bugün
- arkadaşlar hayırlı olsun der misiniz lütfen9
- uludağ sözlükte tek hesapla yazarlık yapmak19
- bir kadının 5 dakika boyunca konuşmaması7
- antipanik'in sözlüğe vedası19
- fantezi iç giyim mağazasını dualarla açmak5
- clemence baptista17
- gocu karton toplayan cocuk true sari renkli seker9
- ayrılınca hediyelerimi geri ver diyen erkek6
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası34
- arkadaşlar bu nedir sizce6
- kim bu erzincanlı5
- defin işlemi sırasında mezarlıkta yemek servisi11
- arkadaşlar hoşçakalın sizi terk ediyorum7
- ayrıldıktan 1 ay sonra başkasına aşkım diyebilmek3
- aradığınız gerçek islama 1400 yıldır ulaşılamıyor2
- ilk buluşmada tandır lavaşla tulum peyniri yemek7
- s'i l v'e r m'i s t15
- doğmadan önceki hayatını özlemek2
- kahvaltım güzel mi8
- ioçk'nın motorla gezdirmesi4
- eski sevgilinin hala hayatta olmasına şaşırmak2
- üsküdar da cumhur ittifakı başkanvekili seçimi2
- spor salonu kokusu5
- ismet gurbuz 20249
- ojeli el fotoğrafı4
- kale3112 ifşa9
- fake hesaplara göz yuman uludağ sözlük moderasyonu5
- birine adamdır derken iyice araştırmamak2
- kolye140
- sabah 11 akşam 16 haftada 4 gün iş3
- mısır daki haladan miras kalması6
- sözlükte çok göze batan bir yazar olmak3
- bir erkeğin yapabileceği en büyük hata18
- sinek as5
- siz neden böylesiniz3
- öğle yemeğinde 3 lahmacun yiyip 2 büyük ayrn içmek3
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı20
- iltica28
- masklavi ile çay içmek5
- mermerin edepsiz yarığı3
- aynı anda 2 ayakla merdiven çıkmak2
- refah'ın vakti geldi3
- gençlere tavsiyelerim3
- arkadaşlar slm falıma bakın4
- iskelet ellerin boğazınıza sarılması2
- yaşar ustanın olayları biraz fazla ajite etmesi4
- 40 yaş üstü erkekleri sözlükten tahliye ediyoruz19
- eve jobs4
- hesabı gizli yeni yazar2
- karton toplayan cocuk'un gerçek yüzü18
Halifeler döneminde, dünyanın büyük bir bölümünü hâkimiyeti altında bulunduran Roma imparatorluğu’ndan Medine şehrine bir elçi gönderildi. Günler süren yolculuktan sonra Medine’ye yorgun bir şekilde ulaşan elçi, halifenin sarayını buldu. Eşyasını indirip atını dinlendirmek istiyordu. Zafer üstüne zaferler kazanan, adaleti ile dillere destan olan bu büyük yöneticinin, görkemli bir sarayı olmasını gerektiğini düşünen elçi halka sarayın yerini sordu.
Medine halkı elçiye, “Halifenin dünyalık sarayı yoktur ama çok aydınlık bir gönül sarayı vardır. Her ne kadar adı halife ve emir olarak dünyaya yayılmışsa da o garip bir derviş gibi küçük bir evde oturur” dediler. Daha önce hiç işitmediği sözleri duyan Romalı elçinin, Hz. Ömer’i görme merakı iyice arttı. Atını ve eşyasını bir kenara bırakıp, büyük insanı bir an önce görme sevdasına kapıldı.
Onun yabancı olduğunu ve Hazreti Ömer’i aradığını anlayan bir bedevi kadın eliyle bir hurma ağacını göstererek, “işte şu hurma ağacının altında yatan Hazreti Ömer’dir” dedi.
HEYECANINDAN TiTREDi
Elçi, gösterilen ağaca yaklaştığında heyecandan titremeye başladı. Orada uyuyan kişinin heybetinden etkilenmiş ve gönlü bir hoş olmuştu. Sevgi ve korku gibi birbirine zıt iki duygunun gönlünde belirdiğini hissetti. Şaşkın bir durumdaydı. Kendi kendine, “Ben şimdiye kadar nice padişahlar gördüm, sultanların huzuruna çıktım, ama hiçbiri beni, bu ağacın altında yatan sıradan görünümlü adam kadar heyecanlandırmadı” dedi. Saygıyla yaklaşarak elini bağlayıp beklemeye başladı. Bir müddet sonra Hazreti Ömer uykudan uyandı ve ayağa kalktı. Elçi Hazreti Ömer’e saygı gösterip, selam verdi. Hazreti Ömer elçinin selamını aldı.Korkudan yüreği çarpan elçiyi yanına çağırarak sakinleştirdi. Gönlünü alıp neşelendirdi. Karşılıklı konuşmaya başladılar. Hazreti Ömer’in içten davranması sohbetlerini koyulaştırdı.Hazreti Ömer, dışı yabancı gibi görünen o elçinin içini uyanık ve dost buldu. Onun ruhunun ilahi sırları arzuladığını sezdi. Elçiye Allah’ın sıfatlarından bahsetti. Sohbet sırasında elçi: “Ey müminlerin emiri! Ruh, yücelikler âleminden yeryüzüne nasıl indi? Sonsuzluklar âleminde özgür iken, ten kafesine neden girdi?” Hazreti Ömer: “Hak ruha efsunlar okudu, kıssalar söyledi, ruh da ilahi emirle büyülendi. Bazı şeyler maddileşince anlam kazanır. Örneğin, yağmur damlaları sedeflerin içinde inci olur. Kandamlaları ceylanın karnında misk kokusuna dönüşür. Ekmek sofrada cansızken, insan vücudunda neşeli bir ruh kesilir.”
BU FOTOĞRAF ASLINDA
KOCA SARAYLARA RAĞMEN NEDEN HEYBETiMiZLE ELÇiLERi TiTRETEMEDiĞiMiZi ANLATIYOR.
Medine halkı elçiye, “Halifenin dünyalık sarayı yoktur ama çok aydınlık bir gönül sarayı vardır. Her ne kadar adı halife ve emir olarak dünyaya yayılmışsa da o garip bir derviş gibi küçük bir evde oturur” dediler. Daha önce hiç işitmediği sözleri duyan Romalı elçinin, Hz. Ömer’i görme merakı iyice arttı. Atını ve eşyasını bir kenara bırakıp, büyük insanı bir an önce görme sevdasına kapıldı.
Onun yabancı olduğunu ve Hazreti Ömer’i aradığını anlayan bir bedevi kadın eliyle bir hurma ağacını göstererek, “işte şu hurma ağacının altında yatan Hazreti Ömer’dir” dedi.
HEYECANINDAN TiTREDi
Elçi, gösterilen ağaca yaklaştığında heyecandan titremeye başladı. Orada uyuyan kişinin heybetinden etkilenmiş ve gönlü bir hoş olmuştu. Sevgi ve korku gibi birbirine zıt iki duygunun gönlünde belirdiğini hissetti. Şaşkın bir durumdaydı. Kendi kendine, “Ben şimdiye kadar nice padişahlar gördüm, sultanların huzuruna çıktım, ama hiçbiri beni, bu ağacın altında yatan sıradan görünümlü adam kadar heyecanlandırmadı” dedi. Saygıyla yaklaşarak elini bağlayıp beklemeye başladı. Bir müddet sonra Hazreti Ömer uykudan uyandı ve ayağa kalktı. Elçi Hazreti Ömer’e saygı gösterip, selam verdi. Hazreti Ömer elçinin selamını aldı.Korkudan yüreği çarpan elçiyi yanına çağırarak sakinleştirdi. Gönlünü alıp neşelendirdi. Karşılıklı konuşmaya başladılar. Hazreti Ömer’in içten davranması sohbetlerini koyulaştırdı.Hazreti Ömer, dışı yabancı gibi görünen o elçinin içini uyanık ve dost buldu. Onun ruhunun ilahi sırları arzuladığını sezdi. Elçiye Allah’ın sıfatlarından bahsetti. Sohbet sırasında elçi: “Ey müminlerin emiri! Ruh, yücelikler âleminden yeryüzüne nasıl indi? Sonsuzluklar âleminde özgür iken, ten kafesine neden girdi?” Hazreti Ömer: “Hak ruha efsunlar okudu, kıssalar söyledi, ruh da ilahi emirle büyülendi. Bazı şeyler maddileşince anlam kazanır. Örneğin, yağmur damlaları sedeflerin içinde inci olur. Kandamlaları ceylanın karnında misk kokusuna dönüşür. Ekmek sofrada cansızken, insan vücudunda neşeli bir ruh kesilir.”
BU FOTOĞRAF ASLINDA
KOCA SARAYLARA RAĞMEN NEDEN HEYBETiMiZLE ELÇiLERi TiTRETEMEDiĞiMiZi ANLATIYOR.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar