bugün
- filistin in ermeni soykırımını tanıması18
- kürtlerin muhteşem ve harika derecede ezik olması10
- türklerin her ırkı türk sanması8
- kürtlüğüyle kavgalı olan pandela7
- türklerin medeniyet kuramama nedeni8
- sözlükte yokluğu hissedilen yazarlar10
- 28 haziran 2026 güney afrika kanada maçı12
- parcalandim toparlanamiyorum4
- sözlüğün aptal kaynaması12
- velvet43
- 2026 dünya kupası39
- türklerin 2kg avrupalıların 200gr sabun tüketmesi6
- pandela7
- futbol32
- atatürkçülük ile 2026 da ülke yönetilmez16
- lgbt onur yürüyüşü4
- falıma bakmak isteyen var mı28
- herzevekil ile revani yemek5
- herkesle iyi anlaşan insan18
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle30
- üstteki yazarın mesleğini tahmin etme7
- sevgili it3
- kürtlerin iyi olduğu konular4
- türklerin hiçbir işte başarılı olamaması4
- göbeksiz erkek5
- tayyibistan3
- 10 parmağında 10 marifet olan azize4
- anın görüntüsü25
- erkeklerin boy tahmini yapması5
- neden sevgilim yok4
- cinlerin geceleri tuvaletlerde takılması4
- 19 yaşında kızla yatmak15
- japonya10
- güney afrika7
- türklerin gerizekalı bir millet olması3
- haysenin132
- akrep burcu kadını ile uyumlu burçlar3
- burç geyiği yapana 2010 da olduğumuzu hatırlatmak3
- sözlüğün adalet terazisi3
- hoşlanılan kızı adamın birinin yemesi9
- brezilya5
- ahlakın temeli olarak özgürlük2
- türkiye12
- kılıçdaroğlu'nun gerçek yüzünü ne zaman gördünüz5
- tüm çıplaklığımla burdayım10
- cepte düğüm olan kulaklık kablosu3
- akmar2
- muayene2
- türklerin medeniyete katkıları2
- bir filmde ölüyü oynamak3
(devam)
zaman algım şaşmış bir halde kendime geliyorum. yaralarımın sarıldığını fark ediyorum ve yerde değil çekyatın üstünde olduğumu görüyorum. kim çıkardı buraya beni diye düşünüyorum kendi kendime. beynim zonkluyor resmen. yine evin içinde onun varlığını hissediyorum. bilincimi kaybetmeden önce gördüğüm o karartının varlığı.
görüntüler geliyor gözümün önüne yine. bu sefer daha netler. bir kafede oturduğumuz ana dair bunlar. herkesin yaşayacağı türden bir sohbet ediyorduk. keyifli denebilir. ama bir an eski zamanlardan kalma aç bir içgüdü bedenimi sarmaya başlamıştı. bunu ondan saklıyordum. geçtiğini sanıyordum ama yine hortluyordu.
halimden tedirgin olmuş bir halde ne olduğunu soruyor ben ise kendimi kontrol altında tutmaya zorluyordum. burdan götür beni diyordum yalvaririm burdan götür! korkmuştu. oysa ben ondan daha çok korkuyordum. orada kalsaydık nelere şahit olabileceğinin farkında bile değildi.
beni oradan çıkardıktan sonra eve gitmesini söyleyip taksi çevirdim. ve karanlık kuytu bir apartman köşesine girip kendimi kontrol etmeye çalışıyordum.
yine ne tetikledi bu açlığı diye haykırıyordum kendi içimde. kimsenin bilmediği bir geçmişim vardı ve bundan kaçarken kaçtığımı sanarken yine bulmuştu beni. en son hatırladığım şey o köşede kendi bedenimi bu hale getirdiğim oluyor.
peki beni evime kim getirdi ? evin içindeki kim? yaralarımı saran bu şey ne diye soruyordum evin içindeki o varlığa doğru sanki.
ilk defa sesini duydum bana yaklaşırken. ama kendini göstermedi. sadece kolundaki izlerden ona da zarar verdiğimi ellerimdeki kanın kime ait olduğunu anlamıştım.
kim olduğumu hiçbir zaman söylemeyeceğim sadece en zor anlarında yine göreceksin beni. belki kim olduğumu çözersin diyordu. ve cevap vermeye fırsat vermeden çıkıp gitmişti.
peşinden kalkmaya çalışsam da yaralarım buna izin vermiyordu. benim sırrımı geçmişimi kim bilebilir diye düşünürken telefonum çaldı ve arayan ses onun iyi misin diyen sesiydi. aklımdaki düşüncelerle birlikte, biraz daha iyi bir ses tonuyla iyiyim diyebildim ve yaşantıma döndüm düşüncelerle.
zaman algım şaşmış bir halde kendime geliyorum. yaralarımın sarıldığını fark ediyorum ve yerde değil çekyatın üstünde olduğumu görüyorum. kim çıkardı buraya beni diye düşünüyorum kendi kendime. beynim zonkluyor resmen. yine evin içinde onun varlığını hissediyorum. bilincimi kaybetmeden önce gördüğüm o karartının varlığı.
görüntüler geliyor gözümün önüne yine. bu sefer daha netler. bir kafede oturduğumuz ana dair bunlar. herkesin yaşayacağı türden bir sohbet ediyorduk. keyifli denebilir. ama bir an eski zamanlardan kalma aç bir içgüdü bedenimi sarmaya başlamıştı. bunu ondan saklıyordum. geçtiğini sanıyordum ama yine hortluyordu.
halimden tedirgin olmuş bir halde ne olduğunu soruyor ben ise kendimi kontrol altında tutmaya zorluyordum. burdan götür beni diyordum yalvaririm burdan götür! korkmuştu. oysa ben ondan daha çok korkuyordum. orada kalsaydık nelere şahit olabileceğinin farkında bile değildi.
beni oradan çıkardıktan sonra eve gitmesini söyleyip taksi çevirdim. ve karanlık kuytu bir apartman köşesine girip kendimi kontrol etmeye çalışıyordum.
yine ne tetikledi bu açlığı diye haykırıyordum kendi içimde. kimsenin bilmediği bir geçmişim vardı ve bundan kaçarken kaçtığımı sanarken yine bulmuştu beni. en son hatırladığım şey o köşede kendi bedenimi bu hale getirdiğim oluyor.
peki beni evime kim getirdi ? evin içindeki kim? yaralarımı saran bu şey ne diye soruyordum evin içindeki o varlığa doğru sanki.
ilk defa sesini duydum bana yaklaşırken. ama kendini göstermedi. sadece kolundaki izlerden ona da zarar verdiğimi ellerimdeki kanın kime ait olduğunu anlamıştım.
kim olduğumu hiçbir zaman söylemeyeceğim sadece en zor anlarında yine göreceksin beni. belki kim olduğumu çözersin diyordu. ve cevap vermeye fırsat vermeden çıkıp gitmişti.
peşinden kalkmaya çalışsam da yaralarım buna izin vermiyordu. benim sırrımı geçmişimi kim bilebilir diye düşünürken telefonum çaldı ve arayan ses onun iyi misin diyen sesiydi. aklımdaki düşüncelerle birlikte, biraz daha iyi bir ses tonuyla iyiyim diyebildim ve yaşantıma döndüm düşüncelerle.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar