bugün
- ısparta da gece hayatı6
- sözlük erkeklerinin bicepsleri79
- çok eşlilik büyük bir sapıklıktır7
- beyninizi satılığa çıkarsanız ilana yazılacak şey5
- duanın bir şeye yaramaması28
- akplisin yani27
- bir oturuşta yarım ekmek tost yiyen erkek10
- canım ıspartam5
- ev içinde uludağ sözlüğe bakamamak6
- götü güzel cüzdanı zengin sözlük erkekleri9
- her gün 14 yumurta yiyen sözlük insanı3
- sözlük erkeklerinin göğüs kasları12
- hiç uçağa binmemek3
- gönlü zengin kalbi güzel erkek12
- botoks yaptırmış sözlük üyeleri7
- türkiye de israilli kadına saldıran yobazlar3
- ya aşkım senin neden bicepslerin yok diyen kız2
- fon vurgunu52
- akın gürlek'in fon krizi bilançosu2
- biberiye turşusu5
- 3 saat çalışan çamaşır makinesi9
- bicepsini çıkartıp sözlük kızlarına gösteren hain7
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı24
- her şeye neden diye sormak4
- nickinde k harfi olan yazara olan aşkım6
- aykirikadin13
- fatma betül sayan kaya22
- masklavi bakaya asker firarisi filmi2
- 90lar2
- erzurum vs sivas3
- ne yapıyorsun8
- ay bayılazaam3
- 24 eylül 2017 sözlük erkekleri sözlük kızları maçı6
- lille galatasaray maçı saat 19 45 te trt 1 de5
- ayak fetişizminin neresi sapıklık9
- akp li akp li bakan tip8
- neden 50 tane arap devleti var12
- çirkin ama fakir erkek7
- akşamki tantana15
- ideal erkek vücudu nasıl olmalıdır5
- ielts2
- fransa da kısmi sokağa çıkma yasağının uzatılması9
- 21 ekim dünya diyarbakırlılar günü8
- izmirbeyefendisi'nin yakışıklı olması11
- 9 5 çalışan ipneler12
- terlikle döven anne13
- bugün uyuyakalmışım11
- cenazende kötü bilirdik denmesi12
- ona bir cümle bırak2
- geliyorum diyen erkek4
müslümanlara, günde beş kez, belli bir yerde namaz kılmaları ve namaz için toplanma vaktinin geldiğini ilân etmek, namaz için yapılan çağrı. arapça bir kelime olan ezan; bildirmek, ilân etmek demektir.
yüksek bir yere çıkıp gür sesiyle tüm insanlara yeryüzünde tek egemen gücün allah, tek önderin hz. muhammed olduğunu allah adına korkusuzca haykıran; allah'ı ilâh ve rabb; hz. muhammed'i de kendilerine önder kabul eden müslümanlara da inandıkları allah'ın önünde topluca ibâdet etsinler, bir ve beraber olduklarını, yeryüzündeki zulmün yerine allah'ın adaletini yerleştirmek için her an hazır olduklarını düşmanlarına gösterip onlara korku, müslümanlara güven versinler diye camiye çağıran kişiye de müezzin denir.
ezan, bir yerin müslümanların mı yoksa zorbaların mı kontrolünde olduğunu belirten bir işaret, bir semboldür. korkusuzca ve doğru bir şekilde okunan ezan o yerin islâm beldesi olduğunu gösterir. islâm fıkhında, bir yörenin daru'l-harp* veya daru'l islâm * olduğu tespitinde orada ezanın okunup okunmadığı dikkate alınan ölçülerden biridir.
müslümanlara namaz mekke döneminin dokuzuncu yılında farz kılındığı halde onlar namazlarını ezan okumadan kılıyorlardı. çünkü mekke'de zayıftılar; orada güçlü olan, toplumda hatta allah'ın evi kâbe'de egemen olan müşrik düzendi. bu yüzden müslümanlar kendi yönetimlerinde olmayan ve güçsüz oldukları bir yerde açıkça ezan okumakla yükümlü tutulmamışlardı.
medine'ye hicretin birinci yılında birbirlerini "es-salâh es-salâh (namaza namaza)" veya "es-salâtü câmlatün (namaz toplayıcıdır, namaz için toplanın)" şeklinde namaza davet ederlerdi. ancak bu şekildeki bir çağrı yeterli olmuyor, uzakta oturanlar bu sesi duymadıkları için namaza yetişemiyorlar ve bu yüzden de islâm cemâatinin biraraya gelmesinde zorluklar oluyordu. peygamber efendimiz (s.a.s.) sahâbelerini toplayarak namaza çağırmak için nasıl bir yöntem kullanmak gerektiğini kendileriyle istişâre etti. sahâbîler birçok teklif getirdiler:
- çan çalalım ya resulullah.
- o hıristiyanların adetidir, olmaz.
- boru çalalım.
- o yahudilerin adetidir, olmaz.
- o zaman ateş yakalım ya resulullah.
- o da mecusilerin adetidir, bu da olmaz.
bayrak dikme teklifi de uygun görülmeyince müslümanlar ortak bir karara varamadı ve toplantı sona erdi. abdullah b. zeyd de diğer sahâbiler gibi üzüntüyle evine döndü ve yattı. abdullâh şöyle anlatır:
"ben de üzüntülü olarak yatmıştım. uyku ile uyanıklık arasında iken üzerinde yeşil elbisesi olan biri yanıma geldi, bir duvârın üzerinde durdu. elinde bir çan vardı. aramızda şu konuşma geçti:
- onu bana satar mısın?
- onu ne yapacaksın?
- namaz için çalarız.
- ben sana bu konuyla ilgili daha hayırlı bir şey versem olmaz mı?
- olur, dedim. hemen kıbleye karşı durdu ve okumaya başladı:
"allahu ekber, allahu ekber
allahu ekber, allahu ekber
eşhedü en lailahe illallah,
eşhedü en lailahe illallah
eşhedü enne muhammeden
resûlullah eşhedü enne muhammeden
rasûlullah hayyaala's-salâh, hayyaala's-salâh hayyaala'l-felâh, hayyaala'l-felâh allahu ekber, allahu ekber
la ilahe illallah "
ezân-ı muhammedî diğer bir ismidir.
ezanla alakalı kur'an-ı kerim'de sarih olarak bir delil yoktur. ancak fukaha-i kiram ve müfessirin-i izam, "insanları hakka davet eden sözden, sesten daha güzel, daha tatlı bir ses ve söz var mıdır?" (fussilet, 41/33) ayet-i kerimesindeki "hakka davet" ifadesini ezan manasında anlamışlardır.
mehmet akif ersoy'un da dediği gibi;
bu ezanlar-ki şehâdetleri dinin temeli-
ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.
dünyada ezan sesi hiç susmamaktadır. zaman dilimi içinde her dakika bir köşede ezan okunmaktadır
yüksek bir yere çıkıp gür sesiyle tüm insanlara yeryüzünde tek egemen gücün allah, tek önderin hz. muhammed olduğunu allah adına korkusuzca haykıran; allah'ı ilâh ve rabb; hz. muhammed'i de kendilerine önder kabul eden müslümanlara da inandıkları allah'ın önünde topluca ibâdet etsinler, bir ve beraber olduklarını, yeryüzündeki zulmün yerine allah'ın adaletini yerleştirmek için her an hazır olduklarını düşmanlarına gösterip onlara korku, müslümanlara güven versinler diye camiye çağıran kişiye de müezzin denir.
ezan, bir yerin müslümanların mı yoksa zorbaların mı kontrolünde olduğunu belirten bir işaret, bir semboldür. korkusuzca ve doğru bir şekilde okunan ezan o yerin islâm beldesi olduğunu gösterir. islâm fıkhında, bir yörenin daru'l-harp* veya daru'l islâm * olduğu tespitinde orada ezanın okunup okunmadığı dikkate alınan ölçülerden biridir.
müslümanlara namaz mekke döneminin dokuzuncu yılında farz kılındığı halde onlar namazlarını ezan okumadan kılıyorlardı. çünkü mekke'de zayıftılar; orada güçlü olan, toplumda hatta allah'ın evi kâbe'de egemen olan müşrik düzendi. bu yüzden müslümanlar kendi yönetimlerinde olmayan ve güçsüz oldukları bir yerde açıkça ezan okumakla yükümlü tutulmamışlardı.
medine'ye hicretin birinci yılında birbirlerini "es-salâh es-salâh (namaza namaza)" veya "es-salâtü câmlatün (namaz toplayıcıdır, namaz için toplanın)" şeklinde namaza davet ederlerdi. ancak bu şekildeki bir çağrı yeterli olmuyor, uzakta oturanlar bu sesi duymadıkları için namaza yetişemiyorlar ve bu yüzden de islâm cemâatinin biraraya gelmesinde zorluklar oluyordu. peygamber efendimiz (s.a.s.) sahâbelerini toplayarak namaza çağırmak için nasıl bir yöntem kullanmak gerektiğini kendileriyle istişâre etti. sahâbîler birçok teklif getirdiler:
- çan çalalım ya resulullah.
- o hıristiyanların adetidir, olmaz.
- boru çalalım.
- o yahudilerin adetidir, olmaz.
- o zaman ateş yakalım ya resulullah.
- o da mecusilerin adetidir, bu da olmaz.
bayrak dikme teklifi de uygun görülmeyince müslümanlar ortak bir karara varamadı ve toplantı sona erdi. abdullah b. zeyd de diğer sahâbiler gibi üzüntüyle evine döndü ve yattı. abdullâh şöyle anlatır:
"ben de üzüntülü olarak yatmıştım. uyku ile uyanıklık arasında iken üzerinde yeşil elbisesi olan biri yanıma geldi, bir duvârın üzerinde durdu. elinde bir çan vardı. aramızda şu konuşma geçti:
- onu bana satar mısın?
- onu ne yapacaksın?
- namaz için çalarız.
- ben sana bu konuyla ilgili daha hayırlı bir şey versem olmaz mı?
- olur, dedim. hemen kıbleye karşı durdu ve okumaya başladı:
"allahu ekber, allahu ekber
allahu ekber, allahu ekber
eşhedü en lailahe illallah,
eşhedü en lailahe illallah
eşhedü enne muhammeden
resûlullah eşhedü enne muhammeden
rasûlullah hayyaala's-salâh, hayyaala's-salâh hayyaala'l-felâh, hayyaala'l-felâh allahu ekber, allahu ekber
la ilahe illallah "
ezân-ı muhammedî diğer bir ismidir.
ezanla alakalı kur'an-ı kerim'de sarih olarak bir delil yoktur. ancak fukaha-i kiram ve müfessirin-i izam, "insanları hakka davet eden sözden, sesten daha güzel, daha tatlı bir ses ve söz var mıdır?" (fussilet, 41/33) ayet-i kerimesindeki "hakka davet" ifadesini ezan manasında anlamışlardır.
mehmet akif ersoy'un da dediği gibi;
bu ezanlar-ki şehâdetleri dinin temeli-
ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.
dünyada ezan sesi hiç susmamaktadır. zaman dilimi içinde her dakika bir köşede ezan okunmaktadır
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar