bugün
- yeni parti52
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin4
- ekmeleddin ihsanoğluna oy vermiş olmak11
- çapulcuların kudurması3
- hikayeyi devam ettir54
- beşiktaş ve galatasaray'ın radarındaki futbolcu2
- büyük filmlerden büyük replikler3
- geceleri uyutmayan dertler4
- sokakta kavga teknikleri16
- mezoterapi12
- nickten isim tahmini yapmak72
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası37
- sözlük kızlarıyla tekne turuna çıkmak14
- anne4
- pilot bir erkekle sevgili olmak12
- arkadaşlar bakar mısınız28
- sözlük yazarlarının saatleri10
- çekirge7
- gününüz nasıl geçti bakalım9
- necip fazıl kısakürek2
- 31 yaş sendromu5
- enteresan neden kavga yok6
- kızlar gocu'ya mı güvenirsiniz yoksa bana mı14
- kaos show4
- kavganın kazananı yoktur6
- tai lung26
- tekne turu11
- üç harflilerden korkmak5
- sözlükte polemiğe girmek istemeyen yazar7
- kürk giyen erkek6
- ev işlerinde eşine yardım eden erkek9
- uysaljakoben17
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri9
- arkadaşlar iyi geceler4
- sokakta dayak yiyen kadına yardım etmek3
- geceye bir şarkı bırak14
- bir yazarın zekasına hayran olmak8
- köy evinde kahvaltı yapmak6
- katates'in yanlışlıkla ismini yazması8
- şampuan8
- türklerin islama göre yaşamaması5
- sigara 1000 tl olsa bile içerim4
- habire12 adamdır37
- kimse kalmamış lan sözlükte4
- 32 yaş sendromu3
- sedef adası4
- adalarda bisiklet sürmek4
- hayattan zevk alamamak17
- sapık olduğu için çaylak olan insan9
- islam medeniyeti diye bir şey yoktur8
kronik'ten beatrice forbes manz'ın aynı isimle çıkan kitabı. kitap timur'un savaşlarının detayını vermekten çok sistemini nasıl kurduğu ve nasıl devam ettirdiğini anlatıyor. timurlenk ismi de farça'da aksak timur anlamına gelen timur-i lang'den geliyor.
kitapta anlatıldığına göre timur'un sistemi kuruşu ve işletişi şu şekilde;
sürekli birbirleriyle savaşan aşiretlere karşı birkaç kere başarısız olduktan sonra timur aşiretler üstü bir lider haline geliyor. aşiretler bunu istemediği için timur'a karşı ayaklanıyor. timur hükümranlığının ilk 15 senesinde aşiretlerin gücünü yavaş yavaş eritmek ve güç toplamak için sürekli diğer ülkeler ile savaşıyor. timur aşiretlerin kendisine karşı komple cephe almasını istemediği için aşiret reislerini kendi eliyle öldürmüyor, kan davalısı olan başka bir aşiret reisine teslim ediyor ve o kişiden bu şekilde kurtuluyor. bunu her zaman yapmıyor. kendisine 3 kere isyan eden bir aşiret reisini ilk iki seferde bastırıp koltuğuna geri oturuyor ve sonuncusunda öldürüyor/öldürtüyor.
timur aşiret reislerine bir seçenek sunuyor, ya kendi ordunun başında kalacaksın ya da aşiretinin. tabii çoğu aşireti seçiyor. timur'un etrafındaki insanlar sahip oldukları her şeyi timur'a borçlular. arkalarında kendisine cephe alacak bir aşiretleri yok. ayrıca bunların sayısı çok fazla (150'ye kadar çıktığını söylüyor) ve altındaki ordunun/bölüğün asker sayısı az olduğu için ciddi bir tehdit oluşturmuyor.
timur kendisinden başka bir güç istemediği için oğulları ya da oğullarından biri güçlenemiyor. oğullarını bir yeri yönetsin diye gönderdiği zaman yanında 3-4 tane güçlü insanı da gönderiyor. bu durum timur'un ölümünden sonra bir oğlunun diğerleri arasından sıyrılabileceği kadar güçlenmesine izin vermediği için 15 yıl iç savaşa sebebiyet veriyor. yani timur'un kurduğu sistemden timur'u çıkarttığınız zaman sistem çöküyor.
timur aileden hükümranlık yetkisi gelmediği için asla kral, padişah vb. unvanlar kullanmıyor, 'emir' ile yetiniyor. ve kendisine meşru bir zemin kazandırmak için bir prenses/sultan ile evleniyor.
kitabı alıp okuma sebebim aslen ankara savaşı'nı merak etmemdi ama kitap sonlarına doğru 1-2 kere bahsedip bitiriyor. bunu anladığımda biraz hayal kırıklığına uğramıştım ama sonrası fazlasıyla memnun etti.
kitapta anlatıldığına göre timur'un sistemi kuruşu ve işletişi şu şekilde;
sürekli birbirleriyle savaşan aşiretlere karşı birkaç kere başarısız olduktan sonra timur aşiretler üstü bir lider haline geliyor. aşiretler bunu istemediği için timur'a karşı ayaklanıyor. timur hükümranlığının ilk 15 senesinde aşiretlerin gücünü yavaş yavaş eritmek ve güç toplamak için sürekli diğer ülkeler ile savaşıyor. timur aşiretlerin kendisine karşı komple cephe almasını istemediği için aşiret reislerini kendi eliyle öldürmüyor, kan davalısı olan başka bir aşiret reisine teslim ediyor ve o kişiden bu şekilde kurtuluyor. bunu her zaman yapmıyor. kendisine 3 kere isyan eden bir aşiret reisini ilk iki seferde bastırıp koltuğuna geri oturuyor ve sonuncusunda öldürüyor/öldürtüyor.
timur aşiret reislerine bir seçenek sunuyor, ya kendi ordunun başında kalacaksın ya da aşiretinin. tabii çoğu aşireti seçiyor. timur'un etrafındaki insanlar sahip oldukları her şeyi timur'a borçlular. arkalarında kendisine cephe alacak bir aşiretleri yok. ayrıca bunların sayısı çok fazla (150'ye kadar çıktığını söylüyor) ve altındaki ordunun/bölüğün asker sayısı az olduğu için ciddi bir tehdit oluşturmuyor.
timur kendisinden başka bir güç istemediği için oğulları ya da oğullarından biri güçlenemiyor. oğullarını bir yeri yönetsin diye gönderdiği zaman yanında 3-4 tane güçlü insanı da gönderiyor. bu durum timur'un ölümünden sonra bir oğlunun diğerleri arasından sıyrılabileceği kadar güçlenmesine izin vermediği için 15 yıl iç savaşa sebebiyet veriyor. yani timur'un kurduğu sistemden timur'u çıkarttığınız zaman sistem çöküyor.
timur aileden hükümranlık yetkisi gelmediği için asla kral, padişah vb. unvanlar kullanmıyor, 'emir' ile yetiniyor. ve kendisine meşru bir zemin kazandırmak için bir prenses/sultan ile evleniyor.
kitabı alıp okuma sebebim aslen ankara savaşı'nı merak etmemdi ama kitap sonlarına doğru 1-2 kere bahsedip bitiriyor. bunu anladığımda biraz hayal kırıklığına uğramıştım ama sonrası fazlasıyla memnun etti.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar