bugün
- nasıl birisiniz8
- s'i l v'e r m'i s t35
- doğru kişiyle yanlış zamanda karşılaşmak6
- ben bu yazıyı seri eksicime yazdım4
- anın görüntüsü25
- calmernow ai anxiety and calm2
- muslettin amca9
- türkçe 25000 kelimeden oluşan kısıtlı bir dildir8
- ansızın gelen benim burada ne işim var hissi2
- istanbul da yasa dışı bahis operasyonu2
- davar tereyağı4
- seksenlerde nasıl görünürdüm trend i11
- bazı insanların sizi değiştirmesi4
- her şeyi hatırlayan insan3
- pum pum çorbası8
- tulumba tatlısı6
- reenkarnasyon4
- yörük kızı15
- uludağ sözlük size ne kattı24
- serhat kılıç23
- tc'ye vatandaşlk bağıyla bağlı olan herkes türktür8
- kız düşürmenin kısa yolu15
- claudian clouds21
- 08 eylül 2026 üsküdar da başkan vekili seçimi4
- tarihteki en kanlı savaşlar4
- kendine yabancılaşmanın sonucu kendinle tanışmak2
- sürekli gelen trollerle uğraşmamız3
- sözlük kızlarının entrylerinin hep artılanması13
- mercimek çorbası içen kadın14
- sarı şeker yargılanmalıdır16
- ak parti2
- uludağ itiraf12
- fusya semsiyeli yabanci26
- sikişirken sigara içen kadın6
- sözlüğün en masum yazarları16
- türkiye vatandaşlığından çıkmak4
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü19
- tavuk budu3
- günaydın şarkısı2
- pankek mi pişi mi10
- bir kadını taşımanın zorluğu10
- zorunlu eğitim11
- afd'nin saksonya anhalt'ı kazanması3
- cübbeli ahmet hükümetin maşası mı sorunsalı9
- alkol yasağı2
- sarapci koala43
- nervio21
- arkadaşlar larissa kim12
- atatürk ü sevme zorunluluğu10
- otobüs camına yaslanan kafanın titremesi6
komünizmin kanlı boyutu çok ayrı tartışma konusu..
bahsettiğin ''gariban edebiyatı'' bizzat liberalizmin antitezidir zaten bilader.
biz işçi Mahallesinde büyüdük, sana New York'ta hayatı betimleyecek değilim..
birincisi demişsin ki liberalizm ile emperyalizmin bir alakası yoktur.
liberalizm ekonomik temeli kapitalizm olan bir burjuva ideolojisidir. kapitalizm ise ulus boyutunda serbest ekonomi piyasası, uluslararası boyutta da -ulusal boyutta krizler kaçınılmaz olur- dönüşeceği kaçınılmaz son emperyalizmdir.
bundan mütevellit liberalizm ile emperyalizm arasındaki bağ koparamayacağın kadar sıkıdır.
demişsin ki insanlar eşit olamaz birisi hızlı koşar birisi yavaş..
ah ah canım arkadaş eşitlikten bahsederken ondan mı bahsettik biz..
liberaller der ki her insanın diğerleriyle eşit hakları vardır örneğin seyahat hakkını ele alalım.
bir patron çocuğu dünyayı istediği bir zamanda istediği şekilde gezebilir.
peki bir işçi çocuğu istediği zaman istediği şekilde dünyayı gezebilir mı?
cevap hayır olduğu için insanların kağıt üzerinde eşit haklara sahip olması onların gerçekte eşit haklara sahip olduğuna ulaştıramaz bizi.
gelelim dünyadaki yoksulluk safsatasına.
demişsin ki bu liberalizm sayesinde oldu.
arkadaş bu tamamen sosyalizmin bir başarısıdır, mobilde olduğum için uzun uzun yazamıyorum istersen yarın bilgisayarda çok uzun anlatabilirim sana, kısacası şudur: sosyalist ülkeler işçilere 2x para veriyorsa bir kapitalist ülke işçiye x/2 para veremez, isyan çıkar orada. bu yüzden kapitalizm Sovyetlerden sonra gerilmelek mecburiyetinde kalmıştır. eğer senin dediğin gibi kapitalizm bunu yaratmış olsaydı, sosyalist ülkeler olmadan önce dünyada yoksulluğun azalması gerekirdi. öyle miydi peki? bak bakalım Rus devriminden önce Avrupa'daki işçilerin yaşam standartlarına.
sanayi devriminden sonra işçilerin yoksulluğu gitgide artmış, patronlarınsa gitgide zenginliği artmıştır. bu kapitalizmde sürekli böyle işler.
fakir edebiyatı dediğin durumsa bizzat emperyalizmin zayıf halkası ile alakalıdır.
yani Amerika'daki bir işçi ile Afrika'daki işçi aynı derecede edilmez, Amerika afrikayıda sömürdüğü için kendi işçi sınıfının yaşam standardını bir nebze yükseltmiştir.
soğuk savaştan sonra ise işçi sınıfı gitgide daha da fakirleşmeye başlamıştır.
bahsettiğin ''gariban edebiyatı'' bizzat liberalizmin antitezidir zaten bilader.
biz işçi Mahallesinde büyüdük, sana New York'ta hayatı betimleyecek değilim..
birincisi demişsin ki liberalizm ile emperyalizmin bir alakası yoktur.
liberalizm ekonomik temeli kapitalizm olan bir burjuva ideolojisidir. kapitalizm ise ulus boyutunda serbest ekonomi piyasası, uluslararası boyutta da -ulusal boyutta krizler kaçınılmaz olur- dönüşeceği kaçınılmaz son emperyalizmdir.
bundan mütevellit liberalizm ile emperyalizm arasındaki bağ koparamayacağın kadar sıkıdır.
demişsin ki insanlar eşit olamaz birisi hızlı koşar birisi yavaş..
ah ah canım arkadaş eşitlikten bahsederken ondan mı bahsettik biz..
liberaller der ki her insanın diğerleriyle eşit hakları vardır örneğin seyahat hakkını ele alalım.
bir patron çocuğu dünyayı istediği bir zamanda istediği şekilde gezebilir.
peki bir işçi çocuğu istediği zaman istediği şekilde dünyayı gezebilir mı?
cevap hayır olduğu için insanların kağıt üzerinde eşit haklara sahip olması onların gerçekte eşit haklara sahip olduğuna ulaştıramaz bizi.
gelelim dünyadaki yoksulluk safsatasına.
demişsin ki bu liberalizm sayesinde oldu.
arkadaş bu tamamen sosyalizmin bir başarısıdır, mobilde olduğum için uzun uzun yazamıyorum istersen yarın bilgisayarda çok uzun anlatabilirim sana, kısacası şudur: sosyalist ülkeler işçilere 2x para veriyorsa bir kapitalist ülke işçiye x/2 para veremez, isyan çıkar orada. bu yüzden kapitalizm Sovyetlerden sonra gerilmelek mecburiyetinde kalmıştır. eğer senin dediğin gibi kapitalizm bunu yaratmış olsaydı, sosyalist ülkeler olmadan önce dünyada yoksulluğun azalması gerekirdi. öyle miydi peki? bak bakalım Rus devriminden önce Avrupa'daki işçilerin yaşam standartlarına.
sanayi devriminden sonra işçilerin yoksulluğu gitgide artmış, patronlarınsa gitgide zenginliği artmıştır. bu kapitalizmde sürekli böyle işler.
fakir edebiyatı dediğin durumsa bizzat emperyalizmin zayıf halkası ile alakalıdır.
yani Amerika'daki bir işçi ile Afrika'daki işçi aynı derecede edilmez, Amerika afrikayıda sömürdüğü için kendi işçi sınıfının yaşam standardını bir nebze yükseltmiştir.
soğuk savaştan sonra ise işçi sınıfı gitgide daha da fakirleşmeye başlamıştır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar