bugün
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı30
- herkese pas veren kız barselonada oynasın10
- bütün gece sokaklarda seri katilin izini sürmek5
- her şeye sahip insan mutsuzluğu9
- selahattin eyyubi türktü4
- beyazconverse nickli yazar erkek mi5
- evliliğin anlamı12
- ismet gürbüz8
- en iyi sayısal zeka hangi meslektedir sorunsalı10
- her şeyden anlayan adam edası5
- sözlüğün kırbacı7
- aleyna tilki3
- halife olacağım7
- evde yoğurt yapmak2
- buddy dude4
- türk ile kürt'ü rakip sanmak2
- ben camiye gidiyorum3
- süt kardeşler filmindeki zenci kadın3
- nervio hamferdi9
- türkiye türklerin ve kendini türk hissedenleridir7
- yazarların bu seneki tatil yeri tercihi8
- kürtsüz türkiye10
- hilafet gelsin mi6
- anın görüntüsü33
- windows 983
- kıskanç femboy2
- 15 ağustos 2026 gençlerbirliği fenerbahçe maçı19
- fenerbahçe15
- ülkücülerin gerçek yüzleri6
- şeriatçı mağduriyeti vs kürt ırkçısı mağduriyeti2
- zafer ve iyi partinin ortak adayı mansur yavaş8
- ülkücülük vs atsızcılık vs atatürkçülük7
- alexander sörloth3
- 16 ağustos 2026 amed erzurumspor maçı5
- süt kardeşler2
- sophie dee'nin memeleri3
- uludağ sözlük yapay zeka moderatörü6
- ergenlikte sivilce problemi yaşamamış insan2
- hakkı yenen türkler de dağa çıksın6
- dünyanın en güzel evi4
- sanayi devrimi bitene kadar uyuyoruz arkadaşlar4
- gökten çikolata yağması4
- kelly divine ın götü2
- kadir mısıroğlu vs abdullah öcalan5
- güne bir şarkı bırak2
- haşlanmış kurbağa sendromu3
- beyazconverse birader2
- atsız milliyetçiliği vs atatürk milliyetçiliği4
- gece vakti yolda karşılaşılan sümüklü sapık3
- başarılı olmuş tek akımın ümmetçilik olması3
(devam)
zaman algım şaşmış bir halde kendime geliyorum. yaralarımın sarıldığını fark ediyorum ve yerde değil çekyatın üstünde olduğumu görüyorum. kim çıkardı buraya beni diye düşünüyorum kendi kendime. beynim zonkluyor resmen. yine evin içinde onun varlığını hissediyorum. bilincimi kaybetmeden önce gördüğüm o karartının varlığı.
görüntüler geliyor gözümün önüne yine. bu sefer daha netler. bir kafede oturduğumuz ana dair bunlar. herkesin yaşayacağı türden bir sohbet ediyorduk. keyifli denebilir. ama bir an eski zamanlardan kalma aç bir içgüdü bedenimi sarmaya başlamıştı. bunu ondan saklıyordum. geçtiğini sanıyordum ama yine hortluyordu.
halimden tedirgin olmuş bir halde ne olduğunu soruyor ben ise kendimi kontrol altında tutmaya zorluyordum. burdan götür beni diyordum yalvaririm burdan götür! korkmuştu. oysa ben ondan daha çok korkuyordum. orada kalsaydık nelere şahit olabileceğinin farkında bile değildi.
beni oradan çıkardıktan sonra eve gitmesini söyleyip taksi çevirdim. ve karanlık kuytu bir apartman köşesine girip kendimi kontrol etmeye çalışıyordum.
yine ne tetikledi bu açlığı diye haykırıyordum kendi içimde. kimsenin bilmediği bir geçmişim vardı ve bundan kaçarken kaçtığımı sanarken yine bulmuştu beni. en son hatırladığım şey o köşede kendi bedenimi bu hale getirdiğim oluyor.
peki beni evime kim getirdi ? evin içindeki kim? yaralarımı saran bu şey ne diye soruyordum evin içindeki o varlığa doğru sanki.
ilk defa sesini duydum bana yaklaşırken. ama kendini göstermedi. sadece kolundaki izlerden ona da zarar verdiğimi ellerimdeki kanın kime ait olduğunu anlamıştım.
kim olduğumu hiçbir zaman söylemeyeceğim sadece en zor anlarında yine göreceksin beni. belki kim olduğumu çözersin diyordu. ve cevap vermeye fırsat vermeden çıkıp gitmişti.
peşinden kalkmaya çalışsam da yaralarım buna izin vermiyordu. benim sırrımı geçmişimi kim bilebilir diye düşünürken telefonum çaldı ve arayan ses onun iyi misin diyen sesiydi. aklımdaki düşüncelerle birlikte, biraz daha iyi bir ses tonuyla iyiyim diyebildim ve yaşantıma döndüm düşüncelerle.
zaman algım şaşmış bir halde kendime geliyorum. yaralarımın sarıldığını fark ediyorum ve yerde değil çekyatın üstünde olduğumu görüyorum. kim çıkardı buraya beni diye düşünüyorum kendi kendime. beynim zonkluyor resmen. yine evin içinde onun varlığını hissediyorum. bilincimi kaybetmeden önce gördüğüm o karartının varlığı.
görüntüler geliyor gözümün önüne yine. bu sefer daha netler. bir kafede oturduğumuz ana dair bunlar. herkesin yaşayacağı türden bir sohbet ediyorduk. keyifli denebilir. ama bir an eski zamanlardan kalma aç bir içgüdü bedenimi sarmaya başlamıştı. bunu ondan saklıyordum. geçtiğini sanıyordum ama yine hortluyordu.
halimden tedirgin olmuş bir halde ne olduğunu soruyor ben ise kendimi kontrol altında tutmaya zorluyordum. burdan götür beni diyordum yalvaririm burdan götür! korkmuştu. oysa ben ondan daha çok korkuyordum. orada kalsaydık nelere şahit olabileceğinin farkında bile değildi.
beni oradan çıkardıktan sonra eve gitmesini söyleyip taksi çevirdim. ve karanlık kuytu bir apartman köşesine girip kendimi kontrol etmeye çalışıyordum.
yine ne tetikledi bu açlığı diye haykırıyordum kendi içimde. kimsenin bilmediği bir geçmişim vardı ve bundan kaçarken kaçtığımı sanarken yine bulmuştu beni. en son hatırladığım şey o köşede kendi bedenimi bu hale getirdiğim oluyor.
peki beni evime kim getirdi ? evin içindeki kim? yaralarımı saran bu şey ne diye soruyordum evin içindeki o varlığa doğru sanki.
ilk defa sesini duydum bana yaklaşırken. ama kendini göstermedi. sadece kolundaki izlerden ona da zarar verdiğimi ellerimdeki kanın kime ait olduğunu anlamıştım.
kim olduğumu hiçbir zaman söylemeyeceğim sadece en zor anlarında yine göreceksin beni. belki kim olduğumu çözersin diyordu. ve cevap vermeye fırsat vermeden çıkıp gitmişti.
peşinden kalkmaya çalışsam da yaralarım buna izin vermiyordu. benim sırrımı geçmişimi kim bilebilir diye düşünürken telefonum çaldı ve arayan ses onun iyi misin diyen sesiydi. aklımdaki düşüncelerle birlikte, biraz daha iyi bir ses tonuyla iyiyim diyebildim ve yaşantıma döndüm düşüncelerle.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar