bugün
- cehennem korkusu12
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği25
- ölü balık eli7
- şeriat gelirse laikçilerin kaçacağı ülke8
- küçükken sıçtığınız yerler3
- evli hatunu kocası evdeyken hoplatmak9
- ezan sesinden rahatsız olmak4
- mohamed salah ghaly3
- hardcore ne demek sorunsalı7
- nesimi çimen2
- hayat hiç kolaylaşmayacak mı beyler3
- nietszche'nin ahlak anlayışı4
- cumhuriyetin halka sorulmadan getirilmesi22
- mesajlara geç cevap veren kız2
- no matter how long it takes2
- severus snape3
- filmlerdeki mantık hataları3
- asık suratım2
- benlik davasından vazgeçmek4
- karışık kızartma6
- beraber huzurevine çıkılacak yazarlar16
- 41 yaşına gelmiş hala daha sözlükte yazan adam14
- patates kızartması yeme zevki4
- kötülüğe kötülükle karşılık vermek4
- çocukluk arkadaşının mezarına toprak atmak2
- çok çişi gelen insan9
- ne kadar süreden beri mast yapmıyorsun4
- özgürlük ve güvenlik paradoksu4
- alevilerde muhammed ismi3
- 3 temmuz 2026 portekiz hırvatistan maçı10
- deniz göktaş25
- big black dick'in türkçesi2
- uzun adam6
- kadın poposundan kasa diye bahseden erkek18
- üniversitelerin cahil yetiştirmesi7
- arkadaşlar bir şey soracağım7
- hınç asabiyet ve kronik uykusuzluk4
- sözlükte flörtleşmek22
- kadınlar memelerini birbirlerine gösteriyor mu10
- lise 1deki haliniz karşınızda olsa ne dersiniz12
- biraderikos2
- tulumba tatlısı8
- yazarlara verilmiş lakaplar13
- üç çocuk yapacağım devlet kadın versin5
- sözlüğün zıvanadan çıkması7
- adnan menderesin yıktırdığı tarihi eserler4
- mutsuz insan kendisine zarar verir2
- kardeş6
- dün erkeklerin yüzde 35'i seks yapmadı7
- arap sabunu4
Çoğu durumda gereksiz ve bir yerlere olumlu etki ederken bir yerlere tamamen tersi şekilde olumsuz etki eden kimyasal maddelere verilen isim.
Mecbur kalmazsanız almayın bir kanser hastası değilseniz, bir epilepsi hastası değilseniz, kalp rahatsızlığınız yoksa yani demem o ki yapısal herhangi ağır bir rahatsızlığınız yoksa almayın.
ilaçta değil sağlığınızda ısrarcı olun.
ilaç, ayakta tutulması gereken bir sektördür.
Tüm sağlık kuruluşlarının, hastanelerin yani anlayacağınız bu alanda hizmet veren tüm kurumların işleme standardını bu sektör belirlemiştir.
Yani bir bakıma tüm bu kuruluşların bu sektöre mecburi bir bağımlılığı vardır. Tıpkı sizler gibi *
Gittiğiniz doktor çok iyi olabilir fakat yine de bu sisteme uymak zorundadır.
ibni sinalar kalmadı bunu özümseyin lütfen. kişiye özel tedaviler tıbbın henüz yeterli gelişimini tamamlayamadığı fakat kesinlikle daha insancıl olduğu eski tarihlerde kalmıştır bu yüzden bu tarz tedaviler çoğu zaman imkanların dışındadır.
Bunun yerine kalıplaşmış tipik tedaviler uygulanır.
Bundan ötürü ilaçta değil sağlığınızda ısrarcı olun.
Bir doktora boğaz ağrısı şikayetiyle gittiğinizde akut solunum yolu enfeksiyonu tanısı koyar ve akabinde tedavi sürecini başlatır. neyle mi? Tabii ki antibiyotik ve ağrı kesicilerle...
Bir süre sonra boğaz ağrınız geçer doktor da sırtınızı sıvazlayarak gayet bir şeylerden tatmin olmuş bir hastayı iyileştirmenin haklı gururunu yaşayaraktan sizi gönderir.
Ama ama ama o doktor çok ciddi olmayan rahatsızlığınız sonucu size verdiği geçici ilacın örneğin,böbreklerinize zarar verdiğini ve daha ciddi hastalıklara yakalanma ihtimalinizi arttırdığını bilse dahi hiç aklına bile getirmez. Çünkü sistem zihnini köreltmiştir, düşüncelerini tek tip yöntemlere yöneltimiştir.
akut solunum yolu enfeksiyonunuz ya da başka bir şikayetiniz ortadan kalktığında doktorunuz için iş orda biter sonrası size aittir.
Benim safderun halkım sizlere sesleniyorum: biraz başınız ağrıdığında şeker gibi ilaç almayın.
Biraz moraliniz bozulduğunda psikiyatrların kapısında bitmeyin.
Düzenli beslenin doğal beslenin emin olun herşey kendiliğinden geçecektir ve bu daha sağlıklıdır.
Ayrıca En büyük garezim psikiyatriye, bu alanı çok sevmeyin gözünüzü seveyim (dediğim gibi çok ağır değilseniz)
Günümüzde bu alanın doktorlarına başvuran hastaların çoğu neredeyse nevrotik gruba giren insanlar.
Psikozlar çok daha az.
Anksiyete bozuklukları altına giren bir rahatsızlığınız varsa size verilecek ilaçların hepsi serotonin inhibitörleri olacaktır.
Bu ilaçları uzun süre kullanmanız gerekecektir. Ama gerçekten bu boşunadır.
Serotonin vücudunuz da üretilen bir nörotransmitterdir(kimyasaldır)
O ilaçlar bunların seviyesinde artışa sebep olur veya bunları tüketen faktörleri ortadan kaldırır.
Siz bunu zaten doğal yollardan alabilirsiniz.
Herhangi bir sorun keşfettiğinizde ilk yapacağınız şey beslenmenize bakmak olsun bir beslenme uzmanına görünün bu çok daha faydalıdır.
Hiçbir antidepresan hiçbir psikotropik ilaç beyninizin kendi ürettiği elektrokimyasallardan güçlü değildir.
Bunu anlayabilmek için düşünce gücüne inanın biyokimyasal temellerdeki bozukluklarınızı beslenmenizle ve bu düşünce gücüyle tedavi edin.
Kafanıza taktığınız Saçma salak bir meseleyi çözmek için bu tür intihar girişimlerinde bulunmayın.
Çok büyük olumsuz etki altındasınız. Prospektüslerle içinizi rahatlatmayın.
Bir şeyi yok ya demeyin.
Kestirip atmayın demedi demeyin.
Mecbur kalmazsanız almayın bir kanser hastası değilseniz, bir epilepsi hastası değilseniz, kalp rahatsızlığınız yoksa yani demem o ki yapısal herhangi ağır bir rahatsızlığınız yoksa almayın.
ilaçta değil sağlığınızda ısrarcı olun.
ilaç, ayakta tutulması gereken bir sektördür.
Tüm sağlık kuruluşlarının, hastanelerin yani anlayacağınız bu alanda hizmet veren tüm kurumların işleme standardını bu sektör belirlemiştir.
Yani bir bakıma tüm bu kuruluşların bu sektöre mecburi bir bağımlılığı vardır. Tıpkı sizler gibi *
Gittiğiniz doktor çok iyi olabilir fakat yine de bu sisteme uymak zorundadır.
ibni sinalar kalmadı bunu özümseyin lütfen. kişiye özel tedaviler tıbbın henüz yeterli gelişimini tamamlayamadığı fakat kesinlikle daha insancıl olduğu eski tarihlerde kalmıştır bu yüzden bu tarz tedaviler çoğu zaman imkanların dışındadır.
Bunun yerine kalıplaşmış tipik tedaviler uygulanır.
Bundan ötürü ilaçta değil sağlığınızda ısrarcı olun.
Bir doktora boğaz ağrısı şikayetiyle gittiğinizde akut solunum yolu enfeksiyonu tanısı koyar ve akabinde tedavi sürecini başlatır. neyle mi? Tabii ki antibiyotik ve ağrı kesicilerle...
Bir süre sonra boğaz ağrınız geçer doktor da sırtınızı sıvazlayarak gayet bir şeylerden tatmin olmuş bir hastayı iyileştirmenin haklı gururunu yaşayaraktan sizi gönderir.
Ama ama ama o doktor çok ciddi olmayan rahatsızlığınız sonucu size verdiği geçici ilacın örneğin,böbreklerinize zarar verdiğini ve daha ciddi hastalıklara yakalanma ihtimalinizi arttırdığını bilse dahi hiç aklına bile getirmez. Çünkü sistem zihnini köreltmiştir, düşüncelerini tek tip yöntemlere yöneltimiştir.
akut solunum yolu enfeksiyonunuz ya da başka bir şikayetiniz ortadan kalktığında doktorunuz için iş orda biter sonrası size aittir.
Benim safderun halkım sizlere sesleniyorum: biraz başınız ağrıdığında şeker gibi ilaç almayın.
Biraz moraliniz bozulduğunda psikiyatrların kapısında bitmeyin.
Düzenli beslenin doğal beslenin emin olun herşey kendiliğinden geçecektir ve bu daha sağlıklıdır.
Ayrıca En büyük garezim psikiyatriye, bu alanı çok sevmeyin gözünüzü seveyim (dediğim gibi çok ağır değilseniz)
Günümüzde bu alanın doktorlarına başvuran hastaların çoğu neredeyse nevrotik gruba giren insanlar.
Psikozlar çok daha az.
Anksiyete bozuklukları altına giren bir rahatsızlığınız varsa size verilecek ilaçların hepsi serotonin inhibitörleri olacaktır.
Bu ilaçları uzun süre kullanmanız gerekecektir. Ama gerçekten bu boşunadır.
Serotonin vücudunuz da üretilen bir nörotransmitterdir(kimyasaldır)
O ilaçlar bunların seviyesinde artışa sebep olur veya bunları tüketen faktörleri ortadan kaldırır.
Siz bunu zaten doğal yollardan alabilirsiniz.
Herhangi bir sorun keşfettiğinizde ilk yapacağınız şey beslenmenize bakmak olsun bir beslenme uzmanına görünün bu çok daha faydalıdır.
Hiçbir antidepresan hiçbir psikotropik ilaç beyninizin kendi ürettiği elektrokimyasallardan güçlü değildir.
Bunu anlayabilmek için düşünce gücüne inanın biyokimyasal temellerdeki bozukluklarınızı beslenmenizle ve bu düşünce gücüyle tedavi edin.
Kafanıza taktığınız Saçma salak bir meseleyi çözmek için bu tür intihar girişimlerinde bulunmayın.
Çok büyük olumsuz etki altındasınız. Prospektüslerle içinizi rahatlatmayın.
Bir şeyi yok ya demeyin.
Kestirip atmayın demedi demeyin.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar