bugün
- osuruktan şiirler41
- açılım4
- kanal ayarlama 1500 lira11
- devletin temeli adalettir9
- zorunlu eğitim9
- uludağ sözlüğün reaktörü2
- evlenme teklif edecekken sevgilinin yüzüne kusmak2
- adana kebap5
- sözlükten soğuma nedenleri17
- oyları bölmeyin diyen tipler nerde6
- ben geldim kerkenezler18
- karınızın mini giymesine izin verir misiniz6
- türker ertürk2
- velvet'in aylık geliri6
- sözlüğün en sevilmeyen yazarları9
- yeni anayasa4
- claudian clouds22
- arkadaşlar benden el mankeni olur mu4
- küçük sürprizler yapmak5
- buluşulan sözlük beyinin 16 yaşında çıkması6
- mini elbise4
- şeytanın insanlardan ders alması4
- iyi parti17
- karanlık bir yolda arabanın bozulması2
- yapay zekaya entry yazdıran yazar7
- modern insanın mutlu olma ihtimali4
- kısır9
- simko315
- bir daha doğmayacak olmak4
- insan klonlama2
- 777 diyen erkolar8
- ölüp hayalet olarak geri gelmek4
- yazarların özel mesaj sayıları5
- sevgiliye sorulan ilginç sorular6
- beyaz tenli gotik kız3
- ikizler burcu erkeği akrep kadını ilişkisi10
- gerdek gecesinde sevişmek zorunda mıyız3
- akrep burcu kini8
- müsavat dervişoğlu vs meral akşener3
- alttaki yazara motto ver16
- mini etek karşıtı seküler2
- türbanı yasaklayan mallar2
- gollumun gözü yüzükte6
- normal taklidi yapmak4
- çerçeve yasa35
- sürekli türkçülerin soyunu araştıran kürtçü10
- mısırın türkiyeden güvenli olduğu iddası2
- bir gün uludağda kapanacak3
- maddesel gerçekliği manipüle edebilen zihin4
- hiç geçmeyen huzursuzluk hissi4
2016 yapımı kanada'lı yönetmen Denis Villeneuve'ye ait bilimkurgu filmidir.
film insanda, klişe bulduğum için mesafeli durduğum son dönem bilim kurgu filmlerinin çok ötesinde; büyük bir keyifle izlenebilecek ve yine en sevdiğim şekilde, zihnin sınırlarını zorlayabilecek ölçüde hayranlık uyandırıyor.
dil uygarlığın temelidir evet filmin can alıcı cümlesi tam olarak budur fikrimce.
filmde bir dil bilimcinin, (ki bu; filmi izlememe neden olan son derece enteresan bulduğum kısmıdır. ''neden astronom ya da astrofizikçi değil de bir dil bilimci?'') burası her ne kadar biraz klişe olmuşsa da yerküremizi istila etmiş gibi görünen ahtapot-fil karışımı uzaylılar ile olan iletişim kurma çabası ele alınıyor.
Sapir-Whorf hipotezi'nden bahsedilen filmde ve bu hipoteze göre; "Konuştuğunuz dilin yapısına göre karakteriniz ve dünya görüşünüz de şekillenir."
Latin alfabesinin soldan sağa, Arapçanın sağdan sola, Çincenin yukarıdan aşağıya olması beynimizin yapısını değiştirebilir bu hipoteze göre. Kulağa sert gelen dillerden birini, örneğin Rusçayı akıcı bir şekilde öğrendikten sonra o dili konuşurken daha öfkeli hissettiğini söyleyenlerin olmasını buna örnek olabilir. Arrival'da ise, dilin sadece düşünce yapısını değil zaman algısını da değiştirebilecek güçte olduğundan söz ediliyor.
Bu uzaylı dili öyle bir dil ki; Sapir-Whorf hipotezinden yola çıkılarak onu öğrenen kişinin zaman algısını bile değiştirebiliyor. evet bizimkinin aksine bu dile göre ise zaman doğrusal değil döngüsel...
görsel
''acaba dil yapımız farklı olsaydı zaman algımız da farklı olabilir miydi gerçekten?''
sonuç olarak; filmin can alıcı sorusu ve en güzel karesi de bu olmuş fikrimce.
https://youtu.be/qtnmvHMQtcI
film insanda, klişe bulduğum için mesafeli durduğum son dönem bilim kurgu filmlerinin çok ötesinde; büyük bir keyifle izlenebilecek ve yine en sevdiğim şekilde, zihnin sınırlarını zorlayabilecek ölçüde hayranlık uyandırıyor.
dil uygarlığın temelidir evet filmin can alıcı cümlesi tam olarak budur fikrimce.
filmde bir dil bilimcinin, (ki bu; filmi izlememe neden olan son derece enteresan bulduğum kısmıdır. ''neden astronom ya da astrofizikçi değil de bir dil bilimci?'') burası her ne kadar biraz klişe olmuşsa da yerküremizi istila etmiş gibi görünen ahtapot-fil karışımı uzaylılar ile olan iletişim kurma çabası ele alınıyor.
Sapir-Whorf hipotezi'nden bahsedilen filmde ve bu hipoteze göre; "Konuştuğunuz dilin yapısına göre karakteriniz ve dünya görüşünüz de şekillenir."
Latin alfabesinin soldan sağa, Arapçanın sağdan sola, Çincenin yukarıdan aşağıya olması beynimizin yapısını değiştirebilir bu hipoteze göre. Kulağa sert gelen dillerden birini, örneğin Rusçayı akıcı bir şekilde öğrendikten sonra o dili konuşurken daha öfkeli hissettiğini söyleyenlerin olmasını buna örnek olabilir. Arrival'da ise, dilin sadece düşünce yapısını değil zaman algısını da değiştirebilecek güçte olduğundan söz ediliyor.
Bu uzaylı dili öyle bir dil ki; Sapir-Whorf hipotezinden yola çıkılarak onu öğrenen kişinin zaman algısını bile değiştirebiliyor. evet bizimkinin aksine bu dile göre ise zaman doğrusal değil döngüsel...
görsel
''acaba dil yapımız farklı olsaydı zaman algımız da farklı olabilir miydi gerçekten?''
sonuç olarak; filmin can alıcı sorusu ve en güzel karesi de bu olmuş fikrimce.
https://youtu.be/qtnmvHMQtcI
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar