bugün
- sözlüğü siliyorum dostlar13
- deniz göktaş'ın gözaltına alınması9
- velvet ile revani yemek7
- çevrimiçi olanlar arık neden görünmüyor2
- evlenmekten korkmak8
- pandela38
- alttaki yazara aşık ol11
- kız arkadaşın 17 saattir mesaj atmaması17
- izlenmiş en kusursuz film5
- hayat pahalılığının giderek artması3
- azgın türbanlı2
- arkadaşlar ben hapise giriyorum2
- menülerde içerik belirtme zorunluluğu5
- cumhurbaşkanlığı sistemi3
- seks yapmayı zevkli sanmak11
- iskeleden atlarken pişmek2
- dikkat dikkat tai lung kız11
- gerdek namazı10
- yerde yuvarlanarak öpüşmek3
- canımın hamburger çekmesi3
- sözlüğün kahve olması12
- türkiye de en güvenilen kurumlar6
- amerika israil arası kızışma7
- deniz göktaş17
- sokuk yazarlar2
- üstteki yazar kimle evlensin5
- normal sozluk2
- sevgiliye seni seviyorum diyememek2
- senegal6
- kemalistlerdeki devran dönünce takıntısı4
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle24
- türklerin uygur türkleri için yapabilecekleri5
- sözlükteki sapık başlıkların amacı3
- yapay zeka sevgili2
- bukowski okuyup nick cave dinleyen çirkin hatun2
- 2026 dünya kupası36
- çırılçıplak uyumak4
- antalya2
- 17 dosyam var diye hava atan tip7
- futbol31
- deniz göktaş'ın dinle dalga geçmesi16
- anal istanbul4
- kadın bir yazarın entry girmesi5
- dünya15
- amedspor3
- diz çökerek evlilik teklifi eden erkek5
- velvet41
- intihar eden adama ne denir3
- sevgilisi olan bir kızdan hoşlanmak5
- erkek yazar entrysi4
2016 yapımı kanada'lı yönetmen Denis Villeneuve'ye ait bilimkurgu filmidir.
film insanda, klişe bulduğum için mesafeli durduğum son dönem bilim kurgu filmlerinin çok ötesinde; büyük bir keyifle izlenebilecek ve yine en sevdiğim şekilde, zihnin sınırlarını zorlayabilecek ölçüde hayranlık uyandırıyor.
dil uygarlığın temelidir evet filmin can alıcı cümlesi tam olarak budur fikrimce.
filmde bir dil bilimcinin, (ki bu; filmi izlememe neden olan son derece enteresan bulduğum kısmıdır. ''neden astronom ya da astrofizikçi değil de bir dil bilimci?'') burası her ne kadar biraz klişe olmuşsa da yerküremizi istila etmiş gibi görünen ahtapot-fil karışımı uzaylılar ile olan iletişim kurma çabası ele alınıyor.
Sapir-Whorf hipotezi'nden bahsedilen filmde ve bu hipoteze göre; "Konuştuğunuz dilin yapısına göre karakteriniz ve dünya görüşünüz de şekillenir."
Latin alfabesinin soldan sağa, Arapçanın sağdan sola, Çincenin yukarıdan aşağıya olması beynimizin yapısını değiştirebilir bu hipoteze göre. Kulağa sert gelen dillerden birini, örneğin Rusçayı akıcı bir şekilde öğrendikten sonra o dili konuşurken daha öfkeli hissettiğini söyleyenlerin olmasını buna örnek olabilir. Arrival'da ise, dilin sadece düşünce yapısını değil zaman algısını da değiştirebilecek güçte olduğundan söz ediliyor.
Bu uzaylı dili öyle bir dil ki; Sapir-Whorf hipotezinden yola çıkılarak onu öğrenen kişinin zaman algısını bile değiştirebiliyor. evet bizimkinin aksine bu dile göre ise zaman doğrusal değil döngüsel...
görsel
''acaba dil yapımız farklı olsaydı zaman algımız da farklı olabilir miydi gerçekten?''
sonuç olarak; filmin can alıcı sorusu ve en güzel karesi de bu olmuş fikrimce.
https://youtu.be/qtnmvHMQtcI
film insanda, klişe bulduğum için mesafeli durduğum son dönem bilim kurgu filmlerinin çok ötesinde; büyük bir keyifle izlenebilecek ve yine en sevdiğim şekilde, zihnin sınırlarını zorlayabilecek ölçüde hayranlık uyandırıyor.
dil uygarlığın temelidir evet filmin can alıcı cümlesi tam olarak budur fikrimce.
filmde bir dil bilimcinin, (ki bu; filmi izlememe neden olan son derece enteresan bulduğum kısmıdır. ''neden astronom ya da astrofizikçi değil de bir dil bilimci?'') burası her ne kadar biraz klişe olmuşsa da yerküremizi istila etmiş gibi görünen ahtapot-fil karışımı uzaylılar ile olan iletişim kurma çabası ele alınıyor.
Sapir-Whorf hipotezi'nden bahsedilen filmde ve bu hipoteze göre; "Konuştuğunuz dilin yapısına göre karakteriniz ve dünya görüşünüz de şekillenir."
Latin alfabesinin soldan sağa, Arapçanın sağdan sola, Çincenin yukarıdan aşağıya olması beynimizin yapısını değiştirebilir bu hipoteze göre. Kulağa sert gelen dillerden birini, örneğin Rusçayı akıcı bir şekilde öğrendikten sonra o dili konuşurken daha öfkeli hissettiğini söyleyenlerin olmasını buna örnek olabilir. Arrival'da ise, dilin sadece düşünce yapısını değil zaman algısını da değiştirebilecek güçte olduğundan söz ediliyor.
Bu uzaylı dili öyle bir dil ki; Sapir-Whorf hipotezinden yola çıkılarak onu öğrenen kişinin zaman algısını bile değiştirebiliyor. evet bizimkinin aksine bu dile göre ise zaman doğrusal değil döngüsel...
görsel
''acaba dil yapımız farklı olsaydı zaman algımız da farklı olabilir miydi gerçekten?''
sonuç olarak; filmin can alıcı sorusu ve en güzel karesi de bu olmuş fikrimce.
https://youtu.be/qtnmvHMQtcI
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar