bugün
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin25
- osmanlı döneminde sözlük olsaydı4
- bol mini etek5
- meteoroloji'nin yeni yağışlı sistem uyarısı5
- acı gerçekler13
- ilk buluşmada 16 adet cağ kebabı yiyen kız10
- müzik dinleyen 45 yaş üstü dallama5
- birikim yapmak7
- 30 yaşından sonra hayattan keyif almanın bitmesi4
- atatürk diyor ki12
- ağlamak7
- kova burcu erkeği akrep kadını6
- iş yerinde topuklu ayakkabı giymeyen kadın11
- mavi gözlük takıp beyoğlu nda gezerek göz süzmek2
- sözlük erkeklerinin tipleri4
- sözlükte aile kurmak8
- ata iyi binen erkek5
- gammazlar göreve8
- en lezzetli balık24
- suya giden eşeğin asıl amacı5
- derdinizi dinlerken rakı sofrası kuran psikolog6
- ortadoğu insanı3
- jagermeister3
- hilafetin kaldırılmasını hazmedemeyen yobaz2
- muhalif kızların ak partili erkeklere aşık olması13
- demet evgar6
- yaz mevsiminin avuçlarımızdan kayıp gidivermesi5
- herkesin aynı olmaması2
- ellerim bos gonlum hos7
- motorla kaza yapan kadın7
- can holding'in 33 şirketini geri alması6
- bilmeyen birine ulu sözlüğü tek cümle ile anlat12
- karşı cinsteki en itici özellik13
- yeni biriyle nerede tanışılır13
- seri eksicinin iq düzeyi7
- bir kız true ile arkadaş olabilir mi10
- anın görüntüsü29
- spk soruşturmasında 387 milyon lira dondurulması6
- erdoğan'ın new york ta iş adamlarıyla buluşması4
- size takılan lakaplar8
- nejat uygur5
- ilişkilerde ortak zevklerin önemi6
- ilk buluşmaya 46 adet deveyle gelen kız7
- slayer ın bok gibi bir grup olduğu gerçeği2
- büyük istanbul depremi5
- gece çölde deveyle yol alırken dinlenecek şarkılar6
- hünkar beğendi vs alinazik9
- sevmediğin biriyle sevişmek4
- emekliliğini bekleyen taş gibi kadın4
- chatgpt3
Oysa ne çok güvenmiştim sana..
inanmıştım her gelecek gün bana mutluluk getirecektin. ara sıra yakacaktın canımı hep değil. kayıtsız adanmıştım çünkü sana. kayıtsız sevmiştim seni. bazıları saklanırken ve saklamaya çalışırken senin onlara getirdiklerini -sanki görmeyecekmişsin gibi- ben açtım tüm sınırlarımı sana. her getirdiğini "başım üstüne!" dedim aldım bağrıma bastım. sense daha çok acı getirdin bana. yalancı ve vefasız dostlar getirdin. hayallerim vardı sana heyecanla anlattığım, sen hepsini parçalayıp öyle verdin. sanki sana hiç anlatmamışım gibi hevesle. yine de kızmadım sana. yani kızdım da hiç haykırmadım sana. "beni büyütmek için yapıyor" dedim ve büyümeye çalıştım her düşürdüğünde ve ağlattığında beni. ama artık yorgunum. gerçekten çok yorgunum. senden huzur istiyorum sadece huzur..
Biliyor musun? şu sıra daha çok soruyorum kendime "hatam neydi?" diye. daha çok gözlemliyorum etrafımı ve insanları. "acaba onlarında içi benim kadar acıyor mu?" diye soruyorum kendime. acıttın mı diye sormuyorum çünkü biliyorum onları da acıttın ve acıtıyorsun. sanırım seninle oynadığım o pollyannacılık seni bana, beni bana anlattığından daha çok anlattı. ve bunun içindir ki seni tanıdığım kadar kendimi tanıyamamam. evet onları gözlemliyorum onlarında canı benim kadar çok mu yandı? o prensip sahibi, o senden hiçbir şey beklemeyen, o sana benim kadar gülümsemeyen insanlar nasıllar?
Gece derin karanlığına ilerliyor. üzerimde pijamalarım makyaj yaptım. tam bir gece makyajı. dudaklarımı kırmızıya boyadım, gözlerimi yeşile. içimden geldi. aynaya baktım sonra. bir yabancıya bakarcasına süzdüm kendimi. ne güzel buldum, ne çekici. değişmiş buldum her baktığımda biraz daha yabancılaşan bu kadını. duygularımda böyle, hep değişiyor. bu yüzdendir aynadaki bu kadının değişimi. bu yüzdendir üç valiz dolusu elbiseden dönüp dolaşıp iki tanesini giymelerim, bu yüzdendir en çok pijamalarımın kirlenişi, bu yüzdendir zamansız makyajım, bu yüzdendir dinlemek için üç ağır, bir hareketli şarkı atışım listeme, bu yüzdendir çok istediğim kitabı alıp masamda öylece duruşu.
Yani anlayacağın kırgınım sana hayat. ve kırıklarım kalbime batıyor. sezen söylüyor:
" bazen daha fazladır her şey bir eşikten atlar insan
yüzüne bakmak istemez yaşamın o kadar azalmıştır anlam..."
aynen öyle. yüzüne bakmak istemiyorum senin şu sıra, en çok şu sıra. sana yenik durmak istemiyorum. çünkü yinede seviyorum seni. tüm bencilliğine ve yalancılığına rağmen. o yüzden sana yenilmeyeceğim, seni bırakmayacağım. sende sana verileni oynuyorsun sonuçta.
sana Cahit Sıtkı‘nın dizeleriyle sesleniyorum: " her mihnet kabulüm yeter ki gün eksilmesin penceremden…"
gitme hayat. ne olursa olsun gitme yanımdan.
inanmıştım her gelecek gün bana mutluluk getirecektin. ara sıra yakacaktın canımı hep değil. kayıtsız adanmıştım çünkü sana. kayıtsız sevmiştim seni. bazıları saklanırken ve saklamaya çalışırken senin onlara getirdiklerini -sanki görmeyecekmişsin gibi- ben açtım tüm sınırlarımı sana. her getirdiğini "başım üstüne!" dedim aldım bağrıma bastım. sense daha çok acı getirdin bana. yalancı ve vefasız dostlar getirdin. hayallerim vardı sana heyecanla anlattığım, sen hepsini parçalayıp öyle verdin. sanki sana hiç anlatmamışım gibi hevesle. yine de kızmadım sana. yani kızdım da hiç haykırmadım sana. "beni büyütmek için yapıyor" dedim ve büyümeye çalıştım her düşürdüğünde ve ağlattığında beni. ama artık yorgunum. gerçekten çok yorgunum. senden huzur istiyorum sadece huzur..
Biliyor musun? şu sıra daha çok soruyorum kendime "hatam neydi?" diye. daha çok gözlemliyorum etrafımı ve insanları. "acaba onlarında içi benim kadar acıyor mu?" diye soruyorum kendime. acıttın mı diye sormuyorum çünkü biliyorum onları da acıttın ve acıtıyorsun. sanırım seninle oynadığım o pollyannacılık seni bana, beni bana anlattığından daha çok anlattı. ve bunun içindir ki seni tanıdığım kadar kendimi tanıyamamam. evet onları gözlemliyorum onlarında canı benim kadar çok mu yandı? o prensip sahibi, o senden hiçbir şey beklemeyen, o sana benim kadar gülümsemeyen insanlar nasıllar?
Gece derin karanlığına ilerliyor. üzerimde pijamalarım makyaj yaptım. tam bir gece makyajı. dudaklarımı kırmızıya boyadım, gözlerimi yeşile. içimden geldi. aynaya baktım sonra. bir yabancıya bakarcasına süzdüm kendimi. ne güzel buldum, ne çekici. değişmiş buldum her baktığımda biraz daha yabancılaşan bu kadını. duygularımda böyle, hep değişiyor. bu yüzdendir aynadaki bu kadının değişimi. bu yüzdendir üç valiz dolusu elbiseden dönüp dolaşıp iki tanesini giymelerim, bu yüzdendir en çok pijamalarımın kirlenişi, bu yüzdendir zamansız makyajım, bu yüzdendir dinlemek için üç ağır, bir hareketli şarkı atışım listeme, bu yüzdendir çok istediğim kitabı alıp masamda öylece duruşu.
Yani anlayacağın kırgınım sana hayat. ve kırıklarım kalbime batıyor. sezen söylüyor:
" bazen daha fazladır her şey bir eşikten atlar insan
yüzüne bakmak istemez yaşamın o kadar azalmıştır anlam..."
aynen öyle. yüzüne bakmak istemiyorum senin şu sıra, en çok şu sıra. sana yenik durmak istemiyorum. çünkü yinede seviyorum seni. tüm bencilliğine ve yalancılığına rağmen. o yüzden sana yenilmeyeceğim, seni bırakmayacağım. sende sana verileni oynuyorsun sonuçta.
sana Cahit Sıtkı‘nın dizeleriyle sesleniyorum: " her mihnet kabulüm yeter ki gün eksilmesin penceremden…"
gitme hayat. ne olursa olsun gitme yanımdan.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar