bugün
- iltica ve mel'in birlikte sunduğu radyo programı11
- mezut barzani nin yahudi olması19
- melih gökçek soruşturması ne oldu5
- ak partinin chp'ye diz çöktürmesi9
- amerikan kuklası halife4
- bir gün herkes ak partili olacak7
- ak parti'nin cemil tugay paylaşımı20
- arkadaşlar şifalandım10
- çocuğa israil diye isim koymak17
- kadir mısıroğlu fan clup8
- togg3
- rahmetli ekrem imamoğlu4
- kahveleri gezerek tebliğ yapanlar9
- çarşamba günü yapılabilecek şeyler2
- bursa da kadın katiline sosyal medya ilgisi12
- sosyal çürüme3
- 7 ekim 2026 cemil tugay'ın akp'ye katılması5
- allah varsa nerede6
- dindar geçinip zina yapan erkek8
- ceset başlığı niye hala yerinde8
- fatma betül sayan kaya37
- arkadaşlar bugün diyetimi iptal edebilir miyim5
- ak partili ahlakı14
- özgür özelden umut bekleyen insan2
- ceset sikmek11
- scarlett johansson4
- bugünleri de mi görecektik3
- sözlük radyosu yayın yapsın4
- fındıklı çikolata2
- izmir'li kızlara başörtüsü dikmek3
- fatma betül sayan kaya'nın ifadeye çağrılması2
- akp kazandı5
- hastayken bile cinsellik düşünmek4
- mekke anlaşması4
- meksika açmazı macerası11
- kırmızı tuborg içerken dağdan aşağı yuvarlanmak8
- ilişkilerde 10 yaş fark7
- belediye başkanı çalmak5
- salat namaz değildir9
- hastane kuyruğunda sefer tasıyla beklenen yıllar2
- yok çok sevişmenin hiç zararı yok2
- recep tayyip erdoğan11
- dünyanın en tehlikeli cümlesi7
- mekap giyen kız3
- iltica40
- arkadaşlar linçleyecekseniz gideyim ben3
- balim3
- üst akıl2
- atatürk'ü sevmeyen chp genel başkanı2
- ölü sevicilerle aynı sözlükte yazmak5
Evlilik kurumunun tarihine bakıldığında insanların evlenme sebeplerinin değişimlerinin tarihini de görmüş oluruz. Dikkatli bakıldığında, evliliğin evrimi de kapitalizmin evrimiyle atbaşı gider. Geç kapitalizm yalnızca emek sömürüsü (artı-değer üretimi) üzerinden iş görmez, artık bireyler, finans-kapital altında borçlulandırılmış bireylerdir. Krediler, mortgagelar, kredi kartları bireyleri sonsuza dek borçlulandırır. Bu yeniden ve yeniden "sanal" ihtiyaç üretimiyle mümkün olur. Evlilik denilen kurum da, Deleuze'ün kapitalist-makine olarak adlandırdığı, bireylerin arzularını yerliyurtlulaştırarak, yerleşik hale getirir. Böylelikle, evlilik kurumunun gerektirdiği rollerin ve duygulanımların üretimi sağlanır. Yani, bir saatin dişlileri gibi iş görürler. Evlilik kurumunda kadın ve erkek ayrımına dayanan cinsiyet rolleri inşa edilir, iş yerinde kadının eril tahakkümüne maruz kalması sağlanır. Kadının doğayı temsil etmesi, erkeğin kültürü temsil etmesi anlayışı ile paralel olarak, kadınlıkla ilişkilendirilen rolleri sürdürmesi sağlanır. Erkeğin emeğine, kadının ev-içi emeği dahil edilmez. Kadının emeği, kayıptır. Erkek de kendi üzerine bindirilen bu rolün gereği haftasonu da dahil olmak üzere çalışır. Pompalanan ihtiyaçların fetişizmine kapıldıkları için borçları ödemelerinin yolu budur. Kısaca kapitalist-makine sürerliğini, evlilik kurumunda sistemi durmadan, paslanmadan işletecek unsurların beslenmesine dayandırır. Bunun için de normal/ahkakideğerleri evlilikte üretilir de üretilir. Heteronormatif ilişkiler düzeni de, ailelerin kadın ve erkek evliliğine dayalı olmasıyla daha da perçinlenir ve bunun dışında kalan varoluş kipleri, Deleuze'ün anladığı şekliyle, kadın-oluş, göçebe-oluş, homoseksüel-oluş vb
normdışı ve ahlak dışı olarak, iktidar tarafından kodlanır. iktidar/sermaye sahipleri, kapitalizmin yeniden ürettiği heteronormatif kültürün dışında kalan herkesi sistem dışına iter ve onlar üzerinden değişik politikalar uygulayabilir. Eşcinsellerin, siyahi/renkli kadınların, işçi sınıfının, mültecilerin, göçebelerin yaşam tarzları marjinal ve normdışı olarak kodlanır; homofobi, ırkçılık ve faşizm ürer. Faşizm, insan ilişkilerinde yatay olarak bir virüs gibi yayılır; kendi gibi olmayanlara karşı salt tepkisellik ve hınç üretir, dah sonra iktidar yeniden kapma aygıtını devreye sokarak, bunu marjinal gruplara kanalize eder. Şu anda toplumsalı az çok bu şekilde okuyabilirsiniz.
normdışı ve ahlak dışı olarak, iktidar tarafından kodlanır. iktidar/sermaye sahipleri, kapitalizmin yeniden ürettiği heteronormatif kültürün dışında kalan herkesi sistem dışına iter ve onlar üzerinden değişik politikalar uygulayabilir. Eşcinsellerin, siyahi/renkli kadınların, işçi sınıfının, mültecilerin, göçebelerin yaşam tarzları marjinal ve normdışı olarak kodlanır; homofobi, ırkçılık ve faşizm ürer. Faşizm, insan ilişkilerinde yatay olarak bir virüs gibi yayılır; kendi gibi olmayanlara karşı salt tepkisellik ve hınç üretir, dah sonra iktidar yeniden kapma aygıtını devreye sokarak, bunu marjinal gruplara kanalize eder. Şu anda toplumsalı az çok bu şekilde okuyabilirsiniz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar