bugün
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği22
- cumhuriyetin halka sorulmadan getirilmesi22
- cehennem korkusu4
- karışık kızartma5
- evli hatunu kocası evdeyken hoplatmak6
- ne kadar süreden beri mast yapmıyorsun3
- çok çişi gelen insan8
- hınç asabiyet ve kronik uykusuzluk4
- 41 yaşına gelmiş hala daha sözlükte yazan adam14
- beraber huzurevine çıkılacak yazarlar16
- uzun adam6
- adnan menderesin yıktırdığı tarihi eserler4
- sözlüğün zıvanadan çıkması7
- şeriat gelirse laikçilerin kaçacağı ülke5
- kadın poposundan kasa diye bahseden erkek18
- üniversitelerin cahil yetiştirmesi7
- üç çocuk yapacağım devlet kadın versin5
- deniz göktaş25
- kardeş6
- arkadaşlar bir şey soracağım7
- dün erkeklerin yüzde 35'i seks yapmadı7
- arap sabunu4
- lastik patlaması4
- tulumba tatlısı8
- hip dips2
- mozaik pasta4
- ellerim bos gonlum hos7
- kadınlar memelerini birbirlerine gösteriyor mu10
- insanlığın yüzkarası5
- fakire sucuk vermişler bu yamuk demiş4
- günün şiiri12
- lise 1deki haliniz karşınızda olsa ne dersiniz12
- sözlükte flörtleşmek22
- yazarlara verilmiş lakaplar13
- kadınlar2
- özel mesajla adres ver lan diyen yazar5
- deccal2
- örgüt evlerinde vurduran dhkp c li kız4
- nescafe gold3
- uzay neyin içerisinde genişliyor7
- dondurma2
- erkekleri taciz eden kadın9
- deniz göktaş'ın tutuklanması2
- ölü balık eli2
- sizce ben güzel miyim7
- 0 0 720
- taksici arkadaşın anlattığı enteresan hikayeler7
- hardcore ne demek sorunsalı4
- eşiniz rol gereği öpüşse5
- arkadaşlar nasıl olmuş4
Evlilik kurumunun tarihine bakıldığında insanların evlenme sebeplerinin değişimlerinin tarihini de görmüş oluruz. Dikkatli bakıldığında, evliliğin evrimi de kapitalizmin evrimiyle atbaşı gider. Geç kapitalizm yalnızca emek sömürüsü (artı-değer üretimi) üzerinden iş görmez, artık bireyler, finans-kapital altında borçlulandırılmış bireylerdir. Krediler, mortgagelar, kredi kartları bireyleri sonsuza dek borçlulandırır. Bu yeniden ve yeniden "sanal" ihtiyaç üretimiyle mümkün olur. Evlilik denilen kurum da, Deleuze'ün kapitalist-makine olarak adlandırdığı, bireylerin arzularını yerliyurtlulaştırarak, yerleşik hale getirir. Böylelikle, evlilik kurumunun gerektirdiği rollerin ve duygulanımların üretimi sağlanır. Yani, bir saatin dişlileri gibi iş görürler. Evlilik kurumunda kadın ve erkek ayrımına dayanan cinsiyet rolleri inşa edilir, iş yerinde kadının eril tahakkümüne maruz kalması sağlanır. Kadının doğayı temsil etmesi, erkeğin kültürü temsil etmesi anlayışı ile paralel olarak, kadınlıkla ilişkilendirilen rolleri sürdürmesi sağlanır. Erkeğin emeğine, kadının ev-içi emeği dahil edilmez. Kadının emeği, kayıptır. Erkek de kendi üzerine bindirilen bu rolün gereği haftasonu da dahil olmak üzere çalışır. Pompalanan ihtiyaçların fetişizmine kapıldıkları için borçları ödemelerinin yolu budur. Kısaca kapitalist-makine sürerliğini, evlilik kurumunda sistemi durmadan, paslanmadan işletecek unsurların beslenmesine dayandırır. Bunun için de normal/ahkakideğerleri evlilikte üretilir de üretilir. Heteronormatif ilişkiler düzeni de, ailelerin kadın ve erkek evliliğine dayalı olmasıyla daha da perçinlenir ve bunun dışında kalan varoluş kipleri, Deleuze'ün anladığı şekliyle, kadın-oluş, göçebe-oluş, homoseksüel-oluş vb
normdışı ve ahlak dışı olarak, iktidar tarafından kodlanır. iktidar/sermaye sahipleri, kapitalizmin yeniden ürettiği heteronormatif kültürün dışında kalan herkesi sistem dışına iter ve onlar üzerinden değişik politikalar uygulayabilir. Eşcinsellerin, siyahi/renkli kadınların, işçi sınıfının, mültecilerin, göçebelerin yaşam tarzları marjinal ve normdışı olarak kodlanır; homofobi, ırkçılık ve faşizm ürer. Faşizm, insan ilişkilerinde yatay olarak bir virüs gibi yayılır; kendi gibi olmayanlara karşı salt tepkisellik ve hınç üretir, dah sonra iktidar yeniden kapma aygıtını devreye sokarak, bunu marjinal gruplara kanalize eder. Şu anda toplumsalı az çok bu şekilde okuyabilirsiniz.
normdışı ve ahlak dışı olarak, iktidar tarafından kodlanır. iktidar/sermaye sahipleri, kapitalizmin yeniden ürettiği heteronormatif kültürün dışında kalan herkesi sistem dışına iter ve onlar üzerinden değişik politikalar uygulayabilir. Eşcinsellerin, siyahi/renkli kadınların, işçi sınıfının, mültecilerin, göçebelerin yaşam tarzları marjinal ve normdışı olarak kodlanır; homofobi, ırkçılık ve faşizm ürer. Faşizm, insan ilişkilerinde yatay olarak bir virüs gibi yayılır; kendi gibi olmayanlara karşı salt tepkisellik ve hınç üretir, dah sonra iktidar yeniden kapma aygıtını devreye sokarak, bunu marjinal gruplara kanalize eder. Şu anda toplumsalı az çok bu şekilde okuyabilirsiniz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar