bugün
- evrene enerji gönderen müslüman4
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri53
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı31
- koca koca adamların stanley termosla gezmesi2
- atatürk diyor ki2
- dualarımız bu akşam beşiktaş ile4
- 0 0 712
- çöpe atılan erik2
- turkanime tv2
- osimhensiz galatasaray4
- iltica16
- istanbul'dan izmit'e yürümek2
- yüz milyonluk ülke on milyona karşı3
- 19 eylül 2026 başakşehir gençlerbirliği maçı2
- futbolun barbarca bir oyun olması2
- sanat2
- 20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpspor maçı2
- 20 eylül 20262
- claudian clouds33
- pazar sabahı 08 00 da uyanmak2
- rafael leao4
- enerji bakanı alparslan bayraktar portresi3
- okan buruk8
- barça bu galatasaray'a kaç atar2
- salah ne koydu ama2
- sözlük kızlarının kekleri24
- insan ne ister6
- kuçukuçuokanınçükü2
- izmir2
- kadınlar8
- ilkay ve goollllll ts 4 gs 52
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı4
- muhammed salah'ın galatasaray'a döşediği boru3
- yaşanmamışların yası6
- galatahahahahahaha4
- kuran3
- önyargı3
- anne4
- mazotun yarım litresi 50 tl28
- arkadaşlar ben olmasam ne yaparsınız7
- anın görüntüsü25
- cok da abartmaya gerek uok6
- yazarların akşam yemekleri6
- islamda namaz yoktur30
- ak partililerin apoya villa yaptırması36
- fusya semsiyeli yabanci22
- meriç dükalığı8
- dantelli sütyen takan erkek12
- gocu'nun tınlamıyorım deyip yan hesaba geçmesi7
- ölümden korkuyor musunuz17
derin, duyarlı, saf şiir, çok özel bir ruh.
iş bankası kültür yayınları hasan ali yücel klasikler dizisi'nde basılan bütün öyküleri, katıksız mutluluk , bliss özgün adıyla 873 sayfalık bir şiir ve duyarlılık okyanusu. mesela; ruhsal durum adlı öyküyü okurken hatta her satırda o yoğun duyarlılığı yaşarken zaman ve mekan öyle değişiyor ki insan kendini bir anda o hikayenin içinde buluyor; her ayrıntı ve duyguyu hem kadın hem erkek hem her nesne olarak hissedip, soluyarak. katıksız mutluluk öyküsünde ise derin ve coşkun duyarlılıklar ile süzülüyor hayatın absürd ve bir o kadar da sahici katmanları. hem kıvrak bir zeka hem derin bir iç görü ile yaşamak'ın, insanlık hallerinin bin bir halini gösterip, hissettiriyor ki, kah iguazu olup çağlıyor kah himalayalar'da kar tanesi olup üşütüyor kah amazonlar'dan yükselen bir yağmur damlası olup yağıyor en kuytu karanlıklara hem de en korkusuz, en kaşif heyecanlarla. iyi ki var olmuş katherine mansfield ...
wim mertens'ın the fosse'si fonda çalıyor sanki aşağıdaki mansfield şiirini ruhta okurken.
https://youtu.be/d-qWxeEGAV0
''uzaklarda, sanki tembel tembel, bitkinlik içinde uçuyordu martılar. bir dalgaların üstüne konuyorlar, bir yağmurlu havada kanat çırpıyorlar, solgun gökyüzüne karşı incinin içindeki ışıklar gibi parıldıyorlardı. üşümüş ve yapayalnız görünüyorlardı. biz geçip gittikten sonra nasıl da yalnız olacak burası diye düşündü. dalgalardan, şu kuşlardan, yağan yağmurdan başka hiçbir şey kalmayacak.
boylu boyunca iri yağmur damlalarının titreştiği pas lekeli parmaklıkların arasından gözlerini dikip baktı, sonra ansızın göz kapaklarını kapadı. sanki içinden uyaran ses, ''bakma!'' demiş gibiydi.
ama ansızın gözlerini açtı ve yeniden baktı. yapayalnız kuşlar, yükselen sular, beyaz solgun gökyüzü -nasıl değişmişlerdi?
uzaklarda, gökyüzüyle suyun arasında bir varlık duruyormuş gibi geldi ona; çok ıssızlıkta bırakılmış, özlem çeken biri geçip gidişlerini izliyor, durdurmak ister gibi haykırıyordu.''
katherine mansfield- katıksız mutluluk; altı yıl sonra
iş bankası kültür yayınları hasan ali yücel klasikler dizisi'nde basılan bütün öyküleri, katıksız mutluluk , bliss özgün adıyla 873 sayfalık bir şiir ve duyarlılık okyanusu. mesela; ruhsal durum adlı öyküyü okurken hatta her satırda o yoğun duyarlılığı yaşarken zaman ve mekan öyle değişiyor ki insan kendini bir anda o hikayenin içinde buluyor; her ayrıntı ve duyguyu hem kadın hem erkek hem her nesne olarak hissedip, soluyarak. katıksız mutluluk öyküsünde ise derin ve coşkun duyarlılıklar ile süzülüyor hayatın absürd ve bir o kadar da sahici katmanları. hem kıvrak bir zeka hem derin bir iç görü ile yaşamak'ın, insanlık hallerinin bin bir halini gösterip, hissettiriyor ki, kah iguazu olup çağlıyor kah himalayalar'da kar tanesi olup üşütüyor kah amazonlar'dan yükselen bir yağmur damlası olup yağıyor en kuytu karanlıklara hem de en korkusuz, en kaşif heyecanlarla. iyi ki var olmuş katherine mansfield ...
wim mertens'ın the fosse'si fonda çalıyor sanki aşağıdaki mansfield şiirini ruhta okurken.
https://youtu.be/d-qWxeEGAV0
''uzaklarda, sanki tembel tembel, bitkinlik içinde uçuyordu martılar. bir dalgaların üstüne konuyorlar, bir yağmurlu havada kanat çırpıyorlar, solgun gökyüzüne karşı incinin içindeki ışıklar gibi parıldıyorlardı. üşümüş ve yapayalnız görünüyorlardı. biz geçip gittikten sonra nasıl da yalnız olacak burası diye düşündü. dalgalardan, şu kuşlardan, yağan yağmurdan başka hiçbir şey kalmayacak.
boylu boyunca iri yağmur damlalarının titreştiği pas lekeli parmaklıkların arasından gözlerini dikip baktı, sonra ansızın göz kapaklarını kapadı. sanki içinden uyaran ses, ''bakma!'' demiş gibiydi.
ama ansızın gözlerini açtı ve yeniden baktı. yapayalnız kuşlar, yükselen sular, beyaz solgun gökyüzü -nasıl değişmişlerdi?
uzaklarda, gökyüzüyle suyun arasında bir varlık duruyormuş gibi geldi ona; çok ıssızlıkta bırakılmış, özlem çeken biri geçip gidişlerini izliyor, durdurmak ister gibi haykırıyordu.''
katherine mansfield- katıksız mutluluk; altı yıl sonra
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar