bugün
- avrupa'nın en ucuz akaryakıt fiyatları23
- şeftali4
- sözlüğün reisi kim anketi19
- bir erkeğe iltifat etmek4
- çok açık giyinen kadınların evlilik hayali kurması12
- israil'in nükleer silahları imha edilmelidir18
- bir erkeğe ilk mesaj nasıl atılmalı13
- sözlükteki her kızı öven tipler11
- ünlüler neden uyuşturucu kullanır21
- sözlükteki fetocular6
- yazarların akşama dair planları5
- hikayenin devamını getir8
- asgari ücretle kaç litre akaryakıt alınıyor3
- yılan dövmeli insanların garip olması5
- sözlüğün reisi kim14
- şeytanın bile israil'e karşı olması3
- doğru karpuz seçemeyen erkek9
- tas kafa traşlı hırt sorunu5
- erkek adamın külahtan dondurma yemesi4
- antipanik11
- bir insanı tanımanın en iyi yolu7
- erzurum hdp mitingi6
- hakkari mhp mitingi5
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz36
- arkadaşlar9
- sevilen kıza cv yollamak3
- tas kafalı hırtlar için el salvador çözümü4
- kalp mi daha duygusal mide mi6
- mazot3
- moraliniz bozukken ne yapıyorsunuz22
- sözlük yazarlarının normal kombinleri16
- oksizoron tarafından terkedilenler5
- ben kin tutmam insanı3
- soğuk algınlığına iyi gelen şeyler2
- bik bik'in jeopolitik ve stratejik önemi9
- ekonomi5
- antipanik sizce biraz antipatik mi5
- emret komutanım izlemiş efsane nesil3
- üzümde aroma arıyorum4
- çomarların ekonomi anlayışı2
- istiklal mahkemeleri her 10 yılda bir kurulmalı4
- nervionun kedisi3
- islamda namaz yoktur30
- iskender büyük davasında haklıydı3
- kadir topbaş2
- günaydın küçük ipneler9
- true yu evlendiriyoruz kampanyası6
- fetöcü polat alemdar3
- toplum içinde gülüşmelere neden olmak2
- bir dilim pastaya oy veren eyitimsiz seçmen5
Bu tezimi doğrular nitelikteki ekonomik analizleri başlık altında zaman içinde tanımlayacağım.
--spoiler--
istanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi (iZÜ) öğretim görevlisi Dr. Bülent Gedikli:
"EKONOMiYi KOMAYA SOKMAK iSTiYORLAR, iNSANLARI GÜNLÜK DÜŞÜNMEYE iTiYORLAR"
Türkiye ekonomisinin komaya sokulmak istendiğini dile getiren Dr. Gedikli, "Buradan da siyaseti etkilemek istiyorlar. insanları günlük düşünmeye itiyorlar. Yani orta vadeli veya herhangi bir ekonomik karar almasını engelleyecek bir hava oluşturuluyor. Psikolojik bir ortam oluşturmak suretiyle de destekliyorlar. Suni raporlamalarla insanların psikolojisini etkilemeye çalışıyorlar. Bugün bu kurların suni bir şekilde arttırılmasının yarın bize daha olumsuz etkileri olacak. Daha fazla maliyetleri olacak. O yüzden insanların bu şekilde anlık, günlük düşüncelerle hareket etmesi çok yanlış olur. Ben herkesi bu noktada hassas ve dikkatli olmaya davet ediyorum" ifadelerini kullandı.
--------------
Türkiye'nin dış borç oranı en düşük ülkeler arasında yer aldığına dikkat çeken Medipol Üniversitesi Ekonomi ve Finans Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mevlüt Tatlıyer, "Şunu bir iktisatçı olarak söylemek istiyorum. Ben hayatımda bu kadar sert ve keskin bir çıkış görmedim. Ortada hiçbir ekonomik gerekçe yok. Türkiye'nin kamu borcunun milli gelire oranı yüzde 28, Türkiye dünyada bu noktada en iyi ülkeler arasında. Yani Türkiye borçluluk oranı en az olan ülkeler arasında yer alıyor. Ülke olarak dış borcun milli gelire oranı ise yüzde 53. ABD, ingiltere ve Fransa Türkiye'den kat kat daha yüksek oranda borçlu.(Dış borcun milli gelire oranı, ABD´de yüzde 98, Fransa´da yüzde 213, ingiltere´de 313). Nereye bakarsak bakalım Türkiye ekonomisinin çok güçlü ve sağlam olduğunu görüyoruz" diye konuştu.
"DOLARIN YÜKSELMESi iÇiN HiÇBiR GEREKÇE YOK"
Cari açığın dünden bugüne değişmediğini vurgulayan Yrd. Doç. Dr. Mevlüt Tatlıyer, "Hatta önceki yıllarda bugünkünden daha fazlaydı. Ekonomik olarak doların yükselmesi için hiçbir gerekçe yok. Ekonomik gerekçe olsa bile kurda çok daha ılımlı artışların olması lazım. Bu kadar sert ve keskin çıkışları gerekçe gösterebilecek hiçbir ekonomik neden elimizde yok. Doların artması için ekonomik olarak hiçbir gerekçe göremiyoruz. Dolar bundan çok daha ılımlı artsa bile nedeni yok diyeceğiz. Ama bu kadar sert artışın hiç nedeni yok. Bu akıl alır gibi değil" ifadelerini kullandı.
--------------
"OPERASYON, 3 HAFTADIR GECE YARISI ASYA PiYASALARINDAN BAŞLATILIYOR"
Türk ekonomisinin makro dengeleri dikkate alındığında kur hareketlerinin açıklanacak hiç bir anlamı olmadığına dikkat çeken Prof. Dr. Alkin, "Bankacılık sektörünün mali yapısı kamu tarafındaki mevcut tablo ve diğer unsurlar dikkate alındığı zaman bu kur hareketinin açıklanacak hiçbir yönü olmadığını gözlemlemek lazım. Kaldı ki son 3 hafta içinde 60 kuruş üzerindeki hareketin tümü gece Türkiye uykudayken, yurt içinde piyasalar kapalıyken, döviz piyasaları dünyada işlem görürken ve Asya piyasalarından başlatılarak yürütülen bir operasyon olarak karşımıza çıkıyor" diye konuştu.
"PANiĞE KAPILMAK BÜYÜK BiR HATADIR"
Türkiye'nin 1994 ve 2001 krizlerini yönelttiğini ve yaralarını sardığını dile getiren Prof. Dr. Alkin, "Bugün itibariyle o dönemdeki performansının onlarca kat üzerinde çok ciddi bir ekonomik aktivite söz konusu. Merkez Bankası'nın yapabilecekleri var, ekonomi yönetiminin daha alacağı bir sürü tedbir mevcut. Paniğe kapılmak en büyük hatadır. Zaten bunu kim yönetiyorsa Türk iş dünyasında, ekonomi çevrelerinde ve vatandaş nezdinde döviz kurları üzerinden bir panik ortamı üzerinden manipülatif bir sonuç almaya çalışıyor. Böyle bir harekete prim vermememiz gerekiyor" dedi.
GÖKSEL AŞAN: REEL EKONOMiMiZE BAKIN, OYUNU BURADAN ANLAYABiLiRSiNiZ
istinye Üniversitesi iktisadi, idari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Göksel Aşan da, yükselişle beraber ortada çok açık bir spekülatif atak olduğunu söyleyerek, “Böyle durumlarda reel ekonomimize bakmalıyız. Birey olarak fakirleştiğimiz döviz kuru ile değil, gelir ve enflasyonla belli olur. Türkiye ekonomisi bir günde yüzde 5'lik bir kur artışına neden olabilecek bir ekonomi değil, oyun buradan anlaşılabilir” dedi.
Yorumların reel taraftan yapılması gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Göksel Aşan, hazinenin şu anda olabileceği en güçlü pozisyonda olduğunu hatırlatarak “Türkiye’nin kamu maliyesi tarafında hiçbir sorunu yoktur ve reel sektör son derece güçlü bir performans göstermektedir. Bazı kesimlerin oluşturduğu bu kaos havasının sebebi herkesin gözünü dolara dikmiş olmasından kaynaklanıyor” dedi ve şunları söyledi:
"KUR DALGALANMASINA BAKARAK 'FAKiRLEŞTiK' YORUMU YAPILAMAZ"
“Memlekette herkes sanki parasını dolarla kazanıyor ve sanki herkesin dolarla borcu varmış gibi tutumlar sergiliyor. Maaşını Türk Lirasıyla alanlar bile ‘dolar yükseldi, biz fakirleştik’ diyebiliyor. Bu çok yanlış bir algı. Biz enflasyonla fakirleşiriz. Bakmamız gereken reel göstergeler budur. Biz üretime ve enflasyona bakacağız. Kur hareketi üzerine bu tarz olumsuz yorumlar yapmak yanlıştır. Spekülasyonlar maalesef bunun için yapılıyor. Herkes şuna bakmalı; ‘Dükkanını açıyor mu? Fabrika çalışıyor mu? Satışını yapıyor mu?’ bakılacak olan budur. Ortalamaya bakıldığında reel sektör şu an olması gereken performansı gösteriyor.”
http://m.gunes.com/ekonom...onomik-gerekce-yok-877367
--spoiler--
--spoiler--
istanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi (iZÜ) öğretim görevlisi Dr. Bülent Gedikli:
"EKONOMiYi KOMAYA SOKMAK iSTiYORLAR, iNSANLARI GÜNLÜK DÜŞÜNMEYE iTiYORLAR"
Türkiye ekonomisinin komaya sokulmak istendiğini dile getiren Dr. Gedikli, "Buradan da siyaseti etkilemek istiyorlar. insanları günlük düşünmeye itiyorlar. Yani orta vadeli veya herhangi bir ekonomik karar almasını engelleyecek bir hava oluşturuluyor. Psikolojik bir ortam oluşturmak suretiyle de destekliyorlar. Suni raporlamalarla insanların psikolojisini etkilemeye çalışıyorlar. Bugün bu kurların suni bir şekilde arttırılmasının yarın bize daha olumsuz etkileri olacak. Daha fazla maliyetleri olacak. O yüzden insanların bu şekilde anlık, günlük düşüncelerle hareket etmesi çok yanlış olur. Ben herkesi bu noktada hassas ve dikkatli olmaya davet ediyorum" ifadelerini kullandı.
--------------
Türkiye'nin dış borç oranı en düşük ülkeler arasında yer aldığına dikkat çeken Medipol Üniversitesi Ekonomi ve Finans Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mevlüt Tatlıyer, "Şunu bir iktisatçı olarak söylemek istiyorum. Ben hayatımda bu kadar sert ve keskin bir çıkış görmedim. Ortada hiçbir ekonomik gerekçe yok. Türkiye'nin kamu borcunun milli gelire oranı yüzde 28, Türkiye dünyada bu noktada en iyi ülkeler arasında. Yani Türkiye borçluluk oranı en az olan ülkeler arasında yer alıyor. Ülke olarak dış borcun milli gelire oranı ise yüzde 53. ABD, ingiltere ve Fransa Türkiye'den kat kat daha yüksek oranda borçlu.(Dış borcun milli gelire oranı, ABD´de yüzde 98, Fransa´da yüzde 213, ingiltere´de 313). Nereye bakarsak bakalım Türkiye ekonomisinin çok güçlü ve sağlam olduğunu görüyoruz" diye konuştu.
"DOLARIN YÜKSELMESi iÇiN HiÇBiR GEREKÇE YOK"
Cari açığın dünden bugüne değişmediğini vurgulayan Yrd. Doç. Dr. Mevlüt Tatlıyer, "Hatta önceki yıllarda bugünkünden daha fazlaydı. Ekonomik olarak doların yükselmesi için hiçbir gerekçe yok. Ekonomik gerekçe olsa bile kurda çok daha ılımlı artışların olması lazım. Bu kadar sert ve keskin çıkışları gerekçe gösterebilecek hiçbir ekonomik neden elimizde yok. Doların artması için ekonomik olarak hiçbir gerekçe göremiyoruz. Dolar bundan çok daha ılımlı artsa bile nedeni yok diyeceğiz. Ama bu kadar sert artışın hiç nedeni yok. Bu akıl alır gibi değil" ifadelerini kullandı.
--------------
"OPERASYON, 3 HAFTADIR GECE YARISI ASYA PiYASALARINDAN BAŞLATILIYOR"
Türk ekonomisinin makro dengeleri dikkate alındığında kur hareketlerinin açıklanacak hiç bir anlamı olmadığına dikkat çeken Prof. Dr. Alkin, "Bankacılık sektörünün mali yapısı kamu tarafındaki mevcut tablo ve diğer unsurlar dikkate alındığı zaman bu kur hareketinin açıklanacak hiçbir yönü olmadığını gözlemlemek lazım. Kaldı ki son 3 hafta içinde 60 kuruş üzerindeki hareketin tümü gece Türkiye uykudayken, yurt içinde piyasalar kapalıyken, döviz piyasaları dünyada işlem görürken ve Asya piyasalarından başlatılarak yürütülen bir operasyon olarak karşımıza çıkıyor" diye konuştu.
"PANiĞE KAPILMAK BÜYÜK BiR HATADIR"
Türkiye'nin 1994 ve 2001 krizlerini yönelttiğini ve yaralarını sardığını dile getiren Prof. Dr. Alkin, "Bugün itibariyle o dönemdeki performansının onlarca kat üzerinde çok ciddi bir ekonomik aktivite söz konusu. Merkez Bankası'nın yapabilecekleri var, ekonomi yönetiminin daha alacağı bir sürü tedbir mevcut. Paniğe kapılmak en büyük hatadır. Zaten bunu kim yönetiyorsa Türk iş dünyasında, ekonomi çevrelerinde ve vatandaş nezdinde döviz kurları üzerinden bir panik ortamı üzerinden manipülatif bir sonuç almaya çalışıyor. Böyle bir harekete prim vermememiz gerekiyor" dedi.
GÖKSEL AŞAN: REEL EKONOMiMiZE BAKIN, OYUNU BURADAN ANLAYABiLiRSiNiZ
istinye Üniversitesi iktisadi, idari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Göksel Aşan da, yükselişle beraber ortada çok açık bir spekülatif atak olduğunu söyleyerek, “Böyle durumlarda reel ekonomimize bakmalıyız. Birey olarak fakirleştiğimiz döviz kuru ile değil, gelir ve enflasyonla belli olur. Türkiye ekonomisi bir günde yüzde 5'lik bir kur artışına neden olabilecek bir ekonomi değil, oyun buradan anlaşılabilir” dedi.
Yorumların reel taraftan yapılması gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Göksel Aşan, hazinenin şu anda olabileceği en güçlü pozisyonda olduğunu hatırlatarak “Türkiye’nin kamu maliyesi tarafında hiçbir sorunu yoktur ve reel sektör son derece güçlü bir performans göstermektedir. Bazı kesimlerin oluşturduğu bu kaos havasının sebebi herkesin gözünü dolara dikmiş olmasından kaynaklanıyor” dedi ve şunları söyledi:
"KUR DALGALANMASINA BAKARAK 'FAKiRLEŞTiK' YORUMU YAPILAMAZ"
“Memlekette herkes sanki parasını dolarla kazanıyor ve sanki herkesin dolarla borcu varmış gibi tutumlar sergiliyor. Maaşını Türk Lirasıyla alanlar bile ‘dolar yükseldi, biz fakirleştik’ diyebiliyor. Bu çok yanlış bir algı. Biz enflasyonla fakirleşiriz. Bakmamız gereken reel göstergeler budur. Biz üretime ve enflasyona bakacağız. Kur hareketi üzerine bu tarz olumsuz yorumlar yapmak yanlıştır. Spekülasyonlar maalesef bunun için yapılıyor. Herkes şuna bakmalı; ‘Dükkanını açıyor mu? Fabrika çalışıyor mu? Satışını yapıyor mu?’ bakılacak olan budur. Ortalamaya bakıldığında reel sektör şu an olması gereken performansı gösteriyor.”
http://m.gunes.com/ekonom...onomik-gerekce-yok-877367
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar