bugün
- istanbul un çok pahalı olması14
- fenerbahçe gornik zabrze maçı3
- ölmeyi dilemek2
- herkes yatsın iyi geceler9
- kabataş olayı görüntüleri8
- en sevilmeyen ev işleri3
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- 1 saatte 10 bira içmek19
- tembel ve çalışmayan insan16
- sözlük kızlarının kombinleri20
- kuveyt ve bahreyn de hava savunma sistemleri2
- erkeklerin giderek feminenleşmesi11
- velvet vs nervio19
- oğuzhan uğur12
- the merich13
- cips olsa da yesek7
- oğlum çok güzel lan6
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek13
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması14
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- magnum dondurmasının eskiden daha pahalı olması8
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey10
- eşeği alıp kafa iznine çıkmak7
- velvet13
- slavko vincic15
- matbaanın gecikmesine sebep5
- 50 tl ile rolling yapmak6
- aklını yitirmek4
- horoz hayası çorbası5
- otobüste kitap okuyan insanlara bakmak3
- nervio11
- benzini dolarla mı alıyoruz diyen tip6
- ispanya20
- kadınlar nasıl erkeklerden hoşlanırlar6
- bira cips6
- atatürk e din düşmanı diyenler6
- 2026 dünya kupası25
- lale devrinde deliler gibi eğlenmek4
- arkadaşlar beni gammazlayın5
- uludağ sözlük yazarlar yüzünden bitti6
- tememda kenka nalaka10
- ona bir şey söyle9
- kadim kültürler4
- manifest grubu3
- laptop5
- manyak olmaya karar verdim9
- oğuzhan uğur'un tutuklanması2
- acıktım ben3
- aga be şarkılar5
- futbol14
felsefe, benim sözcükten anladığım şekliyle, teoloji ile bilim arasında bir şeydir. teoloji gibi, hangi kesin bilginin şimdiye kadar aslı öğrenilemez olduğuna ilişkin konularda spekülasyonlardan oluşur ama bilim gibi, geleneğin ya da vahyin otoritesine değil, daha çok insan aklına başvurur. o yüzden benim de ileri sürdüğüm üzere, her kesin bilgi bilime aittir; kesin bilgiyi aşan şeylerle ilgili tüm dogmalar teolojiye aittir. ama teoloji ile bilim arasında, her iki tarafın saldırısına maruz kalan bir tarafsız bölge vardır, bu tarafsız bölge felsefedir. spekülatif zihinlerin en fazla ilgisini çeken soruların neredeyse tümü, bilimin yanıt veremediği türden sorulardır ve teologların kendinden emin yanıtları, artık önceki yüzyıllarda olduğu kadar inandırıcı görünmüyorlar. dünya zihin ve maddeye mi bölünmüştür ve öyleyse, zihin nedir, madde nedir? zihin maddeye mi bağlıdır yoksa bağımsız güçlere mi sahiptir? evrenin bir birliği ya da amacı var mıdır? bazı hedeflere doğru mu evriliyor? gerçekten doğanın yasaları var mı yoksa yalnızca doğuştan düzen aşkımızdan ötürü onların olduğuna mı inanırız? insan, astronoma göründüğü gibi, küçük ve önemsiz bir gezegenin üzerinde güçsüz bir biçimde sürünen ufacık bir katışık karbon ve su topağı mıdır yoksa hamlet'e göründüğü gibi midir? aynı anda ikisi de olabilir mi? soylu ve adi olan yaşam tarzları beyhude midir? soylu olan bir yaşam tarzı varsa bu yaşam tarzı neye dayanır ve ona nasıl ulaşırız? iyi olan değer verilmeyi hak etmek için öncesiz-sonrasız mı olmalı yoksa evren karşı konulmaz bir biçimde ölüme doğru gitse bile iyinin peşinde koşmaya değer mi? bilgelik diye bir şey var mıdır yoksa öyle görünen şey ahmaklığın düzeltilmiş son hali midir? bu tür sorulara laboratuarlarda yanıt bulunamaz. teologlar çok kesin yanıtlar verdiklerini iddia etmişlerdir ama tam da kesinlikleri, modern zihinlerin o yanıtlara kuşkuyla bakmalarına neden oluyor. bu soruları incelemek, soruları yanıtlamak olmasa da, felsefenin işidir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar