bugün

playing and reality

ilk olarak 1971 yılında yayınlanan, yirminci yüzyıl psikanalisti ve kuramcısı winnicott’un kitabı. Türkçeye metis tarafından “oyun ve gerçeklik” adıyla çevrildi.

oyun’un iç ve dış gerçeklik arasında bir ara deneyim bölgesi olarak işlediğini çeşitli klinik veriler aracılığıyla aktarır winnicott.

“insanın deneyimsel varoluşunun tamamı oyun oynama temeli üzerinde inşa edilir. Orada artık ya içedönük ya da dışadönük olma durumunda değilizdir. Hayatı geçiş olguları alanında, öznellik ile nesnel gözlemin kesiştiği heyecan verici noktada, bireyin iç gerçekliği ile bireylerin dışında kalan ortak gerçeklik arasındaki bir ara bölgede yaşarız.”

oyun oynamanın kendisi yalnızca iç ve dış gerçeklik arasında ara bir bölge olarak değil, aynı zamanda gerçekliğin kendisiyle baş etme yöntemi olarak da işler. Oyun oynama yalnızca çocuklukta değil, yetişkinlikte de biçim değiştirerek farklı şekillerde devam eder. Ve bireyin çocuklukta edindiği oyun oynayabilme kapasitesi, yaşamının sonraki sürecinde büyük bir öneme sahip olur. Çünkü oyun oynamanın kendisi yaratıcılığın, kendini keşfetmenin imkanını sunar winnicott’a göre.

“Bir çocuk ya da yetişkin ancak oyun oynarken ve sadece oynarken yaratıcı olabilir ve bütün kişiliğini kullanabilir; birey de kendini ancak yaratıcı olduğunda keşfedebilecektir.”
Olup bitenleri kaçırma

İlk öğrenen uludağ sözlük kullanıcıları olacak.