bugün
- izmir'de başörtülü kadını sahilden kovan seküler15
- düşün ki bu gece öldün5
- hoşlanılan kızın evlilik düşünmüyorum demesi7
- aşure getiren yakışıklı kaslı komşu4
- sersem herif9
- imamoğlu'nun 1 günde 3 davaya girmesi20
- ilk buluşmada kızı lahmacuncuya götüren erkek9
- kurtuluş savaşı'nın müfredattan kaldırılması20
- yeni yazarlara öneriler9
- zihni göktay11
- bir kadınla bir erkeğin yakın arkadaş olması2
- yön duygusuna sahip olmamak6
- kadınların piç erkek tercihi8
- yaş ilerledikçe fark edilen şey10
- herbokolog2
- karı kıza para yedirir misiniz7
- nickli başlık açacak kadar acınası durumda olmak4
- ata demirer'in deniz göktaş eleştirisi4
- 2026 dünya kupası25
- otobüste yere oturan kızlara bağıran adam7
- üstünlük kompleksi vs aşağılık kompleksi4
- sevgiliye alınabilecek 200 tl altı hediyeler12
- saraca finch house12
- sözlükte kavga olmayacak hissi6
- 12 temmuz 2026 norveç ingiltere maçı7
- günün şiiri21
- mel mel bakan adama gülümsemek11
- unutulmayan duvar yazıları7
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları28
- yutar mısınız4
- velvet ile ismet gürbüzün ortak noktaları6
- nato toplantısı anısına basılan 5 tl7
- evlenilmeyecek kız tipi5
- gocu buraya bak parlak çocuk10
- öbür sözlüğün dağılıyor olması5
- yılın ilk denize girişi4
- ragnar rockefeller38
- brezilya milli futbol takımı2
- iyi erkeklerin nerede olduğu sorunsalı3
- değersizlik hissi6
- beni de gammaz yapın5
- futbol21
- erling braut haaland6
- 6 temmuz 2026 meksika ingiltere maçı6
- isveç norveç danimarka2
- carlo ancelotti2
- dinozorların gerçekten yaşadığını sanan cahiller6
- apophis göktaşı'nın 2029 da dünya'ya yakın geçişi2
- neymar2
- keloğlan'ın balkıza aşık olması4
hulki cevizoğlu'nun, emperyalizme kucak açan, devletçiliği öcü gibi gösterip satıcılığını özelleştirme
adı altında icra edenlere şamar etkisi bırakacak olan yazısı. kapitalizmin babasının devletleşmesini
konu ederek içimizdeki ülkesini pazarlamakla mükellef satıcı kapitalistlere dokunduruyor.
---------
Başkasının aklıyla hareket edenlerin sonunun hüsran olduğunu biliyoruz.
Ama ders almak istemeyenler ya da çaresizler için bu son kaçınılmaz.
Günümüz ve tarih, "anlamak istemeyenlerin" başında patlayan davul örnekleriyle dolu.
KAPiTALiST KUTBUN SONU..
Türk siyasal tarihinde, Atatürk'ten sonra bunu çok yaşadık.
Siyasal ve ekonomik proje üretemeyenler, yabancıların projelerinin arkasına gizlenerek halkı oyalayıp durdular. işte AB projesi, işte ABD sözde müttefikliği, işte ekonomideki her dönem değişen politikalar.
Bunlardan biri de "özelleştirme!"
Dünya iki kutupluyken; kapitalist kutup, komünist kutbu yok etti. Kendisinin ilelebet payidar kalacağını sandı ve onun propagandasını yaptı. Giderek vahşileşti. Emperyalist oldu, yok etti..
Şimdi kapitalist kutup da yıkılıyor!..
TRiLYON DOLARLIK DEVLETLEŞTiRME..
Bakınız dünkü gelişmeye..
Kapitalizmin kurucusu ABD, dünya tarihinin en büyük devletleştirmesini yaptı!..
Yıllarca tüm dünyaya ve bize "Özelleştirin, özelleştirin" dedi..
"Devletin elinde bir şey kalmasın" dedi..
Bizimkiler de onlara inandılar. Kendilerini şirin göstermek, onlara sevdirmek için (nevrotizm hastalığı), "Devlet ayakkabıcılık yapmaz, vs" dediler..
Ellerinde ne varsa sattılar.
"Babalar gibi satmaya!" devam ediyorlar..
Derkeeen..
Kapitalizmin babası, liberal ekonominin hâmisi ABD, dünya tarihinin en büyük "devletleştirmesini" yaptı!..
12 trilyon dolarlık bir devletleştirme yaptı..
12 trilyon dolarlık!..
Tekrar söylüyorum.
Dünyanın etrafını birkaç kez dolaşacak büyüklükte bir rakamdan söz ediyoruz.
Milyon değil, milyar değil.
12 trilyon dolar!..
Morgıç denen, taksitli ev alma kampanyaları yapan iki bankaya -battığı için- devlet el koydu!..
Bunun hacminin yukarıdaki rakam kadar olduğu açıklandı.
BAKIN PATRON KiM OLDU?..
Bize Özelleştirin, özelleştirin" diyenler, kendileri stratejik kuruluşlarını satmazken; bizim elimizde ne varsa aldılar. Şimdilik bir tek Türk Ordusu ve yargısı özelleştirilmedi.
Özelleştirme nasıl ortaya çıkmıştı?
Bunun bir "siyasal kampanya" olarak ortaya çıkışı 1979'da ingiltere Başbakanı Thatcher ile olmuştu. Özal da, Türkiye'de başlatıcısı olmuştu.
O zamanki felsefesi, yani yalana dayalı propagandası şuydu:
"Halk kapitalizmi olacak", "Sermaye tabana yayılacak", "işçi çalıştığı şirketin patronu olacak!.."
Patron kim oldu gördük!..
Türkiye'de yabancılar elimizde ne varsa aldı.
ABD'de ise devlet en büyük patron oldu!..
Şimdi, Atatürk'ten duymaktan sıkılanlar için Amerikalı'dan örnekle bir kez daha "davul" çalalım:
Bakın ABD başkanlarından George Washington neler diyor:
"Belirli bir millete sevdayla bağlanmaktan kaçınınız.
Başka bir ülkeye nefret ya da sevgi duyguları beslemeyi adet edinen milletler köleleşirler, kendi görev ve çıkarlarını unuturlar (...) Büyük ve güçlü bir ülkeyle öyle bir ilişki kuran küçük ya da zayıf bir millet, ötekinin uydusu olmaktan kurtulamaz.
Yabancı entrikaların aleti durumundaki kişiler, güvenini ve alkışını aldıkları halkı aldatarak, onun çıkarlarını başkalarına teslim etmesini sağlarken, bütün bunlara karşı çıkan gerçek yurtseverler şüpheli duruma düşürülüp lânetlenebilirler." (17 Eylül 1796, Siyasetten çekilirken yaptığı veda konuşmasından.)
Sivrisinek sesinin saz ve orkestra olması dileğiyle..
---------
http://www.yenicaggazetes...aberdetay.php?hityaz=5104
adı altında icra edenlere şamar etkisi bırakacak olan yazısı. kapitalizmin babasının devletleşmesini
konu ederek içimizdeki ülkesini pazarlamakla mükellef satıcı kapitalistlere dokunduruyor.
---------
Başkasının aklıyla hareket edenlerin sonunun hüsran olduğunu biliyoruz.
Ama ders almak istemeyenler ya da çaresizler için bu son kaçınılmaz.
Günümüz ve tarih, "anlamak istemeyenlerin" başında patlayan davul örnekleriyle dolu.
KAPiTALiST KUTBUN SONU..
Türk siyasal tarihinde, Atatürk'ten sonra bunu çok yaşadık.
Siyasal ve ekonomik proje üretemeyenler, yabancıların projelerinin arkasına gizlenerek halkı oyalayıp durdular. işte AB projesi, işte ABD sözde müttefikliği, işte ekonomideki her dönem değişen politikalar.
Bunlardan biri de "özelleştirme!"
Dünya iki kutupluyken; kapitalist kutup, komünist kutbu yok etti. Kendisinin ilelebet payidar kalacağını sandı ve onun propagandasını yaptı. Giderek vahşileşti. Emperyalist oldu, yok etti..
Şimdi kapitalist kutup da yıkılıyor!..
TRiLYON DOLARLIK DEVLETLEŞTiRME..
Bakınız dünkü gelişmeye..
Kapitalizmin kurucusu ABD, dünya tarihinin en büyük devletleştirmesini yaptı!..
Yıllarca tüm dünyaya ve bize "Özelleştirin, özelleştirin" dedi..
"Devletin elinde bir şey kalmasın" dedi..
Bizimkiler de onlara inandılar. Kendilerini şirin göstermek, onlara sevdirmek için (nevrotizm hastalığı), "Devlet ayakkabıcılık yapmaz, vs" dediler..
Ellerinde ne varsa sattılar.
"Babalar gibi satmaya!" devam ediyorlar..
Derkeeen..
Kapitalizmin babası, liberal ekonominin hâmisi ABD, dünya tarihinin en büyük "devletleştirmesini" yaptı!..
12 trilyon dolarlık bir devletleştirme yaptı..
12 trilyon dolarlık!..
Tekrar söylüyorum.
Dünyanın etrafını birkaç kez dolaşacak büyüklükte bir rakamdan söz ediyoruz.
Milyon değil, milyar değil.
12 trilyon dolar!..
Morgıç denen, taksitli ev alma kampanyaları yapan iki bankaya -battığı için- devlet el koydu!..
Bunun hacminin yukarıdaki rakam kadar olduğu açıklandı.
BAKIN PATRON KiM OLDU?..
Bize Özelleştirin, özelleştirin" diyenler, kendileri stratejik kuruluşlarını satmazken; bizim elimizde ne varsa aldılar. Şimdilik bir tek Türk Ordusu ve yargısı özelleştirilmedi.
Özelleştirme nasıl ortaya çıkmıştı?
Bunun bir "siyasal kampanya" olarak ortaya çıkışı 1979'da ingiltere Başbakanı Thatcher ile olmuştu. Özal da, Türkiye'de başlatıcısı olmuştu.
O zamanki felsefesi, yani yalana dayalı propagandası şuydu:
"Halk kapitalizmi olacak", "Sermaye tabana yayılacak", "işçi çalıştığı şirketin patronu olacak!.."
Patron kim oldu gördük!..
Türkiye'de yabancılar elimizde ne varsa aldı.
ABD'de ise devlet en büyük patron oldu!..
Şimdi, Atatürk'ten duymaktan sıkılanlar için Amerikalı'dan örnekle bir kez daha "davul" çalalım:
Bakın ABD başkanlarından George Washington neler diyor:
"Belirli bir millete sevdayla bağlanmaktan kaçınınız.
Başka bir ülkeye nefret ya da sevgi duyguları beslemeyi adet edinen milletler köleleşirler, kendi görev ve çıkarlarını unuturlar (...) Büyük ve güçlü bir ülkeyle öyle bir ilişki kuran küçük ya da zayıf bir millet, ötekinin uydusu olmaktan kurtulamaz.
Yabancı entrikaların aleti durumundaki kişiler, güvenini ve alkışını aldıkları halkı aldatarak, onun çıkarlarını başkalarına teslim etmesini sağlarken, bütün bunlara karşı çıkan gerçek yurtseverler şüpheli duruma düşürülüp lânetlenebilirler." (17 Eylül 1796, Siyasetten çekilirken yaptığı veda konuşmasından.)
Sivrisinek sesinin saz ve orkestra olması dileğiyle..
---------
http://www.yenicaggazetes...aberdetay.php?hityaz=5104
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar