bugün
- pocoyo daki pato'nun çok yakışıklı olması3
- cansever16
- türkiye pazar günü yeni bir sabaha uyanacak6
- naif insanlar4
- sabah kahvesi6
- zorunlu eğitim8
- futbol24
- behlül bihter sevişmesinin reyting rekoru kırması3
- çinliler3
- özgür özel2
- dünyanın 10 da birinin solak olması5
- ocakta doğmuş adamdan madam mı olur sorunsalı2
- okan buruk3
- victor osimhen6
- şort giyen genç kıza saldıran yaşlı kadın31
- almanya11
- bir bayanı kötü adamların elinden kurtarmak5
- esin bahat2
- lisede kızlara şiir okuyanlar şimdi ne yapıyor2
- çirkef galatasaray4
- galatasaray14
- enflasyon hedefinin tutmaması3
- cehennem3
- jose mourinho2
- günlük tutan erkek10
- vfb stuttgart7
- italya7
- fc internazionale milano6
- 9 ağustos 2026 gaziantep depremi2
- borussia dortmund5
- ac milan5
- kadınlar neden kötü araba kullanır sorunsalı14
- muz4
- galatasaray neden transfer yapamıyor16
- fait bey dönsün kampanyası3
- ingiltere5
- chelsea fc4
- yorgun mermi19
- bir daha doğmayacak olmak3
- yecüc ile mecüc5
- bayern münih4
- sözlük yazarlarını evlendirmek12
- etek giyen erkek10
- sözlük yazarlarının tatlıları14
- behlül ün bihter den ayrılma nedenleri6
- türk mutfağının en uyduruk kaydırık yemeği7
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları12
- cedidacer ne iş yapıyor2
- insan doğru olanı seçerek mutlu olabilir mi6
- yazarların uyuyamama sebebi2
üniversiteyi ailenin yanında okumanın liseden farkı yoktur. okula gidip gelirsin, hayatında bir şey değişmez. size hiçbir şey katmaz. şehir dışında okumak cesaret ister.
başka bir şehirde okuduğun zaman hayatın zorluklarıyla daha çabuk tanışırsın. öncelikle hiç bilmediğin bir şehirde tek başına olursun. kaybola kaybola, tecrübe edinerek o şehri öğrenirsin. daha açık görüşlü bir insan olursun mesela, insanlara tahammülün artar. evde iç çamaşırı ile dahi gezme rahatlığına sahipken şehir dışında bambaşka insanlarla aynı yeri paylaşırsın. dünyanın senin etrafında dönmediğini öğrenirsin. ailenin yanındayken hesabını dahi yapmadığın o 1 tl'ler, 5 tl'ler önemli oluverir. ev ekonomisini öğrenirsin. planlar yaparsın buraya bu kadar harcayım şuraya şu kadar diye. akşam eve gidip kimseden para isteyemezsin çünkü. akşam eve gidip annenin yemeklerini yiyemezsin. öyle yemek seçme lüksün de yoktur ne bulduysan onu yersin. ütü yapmayı bile öğrenirsin mesela, gelip annen ütülemeyecek ya o kırışık gömleği? en kötü zamanlarını geçirirken bile "iyiyim anne, baba, evet dersler de iyi gidiyor, param var evet" demeyi öğrenirsin. kötüyüm dersen üzülürler çünkü. hasta olursun kimse nasıl oldun demez kendin ayağa kalkarsın. ister istemez yalnızlık çekersin. ne kadar çevren olsa da geceleri sanki tek başınaymışsın gibi gelir, öylesindir çünkü. bu sefer "gitme kızım/oğlum " diyen bir baban yoktur ama sen kendin dikkat edersin buraya gidilir şuraya gidilmez dersin kafanda. özleme, hasrete, ayrı kalmaya alışırsın mesela. en zoru da budur. telefondan gelecek tek bir sesi beklersin, dayanağın odur. tatil dönüşlerinde terminalden ayrılırken son kez bakmaktır mesela. o kadar alışmaktır ki bir yerden sonra aileni bile özleyemezsin. böyle bir şeyler.
olaya sadece "kafam rahat ya hesap vermiyorum kimseye ehe ehe" şeklinde bakan ve bunu eleştiren plebler bunları bilemez. tabiki olgunlaşırsın. akşam eve gidip "anne bunu yemem ben" demiyorsun, hiç bilmediğin koca bir şehirde yaşam mücadelesi veriyorsun. bu kadar kırılgan, süt çocuğu, rahatına düşkün biri olmayın da kafanızı evden biraz çıkartın. bakın bakalım bir başına insan nasıl mücadele ediyormuş.
başka bir şehirde okuduğun zaman hayatın zorluklarıyla daha çabuk tanışırsın. öncelikle hiç bilmediğin bir şehirde tek başına olursun. kaybola kaybola, tecrübe edinerek o şehri öğrenirsin. daha açık görüşlü bir insan olursun mesela, insanlara tahammülün artar. evde iç çamaşırı ile dahi gezme rahatlığına sahipken şehir dışında bambaşka insanlarla aynı yeri paylaşırsın. dünyanın senin etrafında dönmediğini öğrenirsin. ailenin yanındayken hesabını dahi yapmadığın o 1 tl'ler, 5 tl'ler önemli oluverir. ev ekonomisini öğrenirsin. planlar yaparsın buraya bu kadar harcayım şuraya şu kadar diye. akşam eve gidip kimseden para isteyemezsin çünkü. akşam eve gidip annenin yemeklerini yiyemezsin. öyle yemek seçme lüksün de yoktur ne bulduysan onu yersin. ütü yapmayı bile öğrenirsin mesela, gelip annen ütülemeyecek ya o kırışık gömleği? en kötü zamanlarını geçirirken bile "iyiyim anne, baba, evet dersler de iyi gidiyor, param var evet" demeyi öğrenirsin. kötüyüm dersen üzülürler çünkü. hasta olursun kimse nasıl oldun demez kendin ayağa kalkarsın. ister istemez yalnızlık çekersin. ne kadar çevren olsa da geceleri sanki tek başınaymışsın gibi gelir, öylesindir çünkü. bu sefer "gitme kızım/oğlum " diyen bir baban yoktur ama sen kendin dikkat edersin buraya gidilir şuraya gidilmez dersin kafanda. özleme, hasrete, ayrı kalmaya alışırsın mesela. en zoru da budur. telefondan gelecek tek bir sesi beklersin, dayanağın odur. tatil dönüşlerinde terminalden ayrılırken son kez bakmaktır mesela. o kadar alışmaktır ki bir yerden sonra aileni bile özleyemezsin. böyle bir şeyler.
olaya sadece "kafam rahat ya hesap vermiyorum kimseye ehe ehe" şeklinde bakan ve bunu eleştiren plebler bunları bilemez. tabiki olgunlaşırsın. akşam eve gidip "anne bunu yemem ben" demiyorsun, hiç bilmediğin koca bir şehirde yaşam mücadelesi veriyorsun. bu kadar kırılgan, süt çocuğu, rahatına düşkün biri olmayın da kafanızı evden biraz çıkartın. bakın bakalım bir başına insan nasıl mücadele ediyormuş.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar