bugün
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri47
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı29
- claudian clouds33
- yaşanmamışların yası6
- the wheels on the bus2
- buzdolabının kapağını açıp boş boş bakmak5
- insan ne ister5
- intihar etmek4
- en iyi vampir filmi4
- yazarların akşam yemekleri6
- sözlük kızlarının kekleri24
- cok da abartmaya gerek uok6
- kuran2
- cumartesi gecesi sıkıcılığı4
- arkadaşlar ben olmasam ne yaparsınız7
- okulda zil sesinin felsefi anlamı3
- gece sokak kedileri tarafından saldırılmak4
- en iyi kurt adam filmi3
- kültür2
- kadınlar7
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği7
- anın görüntüsü25
- intothenirvana2
- gocu'nun tınlamıyorım deyip yan hesaba geçmesi7
- true'nun engelli olması6
- meriç dükalığı8
- okan buruk9
- başkalarının istediği gibi yaşamak4
- islamda namaz yoktur30
- sevdiğiniz yazarlar8
- allah11
- gary oldman2
- sarapci koala hatayi33
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız7
- fusya semsiyeli yabanci22
- the crow2
- kürdistan10
- ak partililerin apoya villa yaptırması36
- dantelli sütyen takan erkek12
- çirkin2
- mazotun yarım litresi 50 tl28
- galatahahahahahaha3
- annem2
- ermeni alfabesi2
- sözlükte kimin idamına evet dersiniz6
- true ile tatlı sert3
- ölümden korkuyor musunuz17
- günlük2
- tai lung8
- true ve g'i l d'e d l'i l y birlikteliği4
zorumuş meğer - Neşet Ertaş
Derde düştüm dermanımı aradım
Derdimin dermanı yarimiş meğer
Yari arar iken yarden ıradım
Yardan ayrı kalmak zorumuş meğer
Turap olup yare varayım dedim
Ayağına yüzüm sürüyüm dedim
O yarin sırrına ereyim dedim
Arifler keşfeder sırımış meğer
Coşkun sel gibiydim yoruldum gayrı
Çok bulanık aktım duruldum gayrı
Nice güzel gördüm hep ayrı ayrı
Hakikatte gönül ya dost, bir imiş meğer
Gurbet ellerinde garip olanın
Yarin aşkıyınan derde dalanın
Yanılıp da yarden ayrı galanın
Her günü her anı zar imiş meğer
Neşet Ertaş
Bozkırın tezenesi Neşet Ertaş’ın sözleri de kendisine ait bir türküsü… Zorimiş meğer! Neşet Ertaş, bozkır insanının başının belası aşk acılarının, kolektif bilinçaltındaki düşüncelerinin sözcülüğünü de yapmıştır.
Bozkırda hayat zordur. Hayatta kalabilmek için yaşanılır. Kıt kanaat yaşamak, yaşamaksa eğer! Yine de yetirilemez, ekmek ve yarın, gurbetlerde aranılır! Gurbete çıkanın bıraktıkları, gurbetçiyi bekleyemeyecek şartlarda yaşamaktadır çoklukla. Gurbetteki hasretle, özlemle gün sayarken, döndüğünde genellikle kavilleştiği, sözleştiği sevgiliyi başkasına gitmiş olarak görür! Bozkırda evlilikler, ailelerarası ekonomik güçleri birleştirmenin de bir ritüelidir… Gurbetteki garip maddi statükosunun biraz üzerinde birisine gönlünü kaptırdıysa bir ömür hasret kalacak demektir.
O yüzden Bozkırın Tezenesi, aşık olmayı ‘derde düşmek!’, olarak tarif ediyor…
Sonrası zor!
Akıl almaz sır!
Zar!
Ertaş bu türküsünde de sanatıyla, bilinç ile bilinçaltı arasındaki ilişkiyi türküleştirerek seslendiriyor… O’nun sanatının gücü, insan duyguları arasında bir iletişim aracı köprüsü kurabiliyor.
O’nun bu denli sevilmesi, sevenlerinin kendilerini onun türkülerinde bulabilmesindendir… Ertaş, ozan bilgeliğinin ürünlerini topluma ulaştırmanın sihirli aracı olan, bozkıra has bozlakları, türküleri kullanır… O bu türküleri yaşadı. Dertlendi. Acılara garkoldu… Ve türküleri havalandırdı…
https://www.youtube.com/w...Mp3COh8&start_radio=1
iyi dinlemeler…
Derde düştüm dermanımı aradım
Derdimin dermanı yarimiş meğer
Yari arar iken yarden ıradım
Yardan ayrı kalmak zorumuş meğer
Turap olup yare varayım dedim
Ayağına yüzüm sürüyüm dedim
O yarin sırrına ereyim dedim
Arifler keşfeder sırımış meğer
Coşkun sel gibiydim yoruldum gayrı
Çok bulanık aktım duruldum gayrı
Nice güzel gördüm hep ayrı ayrı
Hakikatte gönül ya dost, bir imiş meğer
Gurbet ellerinde garip olanın
Yarin aşkıyınan derde dalanın
Yanılıp da yarden ayrı galanın
Her günü her anı zar imiş meğer
Neşet Ertaş
Bozkırın tezenesi Neşet Ertaş’ın sözleri de kendisine ait bir türküsü… Zorimiş meğer! Neşet Ertaş, bozkır insanının başının belası aşk acılarının, kolektif bilinçaltındaki düşüncelerinin sözcülüğünü de yapmıştır.
Bozkırda hayat zordur. Hayatta kalabilmek için yaşanılır. Kıt kanaat yaşamak, yaşamaksa eğer! Yine de yetirilemez, ekmek ve yarın, gurbetlerde aranılır! Gurbete çıkanın bıraktıkları, gurbetçiyi bekleyemeyecek şartlarda yaşamaktadır çoklukla. Gurbetteki hasretle, özlemle gün sayarken, döndüğünde genellikle kavilleştiği, sözleştiği sevgiliyi başkasına gitmiş olarak görür! Bozkırda evlilikler, ailelerarası ekonomik güçleri birleştirmenin de bir ritüelidir… Gurbetteki garip maddi statükosunun biraz üzerinde birisine gönlünü kaptırdıysa bir ömür hasret kalacak demektir.
O yüzden Bozkırın Tezenesi, aşık olmayı ‘derde düşmek!’, olarak tarif ediyor…
Sonrası zor!
Akıl almaz sır!
Zar!
Ertaş bu türküsünde de sanatıyla, bilinç ile bilinçaltı arasındaki ilişkiyi türküleştirerek seslendiriyor… O’nun sanatının gücü, insan duyguları arasında bir iletişim aracı köprüsü kurabiliyor.
O’nun bu denli sevilmesi, sevenlerinin kendilerini onun türkülerinde bulabilmesindendir… Ertaş, ozan bilgeliğinin ürünlerini topluma ulaştırmanın sihirli aracı olan, bozkıra has bozlakları, türküleri kullanır… O bu türküleri yaşadı. Dertlendi. Acılara garkoldu… Ve türküleri havalandırdı…
https://www.youtube.com/w...Mp3COh8&start_radio=1
iyi dinlemeler…
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar