bugün
- sudekiray'ın 18000 entry kutlaması4
- fahriye evcen3
- aşk acısı çekiyorum sözlük21
- kız arkadaşın 4 gündür mesaj atmaması4
- ilk buluşmada öpmeye çalışan kız3
- manifest dinleyen erkek10
- tofaş2
- evlenilmeyecek 4 erkek11
- mohamed salah ghaly13
- türkiye7
- gocu4
- sözlük yazarlarının kıro olmaları7
- trabzonspor7
- falkland yasası3
- murphy yasası2
- ona bir şey söyle7
- birleşik krallık3
- hükümet değişse ülke düzelir mi17
- insan zamandan ibarettir3
- lahmacun yiyen insan kırodur4
- mauro icardi3
- aykolik'in iyi bir yazar olması5
- 07 08 2026 mekke ortak savunma anlaşması9
- memurların 4 gün mesai 3 gün tatil istemesi6
- yaz yemekleri5
- scooter'a 6 kişi binmek5
- almanya5
- taksici muhabbeti5
- dost2
- ispanya7
- spiderman mi döver batman mi5
- adını yoldaki taşlara yazdım4
- ayda bir baklava yiyince kilo alacağını sanmak8
- bir erkek ve bir kız arkadaş olabilir mi15
- hırvatistan16
- avusturya3
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaksız olay10
- mesele ne senin benden ayrılman2
- fransa3
- gulmekicinyaratilmis11
- stres yönetimi6
- deprem2
- muğla2
- marmaris2
- gocu bay bey birader3
- gram altın4
- arkadaşlar ben güzel miyim6
- elalem ne der4
- doğuda yaşayan yazarlar5
- opel alman arabası mı sorunsalı6
kıyaslamak gibi olmasın hayalet sevgilimle beraber hakkında en çok hikaye teorisi üretilen şarkıdır. -hikaye teorisi ne lan?-
benim duyduğum hikaye de şöyledir.
bu şarkıyı yazan adam sevgilisi gelecek diye zilyon tane hazırlık yapmıştır. dur iki çiçek alayım kıza deyip, çiçekçye gül alma niyetiyle gitmiştir. ama içindeki pratik zeka ona "lan oğlum gülü alıcan iki gün sonra solacak evde kokacak, böceklenecek falan. gel sen saksıda bi şey al" diye fısıldamış. amcam da hemen ikna olmuş "hem çiçek açtıkça koparır veririm çiçek masrafından da kurtuluruz. kendi elcağzımla topladım derim daha romantik. hatun da sularken şarkı söyler demleniriz" vs diye kendince çıkarımlar yapıp, eve iki saksı menekşeyle dönmüş. (allahtan kasımpatı falan almamış, menekşe yine daha romantik.)
sonra, bi romantiklik daha yapayım diyerek çiçekçiden çıkıp nalbura girmiş. ordan da iki kutu mavi boya kapıp eve gelince, duvarları da boyamış. her şey tam derken müzik eksik görmüş bakmış bilmem ne koymuş bi 45lik, çalmış abim zeki müren'i, ohh kafa da bi milyon tabii. boyarken solumuş tineri falan, dünya dönüyo.
bunun kafa iyice bi karışınca hayallenmeye başlamış. dalgalarla falan konuşmuş. denizle kavga etmiş. "abi senin kız gelmicek ben sana diyim. hem zaten sağlam ayakkabı değil diyorlar benden duymuş olma da abi o kız sana layık değil..." bilmem ne diye başlamış dalga. (güyaa tabi. yoksa kızımız çok hanım) "ne diyon sen it!" diye fırlamış cengaver abim koltuğundan, birden çıkıp viraneden. koşa koşa kumsala inmiş ki dalganın ağzının payını versin. ulan sen koskoca denizle baş edebilir misin? bi de kız kavgası yani. neyse o arada bi şey olmuş ben de kaçırdım anlatan çok sıkıcı anlatmıştı dinlememişim. dalga rüzgarı ayartmış, beni koru ayağna yatmış, demiş bu adam senin için şöyle böyle diyo.
bunu duyan rüzgar da durur mu indirmiş kırbacı adamın yüzüne... eee sen ne sandın doğayla baş etmek kolay mı? kırbaç darbelerine daha fazla dayanamayan adamcağız da sövmüş rüzgara. bu sövdükçe binmiş rüzgar bunun üstüne vurmuş kırbacı vurmuş kırbacı... e bu sefer de adam daha çok sövmüş, sen misin söven daha çok vurmuş rüzgar da bunlar böyle bi kısır döngüye girmişler kendi çaplarında.
işte rivayet olunur ki şarkının sonunda, bol bol geçen "acı acı sövdüm sonra yüzümü kırbaçlayan rüzgara" kısmı bu kısır döngüye bir gönderme yapmak için bu kadar çok tekrar edilmiştir.
bu kadar...
benim duyduğum hikaye de şöyledir.
bu şarkıyı yazan adam sevgilisi gelecek diye zilyon tane hazırlık yapmıştır. dur iki çiçek alayım kıza deyip, çiçekçye gül alma niyetiyle gitmiştir. ama içindeki pratik zeka ona "lan oğlum gülü alıcan iki gün sonra solacak evde kokacak, böceklenecek falan. gel sen saksıda bi şey al" diye fısıldamış. amcam da hemen ikna olmuş "hem çiçek açtıkça koparır veririm çiçek masrafından da kurtuluruz. kendi elcağzımla topladım derim daha romantik. hatun da sularken şarkı söyler demleniriz" vs diye kendince çıkarımlar yapıp, eve iki saksı menekşeyle dönmüş. (allahtan kasımpatı falan almamış, menekşe yine daha romantik.)
sonra, bi romantiklik daha yapayım diyerek çiçekçiden çıkıp nalbura girmiş. ordan da iki kutu mavi boya kapıp eve gelince, duvarları da boyamış. her şey tam derken müzik eksik görmüş bakmış bilmem ne koymuş bi 45lik, çalmış abim zeki müren'i, ohh kafa da bi milyon tabii. boyarken solumuş tineri falan, dünya dönüyo.
bunun kafa iyice bi karışınca hayallenmeye başlamış. dalgalarla falan konuşmuş. denizle kavga etmiş. "abi senin kız gelmicek ben sana diyim. hem zaten sağlam ayakkabı değil diyorlar benden duymuş olma da abi o kız sana layık değil..." bilmem ne diye başlamış dalga. (güyaa tabi. yoksa kızımız çok hanım) "ne diyon sen it!" diye fırlamış cengaver abim koltuğundan, birden çıkıp viraneden. koşa koşa kumsala inmiş ki dalganın ağzının payını versin. ulan sen koskoca denizle baş edebilir misin? bi de kız kavgası yani. neyse o arada bi şey olmuş ben de kaçırdım anlatan çok sıkıcı anlatmıştı dinlememişim. dalga rüzgarı ayartmış, beni koru ayağna yatmış, demiş bu adam senin için şöyle böyle diyo.
bunu duyan rüzgar da durur mu indirmiş kırbacı adamın yüzüne... eee sen ne sandın doğayla baş etmek kolay mı? kırbaç darbelerine daha fazla dayanamayan adamcağız da sövmüş rüzgara. bu sövdükçe binmiş rüzgar bunun üstüne vurmuş kırbacı vurmuş kırbacı... e bu sefer de adam daha çok sövmüş, sen misin söven daha çok vurmuş rüzgar da bunlar böyle bi kısır döngüye girmişler kendi çaplarında.
işte rivayet olunur ki şarkının sonunda, bol bol geçen "acı acı sövdüm sonra yüzümü kırbaçlayan rüzgara" kısmı bu kısır döngüye bir gönderme yapmak için bu kadar çok tekrar edilmiştir.
bu kadar...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar