bugün
- vajinanın iç sıcaklığı9
- sözlük kızı için kavga eden 2 kaslı sözlük erkeği6
- silikon memenin patlaması9
- kasiyerin nakit mi kredi kartı mı diye sorması5
- ne dedin ne dedin sen4
- çok makyaj yapan kız vs doğal kız10
- dolar 50 tl de olsa oyum ak parti ye44
- pamuk tatbik edilirken poposunu büzen ölü3
- gocu16
- sözlüğün götü en güzel yazarı7
- evlenilecek erkek bulmanın gittikçe zorlaşması3
- sözlük kapanırsa yazarlar ne yapacak3
- vişneçürüğü tanga giyen sözlük erkeği10
- silikon meme gerçeğinin yerini tutar mı sorunsalı14
- iyi dostlar biriktirdim6
- pandela5
- audi a3 sedan3
- amperest2
- 2 milyar lira eft yapmak3
- kürt fıkraları6
- sözlük erkeklerinin kaşar olduğu gerçeği9
- dünyanın en berbat psikolojik hastalığı2
- s'i l v'e r m'i s t15
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması42
- nervio23
- gözünü am bürümek5
- lahmacun vs hamburger4
- arkadaşlar sizce bu çanta nasıl8
- sözlüğün kalitesinin bu aralar biraz düzelmesi8
- ırakın bir bölümünün türkiyeye katılması6
- fiziği güzel sözlük kızları48
- 90 larda ayak fetişi diye bişe yoktu5
- salat namaz değildir6
- judas'ı dayak yerken görseniz ne yaparsınız10
- otobüs2
- lahburger4
- yazarların akşama dair planları9
- recep tayyip erdoğan27
- caz dinleyen erkek9
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya6
- hayat7
- ertuğrul doğan2
- andropoz amca6
- waffle3
- judas'ın mezarına toprak atar mısınız5
- ipkisçiğim2
- ali kırca nerede3
- fatma betül sayan kaya59
- van gogh kulağını neden kesti5
- judas'ın kulakları5
(devam)
zaman algım şaşmış bir halde kendime geliyorum. yaralarımın sarıldığını fark ediyorum ve yerde değil çekyatın üstünde olduğumu görüyorum. kim çıkardı buraya beni diye düşünüyorum kendi kendime. beynim zonkluyor resmen. yine evin içinde onun varlığını hissediyorum. bilincimi kaybetmeden önce gördüğüm o karartının varlığı.
görüntüler geliyor gözümün önüne yine. bu sefer daha netler. bir kafede oturduğumuz ana dair bunlar. herkesin yaşayacağı türden bir sohbet ediyorduk. keyifli denebilir. ama bir an eski zamanlardan kalma aç bir içgüdü bedenimi sarmaya başlamıştı. bunu ondan saklıyordum. geçtiğini sanıyordum ama yine hortluyordu.
halimden tedirgin olmuş bir halde ne olduğunu soruyor ben ise kendimi kontrol altında tutmaya zorluyordum. burdan götür beni diyordum yalvaririm burdan götür! korkmuştu. oysa ben ondan daha çok korkuyordum. orada kalsaydık nelere şahit olabileceğinin farkında bile değildi.
beni oradan çıkardıktan sonra eve gitmesini söyleyip taksi çevirdim. ve karanlık kuytu bir apartman köşesine girip kendimi kontrol etmeye çalışıyordum.
yine ne tetikledi bu açlığı diye haykırıyordum kendi içimde. kimsenin bilmediği bir geçmişim vardı ve bundan kaçarken kaçtığımı sanarken yine bulmuştu beni. en son hatırladığım şey o köşede kendi bedenimi bu hale getirdiğim oluyor.
peki beni evime kim getirdi ? evin içindeki kim? yaralarımı saran bu şey ne diye soruyordum evin içindeki o varlığa doğru sanki.
ilk defa sesini duydum bana yaklaşırken. ama kendini göstermedi. sadece kolundaki izlerden ona da zarar verdiğimi ellerimdeki kanın kime ait olduğunu anlamıştım.
kim olduğumu hiçbir zaman söylemeyeceğim sadece en zor anlarında yine göreceksin beni. belki kim olduğumu çözersin diyordu. ve cevap vermeye fırsat vermeden çıkıp gitmişti.
peşinden kalkmaya çalışsam da yaralarım buna izin vermiyordu. benim sırrımı geçmişimi kim bilebilir diye düşünürken telefonum çaldı ve arayan ses onun iyi misin diyen sesiydi. aklımdaki düşüncelerle birlikte, biraz daha iyi bir ses tonuyla iyiyim diyebildim ve yaşantıma döndüm düşüncelerle.
zaman algım şaşmış bir halde kendime geliyorum. yaralarımın sarıldığını fark ediyorum ve yerde değil çekyatın üstünde olduğumu görüyorum. kim çıkardı buraya beni diye düşünüyorum kendi kendime. beynim zonkluyor resmen. yine evin içinde onun varlığını hissediyorum. bilincimi kaybetmeden önce gördüğüm o karartının varlığı.
görüntüler geliyor gözümün önüne yine. bu sefer daha netler. bir kafede oturduğumuz ana dair bunlar. herkesin yaşayacağı türden bir sohbet ediyorduk. keyifli denebilir. ama bir an eski zamanlardan kalma aç bir içgüdü bedenimi sarmaya başlamıştı. bunu ondan saklıyordum. geçtiğini sanıyordum ama yine hortluyordu.
halimden tedirgin olmuş bir halde ne olduğunu soruyor ben ise kendimi kontrol altında tutmaya zorluyordum. burdan götür beni diyordum yalvaririm burdan götür! korkmuştu. oysa ben ondan daha çok korkuyordum. orada kalsaydık nelere şahit olabileceğinin farkında bile değildi.
beni oradan çıkardıktan sonra eve gitmesini söyleyip taksi çevirdim. ve karanlık kuytu bir apartman köşesine girip kendimi kontrol etmeye çalışıyordum.
yine ne tetikledi bu açlığı diye haykırıyordum kendi içimde. kimsenin bilmediği bir geçmişim vardı ve bundan kaçarken kaçtığımı sanarken yine bulmuştu beni. en son hatırladığım şey o köşede kendi bedenimi bu hale getirdiğim oluyor.
peki beni evime kim getirdi ? evin içindeki kim? yaralarımı saran bu şey ne diye soruyordum evin içindeki o varlığa doğru sanki.
ilk defa sesini duydum bana yaklaşırken. ama kendini göstermedi. sadece kolundaki izlerden ona da zarar verdiğimi ellerimdeki kanın kime ait olduğunu anlamıştım.
kim olduğumu hiçbir zaman söylemeyeceğim sadece en zor anlarında yine göreceksin beni. belki kim olduğumu çözersin diyordu. ve cevap vermeye fırsat vermeden çıkıp gitmişti.
peşinden kalkmaya çalışsam da yaralarım buna izin vermiyordu. benim sırrımı geçmişimi kim bilebilir diye düşünürken telefonum çaldı ve arayan ses onun iyi misin diyen sesiydi. aklımdaki düşüncelerle birlikte, biraz daha iyi bir ses tonuyla iyiyim diyebildim ve yaşantıma döndüm düşüncelerle.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar