bugün

hasan igsiz

Aktütün Sınır Karakolu'ndaki pkk saldırısında ölen 15 asker için bugün Genelkurmay Karargahında hazirun basın önünde bilgilendirme toplantısı yapan orgeneral rütbeli Genelkurmay 2. Başkanı.

ne demiş? şunu demiş:

"Terör örgütü kırılma noktasına doğru gidiyor. Bu sadece bizim düşüncemiz değil." kırılma noktasında bu kadar aktif olan bir örgüt normal halinde ne yapar allah muhafaza artık.

"Bu şehitleri boşu boşuna şehit edilmiş haline dönüştürürsek onlara hakaret etmiş oluruz. Verilen görevde sonuna kadar mücadele ettiler ve başardılar." nedense bu noktada aklıma özerk garip cümleler, cümlecikler gelmeye başladı. sizinle paylaşmak istedim. belki mevzunun hassaslığı beni böyle garip bir kakafoniye itti. kim bilir? (türkiye demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir. hayatta en hakiki mürşit ilimdir. olaylara akıl ve bilim penceresinden bakmak. satrançta taş kaybedildiğinde akla gelenler.)

"ABD iLE iSTiHBARAT ALIŞVERiŞiNDE SIKINTI YOK!" hem biz onları bbg gibi izliyoduk değil mi? birden yaşar paşanın bu benzetişini hatırladım nedense artık.

"IRAK'IN KUZEYiNE SICAK TAKiBE iHTiYAÇ DUYULMADI" tamam mesele sadece askeri tekniklerle çözülmez, orasını anladım. anlamadığım bir şey var: onlar sınır ötesi operasyon yaparken biz neden çekiniyoruz?

ayrıca defalarca saldırıya maruz kalan ve en kritik yerde bulunan bu sınır karakolunun "Berçar tepeye taşınmasına ilişkin çalışmanın geçen yıl başlatıldığını, karakolun 2009 yılı yazına kadar buraya alınmasının planlandığını" ifade buyurmuştur. bu hatayı kabullenmek demek değil midir? terör örgütüne koz vermek değil midir? burda da aklıma nasrettin hocanın testili mestili bir fıkrası geldi nedense...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© copyright 2005 - 2026