bugün
- ilk buluşmada ne getirilmeli6
- gemici çakmağı3
- kemaliste dokundum ne yapmalıyım3
- norveç futbolu3
- ahmet sezer bey köprü üstüne tamam2
- 186 boyundaki erkek19
- sabahın 6 sında uyanmak4
- kabak yemeği vs hamburger10
- velvet hanım günaydın2
- alevi erkek8
- bursalı erkekler9
- bu sözlükte beni herkes tanır17
- en merak ettiğin ulu yazarı30
- gökte rızkınız ve size vaad olunan şeyler vardır10
- rest apilerde state yönetimi sorunsalı2
- 32 yaşına girmek12
- nervionun merak ettiği yazar19
- erzincanlı erkekler6
- tavuk döner ısmarlayan erkek6
- 40 yaş üzeri insanlar mesajlaşıyor mu sorunsalı16
- istanbullu erkekler5
- sivaslı yiğidolar6
- sinirli kadını sakinleştirmek17
- g'i l d'e d l'i l y20
- zengin olsanız ne yapardınız9
- din tartışması7
- yalnizca deli yalnizca sair21
- ahmet sezer bey9
- sözlükteki birader adı altındaki masonik yapılanma7
- antalyalı erkekler5
- altı ok'a ihanet edip mührü başka yere vurmak19
- kürt erkek5
- adıyamanlı erkekler5
- norveçte bok olsam9
- habire1240
- bir meyve olsanız ne olurdunuz3
- ilk buluşmada hesabı kim öder7
- bugün açılacağım sözlük kızı12
- cezayir erkekği4
- gün içinde uyuduğu için gece uykusu gelmeyen insan3
- arkadaşlar bakar mısınız21
- katatespizartmasi17
- kürtler 5 yıl icerisinde türkiye yi ele gecirirler13
- nickinde k harfi olan yazara olan aşkım15
- nervio'ya aşık olmak5
- velvet47
- gocu27
- nervio23
- sözlük kızlarının artık yemek pişirmemesi sorunu4
- izmirli kızlar4
komünizmin kanlı boyutu çok ayrı tartışma konusu..
bahsettiğin ''gariban edebiyatı'' bizzat liberalizmin antitezidir zaten bilader.
biz işçi Mahallesinde büyüdük, sana New York'ta hayatı betimleyecek değilim..
birincisi demişsin ki liberalizm ile emperyalizmin bir alakası yoktur.
liberalizm ekonomik temeli kapitalizm olan bir burjuva ideolojisidir. kapitalizm ise ulus boyutunda serbest ekonomi piyasası, uluslararası boyutta da -ulusal boyutta krizler kaçınılmaz olur- dönüşeceği kaçınılmaz son emperyalizmdir.
bundan mütevellit liberalizm ile emperyalizm arasındaki bağ koparamayacağın kadar sıkıdır.
demişsin ki insanlar eşit olamaz birisi hızlı koşar birisi yavaş..
ah ah canım arkadaş eşitlikten bahsederken ondan mı bahsettik biz..
liberaller der ki her insanın diğerleriyle eşit hakları vardır örneğin seyahat hakkını ele alalım.
bir patron çocuğu dünyayı istediği bir zamanda istediği şekilde gezebilir.
peki bir işçi çocuğu istediği zaman istediği şekilde dünyayı gezebilir mı?
cevap hayır olduğu için insanların kağıt üzerinde eşit haklara sahip olması onların gerçekte eşit haklara sahip olduğuna ulaştıramaz bizi.
gelelim dünyadaki yoksulluk safsatasına.
demişsin ki bu liberalizm sayesinde oldu.
arkadaş bu tamamen sosyalizmin bir başarısıdır, mobilde olduğum için uzun uzun yazamıyorum istersen yarın bilgisayarda çok uzun anlatabilirim sana, kısacası şudur: sosyalist ülkeler işçilere 2x para veriyorsa bir kapitalist ülke işçiye x/2 para veremez, isyan çıkar orada. bu yüzden kapitalizm Sovyetlerden sonra gerilmelek mecburiyetinde kalmıştır. eğer senin dediğin gibi kapitalizm bunu yaratmış olsaydı, sosyalist ülkeler olmadan önce dünyada yoksulluğun azalması gerekirdi. öyle miydi peki? bak bakalım Rus devriminden önce Avrupa'daki işçilerin yaşam standartlarına.
sanayi devriminden sonra işçilerin yoksulluğu gitgide artmış, patronlarınsa gitgide zenginliği artmıştır. bu kapitalizmde sürekli böyle işler.
fakir edebiyatı dediğin durumsa bizzat emperyalizmin zayıf halkası ile alakalıdır.
yani Amerika'daki bir işçi ile Afrika'daki işçi aynı derecede edilmez, Amerika afrikayıda sömürdüğü için kendi işçi sınıfının yaşam standardını bir nebze yükseltmiştir.
soğuk savaştan sonra ise işçi sınıfı gitgide daha da fakirleşmeye başlamıştır.
bahsettiğin ''gariban edebiyatı'' bizzat liberalizmin antitezidir zaten bilader.
biz işçi Mahallesinde büyüdük, sana New York'ta hayatı betimleyecek değilim..
birincisi demişsin ki liberalizm ile emperyalizmin bir alakası yoktur.
liberalizm ekonomik temeli kapitalizm olan bir burjuva ideolojisidir. kapitalizm ise ulus boyutunda serbest ekonomi piyasası, uluslararası boyutta da -ulusal boyutta krizler kaçınılmaz olur- dönüşeceği kaçınılmaz son emperyalizmdir.
bundan mütevellit liberalizm ile emperyalizm arasındaki bağ koparamayacağın kadar sıkıdır.
demişsin ki insanlar eşit olamaz birisi hızlı koşar birisi yavaş..
ah ah canım arkadaş eşitlikten bahsederken ondan mı bahsettik biz..
liberaller der ki her insanın diğerleriyle eşit hakları vardır örneğin seyahat hakkını ele alalım.
bir patron çocuğu dünyayı istediği bir zamanda istediği şekilde gezebilir.
peki bir işçi çocuğu istediği zaman istediği şekilde dünyayı gezebilir mı?
cevap hayır olduğu için insanların kağıt üzerinde eşit haklara sahip olması onların gerçekte eşit haklara sahip olduğuna ulaştıramaz bizi.
gelelim dünyadaki yoksulluk safsatasına.
demişsin ki bu liberalizm sayesinde oldu.
arkadaş bu tamamen sosyalizmin bir başarısıdır, mobilde olduğum için uzun uzun yazamıyorum istersen yarın bilgisayarda çok uzun anlatabilirim sana, kısacası şudur: sosyalist ülkeler işçilere 2x para veriyorsa bir kapitalist ülke işçiye x/2 para veremez, isyan çıkar orada. bu yüzden kapitalizm Sovyetlerden sonra gerilmelek mecburiyetinde kalmıştır. eğer senin dediğin gibi kapitalizm bunu yaratmış olsaydı, sosyalist ülkeler olmadan önce dünyada yoksulluğun azalması gerekirdi. öyle miydi peki? bak bakalım Rus devriminden önce Avrupa'daki işçilerin yaşam standartlarına.
sanayi devriminden sonra işçilerin yoksulluğu gitgide artmış, patronlarınsa gitgide zenginliği artmıştır. bu kapitalizmde sürekli böyle işler.
fakir edebiyatı dediğin durumsa bizzat emperyalizmin zayıf halkası ile alakalıdır.
yani Amerika'daki bir işçi ile Afrika'daki işçi aynı derecede edilmez, Amerika afrikayıda sömürdüğü için kendi işçi sınıfının yaşam standardını bir nebze yükseltmiştir.
soğuk savaştan sonra ise işçi sınıfı gitgide daha da fakirleşmeye başlamıştır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar