin amca23
- uyudunuz mu3
- sigara içmek8
- chp'nin türkiye'yi sosyal devlet yapmak istemesi4
- vincenzo italiano3
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı88
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu35
- hayatın anlamı ne5
- beşiktaş4
- ucanpembekoala5
- fatma betül sayan kaya8
- beyaz ekmek yemenin varoşluk olması11
- yeraltı varlıkları7
- insanlık nasıl geliştirilebilir5
- bitlis'te oğluna filistin ismini koyan adam28
- sözlüğe ne oldu5
- arabayı satıp akülü araba almak2
- afyonkarahisar saldırganının mit yalanı2
- gülden karaböcek3
- mehmet şimşek5
- pankek8
- yemek yapmayı bilmeyen kızı istemem diyen erkek9
- aşk karın doyurmuyor diyen kız9
- 5 kasım 2026 celtic beşiktaş maçı9
- aşk bir yemek olsaydı8
- arkadaşlar uyudunuz mu3
- iyi saksafon çalarım diyen kız7
- iran'ın tdt ne katılmak istemesi4
- memeliler kaça ayrılır3
- üşüyerek yatağa girip yavaşça ısınmak6
- futbol16
- kendimi intihar edeceğim3
- sansür devri2
- michael myers3
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı14
- bir kadına alınabilecek en güzel hediye4
- fransız arabaları2
- üniversite yıllarını özlemek4
- hangi yemek nerede yenir4
- gülşen in memeleri14
- boğaz ağrısı2
- avrupa4
- caligula'nın korkusu5
- kum dökmek4
- dingiringi ringi ringi dingiringi ringi ringi3
az önce yakın bir arkadaşla üzerine tartıştığımız ancak ikimizin de hakkında farklı düşüncelere sahip olduğu kavramı irdeleyen soru. yine farklı tabii bir şey değişmedi orası ayrı.
ona göre sevgi sürekli onu taşıyıcı konumda bir varlığı ve onunla daimi bir fiziksel etkileşimi gerektiren, en önemlisi de mutlaka olumlu karşılık görmesi gereken bir şey. "görmesi gerek çünkü ortada çok büyük bir emek var ve pozitif bir his bu" diyor. etki-tepki prensibini örnek veriyor üstüne. düşünemediği şey karşılıksızlık, hesaba katmadığı şey ise zaman ve mekan algısı. kimse kimseyle aynı hayatı yaşamıyor. dolayısıyla sen birini severken birinin de seni sevmesi için benzer süreçlere sebep olacak olay veya olaylar yaşaması gerek. kendiliğindenlik gerek. özellikle fiziki varlığın gerekliliği ve verilen emeğin miktarıyla doğru orantılı karşılık görme zorunluluğu kısmına katılmıyorum. dediğim gibi bu çok bencilce bir sevgi anlayışı. ancak ona göre bencillikten çok olması gereken bu. doğru olan bu. aksi durum ise aptallık ve gereksiz bir hareket. dönüp dolaşıp geldiği yer yine burası oluyor.
gelelim fiziki varlık kısmına. bir insanın ellerini sevmek ile düşüncelerini sevmek arasında çok büyük bir fark var. saf sevgi soyut olana duyulandır. bu genellikle düşünce/düşünceler veya daha ileri boyutta direkt sevginin kendisine karşı olabilir. örnek vererek açıklamam gerekirse john lennon ile yoko ono arasındaki sevgi tam olarak böyle bir şeydi mesela. john lennon bildiğimiz gibi dünyada sevgi ile anılan bir adamdı. sevgiyi ondan daha iyi özümseyen fazla kişi olmasa gerekti. john ise yoko'ya değil onun fikirlerine aşıktı. bunu anlamayacak insan yok sanırım. yine de anlamamışlar belli ki. çünkü insanların çoğu yoko'nun fiziğine bakıp "neden bu kadınla beraber ki bu adam" diye düşünüyordu. sanırım anlatabiliyorum. saf sevgi en güçlü sevgidir. en güçlü sevgi ise insanın görüntüsüne değil taşıdığı düşüncelere karşı hissedilir. bedenler yok olsa da fikirlere kurşun işlemeyeceği gibi saf sevgiye de işlemez. derin ve baki kalır. mantıkla sorgulamaz. karşılık beklemez. sadece hiç düşünmeden tecrübe eder.
işin ilginç yanı benim gibi rasyonel ve aşk meşk işlerine uzak bir adam sevgi hakkında bunları düşünürken malum arkadaşın benden daha romantik ve duygusal olması ancak sevginin bahsettiğim yönünü kavrayamaması. açıkçası bu fikirleri ve hatta daha derinini onun düşünmesi gerekirdi. hisli ve bununla ilgili bir sürü kitap okumuş olan o çünkü. bu konuda hala kendisine şaşırıyorum.
ona göre sevgi sürekli onu taşıyıcı konumda bir varlığı ve onunla daimi bir fiziksel etkileşimi gerektiren, en önemlisi de mutlaka olumlu karşılık görmesi gereken bir şey. "görmesi gerek çünkü ortada çok büyük bir emek var ve pozitif bir his bu" diyor. etki-tepki prensibini örnek veriyor üstüne. düşünemediği şey karşılıksızlık, hesaba katmadığı şey ise zaman ve mekan algısı. kimse kimseyle aynı hayatı yaşamıyor. dolayısıyla sen birini severken birinin de seni sevmesi için benzer süreçlere sebep olacak olay veya olaylar yaşaması gerek. kendiliğindenlik gerek. özellikle fiziki varlığın gerekliliği ve verilen emeğin miktarıyla doğru orantılı karşılık görme zorunluluğu kısmına katılmıyorum. dediğim gibi bu çok bencilce bir sevgi anlayışı. ancak ona göre bencillikten çok olması gereken bu. doğru olan bu. aksi durum ise aptallık ve gereksiz bir hareket. dönüp dolaşıp geldiği yer yine burası oluyor.
gelelim fiziki varlık kısmına. bir insanın ellerini sevmek ile düşüncelerini sevmek arasında çok büyük bir fark var. saf sevgi soyut olana duyulandır. bu genellikle düşünce/düşünceler veya daha ileri boyutta direkt sevginin kendisine karşı olabilir. örnek vererek açıklamam gerekirse john lennon ile yoko ono arasındaki sevgi tam olarak böyle bir şeydi mesela. john lennon bildiğimiz gibi dünyada sevgi ile anılan bir adamdı. sevgiyi ondan daha iyi özümseyen fazla kişi olmasa gerekti. john ise yoko'ya değil onun fikirlerine aşıktı. bunu anlamayacak insan yok sanırım. yine de anlamamışlar belli ki. çünkü insanların çoğu yoko'nun fiziğine bakıp "neden bu kadınla beraber ki bu adam" diye düşünüyordu. sanırım anlatabiliyorum. saf sevgi en güçlü sevgidir. en güçlü sevgi ise insanın görüntüsüne değil taşıdığı düşüncelere karşı hissedilir. bedenler yok olsa da fikirlere kurşun işlemeyeceği gibi saf sevgiye de işlemez. derin ve baki kalır. mantıkla sorgulamaz. karşılık beklemez. sadece hiç düşünmeden tecrübe eder.
işin ilginç yanı benim gibi rasyonel ve aşk meşk işlerine uzak bir adam sevgi hakkında bunları düşünürken malum arkadaşın benden daha romantik ve duygusal olması ancak sevginin bahsettiğim yönünü kavrayamaması. açıkçası bu fikirleri ve hatta daha derinini onun düşünmesi gerekirdi. hisli ve bununla ilgili bir sürü kitap okumuş olan o çünkü. bu konuda hala kendisine şaşırıyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar