bugün
- sabah bi kalktın kadınsın napardın18
- kız arkadaşa gökyüzünü hediye etmek14
- kasiyer kıza nasıl açılırım11
- yaşlı kadın yuzırlar10
- arkadaşlar sizce bu etek nasıl18
- muslettin amca ile sinagoga gidiyoruz zirvesi5
- gaylik alametleri6
- true'nin hiç sevgilisi olmasın mı12
- sözlük abilerinden genç yazarlara tavsiyeler6
- artık uyuyalım3
- z kuşağı kızlarının escort gibi olması11
- selam sözlük7
- en kibirli yuzır11
- ormanda gezerken baygın bir bayanla karşılaşmak4
- sabah gece yazdıklarından utanmak5
- 50 yıllık yuzır5
- friedrich hegel la bi cay icek10
- ormanda giderken gizemli kulübe bulmalı film3
- uludağ sözlük magazin servisi5
- kezonova4
- hırsızların evdeki altını bulamamasını sağlamak8
- karşısından gelen güzel kıza bakmayan erkek12
- duvara işeyerek sevgilinin ismini yazmak3
- uysaljakoben11
- ruh hastası sapık yazarlar5
- kezoyu delirtmek5
- velvet vs nervio24
- kazanovayı silkmişler3
- uludağ sözlük kadın yazar savaşları2
- sinagog tavanına çiğ köfte yapıştırmak2
- an itibariyle dile dolanan şarkı sözleri4
- velvet47
- anadolu insanının anlatıldığı kadar saf olmaması5
- türklerden nefret etme nedenleri6
- gulmekicinyaratilmis'in aşık olmadığı erkek3
- hamburger kırmızı çizgimiz10
- en merak ettiğin ulu yazarı12
- bir sabah erkek olarak uyanmak4
- adam olamamak3
- kaderinden kaçamazsın2
- yat artık orospu çocuğu2
- hayat pahalılığı2
- diyetteyiz uludağ sözlük12
- martıyı sakat bırakan falçatalı şahıs3
- nervio19
- ağzına verilmek istenen kızın ağzına almaması15
- merak ediyorsan yaz7
- habire1239
- kibirden kimse kaçamaz4
- yeni parti25
"Ezan" adlı şiiri okurken çocuk aklıyla anlam verememiştim; o tokat ne içindi, o sorular ne içindi, Şermin neden o kadar korkmuş ve utanmıştı?
Şimdi o kadar iyi anlıyorum ki tevfik Fikret'i.
"Babacığım geçen sabah
Beni çağırdı, dedi ki;
“Nedir ‘Hayya alel-felah?”
“Ezan,” dedim. “Ezan peki;
Ezan nedir, bilir misin?
Bakıyordum hazin hazin
Babam, niçin bilmem güldü,
Tekrar etti: “Nedir ezan?”
Başımdan buzlu su döküldü
Bana babam, her zaman
Böyle şeyler sorarsa çok,
içeride bir soğukluk,
Hissederim, bütün kanım
Damarımda donar birden.
Soruyordu o: “A canım,
Hiç ezan duymadın mı sen?”
Duymadım mı? Sabah, alşam
Dinliyorum; büyük babam
Bana abdest aldırdı da
Camiye bile götürdü.
“Ya ne yaptın sen orada?”
“Namaz biraz uzun sürdü
Uyuya kalmışım ben de
Maksurenin köşesinde.”
“Camide hiç uyunur mu?”
Dedi babam dargın dargın
Anlatamam o korkumu
Titriyordum… Hâlâ bakın
Nasıl çarpıyor yüreğim
Hep bildiğim, bellediğim
“Allahümme Salli’leri
Sayıyordum, çünkü tokat
Mini minicikten beri
Hiç de hoşuma gitmez… Çat!
işte indi… Of, yanağım!
Şimdi babam adım adım
Söylenerek gidiyordu,
Uzaklaştı artık sesi
Benim de göz yaşım durdu.
Çünkü ezan meselesi
O adımlarla beraber
Uzaklaşıp gitti: “Eğer,”
Diyordum, bey baba şimdi
“Ezan nedir?” diye tekrar
Gelip dikilirse… “Haydi
Sen de,” dedim, bu ne kadar
Korku? Baban canavar mı?
Onun gibi baba var mı?
Fakat tokat yanağımda
Sızlıyordu; o gün, bu gün
O dargın ses kulağımda
Ezan okur; ben büsbütün
Uykudan geçmedimse de
Maksurenin köşesinde
Gözlerim uyku görmüyor.
Zaten büyük baba artık,
Camiye de götürmüyor
Onu da aldı mezarlık.
Şimdi o cennet bağında;
Nineciğim sağında.
Ona da bir taş dikildi
Dün görünce mezarını
O tokadı hatırladım
Yanağım yandı, ağladım.
Babam hemen koşup sildi,
Gözlerimin yaşlarını."
Şimdi o kadar iyi anlıyorum ki tevfik Fikret'i.
"Babacığım geçen sabah
Beni çağırdı, dedi ki;
“Nedir ‘Hayya alel-felah?”
“Ezan,” dedim. “Ezan peki;
Ezan nedir, bilir misin?
Bakıyordum hazin hazin
Babam, niçin bilmem güldü,
Tekrar etti: “Nedir ezan?”
Başımdan buzlu su döküldü
Bana babam, her zaman
Böyle şeyler sorarsa çok,
içeride bir soğukluk,
Hissederim, bütün kanım
Damarımda donar birden.
Soruyordu o: “A canım,
Hiç ezan duymadın mı sen?”
Duymadım mı? Sabah, alşam
Dinliyorum; büyük babam
Bana abdest aldırdı da
Camiye bile götürdü.
“Ya ne yaptın sen orada?”
“Namaz biraz uzun sürdü
Uyuya kalmışım ben de
Maksurenin köşesinde.”
“Camide hiç uyunur mu?”
Dedi babam dargın dargın
Anlatamam o korkumu
Titriyordum… Hâlâ bakın
Nasıl çarpıyor yüreğim
Hep bildiğim, bellediğim
“Allahümme Salli’leri
Sayıyordum, çünkü tokat
Mini minicikten beri
Hiç de hoşuma gitmez… Çat!
işte indi… Of, yanağım!
Şimdi babam adım adım
Söylenerek gidiyordu,
Uzaklaştı artık sesi
Benim de göz yaşım durdu.
Çünkü ezan meselesi
O adımlarla beraber
Uzaklaşıp gitti: “Eğer,”
Diyordum, bey baba şimdi
“Ezan nedir?” diye tekrar
Gelip dikilirse… “Haydi
Sen de,” dedim, bu ne kadar
Korku? Baban canavar mı?
Onun gibi baba var mı?
Fakat tokat yanağımda
Sızlıyordu; o gün, bu gün
O dargın ses kulağımda
Ezan okur; ben büsbütün
Uykudan geçmedimse de
Maksurenin köşesinde
Gözlerim uyku görmüyor.
Zaten büyük baba artık,
Camiye de götürmüyor
Onu da aldı mezarlık.
Şimdi o cennet bağında;
Nineciğim sağında.
Ona da bir taş dikildi
Dün görünce mezarını
O tokadı hatırladım
Yanağım yandı, ağladım.
Babam hemen koşup sildi,
Gözlerimin yaşlarını."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar