bugün
- from gold from dust29
- arkadaşlar çok sıkıcısınız11
- sözlük kızlarının bicepsleri16
- pudra kokusu6
- 22 ekim 2026 beşiktaş crystal palace maçı18
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği12
- queen ravenna ifşası15
- 50 kilo üstü kız tripleri5
- saat12
- sözlük yazarlarının en sevdiği tv kanalı8
- kol saati8
- sözlük kızlarının venüs gamzeleri7
- sözlük erkeklerini topluca veterinere götürmek10
- tavuklu pilav8
- bir erkek adam kadınlara yükselmez8
- erkeği karizmatik gösteren şeyler13
- kolye143
- flört uygulamalarında eşleşme algoritması9
- ioçk'nın ifşası4
- beşiktaş18
- crystal palace8
- ayaklara fısıldayan adam5
- fırın sütlaç8
- bu sözlükte ayak konuşmak yasak4
- true'nun çaylak olması5
- 1 80 boyunda kadın olmak10
- netflix yapımı izleyen erkek gizli eşcinseldir11
- futbol20
- at9
- denenecek çok şey var4
- avrupa11
- ömür boyu yalnız kalmak istemek8
- damacanayı sebile takarken gaza gelmek3
- beşiktaş 2 crystal palace 23
- gocu nerede gocu3
- 25 yaşında hala evlenmeyi başaramamış kadın5
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı58
- akepe dönemi15
- 22 ekim 2026 trabzonspor hearts maçı10
- 2 kaslı sözlük erkeği arasında tost olmak4
- izmirin en güzel semtleri10
- ümit akdağ3
- güney afrika4
- 40 yaş üstü erkeklerin doğal yaşam alanları5
- beyninizi satılığa çıkarsanız ilana yazılacak şey19
- 40'a doğru yaklaşmak4
- özlemek3
- hava yapmış kavanoz kapağı açmak2
- la loba21
- hoparlör mü hoporlör mü höpörlör mü aporlor mu12
"hayat o kadar berbat olamaz, diye düşünürüm bazen. ne de olsa, sonunda insan boğaz'da bir yürüyüşe çıkabilir."
orhan pamuk'un bir röportajda söylemiş olduğu bu söz, bir şehri sevmeyi anlatan en rafine sözlerden birisidir sanırım.
bir şehri sevmek; insana, hiç bir zaman eksilmeyen, kendine özgü bir huzur kazandırır. bu huzuru oluşturanlarsa değerini bildiğiniz, bilmediğiniz ya da sonradan anladığınız bir çok şeyden ibarettir. çocukluğunuzun geçtiği sokağı düşünün. belki de benzerinden binlerce var ama yalnızca birinde sizin mahalle arkadaşlarınız ve oynadığınız oyunlar var. gittiğiniz lisenin duvarlarının hiç bir ilgi çekici özelliği olmayabilir. ama yanından geçerken, birden okul yıllarınızı hatırlatan yalnız bir lise vardır. ilk düşüp yaralandığınız, ilk kez öpüştüğünüz, ilk kez aşık olduğunuz yerler yalnızca şehrinizin sokaklarında olacak ve bir daha tekrarlanmayacak. hergün arşınladığınız, kaldırım taşına küfrettiğiniz caddelerin değerini anlamak için, şehrinizden 1 ay uzak kalmanız yetebilir.
yaşadığınız şehir, komşularınız, apartmanınız, arkadaşlarınız kişiliğinizi şekillendirirken, yarısını unutup, yarısını anlattığınız bir çok hatıranız olur. her şehir, içinde yaşayanı için güzeldir. tabi sevmesini bilirseniz.
iskenderiye'li şair konstantinos kavafis, kent şiirinde;
yeni bir ülke bulamazsın, başka bir deniz bulamazsın.
bu şehir arkandan gelecektir.
sen gene aynı sokaklarda dolaşacaksın,
aynı mahallede kocayacaksın;
aynı evlerde kır düşecek saçlarına.
dönüp dolaşıp bu şehre geleceksin sonunda.
başka bir şey umma..
derken bizim duygularımız gibi şehrimizden de kopamayacağımızı anlatır bir anlamda. her hangi bir nedenden ötürü kentinizden uzak kalsanız bile kafanız hep aynı şehrin sokaklarını arşınlar. zaten duygularınızı şekillendiren de kent değil miydi?
etrafınızda gördüğünüz yıkılmaya yüz tutmuş eski evler, siz onu görünceye kadar onlarca kişiyi adam etti, rakı masalarında anlatacak anılar kazandırdı. evin penceresindeki, kapısındaki işlemeler size estetik kazandırdı. merdivenlerinde oturan kızlar ve anneleri, size sevgililer ve komşular verdi. şehre hakim bir tepenin manzarası, yarım saatliğine sizi dertlerinizden kurtaran yoğun bir şaşkınlık ve huzur verdi. sevgilinizin sizi terkettiği parklar, sahiller, caddeler sizi uslandıran acılar verdi.
çocukluğunuzda dev gibi görünen sokak merdivenleri, büyüdüğünüzde minicik görünce hemen kazandım deyip sevinmeyin. yaşlandığınızda tekrar büyümeye başlayacaklar. yıllar boyunca duyduğunuz huzurun bir kısmı, yaşlandığınızda içinizi burkacak olsa da size bir ömür veren bu şehre kızmaya hakkınız olmayacak hiç bir zaman. şehrinizdeki denizin, evlerin, sokakların, meydanların, okulların, faytonların, meyhanelerin, manzaraların, camilerin, kulelerin, kaldırım taşlarının canlı olduğunu unutmayın. onları öldürdüğünüzde kendinizi öldürdüğünüzün farkına varamayabilirsiniz.
izmir'de benim huzur bulduğum şehrim (bakınız: (#4052492)) . her ne kadar başka bir şehirden gelmiş olsam da çocukluğumun başında yakalayabildim. hala üzülerek, gülerek, düşünerek toprağında yaşıyorum. umarım öldüğümde de hala aynı toprağın üzerinde olurum. çünkü, ölürken bile huzurlu olmak istiyorum.
orhan pamuk'un bir röportajda söylemiş olduğu bu söz, bir şehri sevmeyi anlatan en rafine sözlerden birisidir sanırım.
bir şehri sevmek; insana, hiç bir zaman eksilmeyen, kendine özgü bir huzur kazandırır. bu huzuru oluşturanlarsa değerini bildiğiniz, bilmediğiniz ya da sonradan anladığınız bir çok şeyden ibarettir. çocukluğunuzun geçtiği sokağı düşünün. belki de benzerinden binlerce var ama yalnızca birinde sizin mahalle arkadaşlarınız ve oynadığınız oyunlar var. gittiğiniz lisenin duvarlarının hiç bir ilgi çekici özelliği olmayabilir. ama yanından geçerken, birden okul yıllarınızı hatırlatan yalnız bir lise vardır. ilk düşüp yaralandığınız, ilk kez öpüştüğünüz, ilk kez aşık olduğunuz yerler yalnızca şehrinizin sokaklarında olacak ve bir daha tekrarlanmayacak. hergün arşınladığınız, kaldırım taşına küfrettiğiniz caddelerin değerini anlamak için, şehrinizden 1 ay uzak kalmanız yetebilir.
yaşadığınız şehir, komşularınız, apartmanınız, arkadaşlarınız kişiliğinizi şekillendirirken, yarısını unutup, yarısını anlattığınız bir çok hatıranız olur. her şehir, içinde yaşayanı için güzeldir. tabi sevmesini bilirseniz.
iskenderiye'li şair konstantinos kavafis, kent şiirinde;
yeni bir ülke bulamazsın, başka bir deniz bulamazsın.
bu şehir arkandan gelecektir.
sen gene aynı sokaklarda dolaşacaksın,
aynı mahallede kocayacaksın;
aynı evlerde kır düşecek saçlarına.
dönüp dolaşıp bu şehre geleceksin sonunda.
başka bir şey umma..
derken bizim duygularımız gibi şehrimizden de kopamayacağımızı anlatır bir anlamda. her hangi bir nedenden ötürü kentinizden uzak kalsanız bile kafanız hep aynı şehrin sokaklarını arşınlar. zaten duygularınızı şekillendiren de kent değil miydi?
etrafınızda gördüğünüz yıkılmaya yüz tutmuş eski evler, siz onu görünceye kadar onlarca kişiyi adam etti, rakı masalarında anlatacak anılar kazandırdı. evin penceresindeki, kapısındaki işlemeler size estetik kazandırdı. merdivenlerinde oturan kızlar ve anneleri, size sevgililer ve komşular verdi. şehre hakim bir tepenin manzarası, yarım saatliğine sizi dertlerinizden kurtaran yoğun bir şaşkınlık ve huzur verdi. sevgilinizin sizi terkettiği parklar, sahiller, caddeler sizi uslandıran acılar verdi.
çocukluğunuzda dev gibi görünen sokak merdivenleri, büyüdüğünüzde minicik görünce hemen kazandım deyip sevinmeyin. yaşlandığınızda tekrar büyümeye başlayacaklar. yıllar boyunca duyduğunuz huzurun bir kısmı, yaşlandığınızda içinizi burkacak olsa da size bir ömür veren bu şehre kızmaya hakkınız olmayacak hiç bir zaman. şehrinizdeki denizin, evlerin, sokakların, meydanların, okulların, faytonların, meyhanelerin, manzaraların, camilerin, kulelerin, kaldırım taşlarının canlı olduğunu unutmayın. onları öldürdüğünüzde kendinizi öldürdüğünüzün farkına varamayabilirsiniz.
izmir'de benim huzur bulduğum şehrim (bakınız: (#4052492)) . her ne kadar başka bir şehirden gelmiş olsam da çocukluğumun başında yakalayabildim. hala üzülerek, gülerek, düşünerek toprağında yaşıyorum. umarım öldüğümde de hala aynı toprağın üzerinde olurum. çünkü, ölürken bile huzurlu olmak istiyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar