bugün
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri41
- eskiden arkadaşlar genelevde aynı kadına gitmezdi5
- eğitim seviyesi azaldıkça kişide artan şey3
- paranın mutluluk getirmemesi3
- gece gelen yemek yapma isteği8
- kitap okumamak2
- abd'nin irana atom bombası saldırısı ihtimali3
- konuşurken anladın mı deyip duran tip2
- karın üzerinde yürüme sesi2
- kadınlar nasıl giyinmeli sorunsalı14
- terhis oluyorum sözlük21
- queen ravenna sözlüğün kraliçesidir14
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı92
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- aşk15
- bir erkeğin bir kadınla lahmacun yemesi14
- fatma betül sayan kaya28
- silik sayınız7
- bir sözlük yazarına kahve ısmarlamak12
- masklavi'yi ehonomi çoh eyi derken görmek20
- cumaya gitmeyen yazarlar ifşa platformu21
- coca cola3
- chatgpt'nin bir erkeği mutlu etmesini bilmesi12
- kombiler açıldı mı arkadaşlar8
- emecek bor çift göğüs bile bulamamak7
- ilk sıra arkadaşınız ne yapıyor6
- akıllı telefon kullanan erkek9
- camilerdeki ayak kokusu11
- münafık11
- gece 2 de yatıp sabah 6 da kalkmak5
- trafikte korna çalmanın işlevi7
- fon vurgununu eleştiren imama erişim engeli5
- fatma betülüm yapmaz13
- çok yorgun geçirilen bir günün ardından6
- akşama kadar entry giren torpilli memur12
- kale3112'nin çalıştığı binaya saldırı düzenlemek5
- 22 yıllık kocam gözüme çirkin geldi kaçtım9
- victor osimhen8
- vajinanın tatsız tuzsuz olması6
- mekke anlaşması'nın tbmm den geçmesi6
- yanıyorum diye mesaj atan sözlük kızı4
- online yazarlar nasıl görünür4
- daha favlamadan zaten favladınız uyarısı4
- futbol16
- sözlükten buluştuğu kızın göğüslerini çalan adam5
- isparta'ya gidip nervio ile kahve içmek11
- bitlis'te oğluna filistin ismini koyan adam28
- iyi menemenin sırrı22
- ünlüler bim a101 şok'a gidiyor mu sorunsalı7
- 19 yaşındaki oğlum üvey annesiyle kaçtı6
birkaç gün boyunca deneyimleme fırsatını bulduğum, dev. "cross country" donanımlısını kullandım.
nam-ı diğer; isveç tankı.
'cross country' haliyle dört çeker bir araç. volvo'nun, quattro çekiş sistemi kadar nam yapmış olmasa da, kendine has mükemmel bir dört çeker çekiş sistemi var. bu sistem sayesinde v90, kullanıcısına tren rayında gidiyormuşsun gibi güzel bir tecrübe yaşatabiliyor.
(bkz: awd)
kullandığım aracın altında 235x50x19 inc ebatlarında, michelin latitude sport 3 lastikler vardı. lastikler her ne kadar iyi olsa bile, volvo'nun efsanevi awd sistemi yol tutuşu konusunda lastikten ziyade "bana bırak abi, gerisini .iktir et" dercesine, iş yaptı. limitlerini zorlamama rağmen, amiyane tabir ile yola sümük gibi yapışmayı başardı. gelişmiş şase ve süspansiyon sistemi sayesinde, dengesinden taviz vermedi. stabilize zeminleri absorbe edişi ise, oldukça büyüleyiciydi.
işin teknik kısmına çok değinmek istemiyorum açıkçası ama kullandığım modelin motor-şanzıman kombinasyonundan kısa da olsa bahsetmek istiyorum.
kullandığım araçta "d5" diye adlandırılan, 2.0 - 235 beygirlik bir ünite görev alıyordu. motor ve şanzıman her ne kadar bmw dinamiklerini yaşatmasa da, performans konusunda bir sıkıntı hissettirmedi. 480 nm torktan söz ediyorum.
haricinde, 8 ileri şanzımanı beğendim. bu şanzımana dair beğenmediğim tek husus ise, "d" konumundayken ve araç duruyorken, kavrama yapmaya devam etmesiydi. kendini boşa almaması ve ilkel şanzımanları anımsatması pek de hoşuma gitmeyen bir detay oldu. haricinde vites geçişleri ve düşüşleri başarılıydı. şanzıman demişken; vites topuzunun yönlendirilmesini de garipsedim. mesela d'den n'ye alırken şahin vitesi atıyormuşsunuz gibi vitesi baya baya ittiriyorsunuz. ya da r'ye alırken. bu kadar şık bir vites topuzunun bu denli egzajere hareketler yapması cidden garip.
bahse dev'in, navigasyon sistemini de beğendim. kendini ay'dan ay'a güncelleyen, gelişmiş bir navigasyon sistemini. türkçe dil seçeneği var mıdır bilemiyorum altan ama, kullandığım aracın navigasyon sisteminin seslendirmesi ingilizceydi.
dokunmatik ekranın hissiyatı da ziyadesiyle başarılıydı. touch pad kullanıyormuşum gibi hissettim. şahsıma ait aracın dokunmatik ekranından sonra volvo'nun bu dokunmatik ekranının hassasiyeti beni çok etkiledi.
(detaylar arası geçişler saçma oldu, idare edin.)
kokpit tasarımı ve iç mekanda kullanılan malzeme mercedes'i aratmıyor. kullanılan deri kalitesi çok iyi. ama o kadar ağır kokuyor ki, bir süre sonra baş ağrıtabiliyor.
aracın, bagajı da oldukça büyük. kapasite olarak ne kadar olduğunu bilmiyorum ama, mafya arabası olmaya aday. zira boylamasına üç tane ceset yerleştirsen, bana mısın demez. şaka şaka..
gel gelelim, en etkileyici bölüme;
vitesi r'ye aldığınız takdirde ekrandan gözünüzü alamıyorsunuz. adamlar nasıl bir sistem yapmışsa artık, etrafınızdaki bütün detayları olduğu gibi ekrana yansıtıyor. aynalara bakmadan milimetrik park etme imkanı sunuyor. otları, kukaları, duvarları, arabaları, kısacası her şeyi naklen yayın yapıyor. nasa ile bağlantılı sanırım. amerika'nın oyunu mu acep?
sözün özü; ben bu aracı çok beğendim. vermiş olduğu güven hissiyatı ve konfor beni çok etkiledi. motor ve şanzımanın performansı da etkileyiciydi. gerek dış tasarımı olsun, gerekse iç tasarımı olsun bütünüyle fevkalade bir araç olmuş, helal olsun isveçli mühendislere.
şimdilik aklıma gelenler bunlar. yakıt tüketimini hesaplamadım. aracı teslim aldığımda depo full'dü. teslim ettiğim de ise, çeyrek depo yakmıştı. az yaktığını söyleyebilirim.
nam-ı diğer; isveç tankı.
'cross country' haliyle dört çeker bir araç. volvo'nun, quattro çekiş sistemi kadar nam yapmış olmasa da, kendine has mükemmel bir dört çeker çekiş sistemi var. bu sistem sayesinde v90, kullanıcısına tren rayında gidiyormuşsun gibi güzel bir tecrübe yaşatabiliyor.
(bkz: awd)
kullandığım aracın altında 235x50x19 inc ebatlarında, michelin latitude sport 3 lastikler vardı. lastikler her ne kadar iyi olsa bile, volvo'nun efsanevi awd sistemi yol tutuşu konusunda lastikten ziyade "bana bırak abi, gerisini .iktir et" dercesine, iş yaptı. limitlerini zorlamama rağmen, amiyane tabir ile yola sümük gibi yapışmayı başardı. gelişmiş şase ve süspansiyon sistemi sayesinde, dengesinden taviz vermedi. stabilize zeminleri absorbe edişi ise, oldukça büyüleyiciydi.
işin teknik kısmına çok değinmek istemiyorum açıkçası ama kullandığım modelin motor-şanzıman kombinasyonundan kısa da olsa bahsetmek istiyorum.
kullandığım araçta "d5" diye adlandırılan, 2.0 - 235 beygirlik bir ünite görev alıyordu. motor ve şanzıman her ne kadar bmw dinamiklerini yaşatmasa da, performans konusunda bir sıkıntı hissettirmedi. 480 nm torktan söz ediyorum.
haricinde, 8 ileri şanzımanı beğendim. bu şanzımana dair beğenmediğim tek husus ise, "d" konumundayken ve araç duruyorken, kavrama yapmaya devam etmesiydi. kendini boşa almaması ve ilkel şanzımanları anımsatması pek de hoşuma gitmeyen bir detay oldu. haricinde vites geçişleri ve düşüşleri başarılıydı. şanzıman demişken; vites topuzunun yönlendirilmesini de garipsedim. mesela d'den n'ye alırken şahin vitesi atıyormuşsunuz gibi vitesi baya baya ittiriyorsunuz. ya da r'ye alırken. bu kadar şık bir vites topuzunun bu denli egzajere hareketler yapması cidden garip.
bahse dev'in, navigasyon sistemini de beğendim. kendini ay'dan ay'a güncelleyen, gelişmiş bir navigasyon sistemini. türkçe dil seçeneği var mıdır bilemiyorum altan ama, kullandığım aracın navigasyon sisteminin seslendirmesi ingilizceydi.
dokunmatik ekranın hissiyatı da ziyadesiyle başarılıydı. touch pad kullanıyormuşum gibi hissettim. şahsıma ait aracın dokunmatik ekranından sonra volvo'nun bu dokunmatik ekranının hassasiyeti beni çok etkiledi.
(detaylar arası geçişler saçma oldu, idare edin.)
kokpit tasarımı ve iç mekanda kullanılan malzeme mercedes'i aratmıyor. kullanılan deri kalitesi çok iyi. ama o kadar ağır kokuyor ki, bir süre sonra baş ağrıtabiliyor.
aracın, bagajı da oldukça büyük. kapasite olarak ne kadar olduğunu bilmiyorum ama, mafya arabası olmaya aday. zira boylamasına üç tane ceset yerleştirsen, bana mısın demez. şaka şaka..
gel gelelim, en etkileyici bölüme;
vitesi r'ye aldığınız takdirde ekrandan gözünüzü alamıyorsunuz. adamlar nasıl bir sistem yapmışsa artık, etrafınızdaki bütün detayları olduğu gibi ekrana yansıtıyor. aynalara bakmadan milimetrik park etme imkanı sunuyor. otları, kukaları, duvarları, arabaları, kısacası her şeyi naklen yayın yapıyor. nasa ile bağlantılı sanırım. amerika'nın oyunu mu acep?
sözün özü; ben bu aracı çok beğendim. vermiş olduğu güven hissiyatı ve konfor beni çok etkiledi. motor ve şanzımanın performansı da etkileyiciydi. gerek dış tasarımı olsun, gerekse iç tasarımı olsun bütünüyle fevkalade bir araç olmuş, helal olsun isveçli mühendislere.
şimdilik aklıma gelenler bunlar. yakıt tüketimini hesaplamadım. aracı teslim aldığımda depo full'dü. teslim ettiğim de ise, çeyrek depo yakmıştı. az yaktığını söyleyebilirim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com