bugün
- osuruktan şiirler33
- karınızın mini giymesine izin verir misiniz4
- küçük sürprizler yapmak4
- sözlüğün en sevilmeyen yazarları9
- modern insanın mutlu olma ihtimali4
- buluşulan sözlük beyinin 16 yaşında çıkması6
- müsavat dervişoğlu vs meral akşener3
- ölüp hayalet olarak geri gelmek4
- sözlükten soğuma nedenleri15
- tai lung4
- velvet'in aylık geliri4
- türbanlı bir kadınla evlenir misiniz2
- yobazlık belirtileri2
- karınıza haşema giydirir misiniz2
- devletin temeli adalettir3
- beyaz tenli gotik kız2
- herkesi yakalayan falcı yalanları2
- ben geldim kerkenezler18
- bir gün uludağda kapanacak3
- yazarların özel mesaj sayıları5
- uludağ sözlükte yazma hevesini kaybetmek3
- claudian clouds22
- kısır9
- çocukluğun son günü2
- iyi parti17
- normal taklidi yapmak4
- 777 diyen erkolar8
- uludağ sözlük evreni13
- maddesel gerçekliği manipüle edebilen zihin4
- hiç geçmeyen huzursuzluk hissi4
- gece yolda sessizce yürüyen esrarengiz adam2
- yapay zekaya entry yazdıran yazar6
- simko315
- ikizler burcu erkeği akrep kadını ilişkisi10
- akrep burcu kini8
- hayatının başrolünü başkasına vermek3
- uzaylıların dünyayı düşük puanlayıp gitmesi2
- kanal ayarlama 1500 lira2
- gollumun gözü yüzükte6
- iyi bir insan olmak3
- sevgiliye sorulan ilginç sorular5
- saçını pembeye boyayan erkek6
- hoppili gillini ve ömer yıldırım4
- perdeyi küfür eder gibi çeken karşı komşu2
- sözlük yazarlarını bugün mutlu eden şeyler2
- mehdi aleyhisselam6
- fenerbahçe küme düşer mi3
- sürekli türkçülerin soyunu araştıran kürtçü10
- alttaki yazara motto ver16
- gece araba lastiğine ateş eden yabancı2
Çoğu durumda gereksiz ve bir yerlere olumlu etki ederken bir yerlere tamamen tersi şekilde olumsuz etki eden kimyasal maddelere verilen isim.
Mecbur kalmazsanız almayın bir kanser hastası değilseniz, bir epilepsi hastası değilseniz, kalp rahatsızlığınız yoksa yani demem o ki yapısal herhangi ağır bir rahatsızlığınız yoksa almayın.
ilaçta değil sağlığınızda ısrarcı olun.
ilaç, ayakta tutulması gereken bir sektördür.
Tüm sağlık kuruluşlarının, hastanelerin yani anlayacağınız bu alanda hizmet veren tüm kurumların işleme standardını bu sektör belirlemiştir.
Yani bir bakıma tüm bu kuruluşların bu sektöre mecburi bir bağımlılığı vardır. Tıpkı sizler gibi *
Gittiğiniz doktor çok iyi olabilir fakat yine de bu sisteme uymak zorundadır.
ibni sinalar kalmadı bunu özümseyin lütfen. kişiye özel tedaviler tıbbın henüz yeterli gelişimini tamamlayamadığı fakat kesinlikle daha insancıl olduğu eski tarihlerde kalmıştır bu yüzden bu tarz tedaviler çoğu zaman imkanların dışındadır.
Bunun yerine kalıplaşmış tipik tedaviler uygulanır.
Bundan ötürü ilaçta değil sağlığınızda ısrarcı olun.
Bir doktora boğaz ağrısı şikayetiyle gittiğinizde akut solunum yolu enfeksiyonu tanısı koyar ve akabinde tedavi sürecini başlatır. neyle mi? Tabii ki antibiyotik ve ağrı kesicilerle...
Bir süre sonra boğaz ağrınız geçer doktor da sırtınızı sıvazlayarak gayet bir şeylerden tatmin olmuş bir hastayı iyileştirmenin haklı gururunu yaşayaraktan sizi gönderir.
Ama ama ama o doktor çok ciddi olmayan rahatsızlığınız sonucu size verdiği geçici ilacın örneğin,böbreklerinize zarar verdiğini ve daha ciddi hastalıklara yakalanma ihtimalinizi arttırdığını bilse dahi hiç aklına bile getirmez. Çünkü sistem zihnini köreltmiştir, düşüncelerini tek tip yöntemlere yöneltimiştir.
akut solunum yolu enfeksiyonunuz ya da başka bir şikayetiniz ortadan kalktığında doktorunuz için iş orda biter sonrası size aittir.
Benim safderun halkım sizlere sesleniyorum: biraz başınız ağrıdığında şeker gibi ilaç almayın.
Biraz moraliniz bozulduğunda psikiyatrların kapısında bitmeyin.
Düzenli beslenin doğal beslenin emin olun herşey kendiliğinden geçecektir ve bu daha sağlıklıdır.
Ayrıca En büyük garezim psikiyatriye, bu alanı çok sevmeyin gözünüzü seveyim (dediğim gibi çok ağır değilseniz)
Günümüzde bu alanın doktorlarına başvuran hastaların çoğu neredeyse nevrotik gruba giren insanlar.
Psikozlar çok daha az.
Anksiyete bozuklukları altına giren bir rahatsızlığınız varsa size verilecek ilaçların hepsi serotonin inhibitörleri olacaktır.
Bu ilaçları uzun süre kullanmanız gerekecektir. Ama gerçekten bu boşunadır.
Serotonin vücudunuz da üretilen bir nörotransmitterdir(kimyasaldır)
O ilaçlar bunların seviyesinde artışa sebep olur veya bunları tüketen faktörleri ortadan kaldırır.
Siz bunu zaten doğal yollardan alabilirsiniz.
Herhangi bir sorun keşfettiğinizde ilk yapacağınız şey beslenmenize bakmak olsun bir beslenme uzmanına görünün bu çok daha faydalıdır.
Hiçbir antidepresan hiçbir psikotropik ilaç beyninizin kendi ürettiği elektrokimyasallardan güçlü değildir.
Bunu anlayabilmek için düşünce gücüne inanın biyokimyasal temellerdeki bozukluklarınızı beslenmenizle ve bu düşünce gücüyle tedavi edin.
Kafanıza taktığınız Saçma salak bir meseleyi çözmek için bu tür intihar girişimlerinde bulunmayın.
Çok büyük olumsuz etki altındasınız. Prospektüslerle içinizi rahatlatmayın.
Bir şeyi yok ya demeyin.
Kestirip atmayın demedi demeyin.
Mecbur kalmazsanız almayın bir kanser hastası değilseniz, bir epilepsi hastası değilseniz, kalp rahatsızlığınız yoksa yani demem o ki yapısal herhangi ağır bir rahatsızlığınız yoksa almayın.
ilaçta değil sağlığınızda ısrarcı olun.
ilaç, ayakta tutulması gereken bir sektördür.
Tüm sağlık kuruluşlarının, hastanelerin yani anlayacağınız bu alanda hizmet veren tüm kurumların işleme standardını bu sektör belirlemiştir.
Yani bir bakıma tüm bu kuruluşların bu sektöre mecburi bir bağımlılığı vardır. Tıpkı sizler gibi *
Gittiğiniz doktor çok iyi olabilir fakat yine de bu sisteme uymak zorundadır.
ibni sinalar kalmadı bunu özümseyin lütfen. kişiye özel tedaviler tıbbın henüz yeterli gelişimini tamamlayamadığı fakat kesinlikle daha insancıl olduğu eski tarihlerde kalmıştır bu yüzden bu tarz tedaviler çoğu zaman imkanların dışındadır.
Bunun yerine kalıplaşmış tipik tedaviler uygulanır.
Bundan ötürü ilaçta değil sağlığınızda ısrarcı olun.
Bir doktora boğaz ağrısı şikayetiyle gittiğinizde akut solunum yolu enfeksiyonu tanısı koyar ve akabinde tedavi sürecini başlatır. neyle mi? Tabii ki antibiyotik ve ağrı kesicilerle...
Bir süre sonra boğaz ağrınız geçer doktor da sırtınızı sıvazlayarak gayet bir şeylerden tatmin olmuş bir hastayı iyileştirmenin haklı gururunu yaşayaraktan sizi gönderir.
Ama ama ama o doktor çok ciddi olmayan rahatsızlığınız sonucu size verdiği geçici ilacın örneğin,böbreklerinize zarar verdiğini ve daha ciddi hastalıklara yakalanma ihtimalinizi arttırdığını bilse dahi hiç aklına bile getirmez. Çünkü sistem zihnini köreltmiştir, düşüncelerini tek tip yöntemlere yöneltimiştir.
akut solunum yolu enfeksiyonunuz ya da başka bir şikayetiniz ortadan kalktığında doktorunuz için iş orda biter sonrası size aittir.
Benim safderun halkım sizlere sesleniyorum: biraz başınız ağrıdığında şeker gibi ilaç almayın.
Biraz moraliniz bozulduğunda psikiyatrların kapısında bitmeyin.
Düzenli beslenin doğal beslenin emin olun herşey kendiliğinden geçecektir ve bu daha sağlıklıdır.
Ayrıca En büyük garezim psikiyatriye, bu alanı çok sevmeyin gözünüzü seveyim (dediğim gibi çok ağır değilseniz)
Günümüzde bu alanın doktorlarına başvuran hastaların çoğu neredeyse nevrotik gruba giren insanlar.
Psikozlar çok daha az.
Anksiyete bozuklukları altına giren bir rahatsızlığınız varsa size verilecek ilaçların hepsi serotonin inhibitörleri olacaktır.
Bu ilaçları uzun süre kullanmanız gerekecektir. Ama gerçekten bu boşunadır.
Serotonin vücudunuz da üretilen bir nörotransmitterdir(kimyasaldır)
O ilaçlar bunların seviyesinde artışa sebep olur veya bunları tüketen faktörleri ortadan kaldırır.
Siz bunu zaten doğal yollardan alabilirsiniz.
Herhangi bir sorun keşfettiğinizde ilk yapacağınız şey beslenmenize bakmak olsun bir beslenme uzmanına görünün bu çok daha faydalıdır.
Hiçbir antidepresan hiçbir psikotropik ilaç beyninizin kendi ürettiği elektrokimyasallardan güçlü değildir.
Bunu anlayabilmek için düşünce gücüne inanın biyokimyasal temellerdeki bozukluklarınızı beslenmenizle ve bu düşünce gücüyle tedavi edin.
Kafanıza taktığınız Saçma salak bir meseleyi çözmek için bu tür intihar girişimlerinde bulunmayın.
Çok büyük olumsuz etki altındasınız. Prospektüslerle içinizi rahatlatmayın.
Bir şeyi yok ya demeyin.
Kestirip atmayın demedi demeyin.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar